KMH kredisinde kat ihtarının usulsüz tebliği ve faiz oranı itirazının reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1608 E. 2021/1934 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesinde borçlunun bildirdiği adrese çıkarılan kat ihtarı, borçlu adres değişikliğini bankaya bildirmediği ve hesap özeti de gönderildiği takdirde, tebliğ edilemese bile muacceliyet için yeterlidir. KMH hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, kredi kartı işlemlerine ilişkin mevzuatla belirlenen sınırları geçemeyeceğinden, TCMB tarafından belirlenen bu oranlara uygun hesaplanan faiz fahiş sayılmaz. Genel kredi sözleşmesine dayalı alacak, miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir nitelikte olsa da likit sayılır ve itirazın haksızlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilebilir.
Ele alınan sorunlar
Kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiği iddiası → ret
İddia: Davalılar vekili, kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiğini ve hesabın doğru şekilde kat edilmediğini, borç tutarları, faizler ve temerrüde düşülen ayların belirtilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 68/b-2. cümlesine göre sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adres bu şekilde bildirilmemişse hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Davalı borçlu şirketin sözleşmede yazılı adresine tebligat çıkarılması muacceliyet için yeterlidir; davalı şirketçe adres değişikliğinin bankaya bildirildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Kat ihtarında hesap özetinin de gönderilmiş olmasına göre ihtarın usulsüz tebliğ edildiği yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Uygulanan faiz oranının fahiş olduğu iddiası → ret
İddia: Davalılar vekili, uygulanan ve talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TCMB'nin Mevduat ve Kredi Faiz Oranları Hakkında Tebliğ'in 4. maddesinin 1. fıkrasına eklenen cümleye göre KMH hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkındaki Tebliğ'in 3. maddesinde belirlenen oranları geçemez. Uyuşmazlığın KMH hesabından kaynaklandığı anlaşıldığından faiz bakımından kredi kartlarına ilişkin 5464 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır; ilk derece mahkemesince bu hükme uygun olarak %28,08 oranında temerrüt faizine hükmedilmiştir. Söz konusu akdi ve temerrüt faizi oranları TCMB tarafından belirlendiğinden faizin fahiş olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacağın likit olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği iddiası → ret
İddia: Davalılar vekili, muayyen, muaccel ve likit bir takip alacağının bulunmadığını, alacak miktarının yargılamaya muhtaç olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 67. madde uyarınca itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekir. Takip ve dava konusu alacak genel kredi sözleşmesine dayalı olduğundan alacağın likit olduğu açıktır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınabilecek denetime elverişli bilirkişi raporu benimsenerek hesaplanan alacak miktarı bakımından itirazın kısmen iptaline ve likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
KMH hesaplarında sözleşmede yazılı adrese çıkarılan kat ihtarının tebliğ edilememesi halinde de muacceliyet doğurabileceği ve bu hesaplara kredi kartı faiz mevzuatının uygulanacağı yönündeki tespitler bakımından, benzer genel kredi/KMH sözleşmesi uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali↗ Genel kredi sözleşmesi↗ Müteselsil kefalet↗ Hesabın kat edilmesi↗ Kat ihtarı↗ Muacceliyet↗ KMH (Kredili Mevduat Hesabı)↗ Likit alacak↗ İcra inkar tazminatı↗ Azami akdi ve gecikme faizi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1608
KARAR NO 2021/1934
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/03/2019
NUMARASI 2018/527 Esas 2019/277 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/12/2021
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirke arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının da müteselsil kefil olduğunu,şirkete ticari kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Kadıköy ... Noterliğinin 31.01.2018 tarihli kat ihtarının keşide edildiğini , verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazları üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazları geçersiz olup ihtara rağmen borcu ödemeyen davalıların temerrüde düştüğünü belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili; müvekkillerine gönderilen kat ihtarnamesinde hesabın doğru şekilde kat edilmediğini, borç tutarları ve faizler ile hangi aylarda temerrüde düşüldüğü belirtilmediğinden eksik hesaplama yapıldığını, ayrıca kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, takipte talep edilen tutarın da hatalı olduğunu, faiz miktarının fahiş olduğunu, muayyen, muaccel ve likit bir takip alacağı söz konusu olmayıp takip alacağı miktarının da yargılamaya muhtaç olması nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı banka ile davalı şirket arasında 21/05/2014 tarihli 500.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı,31/01/2018 tarihli ihtarname ile hesabın kat edilerek borcun tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesi istendiği, ihtarın davalı şirketin kredi sözleşmesinde yazılı adrese tebliğe gönderildiği,adreste tanınmadığından tebligatın iade olduğu, ihtarın müteselsil kefile TK 21. madde uyarınca tebliğ edildiği, sözleşmenin 38.2 maddesine göre müşteri sözleşmede yazılı adresi değiştirir,değişikliği bankaya bildirmez ve tebligat yapılamazsa, borçlunun hesap kat tarihi itibariyle borcunun muaccel hale geleceği vetemerrüde düşmüş sayılacağının kabul edildiği, davalı şirketin addres değişikliğinin bankaya bildirildiğine dair delil de ibraz edilmediği,takip tarihi itibariyle toplam 13.288,79-TL alacak bulunduğu, istenebilecek temerrüt faiz oranının da %28,08 olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, 12.959,77-TL asıl alacak olmak üzere toplam 13.288,79-TL alacak için itirazın kısmen iptaline, davalıların icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalılar vekili; kat ihtarı usulsüz tebliğ edilmiş olup hesabın da doğru bir şekilde kat edilmediğini, zira kat ihtarında kalan borç tutarları, faizler ve hangi aylar için temerrüde düşüldüğü belirtilmeden eksik hesaplama yapıldığını, uygulanan ve talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, ayrıca alacak muaccel ve likit olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı banka ile davalı ... arasında akdedilen 21.05.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin diğer davalı... tarafından da müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, sözleşme gereğince borçlu şirkete kredili mevduat hesabı açıldığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın 31.01.2018 tarihinde kat edilerek davalı asıl borçlu şirkete sözleşmede yer alan adresi itibariyle kat ihtarı gönderildiği, ancak kat ihtarının 02.02.2018 tarihi itibariyle tebliğ imkansızlığı nedeniyle tebliğ edilemediği, diğer davalı kefile ise 05.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin temerrüt tarihinin 06.02.2018, alacağa uygulanacak akdi faiz oranının %18,72, temerrüt faizi oranının ise %28,08 olarak tespit edildiği, mahkemece bu faiz oranları esas alınarak;
12. 959,77-TL asıl alacak, 313,36-TL işlemiş faiz ve 15,66-TL BSMV olmak üzere toplam 13.288,79-TL alacak bulunduğu tesbit edilmiştir.İİK'nın 68/b-2. cümlesine göre; sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Buna göre davalı borçlu şirketin sözleşmede yazılı adresine tebligat çıkarılması muacceliyet için yeterli olup, davalı şirketçe davacı bankaya adres değişikliğinin bildirildiği de iddia ve ispat edilmediğine ve kat ihtarında hesap özetinin de gönderilmiş olmasına göre, ihtarın usulsüz tebliğ edildiği yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir.
TCMB'nin " Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ"in 4. maddesinin 1. fıkrasına eklenen cümle ile "KMH hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 02.04.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkındaki Tebliğ'in (Sayı 2006/1) 3.maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faizi oranlarını geçemez" hükmünü haizdir. Somut olayda da uyuşmazlığın KMH hesabından kaynaklandığı anlaşılmakla, faiz bakımından kredi kartlarına ilişkin 5464 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır ki mahkemece bu hükme uygun olarak %28,08 oranında temerrüt faizine hükmedilmiştir.
Söz konusu akdi ve temerrüt faizi oranları TCMB tarafından belirlendiğinden, davalılar vekilinin faizin fahiş olduğuna yönelik istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Diğer yandan İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Bu kapsamda takip ve dava konusu alacak genel kredi sözleşmesine dayalı olduğundan, alacağın likit olduğu açıktır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince hükme esas alınabilecek denetime elverişli bilirkişi raporu benimsenerek hesaplanan alacak miktarı bakımından itirazın kısmen iptaline ve likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstinaf nedenleri yerinde olmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 907,75-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin yatırılan 226,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 680,82-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 18-TL posta masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/12/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/232349 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi