Sahte imzayla alınan genel kurul kararı yok hükmündedir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1802 E. 2022/97 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Limited şirketlerde çağrısız genel kurul toplantısının geçerli olabilmesi için TTK 416 (TTK 617(3) atfıyla) uyarınca bütün pay sahiplerinin veya temsilcilerinin toplantıda hazır bulunması ve toplantı şekline itiraz edilmemesi gerekir. Bir ortağın toplantıya katılmadığı ve toplantı tutanağındaki imzasının sahte olduğu tespit edilirse, bu ortağın payı dışlansa dahi kalan ortakların oy çoğunluğuyla karar alınabileceği savunması geçerli değildir; çağrısız toplantının geçerlilik şartı nisap değil tüm ortakların hazır bulunmasıdır ve bu şart gerçekleşmediğinden alınan karar yok hükmündedir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararının yok hükmünde olup olmadığı (imza sahteliği ve toplantıya katılmama) → ret
İddia: Davalı vekili, imzanın sahte olduğu düşünülse bile davacının payının %28 olması karşısında toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla (TTK 620) karar alınabileceğini, bu nedenle sonucun değişmeyeceğini ve davacının hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Limited şirketlerde genel kurul toplantılarının yapılma usulüne ilişkin TTK 617(3) hükmü anonim şirket hükümlerine atıf yapmaktadır. TTK 416 uyarınca çağrısız genel kurul yapılabilmesi için bütün pay sahiplerinin veya temsilcilerinin toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin toplantının şekline itiraz etmemesi gerekir. Somut olayda davacı toplantıya hiç katılmamış ve kendisine atfen atılan imzanın sahte olduğu, denetime elverişli grafolog bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Davacının toplantıya katılmadığı sabit olduğundan, çağrısız toplantı için TTK 416'da öngörülen şart (bütün pay sahiplerinin hazır bulunması) gerçekleşmemiştir; bu nedenle alınan karar yok hükmündedir. Davalı vekilinin, imza sahteliği bir yana bırakılsa bile kararın nisap itibarıyla (davacının payı hariç tutulduğunda dahi) geçerli sayılması gerektiğine yönelik istinaf nedeni, çağrısız toplantının geçerlilik şartının nisap değil tüm ortakların katılımı olması nedeniyle yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çağrısız genel kurul toplantısının geçerliliğinin, toplantıya katılmayan/imzası sahte olan ortağın payı dışlandığında oluşacak nisaba göre değil, TTK 416 uyarınca tüm ortakların hazır bulunması şartına göre belirlenmesi yönünden emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yok hükmünde karar↗ çağrısız genel kurul↗ imza sahteliği↗ hukuki yarar↗ limited şirket genel kurulu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1802
KARAR NO 2022/97
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 31/05/2019
NUMARASI 2016/917 Esas 2019/630 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... şirketinin %28 hissedarı olduğunu, davalı şirketin 03/05/2016 tarihli ortaklar kuruluna müvekkilinin katılmamasına, müvekkilinin toplantıdan haberi olmamasına rağmen müvekkili toplantıya katılmış gibi müvekkilinin imzası taklit edilerek müvekkilinin bilgisi dışında ve yokluğunda ortaklar kurulu toplantısı yapılarak müvekkili adına sahte imza atılarak hisse devrine ilişkin karar alındığını, karardaki imza müvekkiline ait olmadığından kararın yok hükmünde olduğunu belirterek, davalı ... şirketinin 03/05/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiş; davalılar ... ile ... yargılama sırasında davanın reddini savunmuşlardır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının, davalı ...'ın ortaklıktan ayrılmasına ilişkin 03.05.2016 tarihli ortaklar kurulu toplantısına katılmadığını, adı altındaki imzanın sahte olduğunu iddia ettiği, alınan 21/03/2019 tarihli grafolog bilirkişi raporu ile iddiaya konu 03/05/2016 tarih, ... karar numaralı hisse devri konulu ortaklar kurulu kararı altındaki imzanın davacıya ait olmayıp sahte olduğunun tespit edildiği, davacının toplantıya katılmadığı anlaşıldığından söz konusu kararın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı ... vekili; müvekkilinin davaya konu ... şirketinde bulunan payını usulüne uygun olarak diğer davalı ...'e devrettiğini, akabinde yapılan genel kurul toplantısında tüm hissedarların imzalarını attıklarını, davacının hukuki yararı bulunmamasına rağmen dava açması nedeniyle müvekkili ve diğer davalı ...'in iradeleri yok sayılarak mağdur edildiklerini, müvekkilinin payını zaten paydaş olan ... şirketinin paydaşı ...'e devretmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olmadığını, pay devrine onay verilmesine ilişkin genel kurul kararının TTK'nın 620. maddesine göre toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağını, karar alındığında müvekkilinin %22, ...'nın %50, davacının ise %28 payı olduğunu, imzanın davacıya ait olmadığı düşünülse bile oylama sonucunda alınan karar değişmeyeceğinden, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, devir işleminin taraflarının müvekkili ile ...
olduğunu, her iki tarafın irade beyanları örtüşürken 3. kişi konumunda olan davacı tarafından dava açılmasının yersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı ... şirketinin 03.05.2016 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; davacının %28 oranında pay sahibi olduğu davalı ... şirketinin 03.05.2016 tarihli ortaklar kurulu kararında, şirket ortağı ...'ın şirketteki 44 pay karşılığı 2.200-TL payının 29.04.2016 tarihli devir sözleşmesiyle ...'e devrederek ortaklıktan ayrılması nedeniyle devrin şirket pay defterine işlenmesine yönelik karar alındığı, davacının toplantı tutanağı altında kendisine atfen atılan imzaya itirazı nedeniyle mahkemece hükme esas alınan denetime elverişli grafolog bilirkişi raporuyla söz konusu imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Ortaklar Kurulu Toplantısının çağrısız yapıldığı anlaşılmaktadır.Limited şirketlerde genel kurul toplantılarının ne şekilde yapılabileceği TTK nun 617(3) maddesinde düzenlenmiş anonim şirkete ait hükümlere atıf yapılmıştır.TTK.nun 416.maddesinde ,bütün payların sahipleri ve temsilcileri ,aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde ,genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla ,çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın toplanabilirler .." şeklinde düzenlenmiştir Bu düzenlemeye göre bütün pay sahipleri veya temsilcileri hazır bulunmalı, aralarından biri toplantının şekline itirazda bulunmamak şartıyla çağrı merasimine riayet etmeksizin de genel kurul toplanabilir.
Ancak somut olayda davacı genel kurul toplantısına hiç katılmadığını ve adına atılan imzanın sahte olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı belirlenmiş olup, davacının genel kurula katılmadığı anlaşılmakla genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğu sonucuna varılmakla ,davalı vekilinin kararın yeterli nisap ile alındığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 66,60-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
25/01/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/232320 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi