6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Vekaletname ile tesis edilen ipotekte mirasçı sorumluluğunun kapsamı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1770 E. 2022/169 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: İpotekten Kaynaklanan Mirasçı Sorumluluğu mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir kişinin, başkasına ait borçlar için taşınmazında ipotek tesis edilmesine yönelik olarak verdiği vekaletname genel nitelikte ise ve vekilin bu yetkiyi kullanarak, vekaletname sahibinin de yetkilisi olduğu bir şirketin borcu için ipotek tesis etmesi durumunda, bu ipotek geçerli kabul edilir; vekaletnamenin uzun süre önce düzenlenmiş olması ve ipotek veren kişinin sağlığında bu işlemlere itiraz etmemiş olması, iradenin geçerliliğini destekler. Vekaletnamede müteselsil kefalet için ayrıca yetki bulunmasa bile, alacaklının talebi ipotek limiti ile sınırlı tutulmuşsa ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulamaması nedeniyle alacağın genel mahkemede tespiti gerekiyorsa, mirasçılar TMK 599 uyarınca murisin borçlarından kişisel sorumlu oldukları için ipotek limiti kadar sorumlu tutulabilirler.

Ele alınan sorunlar

Vekaletnamede şirket borcu için ipotek tesisine yetki verilip verilmediği → ret

İddia: Davalı mirasçılar vekili; vekaletnamede murisin şahsi borçlarından dolayı ipotek koydurmaya yetki verildiğini, şirketin borçları için yetki verilmediğini, bu nedenle mirasçıların şirket borcundan sorumlu olamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Vekaletname incelendiğinde, başkalarına olan borçlardan dolayı taşınmazda ipotek konulması ve şartların belirlenmesi yetkisinin verildiği anlaşılmaktadır. İpotek tesisi için verilen bu yetkinin, şirketin yetkilisi de olan muris tarafından şirket lehine verildiğinin kabulü gerekmektedir. Vekaletnamenin ölümden 2 yıl 6 ay 16 gün önce noterde resmi şekilde düzenlendiği, ipoteğin de ölümden 2 yıl 6 ay 14 gün önce bu vekaletnameye dayanılarak tapuda tesis edildiği, murisin sağlığında vekaletnamenin veya ipoteğin geçersizliğine dair hiçbir girişiminin bulunmadığı dikkate alınarak, murisin iradesinin geçerli olduğu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Müteselsil kefalet yetkisi bulunmamasının mirasçı sorumluluğuna etkisi → ret

İddia: Davalı mirasçılar vekili; murisin müteselsil kefil olduğuna dair dosyada delil bulunmadığını, bu nedenle mirasçıların borcun 100.000 TL'lik kısmından da sorumlu olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Vekaletnamede müteselsil kefalet için yetki bulunmadığı anlaşılmakta ise de, davacının talebinin ipotek limiti olan 100.000-TL ile sınırlı olduğu; ayrıca ipoteğe başvurulan icra takibinin, alacağın genel mahkemede açılacak dava ile belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle iptal edildiği dikkate alındığında, davalı mirasçıların ipotek limiti kadar -ipotek nedeniyle- borçtan mirasçı sıfatıyla sorumlu olduklarının kabulü gerekmektedir. İlk derece mahkemesince murisin verdiği ipoteğin geçerli kabul edilerek mirasçıların ipotek limiti kadar sorumlu tutulması ve asıl borçlu şirketin borcunun ipotek limitini aşması gözetildiğinde istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel nitelikli vekaletname ile tesis edilen ipotekte, vekaletnamenin şirket borcunu kapsayıp kapsamadığının ve müteselsil kefalet yetkisi bulunmamasının mirasçı sorumluluğuna etkisinin değerlendirilmesi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipotek vekaletname mirasçı sorumluluğu müteselsil kefalet ipoteğin paraya çevrilmesi hesap kat ihtarnamesi yetkili satıcılık sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — Türk Medeni Kanunu 599

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1770

KARAR NO 2022/169

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/02/2018

NUMARASI 2015/843 Esas - 2018/190 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/02/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 10/07/2009 tarihinde "Yetkili Satıcılık Sözleşmesi” akdedildiğini, dava dışı muris ...'ün, Bünyan Tapu Sicil Müdürlüğünün 05/04/2005 tarih ve ... yevmiye sayılı olarak düzenlenen ipotek belgesi ve resmi senet ile maliki olduğu taşınmazda 100.000- TL bedelli 2.derecede faizsiz ve serbest dereceden limit ipoteği tesis ettiğini ve aynı zamanda bu tutarı müteselsil kefil sıfatıyla ödemeyi taahhüt ettiğini, asıl borçlu şirketin ve diğer borçluların müvekkil şirkete olan borcu ödememeleri nedeniyle hesabın kat edilerek Bakırköy ... Noterliğinin 11.11.2013 tarih ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, İpotek borçlusu ...'ün 19/10/2007 tarihinde vefat ettiğini, mirasçı olarak geriye davalıların kaldığını, dava dışı murisin mirasçıları aleyhine İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapıldığını, borçluların şikayet yoluyla açtığı davada İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1660 E. 2015/305 K. sayılı ve 14.04.2015 tarihli kararı ile İİK'nun 150/ı ve buna bağlı olarak uygulanacak olan 68/b maddesinin bankalar lehine düzenlemeler içerdiği bu düzenlemenin gerçek veya tüzel kişiler bakımından uygulanması ağır sonuçlara sebebiyet vereceğinden alacağın varlık ve miktarının genel mahkemelerde açılacak dava ile belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunması sebebiyle borçlular aleyhine yürütülen takibin iptaline karar verildiğini ve karar süresinde temyiz edilmediğinden 09/06/2015 tarihinde kesinleştiğini,müvekkili şirketin davalı şirketten 23/12/2013 tarihi itibariyle 403.980,20- TL dava tarihi itibariyle ise 184.012,93 TL alacaklı olduğunu, diğer dava dışı muris ...'ün müteselsil kefil sıfatı ile borcun 100.000- TL'lik kısmını üstlendiğini, ipotek borçlusu olarak maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde 100.000- TL bedelli 2.derecede limit ipoteği tesis ettiğini, muris ...'ün mirasçısı davalıların murisin borçlarından sorumluluğunun yasa gereği olup, alacağın davalılardan tahsili için bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu bildirerek fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla 23/12/2013 tarihi itibariyle 184.012,93 TL alacağın (...

Ltd Şti'nden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte( davalı mirasçılar 100.000 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı mirasçılar vekili;davalı müvekkillerinin murisiniin müteselsil kefil olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığını, murisin, Nevşehir ... Noterliği 23.03.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ...’ü vekil kıldığını, bu vekaletname ile adına kayıtlı olan taşınmazın, davacı şirkete ipotek verildiğini, vekaletname içeriğinde davacı firmanın diğer davalı şirketin borcuna müteselsil kefil olacağına dair bir ibare olmadığını, kefalet ve borçtan şahsi sorumluluk bulunmaması nedeniyle müvekkillerinin sadece ipotek verilen taşınmazdan sorumlu olduklarını, açılan dava tamamen kötüniyetli, borç altına sokmaya yönelik haksız bir dava olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Mahkemece; davacı ile davalı şirket arasında yetkili satıcılık sözleşmesi bulunması, bu sözleşme kapsamında davacının davalı şirkete verdiği ürün nedeniyle davacı defterlerine göre davacının 184.012,93 TL alacaklı olduğunu, davalı şirket dışındaki davalıların miras bırakanının davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmeden doğan borca 100.000- TL bedelli ipotek vermiş olduğunu, dosyadaki sözleşme örneği, ipotek senedi, denetime açık ve dosya ile uyumlu bilirkişi raporundan anlaşıldığından davanın kabulüne, 184.012,93 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen (davalılar ..., ..., ... ve ... ipotek limiti olan 100.000- TL'sinden sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı mirasçılar vekili; murisin verdiği vekaletnamede vekile şirketin borcundan dolayı ipotek vermesi hususunda bir yetki vermediğini, vekaletnamede "bilumum şirketler adına hareket etmeye" dair bir ibarenin olmadığını, vekaletname içeriğinde muris ... "başkalarına olan borçlarımdan dolayı sahibi bulunduğum arsa üzerine 1. sırada ve 1. derecede ipotek koydurmaya" şeklinde bir ibare yazdırdığını, bu ibareden murisin şahsi borçlarından dolayı ipotek koydurması hususunda yetki verdiğini, akdedildiği ileri sürülen "Showroom" sözleşmesinde murisin imzasının olmadığını, dolayısıyla taraflar arasında bağlayıcılığı olabileceğini ancak muris yönünden bağlayıcı olmadığını,müteselsil kefil olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığını, bu nedenle davalı müvekkillinin murisi ...'ün dolayısıyla da müvekkillerinin borcun 100.000-TL'lik kısmından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 10.07.2009 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan 184.012,93-TL bakiye alacağın; davalı şirket tamamından, davalı gerçek kişiler 100.000,00-TL ipotek limitiyle müteselsil kefil olarak sorumlu davalılardan tahsiline ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesinde; "Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.

.. denilmektedir. Eldeki davada, davacı lehine, muris adına kayıtlı taşınmaz üzerinde, davacı lehine 2. dereceden, faizsiz, serbest sıralı, 100.000-TL üst limitliı, fekki bildirilinceye kadar geçerli olan, davalı şirketin davacı şirket ile aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan borçları için verilen, ...'ün aynı miktar için müteselsil kefalet verdiği 05.04.2005 tarihli ipotek bulunmaktadır. İş bu ipotek, gerçek kişi davalıların miras bırakanı tarafından, dava dışı ...'e verilen Nevşehir ... Noterliğinin 23.03.2005 tarihli ... Yevmiye numaralı vekaletnamesi gereği tesis edilmiştir. Vekaletname incelendiğinde, başkalarına olan borçlardan dolayı mezkur taşınmazda ipotek konulması ve şartların belirlenmesi yetkisi verilmiştir.

Miras bırakanın ölümünden 2 yıl 6 ay 16 gün önce düzenlenen iş bu vekaletnamenin resmi şekilde noterde düzenlendiği, yine ölümden 2 yıl 6 ay 14 gün önce ipoteğin vekaletname dayanak alınarak resmi şekilde tapuda tesis edildiği anlaşılmaktadır. Ölenin iradesinin geçerli olduğu, ölmeden önce ölenin vekaletnamenin veya ipoteğin geçersizliğine dair hiç bir girişiminin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı alacaklının başlattığı İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi davalı mirasçıların şikayeti neticesinde ; "İİK nun 150/ı ve 68/b maddesi gereği alacaklı bankalar lehine düzenlemeler içermekte olup,kredi veren kurumlar lehine düzenlen bu hükümlerden diğer kişilerin Yargıtay 12 HD nin 6.3.2012 tarihli 2011/19637 esas,2012/6538 karar sayılı ilamına atıf yapılarak ,alacaklının alacağının tahsili için genel mahkemelerde dava açıp alacağını belirlemesi gerektiği gerekçesiyle ipotekli icra takibinin iptaline karar verilmiş,takibin iptali üzerine ipoteğin paraya çevrilebilmesi için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı vekili vekaletnamede murisin şahsi borçları için ipotek tesisi yönünde vekile yetki verildiğini ,şirketin borçları için yetki vermediğini ileri sürmekte ise de taşınmaz üzerinde ipotek tesisi için açıkça yetki verdiği anlaşılmaktadır.İpotek tesisi için verilen yetkinin şirketin yetkilisi de olan muris tarafından şirket lehine verildiğinin kabulü gerekmektedir.Vekaletname de ,müteselsil kefalet için yetki olmadığı anlaşılmakta ise de davacının talebinin ipotek limiti olan 100.000-TL olduğu ,ipoteğe başvurulan icra takibinin genel mahkemede dava açılarak alacağın belirlenmesi gerektiğine işaret edildiği dikkate alındığında davalı mirasçıların ipotek limiti kadar-ipotek nedeniyle borçtan mirasçı sıfatıyla sorumlu olduklarının kabulü gerekmektedir.

İlk derece mahkemesince murisin verdiği ipoteğin geçerli kabul edilerek mirasçıların ipotek limiti kadar sorumlu oldukları ,asıl borçlu şirketin borcunun ipotek limitini aştığı gözetildiğinde davalı mirasçılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş,istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı mirasçılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 12.569,92-TL harçtan peşin yatırılan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.862,17-TL harcın davalı mirasçılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen 97,53-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.03/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/232076 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Temyiz istemi usulden reddedildi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2752 E. 2023/6570 K. · Temyiz istemi usulden reddedildi

Kesinlik sınırı altındaki miktar için temyiz dilekçesinin reddi

Gerekçe özeti

Temyize konu edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kalıyorsa, karar temyiz kabiliyeti taşımaz ve HMK 362/366/352-1-b uyarınca temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilir.

Emsal değeri

Kesinlik sınırı altındaki miktarlarda temyiz dilekçesinin reddine ilişkin usuli uygulama bakımından yol gösterici.

Kavramlar: kesinlik sınırı temyiz kabiliyeti temyiz dilekçesinin miktardan reddi

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/2752 E.  ,  2023/6570 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1770 Esas, 2022/169 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/843 E., 2018/190 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ..., ..., ... ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ..., ..., ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre temyiz eden davalılar aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 100.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı ..., ..., ... ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.