6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fiili taşıyıcının akdi taşıyıcı ile müteselsil sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2323 E. 2022/561 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ Emsal

Davacının nitelemesi: CMR - Uluslararası Eşya Taşıması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Uluslararası eşya taşımasında, akdi taşıyıcının yanı sıra taşıma işini alt taşıyıcı sıfatıyla üstlendiği yazılı beyanla sabit olan araç sahibi de, yükün teslim edilmemesinden akdi taşıyıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur. CMR m.20/1 uyarınca öngörülen sürede teslim edilmeyen yük kaybolmuş sayılır ve hak sahibi tam tazminat talep edebilir. Taşıyıcıların önceden bildirim yapmadan ve paraya çevirme sürecini işletmeden ileri sürdükleri hapis hakkı iddiası kabul edilmez. Yükün kaybı taşımacının kusurundan kaynaklanıyorsa taşıyıcılar CMR m.23'teki sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamaz ve tazminat malın çıkış yeri fatura değerine göre hesaplanır.

Ele alınan sorunlar

Araç maliki davalının fiili taşıyıcı sıfatıyla sorumluluğu → kabul

İddia: Davalı ...'un fiilen taşıma yaptığının dosya içeriğinden sabit olduğu, davalı ... tarafından dava dışı şirkete gönderilen yazıda taşımanın kendileri tarafından yapıldığının açıkça kabul edildiği, bu davalının diğer davalı ile müteselsilen sorumlu olması gerektiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Emtianın taşınması işi akdi taşıyan sıfatıyla davalı ... tarafından üstlenilmiş, emtia diğer davalı ...'a ait araca yüklenmiş ve 60 günlük teslim süresi geçtiği halde mallar teslim edilmemiştir. Davalı ... araçların malikliği dışında taşıyıcı sıfatının bulunmadığını savunmuş olsa da, davalı ... tarafından dava dışı şirkete gönderilen 25.05.2017 tarihli yazıda, taşıma sözleşmesinin diğer davalı ile birlikte yapıldığı, ancak davalı ...'un araç kirasını ödemediği belirtilerek nakliye bedelinin kendisine ödenmesi talep edilmiştir. Bu yazı içeriği, taşıma işinin davalı ... tarafından alt taşıyıcı sıfatıyla üstlenildiğini göstermekte olup, bu nedenle malların teslim edilmemesinden diğer davalı ile birlikte sorumluluğu bulunduğunun kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

CMR m.20/1 kapsamında yükün kaybolduğuna ilişkin kesin kanıt karinesi → kabul

Gerekçe: CMR'nin 20/1. maddesine göre, kararlaştırılan zaman limitinin sona ermesini izleyen 30 gün içinde veya kararlaştırılan zaman limiti yoksa taşımacının yükü almasından sonra 60 gün içinde yükün teslim edilmemiş olması, bunların kaybolduğuna kesin kanıt oluşturur ve hak sahibi yükü kaybolmuş sayabilir. Somut olayda malların taşınması için tesliminden itibaren 60 günlük süre geçmesine rağmen mallar alıcısına teslim edilmemiştir; bu durum yükün zayi olduğuna kesin kanıt oluşturmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalıların hapis hakkı iddiasının değerlendirilmesi → ret

İddia: Davalılar, önceki taşımalardan kaynaklanan alacakları nedeniyle hapis hakkını kullandıklarını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davadan önce davalılar tarafından davacıya hapis hakkına ilişkin herhangi bir bildirim yapılmamıştır. Ayrıca emtiaların varma yerine ulaşıp ulaşmadığı ve akıbeti belli olmadığı gibi paraya çevirme süreci de işletilmemiştir. Bu durumda davalılar tarafından hapis hakkı kanuna uygun olarak kullanılmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tazminatın hesaplanması ve sınırlı sorumluluktan yararlanılamaması → kabul

Gerekçe: CMR'nin 23. maddesine göre emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır; kısmi kayıp halinde tazminat eksik brüt ağırlığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz. CMR'nin 29. maddesi uyarınca hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya buna eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmişse taşımacı sorumluluğunu sınırlayan hükümlerden yararlanamaz. Somut olayda malların teslim edilmemesi nedeniyle davalı taşıyıcıların CMR m.23'te düzenlenen sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanması mümkün değildir. Malın çıkış yeri fiyatı gözetilerek yapılan değerlendirmede emtianın fatura fiyatlarının kadri marufunda olduğu anlaşılmaktadır. Emtianın tamamen kaybı nedeniyle akdi taşıyıcı ile fiili taşıyıcının müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Araç malikinin, yazılı beyanla taşıma işini alt taşıyıcı sıfatıyla üstlendiğinin sabit olması halinde akdi taşıyıcı ile müteselsil sorumlu tutulması ve hapis hakkının usulüne uygun bildirim ve paraya çevirme işlemleri yapılmadan kullanılamayacağı hususlarında bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR fiili taşıyıcı akdi taşıyıcı müteselsil sorumluluk zayi karinesi hapis hakkı sınırlı sorumluluk

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 20/1CMR 23CMR 27/1CMR 29 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2323

KARAR NO 2022/561

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/09/2019

NUMARASI 2018/585 Esas - 2019/888 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/04/2022

İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin Türkiye’de üretilen kişisel bakım ürünlerinin yurtdışına ihracatını yapmakta olan ... şirketinden 71.030,40-USD tutarındaki ürünlerini, ... AŞ’den ise 56.564,20-USD tutarındaki ürünleri satın aldığını, satın aldığı malların Özbekistan’da belirtilen adrese taşınması konusunda 1 no’lu taşıyıcı ile anlaştığını, satın alınan malların taşıyıcıya zamanında teslim edildiğini, 2 no’lu davalının sahibi olduğu tırlara yüklemesinin yapıldığını, malların bildirilen adrese ulaşmadığını, mallardan haber ve bilgi alınamadığını, davalılar arasında borçların ödenmesine yönelik ihtilaf olması nedeniyle 2 no’lu davalının malı teslim etmek yerine satacağı bilgisini aldıklarını belirterek 127.594,60-USD'nin 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; dava dışı ... AŞ’nin Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/546 Esas, 2018/302 karar sayılı dosyasında müvekkillerinin aleyhine tazminat davası açtığını, yapılan yargılama neticesinde 56.564,20-USD'nin müvekkillerinden tahsilinin talep edildiğini, gönderici ... A.Ş.'nin malda menfaatinin sona erdiğinden davanın reddine karar verildiğini, 20/02/2018 tarihli bilirkişi raporu ile mallara el konulduğunu, taşınan malın zayi olmadığını, dava dışı ... ya da ... tarafından gümrükten çekilebilecek durumda olduğunu, müvekkili ...’un taşıyıcı olmadığını, araç sahibi olması nedeniyle sorumlu olmadığından davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin alacak hakkını teminat altına almak için hapis hakkını kullandığını, davacı tarafça ibraz edilen fatura bedellerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı ...Ltd. Şti.'nin akdi taşıyıcı olduğu, CMR hükümlerine tabi taşıma sürecinde olası zararlardan sorumluluğu bulunduğu, sözleşme şartlarına göre de bu davalının tüm taşımayı üstlendiği, dava konusu taşımaların her birinin CMR senetlerine işlendiği ve malların en geç 60 gün içinde alıcıya teslimi gerekmekteyken davanın açıldığı tarih itibariyle teslim edilmediği, CMR'nin 20/1 maddesinde kararlaştırılan zaman limitinin sona ermesini izleyen 30 gün içinde veya kararlaştırılan zaman limiti yoksa, taşımacının yükü almasından sonra 60 gün içinde yükün teslim edilmemiş olmasının bunların kaybolduğuna kesin kanıt oluşturduğu, bu durumda davacının zayi karinesine dayanarak tam tazminat talep edebileceği, davalı tarafça hapis hakkının kullanıldığı iddia edilmiş ise de, varma yerinde kullanılma ya da paraya çevirme sürecinin işletilmediği, dosyada mevcut e-postalarla davalının kusurlu olduğunun tespit edildiği, taşımanın doğru ve özenli alt taşıyıcılarla organize edilmediği, bu nedenle hapis hakkının kullanılamayacağı, faturalara göre hesaplanan zarar ve tazminatın somut olaya uygun ve kadri marufunda olduğu, davacının taşımaya verilen mallarından 127.594,60-USD kıymetinde malının zayi olduğu, bu miktar tazminatı ...

Taşımacılık şirketinden tazminat edebileceği gerekçesiyle davalı ...Ltd. Şti.ne karşı açılan davanın kabulü ile 127.594,60-USD'nin dava tarihinden itibaren CMR m. 27/1 gereğince işletilecek %5 oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Limited Şirketi'nin taşıyıcı araç maliki olması dışında taşıyıcı sıfatının bulunmadığı, taşınan aracın maliki olmasının taşıyıcı olması için yeterli olmayacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'un taşıyıcı sıfatının bulunmadığına ilişkin kabulün hatalı olduğunu, davalının fiilen taşıma yaptığının dosya içeriği itibariyle sabit olduğunu, davalı ... tarafından dava dışı ...'a gönderilen yazıda taşımanın kendileri tarafından yapıldığının açıkça kabul edildiğini, somut olayda davalı ... ile diğer davalının müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı, akdi taşıyan davalı ...'in yanında fiili taşıyıcı olduğunu iddia ettiği diğer davalı ... tarafından taşımaya alınan emtianın teslim edilmemesi nedeniyle 127.594,60-USD zararın tazmini talep etmekte olup, mahkemece davalı ... yönünden davanın kabulüne, taşıyan sıfatı ispat edilemeyen diğer davalı ... bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir. İstinafa gelen uyuşmazlık; davalı ...'ın taşıyan sıfatıyla sorumluluğu noktasında toplanmaktadır. CMR'nin 20/1 maddesine göre; "Kararlaştırılan zaman limitinin sonra ermesini izleyen 30 gün içinde veya kararlaştırılan zaman limiti yoksa, taşımacının yükü almasından sonra 60 gün içinde yükün teslim edilmemiş olması, bunların kaybolduğuna kesin kanıt oluşturup ve bunun üzerine hak sahibi yükü kaybolmuş varsayacaktır." Somut olayda, davacı dava dışı ...A.Ş.'den 56.564,24-USD tutarında, dava dışı ...A.Ş.'den ise 71.030,40-USD tuarında mal satın aldığı, bu malların teslimi EX-W şeklinde kararlaştırıldığı, emtianın Türkiye'den Özbekistan'a taşınması işinin ise akdi taşıyan sıfatıyla davalı ...

tarafından üstlenildiği, emtianın diğer davalı ...'a ait araca yüklendiği, malların taşınması için tesliminden itibaren 60 günlük süre geçmesine rağmen malların alıcısına teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı ... vekili, müvekkilinin taşımanın yapıldığı araçların maliki olduğunu, müvekkili tarafından dava konusu emtiaların taşınması işinin üstlenilmediğini iddia etmiş, mahkemece de bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Fakat, davalı ... tarafından dava dışı ...AŞ.'nin ihtarnamesi üzerine gönderilen 25.05.2017 tarihli yazıda ...'a hitaben; “…bahse konu mallar şirketimizin araçları ile yurt dışı edilmiştir. Bu mallar Gürbulak sınır kapısından Türkiye’nin dışına çıkarılmıştır.

Araçlar şu anda İran ülkesini geçmiş bulunmaktadırlar. Bu taşıma sözleşmesini biz ... Ltd. Şti. ile yapmış bulunmaktayız. Ancak ... isimli şirket taşımaya ilişkin kiramızı ödememiştir. Bu hususu da tarafınıza bildiriyoruz. Bahse konu kiralardan şirketinizin de sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenlerle açıklamalarımıza ilişkin nakliye bedellerinin 10 gün içerisinde şirketimize aktarılmasını talep ediyoruz. Ayrıca mallar yurt dışı edildiğinden, Gaziantep Gümrük Müdürlüğü antrepolarına teslim edilme gibi bir durumu söz konusu olamaz.” şeklinde yanıt verilmiştir. Bahse konu yazı içeriğinde davacı ...'un taşıma sözleşmesini diğer davalı ... ile birlikte yaptıklarını, ancak davalı ... şirketinin araçların kirasını ödemediğini, bu nedenle nakliye bedellerinin kendilerine ödenmesi gerektiğini belirtmesi karşısında taşıma işinin davalı ...

tarafından alt taşıyıcı sıfatıyla üstlenildiğini, bu nedenle de malların teslim edilmemesinden diğer davalı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğunu kabul etmek gerekir. Davalılar tarafından önceki taşımalardan kaynaklanan alacaklar nedeniyle hapis hakkının kullanıldığı iddia edilmiştir. Fakat davadan önce davalılar tarafından davacıya hapis hakkına ilişkin herhangi bir bildirim yapılmamıştır. Ayrıca emtiaların varma yerine ulaşıp ulaşmadığı ve akıbeti belli olmadığı gibi paraya çevirme süreci de işletilmemiştir. Bu durumda davalılar tarafından hapis hakkı kanuna uygun olarak kullanılmamıştır. Ziya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin CMR'nin 23. maddesine göre; emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır.

Ancak kısmi kayıp halinde, sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Bu durumda tazminat, eksik brüt ağırılığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz. CMR'nin 29. maddesinde ise, "hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan ileri gelmiş ise, taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünün karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden faydalanamaz" denilmek suretiyle taşımacının sınırsız sorumluluk halleri sayılmıştır. Somut olayda, davacı, taşımaya alınan malların alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle CMR m.29 gereğince davalı taşıyıcıların CMR m.23'de düzenlenen sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanması mümkün değildir.

CMR m.23 uyarınca malın çıkış yeri fiyatı gözetilerek yapılan değerlendirmede emtianın fatura fiyatlarının kadri marufunda olduğu anlaşılmaktadır. Emtianın tamamen kaybı nedeniyle akdi taşıyıcı ...Ltd. Şti ile fiili taşıyıcı ...Ltd. Şti'nin müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece diğer davalı yanında davalı ...'un da 127.594,60-USD'den müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken davalı ... yönünden davanın reddi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalı ...Ltd. Şti yönünden reddine verilmesi doğru görülmediğinden kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından her iki davalı yönünden davanın kabulüne, 127.594,60-USD'nin dava tarihinden itibaren CMR m.

27/1 gereğince işletilecek %5 oranında faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/585 Esas - 2019/888 Karar sayılı 11/09/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜ ile, 127.594,60-USD'nin dava tarihinden itibaren CMR m. 27/1 gereğince işletilecek %5 oranında faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 39.372,73-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 11.757,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 27.615,51‬-TL'nin davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 11.793,12‬‬‬-TL peşin harçların davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 4.500-TL bilirkişi ücreti, 250-TL teb.müz.

masrafı olmak üzere toplam 4.750-TL yargı giderini davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 51.473,11-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 74,70-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

14/04/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/231963 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4397 E. 2023/6389 K. · Onandı

Fiili taşıyıcının akdi taşıyıcıyla müteselsil sorumluluğu

Gerekçe özeti

Taşıma işini fiilen üstlendiğini kendi yazışmasında kabul eden kişi, yalnızca araç maliki olduğu savunmasına rağmen alt taşıyıcı sayılır; emtianın tamamen kaybı hâlinde akdi taşıyıcı ile fiili taşıyıcı zarardan müşterek ve müteselsilen sorumludur. Taşıyıcının hapis hakkını ileri sürebilmesi için hak sahibine bildirimde bulunmuş ve paraya çevirme sürecini işletmiş olması gerekir; emtianın akıbeti dahi belli değilken bildirimsiz ve süreç işletilmeksizin hapis hakkı savunması dinlenmez. Zarar, malın çıkış yeri fiyatı gözetilerek fatura bedelleri kadri marufunda ise bu bedeller üzerinden belirlenir.

Emsal değeri

Araç maliki savunmasına karşın taşıma işini üstlendiğini kendi yazışmasında kabul edenin alt/fiili taşıyıcı sayılacağı ve akdi taşıyıcı ile müteselsilen sorumlu olacağı; hapis hakkının bildirim ve paraya çevirme süreci işletilmeden kullanılamayacağı yönünden Yargıtay içtihadı niteliğindedir.

Kavramlar: akdi taşıyıcı fiili taşıyıcı alt taşıyıcı müşterek ve müteselsil sorumluluk hapis hakkı kadri maruf

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/4397 E.  ,  2023/6389 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2323 Esas, 2022/561 Karar

HÜKÜM

Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/585 E., 2019/888 K.

Taraflar arasındaki taşımadan kaynaklı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de üretilen kişisel bakım ürünlerinin yurtdışına ihracatını yapmakta olan dava dışı ... Kimya şirketinden 71.030,40 USD tutarındaki, ... AŞ’den ise 56.564,20 USD tutarındaki ürünleri satın aldığını, malların Özbekistan’da belirtilen adrese taşınması konusunda davalı .....Ltd. Şti. ile anlaştığını, satın alınan malların taşıyıcıya zamanında teslim edildiğini, diğer davalının sahibi olduğu tırlara yüklemesinin yapıldığını, malların bildirilen adrese ulaşmadığını, mallardan haber ve bilgi alınamadığını ileri sürerek, 127.594,60 USD'nin 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... A.Ş.’nin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/546 E., 2018/302 K. sayılı dosyasında müvekkillerinin aleyhine tazminat davası açtığını, gönderici ... A.Ş.'nin malda menfaatinin sona erdiğinden davanın reddine karar verildiğini, anılan dosyada alınan bilirkişi raporu ile malın zayi olmadığının, dava dışı ... ya da ... Kimya tarafından gümrükten çekilebilecek durumda olduğunun tespit edildiğini, müvekkili ...’un taşıyıcı değil araç sahibi olduğunu ve sorumlu olmadığını, müvekkilinin alacak hakkını teminat altına almak için hapis hakkını kullandığını, davacı tarafça ibraz edilen fatura bedellerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ...Ltd. Şti.'nin akdi taşıyıcı olduğu, davacının zayi karinesine dayanarak tam tazminat talep edebileceği, davalı tarafça hapis hakkının kullanıldığı iddia edilmiş ise de, varma yerinde kullanılma ya da paraya çevirme sürecinin işletilmediği, dosyada mevcut e-postalarla davalının kusurlu olduğunun tespit edildiği, taşımanın doğru ve özenli alt taşıyıcılarla organize edilmediği, bu nedenle hapis hakkının kullanılamayacağı, faturalara göre hesaplanan zarar ve tazminatın somut olaya uygun ve kadri marufunda olduğu, davacının taşımaya verilen mallarından 127.594,60 USD kıymetinde malının zayi olduğu, bu miktar tazminatı ...

Uluslararası Taşımacılık şirketinden tazmin edebileceği gerekçesiyle davalı ... ...Ltd. Şti.'ne karşı açılan davanın kabulü ile 127.594,60 USD'nin dava tarihinden itibaren işletilecek %5 oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Limited Şirketi'nin taşıyıcı araç maliki olması dışında taşıyıcı sıfatının bulunmadığı, taşınan aracın maliki olmasının taşıyıcı olması için yeterli olmayacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'un taşıyıcı sıfatının bulunduğunu, davalının fiilen taşıma yaptığının dosya içeriği itibariyle sabit olduğunu, davalı tarafından dava dışı ...'a gönderilen yazıda taşımanın kendileri tarafından yapıldığının açıkça kabul edildiğini, somut olayda davalı ... ile diğer davalının müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından dava dışı ... ...A.Ş.'nin ihtarnamesi üzerine gönderilen 25.05.2017 tarihli yazıda ...'a hitaben; “…bahse konu mallar şirketimizin araçları ile yurt dışı edilmiştir. Bu mallar Gürbulak sınır kapısından Türkiye’nin dışına çıkarılmıştır. Araçlar şu anda İran ülkesini geçmiş bulunmaktadırlar. Bu taşıma sözleşmesini biz ... Ulus. Taş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile yapmış bulunmaktayız. Ancak ... isimli şirket taşımaya ilişkin kiramızı ödememiştir. Bu hususu da tarafınıza bildiriyoruz. Bahse konu kiralardan şirketinizin de sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenlerle açıklamalarımıza ilişkin nakliye bedellerinin 10 gün içerisinde şirketimize aktarılmasını talep ediyoruz.

Ayrıca mallar yurt dışı edildiğinden, Gaziantep Gümrük Müdürlüğü antrepolarına teslim edilme gibi bir durumu söz konusu olamaz.” şeklinde yanıt verildiği, yazı içeriğinde davalı ...'un taşıma sözleşmesini diğer davalı ... ile birlikte yaptıklarını, ancak davalı ... şirketinin araçların kirasını ödemediğini, bu nedenle nakliye bedellerinin kendilerine ödenmesi gerektiğini belirtmesi karşısında taşıma işinin davalı ... tarafından alt taşıyıcı sıfatıyla üstlenildiğini, bu nedenle de malların teslim edilmemesinden diğer davalı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiği, davalılar tarafından önceki taşımalardan kaynaklanan alacaklar nedeniyle hapis hakkının kullanıldığı iddia edilmiş ise de davadan önce davalılar tarafından davacıya hapis hakkına ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığı, ayrıca emtiaların varma yerine ulaşıp ulaşmadığı ve akıbeti belli olmadığı gibi paraya çevirme sürecinin de işletilmediği, bu durumda davalılar tarafından hapis hakkının kanuna uygun olarak kullanılmadığı, malın çıkış yeri fiyatı gözetilerek yapılan değerlendirmede emtianın fatura fiyatlarının kadri marufunda olduğu, emtianın tamamen kaybı nedeniyle akdi taşıyıcı ...

...Ltd. Şti. ile fiili taşıyıcı ... ...Ltd. Şti.'nin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle mahkemece diğer davalı yanında davalı ...'un da 127.594,60 USD'den müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken davalı ... yönünden davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, 127.594,60 USD'nin dava tarihinden itibaren %5 oranında faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm raporlarda müvekkilinin taşıyıcı sıfatının bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin araç maliki olduğunu, kararda dayanılan yazının davacıya hitaben olmadığını, “…bahse konu mallar şirketimizin araçları ile yurt dışı edilmiştir.'' denilerek ''taşıyıcı'' değil ''araçların maliki'' olduğu hususunun vurgulandığını, yine yazıda kira bedelinden bahsedildiğini, malların müvekkili tarafından taşındığının değil, diğer davalı şirket ve fiili taşıyıcı konumundaki ...'e kiralandığının belirtildiğini, nakliye veya navlun ücreti ibaresinin değil kira bedeli ifadesinin kullanıldığını, davacının da dava dilekçesinde müvekkilinin yalnızca araçların maliki olduğunu ikrar ettiğini, davacı firma ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, yine diğer davalı ile de müvekkili arasında bir taşıma sözleşmesinin olmadığını, müvekkilinin davacının akidi olmadığını ve yorum yolu ile bu sonuca varılamayacağını, Bakırköy 3.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/546 E. sayılı dosyası üzerinden 20/02/2018 tarihli -olaya daha yakın tarihli- bilirkişi heyet raporunda yer alan tespitlerin dikkate alınmadığını, tedbir ve dava tarihinde malların gümrükte olduğunu, zarar iddialarının dosyada sabit olmadığını, bu rapor ile dosyada alınan rapor arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, ithalat giriş faturaları dosya arasına alınmadan gerçeği yansıtmayan fahiş fatura bedelleri ile salt davacı beyanları ve delilleri tekrarlanmak suretiyle rapor düzenlendiğini, alacak hakkının teminat altına alınması için hapis hakkı kullanıldığı yönündeki diğer davalı yan iddiasına ilişkin değerlendirmelerin hatalı olduğunu, diğer davalı müvekkil ...'in, davacı ile süregelen ticari ilişkileri nezdinde, daha evvel yapılan taşımalara ve hizmetlere ilişkin alacağı olduğunu, alacaklının, hapis hakkına konu olan nesneleri borçluya geri vermekten kaçınma hakkı bulunduğu, borçlunun söz konusu malların veya kıymetli evrakın paraya çevrilmesine başvurmak zorunda olmadığı, hapis hakkına konu paraya çevrilecek mal için yapılacak bildirimin herhangi bir şarta bağlanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müteselsil sorumluluk şeklinde hüküm kurulduğundan bu hususun da gözetilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurlu davranışı bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı .....Ltd. Şti. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ... Ulus. Taş. Petrol İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... Ulus. Taşımacılık Petrol İth. İhr. San.v e Tic. Ltd. Şti.'ye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.