6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ardiye ücreti alacağında eksik araştırma nedeniyle kararın kaldırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1817 E. 2022/302 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Ardiye/Depolama Ücreti Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ardiye/muhafaza ücreti alacağına dayalı itirazın iptali davasında, davalının ithal yükümlülüğünün doğup doğmadığı, boş çıkan konteynerlerin taşıyıcıya mı alıcıya mı iade edilmesi gerektiği ve buna bağlı muhafaza masraflarından kimin sorumlu olduğu gümrük idaresinden getirtilecek evraklarla ve emsal tarife araştırmasıyla açıklığa kavuşturulmadan, salt davacının düzenlediği fatura esas alınarak ve hüküm vermeye elverişli olmayan bir bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru değildir; bu eksiklikler tamamlanmadan kurulan hüküm kaldırılır.

Ele alınan sorunlar

Ardiye/muhafaza ücreti alacağının belirlenmesinde eksik araştırma → kabul

İddia: Davalı vekili, Gümrük Kanunu'nun 41. maddesinde ve Gümrük Yönetmeliği'nin 87. maddesinde müvekkili yönünden ithal edilen eşyanın muayenesi için bir zorunluluk öngörülmediğini, konteynerlerin boş olduğunun 20.01.2014 tarihinde tespit edildiğini, davacıdan alınan hizmet bulunmadığını, olsa olsa 9 günlük bir işgal bedeli talep edilebileceğini, davacının fatura içeriğini ispat edemediğini ve likit alacak bulunmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Gümrük Kanunu'nun 61/3. maddesinde tescil edilmiş beyannamenin beyan sahibini vergiler ve para cezası yönünden bağlayacağı, 181/1. maddesinde ise gümrük yükümlülüğünün serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili tarihinde başlayacağı düzenlenmiştir. Kanun'un 41. ve Yönetmeliğin 87. maddesinde ise talep üzerine, gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanıma tabi tutulmadan önce eşyanın incelenmesi için yetkili kişilere izin verilebileceği öngörülmüştür. Somut olayda, Gümrük Müdürlüğünden konteynerler hakkında ne işlem yapıldığı, boş olduğu tespit edilen konteynerlerin taşıyıcıya neden iade edilmediği araştırılmamıştır. Gümrük Müdürlüğü ile yazışma yapılarak muhafaza bedeli talep edilen konteynerlere ilişkin işlemler ile tasfiye evrakları getirtilmeli; serbest dolaşım beyannamesinin tescili ile davalının ithal yükümlülüğünün doğup doğmadığı, boş konteynerlerin alıcıya mı taşıyıcıya mı iade edilmesi gerektiği ve oluşan muhafaza masraflarının sorumluluğunun davalıda olup olmadığı belirlenmeden, salt ticari defter ve kayıtlar ile davacının düzenlediği fatura esas alınarak karara bağlanması doğru değildir. Alınan bilirkişi raporu ve ek rapor hüküm vermeye elverişli değildir. Ayrıca davacı ile davalı arasındaki 14/10/2015 tarihli e-posta yazışmasında davacının 55.267,93-TL talep ettiği, buna karşılık dava konusu faturanın 273.665,61-TL üzerinden düzenlendiği görülmekte olup aradaki farkın kaynağı ile ilgili davacı açıklama yapmamış, uygulanan ücret tarifesi getirtilmemiş, emsal antrepo ücretleri araştırılmamıştır. Bu farkın nedeninin açıklığa kavuşturulması, tasfiyeye tabi tutulan eşyanın akıbetinin ve boş konteynerler ile ilgili davalının, davacının ya da davadışı taşıyıcının sorumluluğu bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Gümrük evraklarının tasfiyeye tabi tutulan eşya dahil tamamı, acente hakkında yapılan işlem dosyası, davacıya ait tarife ile emsal antrepo tarifeleri getirtilerek hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu alınmak ve sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün kaldırılması gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Gümrük mevzuatı kapsamında ithalatçının muhafaza/ardiye ücretinden sorumluluğunun belirlenmesinde, gümrük idaresi işlemlerinin ve tasfiye evraklarının getirtilmesi, emsal tarife araştırması yapılması gerektiğine; bu araştırmalar yapılmadan salt fatura esas alınarak karar verilemeyeceğine ilişkin usuli-inceleme kapsamı yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ardiye/muhafaza ücreti gümrük yükümlülüğü serbest dolaşım beyannamesi hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: Gümrük Kanunu — Gümrük Kanunu 61/3Gümrük Kanunu 181/1Gümrük Kanunu 41 · Gümrük Yönetmeliği — Gümrük Yönetmeliği 87

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1817

KARAR NO 2022/302

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/04/2019

NUMARASI 2017/328 Ess 2019/269 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/02/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 02.03.2016 tarihli 273.665,64-TL bedelli alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız olarak borca ve yetkiye itiraz ettiğini, müvekkiline olan 273.664,64-TL'lik borcu nedeni ile davalı şirkete e-arşiv faturası düzenlendiğini,davalının 07.03.2016 tarihinde haksız şekilde faturaya itiraz ettiğini, davalı tarafından, müvekkili ile ilgisi bulunmayan üçüncü bir kişiden satın alınmış olan eşyanın, müvekkili tarafından işletilen Limana tahliye edildiğini ve bir yılı aşkın süre ile Liman’da kalması nedeni ile müvekkil şirketin ardiye ücreti alacağının doğduğunu, ayrıca davalının, fatura içeriğindeki hizmeti aldığını belirterek davalının itirazının iptaline ve takibin devamına,itiraz edilen tutar üzerinden %20’den az olmayacak oranda icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafından talep edilen icra takibine konu herhangi bir hizmetin davacı firma tarafından müvekkili firmaya verilmediğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını,müvekkil firmanın kusurlu olmadığını, bilakis mağdur olduğunu bu nedenle müvekkilce ödemek zorunda olduğu herhangi bir hizmet bedelinin olmadığını ve varsa ödenmesi gereken hizmet bedelinin ... A.Ş’den talep edilebileceğini belirterek davanın reddine, müvekkili lehine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; takibe konu faturada Derince Limanı geçiçi depolama alanında bırakılan eşyalar için ardiye ücreti talep edildiği, davaya konu malların Derince Limanına getirildiği, 20.01.2014 tarihinde eşyaların geçici depolama alanına konulduğu, 24.01.2014 tarihinde beyannamenin verilmesiyle ithal yükümlülüğü doğduğu, 29.01.2014 tarihli tutanakla konteynerlardaki kolilerin çoğunun boş koli olduğunun tespit edildiği, fakat konteynerlerin boşaltılmamış fotokopi kağıtlarının tasfiyelik hale geldiği 29.01.2016 tarihinde liman işletmesinden alındığı, 20.01.2014 ile 29.01.2016 tarihleri arasında geçiçi depolama alanının davalı tarafça kullanıldığı, Gümrük Kanunu 41. Maddesi gözetildiğinde gümrüğe sunulan eşyanın listelenmesi ve kontrolü için yetkili kişilere izin verilebileceği, fakat davalının bu muayene yükümlülüğünü yerine getirmediğinden sorumluluğunun bulunduğu,davalının ilgili faturadan kaynaklı borcu olduğu gerekçesiyle davalının, itirazın iptaline, alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; Gümrük Kanunu'nun 41. Maddesinde müvekkili yönünden herhangi bir zorunluluk öngörülmediğini, müvekkilinin ithal ettiği eşyanın muayenesini yaptırmak zorunda olmadığını, bilirkişi raporunda bahsi geçen Gümrük Yönetmeliğinin 87. Maddesinde de müvekkili yönünden ithal edilen eşyanın muayene zorunluluğu öngörülmediğini, Gümrük Yönetmeliğinde muayene zorunluluğunun idareye yüklendiğini, eşyaların geçici depolama alanına konulduğu 20/01/2014 tarihinde konteynerlerin içinin boş olduğunun davacı şirket yetkilisi ve gümrük görevlilerince tespit edildiğini, davacı tarafından depoya veya ardiyeye konulan konteyner bulunmadığını, davacı tarafından sunulan, alacağı gerektirir herhangi bir hizmet bulunmadığını, bununla birlikte konteynerlerin 29/01/2014 tarihine kadar bekletildiğini, bu nedenle 9 günlük bir işgal söz konusu olduğunu, müvekkilinden ancak 9 günlük bir ücret talep edilebileceğini, diğer taraftan fatura içeriğini ispat yükü üzerinde olan davacının fatura içeriğini ispat edemediğini, likit alacak söz konusu olmadığını, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı tarafından ithal edilen ürünlerle ilgili davalıya müvekkili tarafından işletilen geçici depolama alanında ardiye hizmeti verildiğini belirterek 02.03.2016 tarihli ve 273.665,64-TL bedelli fatura alacağının tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatmıştır. Davalı vekili ise, müvekkili tarafından ithal edilen emtianın bulunduğu konteynerlerin boş olduğunu, bu hususun davalı ve gümrük görevlilerince tespit edildiğini, beyannamenin iptalini ve emtianın mahrece iadesini talep ettiklerini, davacıdan herhangi bir hizmet almadıklarını beyanla davanın reddini savunmaktadır. Somut olayda; davalı tarafından ithal edilen emtianın konteynerler ile Derince limanına getirildiği, özet beyan verilerek, davacının Derince’deki geçici depolama yerine 20.01.2014 tarihinde konulduğu, 24.01.2014 tarihinde ithal amacıyla Serbest Dolaşım Beyannamesinin tescil edildiği, 29.01.2014 tarihli tutanak ile davalıya gönderilen emtialarda noksanlığın tespit edildiği, davalının verdiği 30.01.2014 tarihli dilekçede içi boş kolilerin gönderilmesi nedeniyle beyannamenin iptali istendiği, yine 06/02/2014 tarihli dilekçesi ile ürünlerin mahrecine iadesini talep ettiği, 696 paket fotokopi kağıdı emtianın 29/01/2016 tarihinde depolama alanından çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

Gümrük Kanunu'nun 61/3 maddesinde tescil edilmiş beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezasından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergilerine esas tutulacağı düzenlenmiştir. Yine Kanunun 181/1 maddesinde ithalatta gümrük yükümlülüğünün; a) İthalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi, b) İthalat vergilerine tabi eşyanın ithalat vergilerinden kısmi muafiyet suretiyle geçici ithali için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı düzenlenmiştir. Ayrıca Kanun'un 41 ve Gümrük Yönetmeliğinin 87. Maddesinde; talep üzerine, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasından önce, gümrüğe sunulan eşyanın incelenmesi veya bundan numune alınması yönünden ilgili ve yetkili kişilere izin verilebileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda, Gümrük Müdürlüğünden yurtdışından gelen konteynerler hakkında ne gibi işlem yapıldığı,boş olduğu tesbit edilen konteynerlerin taşıyıcıya neden iade edilmediği hususu araştırılmamıştır. Gümrük Müdürlüğü ile yazışma yapılarak muhafaza bedeli talep edilen konteynerlere ilişkin yapılan işlemler ile tasfiye evrakları da getirtilerek serbest dolaşım beyannamesinin tescil edilmesi ile davalının ithal yükümlülüğü doğup doğmadığı,boş konteynerlerin alıcıya mı ,taşıyıcıya mı iadesi gerektiği ,oluşan muhafaza masraflarının sorumluluğunun davalıda olup olmadığı belirlenmeden uyuşmazlığın ticari defter ve kayıtlar incelenerek,davacının düzenlediği fatura esas alınmak suretiyle karara bağlanması doğru olmamıştır.

Alınan bilirkişi rapor ve ek raporu hüküm vermeye elverişli değildir. Öte yandan davacı ile davalı arasındaki 14/10/2015 tarihli e-posta yazışmasında davacının davalıdan 23/06/2015 tarihine kadarki dönem için 55.267,93-TL talep ettiği, buna karşılık dava konusu faturanın 273.665,61-TL üzerinden düzenlendiği görülmekte ise de aradaki farkın kaynağı ile ilgili davacı bir açıklama yapmamıştır.Yine, davacı tarafça uygulanan ücret tarifesi getirtilmemiş, emsal antrepo ücretleri araştırılmamıştır. Bu durumda 14/10/2015 tarihli e-postada belirtilen borç tutarı ile fatura tutarı arasındaki farkın neden kaynaklandığı hususunun açıklığa kavuşturulması, tasfiyeye tabi tutulan eşyanın akıbetinin ve boş konteynerler ile ilgili davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı , taşıyıcıya iadesi gerekip gerekmediği ,davacının ve davalının ,davadışı taşıyıcının sorumluluğu olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

Gümrük evraklarının tasfiyeye tabi tutulan eşya dahil olmak üzere tamamı ,acente hakkında yapılan işlem dosyası ,davacıya ait tarife ile emsal antrepo tarifeleri getirtilerek açıklanan hususlarda hüküm vermeye elverişli bir bilirkişi raporu alınmak,sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2019 Tarih 2017/328 Esas 2019/269 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davalı tarafından yatırılan 4.673,36-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/231872 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.