6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma sürecinde yurt dışı gümrük vergisinin navlun yükümlüsüne yansıtılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2316 E. 2022/492 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Uluslararası taşıma sözleşmesinde navlun yükümlülüğünü üstlenen taraf, taşıma sürecinde gönderiye ilişkin olarak taşıyıcı tarafından ödenen yurt dışı gümrük vergisi ve vergi transfer masraflarından sorumludur; taşıyıcının gönderiden kaynaklı vergiyi ödeme yükümlülüğü bulunmadığından, taşıyıcının katlandığı bu bedelleri navlun yükümlüsüne yansıtması hukuka uygundur.

Ele alınan sorunlar

Yurt dışı gümrük vergisi ve transfer bedelinin davalıya yansıtılabilirliği → ret

İddia: Davalı, gümrük vergilerinin kendisine yansıtılmasına muvafakat ettiğinin kabulünün doğru olmadığını, yurt dışında değil yurt içinde taşıma yaptırıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Taşıyıcının, gönderiden kaynaklı vergi ödemesinden sorumlu olmadığı; taşıyıcının ödemek zorunda kaldığı verginin ödenmesi yükümlülüğünün davalıya ya da göndericiye ait olduğu, gönderen ile alıcı arasındaki ithalattan doğan vergiden dolayı taşıyıcının bu vergiyi ödeme yükümlülüğü bulunmadığı esas alınmıştır. Somut olayda taraflar arasında davalı tarafından gönderilen ve davalıya gelen gönderilerin kapıdan kapıya teslimi ile ilgili akdedilen sözleşme bulunduğu, davalının taşıma bedelini ödeyerek taşıma sözleşmesi ve navlun yükümlülüğünü üstlendiği, bu taşıma ilişkisinin davalının da kabulünde olduğu ve davacı tarafından taşıma işinin gerçekleştirildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davalının kendisi için yapılan taşıma sürecinde davacı tarafından ödenen gümrük vergisi ve vergi transfer masraflarının davalıya yansıtılmasında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bilirkişi ek raporunun tebliği ve buna itiraz hakkının kısıtlanması iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, bilirkişi ek raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini ve rapora itiraz hakkı tanınmadan karar verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bilirkişi ek raporunun davalı vekiline elektronik tebligat yolu ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşme ve ödeme belgelerine muvafakat verilmediği iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, ön inceleme aşamasından sonra dosyaya sunulan ödeme belgesine ve sözleşmeye muvafakatlerinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bahse konu sözleşmenin her iki tarafın da kabulünde olduğu ve kaldı ki dava dilekçesinde sözleşme ve faturalara delil olarak dayanıldığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Uluslararası taşımacılıkta, gönderiye ilişkin yurt dışı gümrük vergisi ve transfer bedelinin, taşıma bedelini ödeyerek navlun yükümlülüğünü üstlenen tarafa yansıtılabileceğine ve taşıyıcının bu vergilerden bizzat sorumlu olmadığına ilişkin tespiti nedeniyle bölgesel ve ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali taşıma sözleşmesi navlun yükümlülüğü gümrük vergisi cari hesap alacağı bilirkişi ek raporu elektronik tebligat

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2316

KARAR NO 2022/492

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/09/2019

NUMARASI 2018/551 Esas - 2019/895 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/03/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; uluslararası taşımacılık işi ile iştigal eden müvekkilinin davalı müşterisine sunduğu taşıma hizmetinden kaynaklanan cari hesap alacağının ödenmemesi nedeniyle Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalı borçlunun itiraz ettiği dilekçe ile sadece 9.003,59-TL borcu olduğundan bahisle kısmi itirazda bulunduğunu, haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek davalı tarafından itiraz edilen 7.753,18 -TL alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin dava ve takip konusu borca kısmi itirazda bulunduğunu, borçlu olduğu miktarı ödediğini, davacıya başkaca borcunun kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, ayrıca müvekkili lehine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava dışı ... firmasının taşıma talimatı, davalının taşıma bedelini ödeyerek taşıma sözleşmesi ve navlun yükümlülüğünü üstlendiği hususları da gözetildiğinde, davalının kendisi için yapılan taşıma sürecinde davacı tarafından ödenen KDV vb. Gümrük Eş Etkili Vergilerinin kendisine yansıtılmasına muvafakat ettiği, taşıma sürecinde taşıma bedeline ek olarak oluşan vergi ve sair yasal yükümlülüklerin de navlun ödeme yükümlülüğü altında olan davalıya yansıtılmasının uluslararası taşıma ve lojistik teamüllerine uygulamalarına uygun olduğu, davacının kendisine fatura edilen ve katlandığı bedelleri davalıya yansıttığı, davacının 7.753,18-TL alacak talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; Bilirkişi kök raporunun müvekkilinin lehine olduğunu, ek raporun ise kendilerine tebliğ edilmediğini, ek bilirkişi raporuna karşı itiraz hakkı tanınmadan karar verildiğini, müvekkilinin, taşıma sürecinde gümrük vergilerinin kendisine yansıtılmasına muvafakat ettiğinin kabulünün de doğru olmadığını, müvekkili tarafından davacıya yurt dışında taşıma yaptırılmadığını, davacıya yurt içinde taşıma yaptırıldığını, ön inceleme aşamasından sonra dosyaya sunulan ödeme belgesine ve sözleşmeye muvafakatlerinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı davalı ile aralarındaki taşıma ilişkisine dayalı cari hesaptan kaynaklanan 16.756,77-TL alacağın icra kanalıyla tahsilini talep etmekte olup, davalı tarafından bu alacağın sadece 7.753,18-TL kısmına itiraz edilmiştir. Davalının itirazı davacının davalı taraf adına "Yurt dışı Gümrük Vergisi ve Transfer Bedeli" açıklaması ile düzenlediği 22/11/2017 tarihli, 7.753,18-TL bedelli faturaya ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık da yurt dışındaki gönderici tarafından davalıya gönderilen emtia ile ilgili davacı tarafından ödendiği belirtilen yurt dışı gümrük vergilerinden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Öncelikle taşıyıcının gönderiden kaynaklı vergi ödemesinden sorumlu olmadığını belirtmek gerekir.

Davacı taşıyıcının ödemek zorunda kaldığı verginin ödenmesi yükümlülüğü ya davalıya ya da göndericiye aittir. Gönderen ile alıcı arasındaki ithalattan doğan vergiden dolayı taşıyıcının bu vergiyi ödeme gibi yükümlülüğü bulunmamaktadır. Somut olayda da taraflar arasında, davalı tarafından gönderilen ve davalıya gelen gönderilerin kapıdan kapıya teslimi ile ilgili akdedilen 28/10/2015 tarihli sözleşme bulunduğu, davalının taşıma bedelini ödeyerek taşıma sözleşmesi ve navlun yükümlülüğünü üstlendiği, bahse taşıma ilişkisinin davalının da kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından taşıma işinin gerçekleştirildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının kendisi için yapılan taşıma sürecinde davacı tarafından ödenen gümrük vergisi ve vergi transfer masraflarının davalıya yansıtılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ayrıca bilirkişi ek raporunun davalı vekiline 26/06/2019 tarihinde elektronik tebligat yolu ile tebliğ edildiği, bahse konu sözleşmenin her iki tarafın da kabulünde olduğu ve kaldı ki dava dilekçesinde sözleşme ve faturalara delil olarak dayanıldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.İstinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 529,61-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 132,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 397,21-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/03/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/231633 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.