İnternet bankacılığı dolandırıcılığında bankanın kusur sorumluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2097 E. 2022/470 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
İnternet/mobil bankacılık hizmeti sunan bir bankanın müşterisine ait hesaptan, müşterinin rızası dışında (örn. cep telefonu numarasının dolandırıcılarca yönlendirilmesi veya klonlanması sonucu şifrelerin ele geçirilmesi yoluyla) gerçekleştirilen EFT/havale işlemlerinde, mudinin kastı, kötüniyeti veya suç sayılır eylemi kanıtlanamadığı sürece banka, güven kuruluşu vasfı nedeniyle olağan sebep sorumluluğu esasına göre sorumludur; hesap sahibinin zararın oluşumunda kusurlu olduğunu ispat yükü bankadadır. Banka, mevzuatta öngörülen doğrulama yükümlülüklerine (iki faktörlü doğrulama gibi) uymuş olsa da, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı ek güvenlik tedbirleri almamışsa ve müşteriye işlemler hakkında bilgi vermemişse, hafif kusurundan dahi sorumlu tutulur ve müşterinin müterafık kusuru ispatlanamadıkça zararın tazmininden kurtulamaz.
Ele alınan sorunlar
İnternet bankacılığı yoluyla rıza dışı yapılan EFT işleminde bankanın sorumluluğu ve ispat yükü → ret
İddia: Davalı vekili; işlemlerin davacının koruma yükümlülüğündeki parola/şifre bilgileriyle ve davacının paylaştığı güvenlik şifresiyle gerçekleştiğini, bankanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kusur tespitleri yönünden hatalı olduğunu, davacının kusurlu davrandığını ve mahkemenin esasa ilişkin incelemesinin eksik/hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Mevduat sözleşmesi, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir; TBK 386 ve TBK 570 uyarınca usulsüz işlemle çekilen paralar doğrudan bankanın zararı niteliğindedir ve mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam eder. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde hesap sahibinin kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankaya aittir; internet ve mobil bankacılık sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti veya suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece güven kuruluşu vasfı nedeniyle kendisine emanet edilen paradan sorumludur. Bu sorumluluk olağan sebep sorumluluğu niteliğinde olup banka, gerekli özeni göstermiş olsa da zararın gerçekleşeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren bankalar, kendilerine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince, işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek ve gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı önleyici altyapı ve güvenlik önlemleri sağlamak zorundadır; internet bankacılığı işlemlerinde mevduat, şubeden yapılan işlemlerdeki gibi bankanın kontrol ve sorumluluğundadır. Bilirkişi incelemesine göre banka fiziki güvenlik tedbirlerini almış ve sahtecilik bankanın internet güvenlik duvarlarının/şifrelerinin kırılması yoluyla gerçekleşmemiş, ancak davacının cep telefonu numarasının dolandırıcılar tarafından yönlendirilmesi veya klonlanması sonucu tüm şifreleri ele geçirilmiştir. Davalı bankanın 'Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ'in kimlik doğrulama başlıklı 27/4. maddesinde düzenlenen iki faktörlü doğrulamaya rağmen, klonlama sonucu şifrelerin ele geçirilmesi karşısında davacının teknik olarak alabileceği bir önlem bulunmadığı, davalı bankanın ise ek güvenlik önlemleri almadığı için kusurlu olduğu belirlenmiştir. Para transferleri hususunda davacıya bilgi verilmemiş olması ve gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı ek güvenlik tedbiri alınmamış olması nedeniyle davalı bankanın oluşan zarardan sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Buna karşılık zararın oluşumunda davacının müterafık kusurunun varlığı kanıtlanamamıştır. Davalı bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın internet bankacılığı yoluyla gerçekleştirilen usulsüz EFT işlemlerinde ispat yükünün bankaya ait olduğuna ve bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu tutulabileceğine ilişkin özgün gerekçesi, benzer telefon klonlaması/yönlendirmesi yoluyla gerçekleştirilen dolandırıcılık vakalarında emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi↗ mevduat sözleşmesi↗ ispat yükü↗ olağan sebep sorumluluğu↗ internet bankacılığı↗ iki faktörlü doğrulama↗ müterafık kusur↗ güven kuruluşu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA N 2019/2097
KARAR NO 2022/470
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/07/2019
NUMARASI 2018/1158 Esas 2019/698 Karar
DAVA
Tazminat(İnternet Bankacılığından kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/03/2022
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin işletmesiyle ilgili olarak işlemleri yapabilmek amacıyla davalı bankanın Erzincan şubesinde ... numaralı hesabı açtığını, 26.03.2018 tarihinde müvekkilinin hesabından internet bankacılığı yolu ile herhangi bir akdi bağ ve münasebet içinde olmadığı... isimli şahsa 19.900-TL , aynı dakika içerisinde yine...isimli şahsın hesabına 20.000-TL gönderildiğini, bu işlemlerin müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında gerçekleştiğini,bu işlemlerden dolayı müvekkilinin cep telefonuna herhangi bir SMS gelmediği gibi havalenin yapıldığı hesapların müvekkilinin internet bankacılığı sisteminde kayıtlı hesaplardan da olmadığını, müvekkilinin dolandırıldığını belirterek, davalı bankaya ait belirtilen müvekkilinin hesabından haksız ve hukuka aykırı şekilde çekilen 39.900-TL'nin olay tarihinen itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı müşterinin müşteri numarası, parolası girilerek internet şubesine giriş yapıldığını ve sözkonusu işlemlerin müşterinin telefonuna SMS ile gönderilen tek kullanımlık şifrenin internet şubesine girilmesi ile gerçekleştirilen güvenli elektronik bankacılık işlemleri olduğunun tespit edildiğini, şifre - parola vb. bilgilerin banka ile ilgili bulunmayan cep telefonundan teknolojik yada başka bir yöntemle ele geçirilmesinden dolayı bankanın herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın öncelikle husumet,aksi halde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, uyuşmazlıkta simkart kopyalanması olmamasına rağmen simkart çalıştırdığı telefon numarası dolandırıcılara yönlendirilerek hesaptan izinsiz para transferleri yapıldığı, davalı bankanın BDDK tarafından 14.09.2007 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak 01.01.2010 tarihinde yürürlüğe giren Bankalarda Bilgi SistemleriYönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ'in internet bankacılığı bölümünde kimlik doğrulama başlığı altında düzenlenen 27. maddesinin 4. fıkrasında uymayarak ve güvenlik önlemi almayarak olayın meydana gelişinde ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile 39.900-TL'nin işlemlerin gerçekleştirildiği tarih olan 26.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davaya konu işlemlerin davacı tarafın korumakla yükümlü olduğu parola ve şifre bilgileri kullanılarak yapıldığını, davacı tarafa gelen (...) güvenlik şifresini paylaştığını, müvekkil bankanın bu konuda herhangi bir yükümlüğü bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kusur yönünden hatalı tespitler içerdiğini, hükme esas alınmasının doğru olmadığını, olayda davacının kusurlu davrandığını, bankanın güvenlik sistemlerinden kaynaklanan bir hata/ kusur olmadığını, mahkemece esasa ilişkin incelemenin eksik ve hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının davalı banka hesabında bulunan parasının rızası dışında EFT yoluyla üçüncü kişilerin hesabına havale edilmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK'nın 386. (818 sayılı BK 306) maddesi uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsuz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Hesap sahibinin zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır.İnternet ve mobil bankacılık sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur.
Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır (Yargıtay 11. HD 10/01/2018 tarihli 2016/8635 esas - 2018/179 karar sayılı ilamı). İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren bankaların, kendilerine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince; internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapıyı sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır.İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubeden yapılan işlemlerde olduğu gibi mevduat, bankanın kontrol ve sorumluluğundadır.
Yapılan bilirkişi incelemesine göre bankanın bilgi işlem merkezinde yapılan incelemede bankanın fiziki olarak güvenlik tedbirlerini aldığı ve yapılan sahteciliğin davalı bankanın internet güvenlik duvarlarının aşılması ile yani sistemine ait şifrelerin kırılması ile gerçekleştirilmediği, ancak , davacının cep telefonu numarasının dolandırıcıların yönlendirdiği veya klonladığı tüm şifrelerin dolandırıcıların eline geçtiği ,davalı bankanın "Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ"in kimlik doğrulama başlıklı 27/4.maddesi nin iki faktörlü dorulamayı ifade ettiği ,davacının klonlama nedeniyle şifreleri dolandırıcıların eline geçtiği için tüm bilgilerinin kullanılarak sözkonusu işlemlerin yapıldığı,davacının teknik olarak alabileceği bir önlem olmadığı,ek güvenlik önlemleri almayan davalı bankanın kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Somut davada, davacının davalı banka şubesi nezdindeki hesabından 26.03.2018 tarihinde saat 14:00:51'de EFT işlemi yapılarak 20.000-TL yine hemen akabinde saat 14:01:53'de EFT işlemi yapılarak 19.900-TL dava dışı üçüncü kişilerin hesabına gönderildiği,para transferleri hususunda davalı tarafından davacıya bilgi verilmediği ,tebliğe uygun olarak geliştirilen dolandırıcılık yöntemlerine karşı ek güvenlik tedbirleri almayan davalı bankanın oluşan zarar nedeniyle sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Buna karşılık zararın oluşumunda davacının müterafık kusurunun varlığı ise kanıtlanamamıştır. Davalı bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.725,56-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 682-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.043,56-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20,70-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/03/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/231087 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi