6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ayıplı üründen kaynaklanan manevi tazminat miktarının BAM'ca artırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2416 E. 2022/682 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

AlacakdiğerKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

Ticari satımdan kaynaklanan ayıp nedeniyle borca aykırılık, alacaklının kişilik haklarını ihlal ederek manevi zarara yol açtığı takdirde TBK 58 ile 114/2 hükümleri kıyasen uygulanarak manevi tazminata hükmedilebilir; ancak her borca aykırılık kişilik haklarını zedeleyici nitelikte kabul edilemeyeceğinden bu husus somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan üzüntü ve elemin derecesi dikkate alınmalı; miktar tazminat yükümlüsünü aşırı yük altına sokmayacak ve zenginleşme aracı olmayacak, ancak zararı giderecek teselli ve ruhi tatmini sağlayacak ölçüde tespit edilmelidir. Ayrıca, malvarlığına ilişkin davalarda kanunda öngörülen kesinlik sınırının altında kalan tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusu, esası incelenmeksizin usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kesinlik sınırı nedeniyle incelenebilirliği → ret

İddia: Davalı vekili, maddi tazminata esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu, ürünün Türk Gıda Kodeksine uygun olduğunu ve pirincin satın alma tarihindeki değil daha sonraki tarihe ait birim fiyatının esas alındığını belirterek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: HMK'nın 341/2 ve Ek-1 maddeleri gereğince 01.01.2019 tarihinden itibaren miktar veya değeri 4.400-TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen maddi tazminat miktarı 1.805,40-TL olup bu kesinlik sınırı içerisinde kaldığından, davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusu incelenmeksizin usulden reddedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıplı ürün nedeniyle ticari itibarın zedelenmesi sonucu manevi tazminat miktarının belirlenmesi → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, davalının kusurlu davranışı nedeniyle çalışanları nezdindeki saygınlık ve itibarının zarar gördüğünü, ilk derece mahkemesinin takdir ettiği manevi tazminat miktarının bu zararla ve tazminatın amacıyla bağdaşmayacak derecede düşük olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: TBK'nın 58. maddesine göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören manevi tazminat isteyebilir; TBK 114/2 uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanır ve bu kapsam manevi tazminatı da içerir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın alacaklının kişilik haklarını ihlal ederek manevi zarara yol açmış olması gerekir; ancak her borca aykırılık hali kişilik haklarını zedeleyici nitelikte kabul edilemeyeceğinden somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmalıdır. Somut olayda, davacının çalışanlarına Ramazan ayında gıda yardımı amacıyla dağıttığı pirinçlerin böcekli çıkması nedeniyle davacının çalışanları nezdinde ticari itibarının zedelendiği sabit olup, davalının akde aykırı davranışı nedeniyle davacının çok sayıda çalışanı nezdinde manevi zarara uğradığı ve davacı yararına bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği açıktır. Manevi tazminat takdir edilirken tarafların ekonomik durumu ile duyulan üzüntü ve elemin derecesi dikkate alınmalı; takdir edilen miktar tarafların ekonomik ve sosyal durumuna uygun, tazminat yükümlüsünü aşırı yük altına sokmayacak ve zenginleşme aracı kılınmayacak, ancak hissedilen manevi zararı düzeltecek teselli ve ruhi tatmini sağlayacak ölçüde olmalıdır. Bu kıstaslar dikkate alındığında ilk derece mahkemesince takdir edilen 3.000-TL tutarında manevi tazminat somut olayın özelliklerine göre çok düşük olup, davacı yararına 10.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olaya uygun olacağı ve davacının manevi tatmin duygusu elde edebileceği kanaatine varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Tüzel kişi tacirin, çalışanlarına dağıttığı ayıplı üründen kaynaklanan itibar zararının TBK 58 ve 114/2 hükümleri kapsamında manevi tazminat talebine konu edilebileceğine ve bu tazminat miktarının somut olayın özelliklerine göre takdir edileceğine ilişkin BAM değerlendirmesi bakımından bölgesel emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık ayıp ayıp ihbarı ticari itibarın zedelenmesi manevi tazminat kesinlik sınırı sözleşmeye aykırılıkta manevi tazminat (TBK 114/2 kıyası)

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 341/2HMK 346/1HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 58TBK 114/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2416

KARAR NO 2022/682

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/05/2019

NUMARASI 2017/682 Esas 2019/585 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/05/2022

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin, çalışanları nezdindeki itibarına uygun olarak dayanışma bağını güçlendirmek amacıyla milli ve dini bayramlar ile yılbaşı gibi özel günlerde günün anlamına uygun olarak çalışanlarına hediye ve ikramiyeler verdiğini, bu kapsamda Ramazan ayında çalışanlarına katkı sağlamak için erzak yardımı yapma kararı alındığını, yapılan piyasa araştırması sonucunda davalı firmadan alım yapma tercih edilerek birim fiyatı 32,65-TL olan 1 no.lu Ramazan erzak paketinden 306 adet ve birim fiyatı 35,18-TL olan 4 no.lu Ramazan erzak paketinden 306 adet satın alınarak davalıya toplam 21.801,78-TL ödeme yapıldığını, ancak alınan erzakların çalışanlara dağıtılmasından sonra işçilerden gelen şikayetler üzerine yapılan araştırmada erzak kolisi içindeki pirinçlerin böcekli olduğunun anlaşıldığını, durumun davalı şirkete bildirilerek toplantı talep edildiğini, davalı şirketin görevlilerinin gelerek böcekli paketleri bizzat yerinde tespit ettiklerini, ancak müvekkilinin maddi ve manevi zararının tazmin edilmediğini, olay nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının işçileri nezdinde telafi edilemeyecek şekilde zedelendiğini belirterek, 100-TL maddi tazminat ile 21.801,78-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, ayrıca TBK 58/2 maddesi gereğince davalının haksız eylemini kınayan ve müvekkili şirketin 306 çalışanından özür mahiyetinde bir kararın ülke genelinde dağıtılan en yüksek tirajlı 3 gazeteden birinde yayımlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH Davacı vekili 08.01.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat istemi yönünden dava değerini 1.805,40-TL'ye çıkarmıştır.

CEVAP

Davalı vekili; davacının birim fiyatı 32,65-TL olan 1 no.lu erzak paketlerinden 306 adet ve yine birim fiyatı 35,18-TL olan 4. no.lu erzak paketlerinden 306 adet olmak üzere toplam 612 adet ürünü 24.06.2015 tarihinde müvekkilinden 21.801,78-TL karşılığında satın aldığını, akabinde davacı tarafından satın alınan 1 no.lu Ramazan erzak paketi içinde yer alan pirinç paketlerinin ayıplı olduğundan bahisle müvekkiliyle görüşme talep edildiğini, taraflar arasında yapılan görüşmede tamamen müşteri memnuniyeti gözetilerek ürünlerin muadiliyle ya da daha üst kalite bir ürünle derhal değiştirilmesinin teklif edildiğini, ancak davacının erzak kolilerini iade etmeksizin erzak kolileri için ödediği toplam bedel olan 21.801,78 TL'nin kendisine iade edilmesini istediğini, davacının bu talebinin kabul edilmediğini, bunun üzerine davacının bu kez bedelin iadesi veya çalışanlarına 70-TL değerinde hediye çeki verilmesini istediğini, oysa davacının ayıplı olduğundan bahisle şikayette bulunduğu ürün 1 no.lu erzak paketi içerisinde yer alan pirinç paketleri olup 4 no.lu erzak paketi içinde pirinç paketi olmadığı gibi 4 no.lu paketlere ilişkin herhangi bir şikayet de bulunmadığını, bu nedenle 4 no.lu erzak paketleri için ödenen bedelleri de kapsar şekilde toplam ödenen bedelinin iadesi talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin kusurlu pirinçlerin yerine 306 adet başka marka pirinç veya bedelinin iadesi ile davacının personeline özür mahiyetinde 306 adet bayramlık çikolata hediye etmek istediğini ilettiğini, ancak davacının bu teklifi de kabul etmediğini, davacının ticari itibarını zedeleyen bir durum bulunmadığından manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığını, ayrıca davacının maddi tazminat yönünden belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin özür talepleri kabul edilmediğinden davacının kararın yayımlanması talebinin müvekkilini kötülemeye yönelik olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının davalı taraftan satın aldığı Ramazan paketlerinin çalışanlara dağıtılmasından hemen sonra 1 no.lu Ramazan paketi içindeki pirinçlerin böcekli olduğunun işçilerin bildirim ve şikayetleri üzerine yapılan inceleme sonucu tespit edildiği, kapalı vaziyette satışı ve çalışanlara teslimi yapılan 1 no.lu erzak paketindeki pirinçlerin satış anında böcekli olduğunun tarafların kabulünde olduğu, bilirkişi incelemesi sonucunda satışa konu 306 adet 1 nolu erzak paketindeki 1 kg'lık pirincin böcekli olduğu, bu hususun açık ayıp niteliği arz ettiği, davacının ayıplı ürün bedelinden kaynaklanan maddi zararınınn toplam 1.805,40-TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın teslimden hemen sonra kolilerin açılması neticesinde ürünlerin böcekli olduğuna dair yasal süresi içinde ayıp bildiriminde bulunduğu, kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimsenin manevi tazminat isteyebileceği, sözleşmeye aykırılık halinde de TBK'nın 58.

maddesinin uygulanacağı, somut olayda davacının Ramazan ayı münasebetiyle işçilerine yaptığı erzak yardımı ile şirket içindeki yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duygusunu güçlendirmeyi amaçlarken, davalıdan satın alınan pirincin böcekli çıkması nedeniyle bu amacını tam olarak gerçekleştiremediği, çalışanlarına karşı mahcup olduğu, ayrıca ayıplı ürünü içeren Ramazan paketi verilen işçilerin de işverenlerine karşı duygularının incindiği, işçiler nezdinde olumsuz bir etki ortaya çıktığı, bu nedenle davacı lehine manevi tazminat takdirinin gerektiği, ancak kınama yönünde karar oluşturularak gazetede yayınlanması talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.805,40-TL maddi tazminat ile 3.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

1-Davacı vekili; davalı şirketin kusurlu davranışıyla müvekkilinin yardım hareketinin amacına ulaşamadığını, bu nedenle çalışanları nezdindeki saygınlık ve itibarının zarar gördüğünü, mahkemenin takdir ettiği cüzi manevi tazminat miktarının manevi tazminatın amacıyla bağdaşmadığını belirterek, mahkemenin manevi tazminata ilişkin hükmünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili; mahkemece maddi tazminata esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından dava konusu pirinç ürününe ait analiz raporlarının incelenmediğini, ürünün Türk Gıda Kodeksine uygun olduğunu, bilirkişi tarafından dava konusu pirincin satın alma tarihindeki birim fiyatı yerine daha sonraki tarihe ait birim fiyatının esas alınması sonucunda fazla hesaplama yapıldığını ve bu raporun hükme esas alındığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı tarafından davalıdan satın alınan ürünün ayıplı olması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından çalışanlarına dağıtmak amacıyla davalıdan satın alınan erzak paketi içerisinde bulunan pirinçlerin böcekli olduğunun davacının çalışanları tarafından şikayet yoluyla iletilmesi üzerine durumun davalıya ihbar edildiği, yapılan inceleme sonucunda pirinçlerin böcekli olduğunun tespit edildiği, bu durumun taraflar arasındaki yazışmalarla davalı tarafça da kabul edildiği, kapalı pakette satışı yapılan ürünün ayıplı olup bu durumun açık ayıp niteliğinde bulunduğu, davacının teslimden hemen sonra tespit edilen ayıba ilişkin olarak davalıya yasal süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının çalışanlarına ramazan ayında gıda paketi hediye etmek amacıyla satın aldığı ürünün böceklenmiş çıkması nedeniyle çalışanları nezdinde düştüğü olumsuz durum nedeniyle ticari itibarının zarar gördüğü anlaşılmaktadır.

Öncelikle maddi tazminata ilişkin olarak, HMK'nun 341/2 ve Ek-1 maddeleri gereğince 01.01.2019 tarihinden itibaren miktar veya değeri 4.400-TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut olayda kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen maddi tazminat miktarı 1.805,40-TL'den ibaret olup, kesinlik sınırı içerisinde olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça, verilen hüküm manevi tazminatın düşük olduğu nedeniyle istinaf edilmiştir. TBK'nın 58. maddesine göre; kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

Aynı yasanın 114/2. maddesinde ise, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu hükmün kapsamına manevi tazminat da girmektedir. Bu doğrultuda manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın alacaklının kişilik haklarını ihlal ederek manevi zarara yol açmış olması gerekir. Ancak her borca aykırılık hali kişilik haklarını zedeleyici nitelikte kabul edilemez. Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekir. Bu kapsamda somut olayda, davacı tarafından Ramazan ayında çalışanlarına gıda yardımı amacıyla dağıtılmak üzere satın alınan pirinçlerin böcekli çıkması nedeniyle davacının çalışanları nezdinde ticari itibarının zedelendiği sabit olup, davalının akde aykırı davranışı nedeniyle davacının çok sayıda çalışanları nezdinde manevi zarara uğradığı ve davacı yararına bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği açıktır.

Ancak manevi tazminat takdir edilirken mahkemece; tarafların ekonomik durumu ve duyulan manevi üzüntü ve elemin derecesi dikkate alınarak, özellikle takdir edilen miktarın tarafların ekonomik ve sosyal durumu, tazminat yükümlüsünün aşırı yük altına sokulmaması, zenginleşme aracı kılınmaması, hissedilen manevi zararı düzeltecek teselli ve ruhi tatmini sağlayacak kadar olması gereklidir. Bu kıstaslar dikkate alındığında mahkemece takdir edilen 3.000-TL tutarında manevi tazminat somut olayın özelliklerine göre çok düşük miktarda olup, davacı yararına 10.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olaya uygun olacağı ,davacının manevi tatmin duygusu elde edebileceği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle;

mahkemece 10.000-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken daha düşük tutarda manevi tazminata hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün manevi tazminat bakımından kaldırılarak davacı yararına 10.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine, kesinlik sınırı içerisinde bulunduğu anlaşılan maddi tazminata ilişkin hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2019 Tarih 2017/682 Esas 2019/585 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Maddi tazminat talebinin kabulüne, ayıplı satış nedeniyle tespit olunan 1.805,40-TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,Davacının mahkeme kararının en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde yayınlanması talebi ile fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 806,42-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 286,20-TL peşin ve 117-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 403,2‬0-TL'nin mahsubu ile bakiye 403,22‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça peşin ödenen 447,6‬0-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 600-TL bilirkişi ücreti, 381,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 981,50-TL yargı giderinin, davanın kabulü oranında hesaplanan 491-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 19,20-TL posta masrafının davanın reddi oranında hesaplanan 10-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat bakımından davacı vekili için takdir olunan 1.805,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat bakımından davanın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Manevi tazminat bakımından davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, " İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davacı 44,40-TL, davalı 82,06-TL) istek halinde kendilerine iadesine, Davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 10-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/05/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/231008 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.