Fatura üzerindeki vade farkı kaydı, temerrüt ihtarı yokluğunda işlemiş faiz talebini karşılamaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2425 E. 2022/681 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Faturada yer alan vade farkı kaydı, borçlunun faturaya itiraz etmemiş olması veya kaydı zımnen kabul etmiş olması nedeniyle kesin vade olarak nitelendirilemez; TTK 1530 sadece mal/hizmet tedarik sözleşmelerinde uygulanır, satış sözleşmelerinde uygulanmaz. Bu nedenle temerrüt faizine (vade farkına) hükmedilebilmesi için borçluya usulüne uygun bir temerrüt ihtarı gönderilmiş olması gerekir; ihtar yoksa temerrüt ancak icra takibi veya dava ile gerçekleşir. Ayrıca itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olduğundan, icra takibinde talep edilmeyen bir alacak (vade farkı) itirazın iptali davasında da talep edilemez.
Ele alınan sorunlar
İşlemiş faiz (vade farkı) talebinin reddi → ret
İddia: Davacı vekili, TTK'nın 1530/2 maddesi gereğince davalının temerrüde düştüğünü, davalının faturaya süresinde itiraz etmeyerek faturadaki aylık %7 vade farkı kaydını da kabul ettiğini, faturada yazılı vade tarihinde temerrüde düşüldüğünü ileri sürerek işlemiş faiz isteminin kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: TBK'nın 117. maddesine göre borcun ifa günü birlikte belirlenmiş veya bildirimle gerçekleşmişse bu günün geçmesiyle temerrüt oluşur; böyle bir tarih belirlenmemişse alacaklının ihtarıyla, ihtar da yoksa icra takibi veya dava açılmasıyla temerrüt gerçekleşir. TTK'nın 1530. maddesi yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, iki ticari işletme arasındaki sözleşmeler bakımından uygulanır; bu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup satış sözleşmelerinde uygulanamaz. Temerrüt faizine hükmedilmesi için davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. VUK'un 230. maddesi uyarınca faturada bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve faturaya itiraz edilmemiş olması, bu vadenin kararlaştırılan kesin vade olarak kabulünü sağlamaz. Somut olayda vade farkına ilişkin bir sözleşme hükmü veya teamül bulunmadığı gibi davacının temerrüt ihtarı da bulunmadığından, davacının vade farkı/işlemiş faiz talep etmesi mümkün değildir. Ayrıca itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, icra takibi asıl alacak ve belirli miktarda işlemiş faiz üzerinden başlatılmış olmakla, takipte talep edilmeyen vade farkının itirazın iptali davasında talebi de mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kısmen ret nedeniyle davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, 8,04-TL'lik işlemiş faiz talebinin reddine rağmen davalı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava 38.074,36-TL dava değeri gösterilerek açılmış olup, mahkemece 32.604,62-TL asıl alacak üzerinden davanın kabulü nedeniyle, reddedilen 5.469,74-TL üzerinden davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Faturadaki vade farkı kaydının kesin vade sayılamayacağı, TTK 1530'un satış sözleşmelerine uygulanamayacağı ve temerrüt faizi için ihtar gerektiği yönündeki tespit, mal satışına dayalı itirazın iptali davalarında işlemiş faiz/vade farkı talepleri açısından emsal niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ temerrüt↗ vade farkı↗ işlemiş faiz↗ TTK 1530↗ TBK 117↗ VUK 230↗ icra inkâr tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2425
KARAR NO 2022/681
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/07/2019
NUMARASI 2018/252 Esas 2019/732 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/05/2022
Davanın kısmen kabul- reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında mal bedeli karşılığında davalıya kesilen 03.01.2018 tarihli 32.604,62-TL bedelli fatura alacağının tahsil edilemediğini, bu nedenle davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafından davalıya satılan mallara ilişkin 05.10.2017 tarihli faturanın düzenlendiği, takibe konu faturadaki malların 05.10.2017 tarihli ambar tesellüm fişi ile davalıya teslim edildiği, mallar ile faturanın uyumlu olduğu, davalının isticvaba icabet etmediği, bu nedenle davacının takibe konu fatura yönünden mal teslimini ispatlamış sayıldığı, davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin ispat vasıtası sunulmadığı, bu haliyle davacının asıl alacak miktarı olan 32.604,62-TL asıl alacak yönünden davalıdan alacaklı olup, davalının takibe itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, takibe itirazın asıl alacak yönünden iptali ile asıl alacak yönünden takibin devamına, işlemiş faize ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; TTK'nın 1530/2 maddesi gereğince davalının temerrüde düştüğünü, davalının faturaya süresinde itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul ettiğini,vadeye ilişkin bir yazılı sözleşme olmasa da, davalının, faturalarda yer alan vade farkı uygulamasının faturanın kabulü ile birlikte kabul edilmiş sayılacağına ilişkin yazılı maddeyi de fatura ile birlikte kabul ettiğini, davalının faturada "aylık %7 vade farkı ödemeyi" kabul ettiğini,takip öncesi işlemiş faizin bu oranda hesaplandığını, davalının faturada yazılı vade tarihinde temerrüde düştüğünü, takipte talep ettikleri 8,04-TL'lik işlemiş faiz açısından davanın reddine rağmen davalı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından davalıya mal satışı nedeniyle fatura düzenlendiği fatura üzerinde, faturanın vadesinde ödenmemesi halinde alıcının aylık %7 vade farkı ödeyeceği kaydı bulunduğu, mahkemece işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, faturada yazılan vade tarihine göre TTK'nın 1530. maddesi gereğince işlemi faiz isteminin kabulü gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. TBK’nın 117/2. maddesine göre, “borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya ... taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle gerçekleşmişse, bu günün geçmesiyle ... borçlu temerrüde düşmüş olur." Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse, bu kez aynı maddenin 1.
fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir. TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmadan temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerinde uygulanması mümkün değildir.Temerrüt faizine hükmedilmesi için davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir.
VUK'un 230. maddesinde fatura içeriği belirtilmiş olup, faturada bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle, kararlaştırılan kesin vade olarak kabulü mümkün değildir. Somut olayda vade farkına ilişkin bir sözleşme hükmü veya teamül bulunmadığı gibi, davacının temerrüt ihtarı da bulunmadığından, davacının vade farkı, işlemiş faiz talep etmesi mümkün değildir.İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, icra takibi de 32.604,62-TL asıl alacak ve 8,04-TL işlemiş faiz üzerinden başlatılmış olmakla, takipte talep edilmeyen vade farkının itirazın iptali davasında talebi de mümkün değildir. Bu nedenle davacı vekilinin vade farkı ve işlemiş faize yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.
Öte yandan dava 38.074,36-TL dava değeri gösterilerek açılmış olup, mahkemece 32.604,62-TL asıl alacak üzerinden davanın kabulü nedeniyle, reddedilen 5.469,74-TL üzerinden davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi de isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 200-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 119,30-TL harcın davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/05/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230984 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi