Ticari vekilin imzaladığı sözleşmenin işletmeyi bağlaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2226 E. 2022/715 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Bir şirket adına birden fazla sözleşmeyi imzalayan ve şirket adına ödeme aracı düzenleyen kişi, ticari temsilcilik yetkisi bulunmasa da TBK 551 kapsamında ticari vekil sayılır ve bu sıfatla yaptığı sözleşme, teslim tutanağı düzenleme ve fatura teslim alma işlemleri işletmeyi bağlar; işten çıkarılması, daha önce akdedilen sözleşmelerin geçersizliğini ileri sürme hakkı vermez. Ayrıca, satılan malın ayıplı olduğu iddiasında bulunan taraf, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edemezse bu iddiaya dayanamaz.
Ele alınan sorunlar
Ticari vekil tarafından imzalanan sözleşmelerin davalıyı bağlayıp bağlamadığı → ret
İddia: Davalı, dayanak faturanın esas alındığı 12.02.2014 tarihli sözleşmenin kendisini bağlamadığını, sözleşmeyi imzalayan şantiye şefinin dava dışı çalışanı olduğunu ve işten çıkarıldığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK'nın 551. maddesine göre ticari vekil, ticari temsilcilik yetkisi verilmeksizin işletme sahibi tarafından işletmenin bazı işlerini yürütmek üzere yetkilendirilen kişidir ve bu yetki işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Davalı tarafça 2013-2014 yıllarında imzalanan dört sözleşmenin tamamı davalı adına aynı kişi tarafından imzalanmıştır. Davalının kabulünde olan sözleşme için çek verilmiş ve ödenmiştir; kabul edilmeyen sözleşmede de elden ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Daha sonraki bir tarihte ticari vekilin işine son verilmesi, davalıya daha önce imzalanan sözleşmelerin geçersizliğini ileri sürme hakkı vermez. İnşaatta taşeronlarla yapılan sözleşmeleri imzalayan ve şirket adına çek düzenleyen ticari vekilin, teslim tutanağı ile mal teslim almaya, sözleşme tanzimine ve fatura teslim almaya yetkili olduğunun kabulü gerekir. Davacının ticari vekille işbirliği yaparak davalıyı zarara uğrattığı iddiası ispatlanamamış; davalı çalışanının zararlandırıcı bir işlemi varsa bu husus adı geçenin kendi sorumluluğunu gerektirir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gizli ayıp iddiasına karşı süresinde ayıp ihbarında bulunulmaması → ret
İddia: Davalı, köşebentlerin ebatlarına ve montajda kullanılan yapıştırıcı malzemeye ilişkin gizli ayıp bulunduğunu, bunun zamanla ortaya çıktığını ve bilirkişi raporunca da tespit edildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı şirket vekili köşebentlerin ebatlarına ve montajda kullanılan yapıştırıcı malzemeye ilişkin gizli ayıp iddiasında bulunmuş ise de, ileri sürdüğü ayıplara karşı süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu iddia ve ispat etmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacak miktarının hesaplanmasında esas alınacak birim fiyat ve teslim edilen miktar → ret
İddia: Davalı, taraflar arasında en son 16.01.2014 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, 12.02.2014 tarihli sözleşmenin esas alınamayacağını, birim fiyatın KDV dahil 10,50-TL/mtül olduğunu ve bilirkişi hesaplamaları ile mahkeme kararı arasında uyum bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya düzenlenen 03/06/2014 tarihli ve KDV dahil 44.604-TL bedelli faturadan kaynaklanmakta olup faturanın dayanağının 12/02/2014 tarihli sözleşme olduğu davacı tarafça ileri sürülmektedir. Sözleşmede, 37.807-TL bedel ile 1.780 metre tül köşebendin 18-TL KDV dahil birim fiyat üzerinden davacı tarafından davalıya satışı ve montajının yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davalı şirket tarafından teslim alındığı kabul edilen 1.900 metre tül köşebendin sözleşmede yazılı birim fiyattan hesaplanarak hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
KDV'nin hesaplamaya dahil edilip edilmeyeceği hususunun istinaf kapsamı dışında kalması → tartışılmadı
Gerekçe: Dava dilekçesinde ihtilaflı işe ait bedel KDV dahil olmak üzere düzenlenen fatura bedelinin tahsili talep edilmiş, ancak mahkemece sözleşmede yazılı birim fiyata KDV dahil edilmeden hesaplama yapılarak fazla istem reddedilmiştir. Davacı aleyhine olan bu kısım bakımından hüküm istinaf edilmemiştir. KDV istemi reddedilmiş ve bu kısım kesinleşmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bir şirket adına tekrarlanan biçimde sözleşme imzalayan, ödeme aracı düzenleyen ve teslim tutanağı tanzim eden kişinin, işten çıkarılmış olsa da TBK 551 kapsamında ticari vekil sayılacağı ve önceden yaptığı işlemlerin işletmeyi bağlayacağı yönündeki değerlendirme, benzer uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari vekil↗ itirazın iptali↗ ayıp ihbarı↗ gizli ayıp↗ ticari temsilcilik↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2226
KARAR NO 2022/715
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/05/2019
NUMARASI 2014/1140 Esas 2019/568 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/05/2022
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı tarafından davalı borçlu hakkında Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 44.604-TL bedelli faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkilinin takibe konu faturada belirtilen malları davalıya satarak teslim ettiğini ancak davalı şirketin tebliğ edilen fatura bedelini ödemediğini belirterek itirazının iptali ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dayanak faturanın müvekkiline gönderilmediğini ve teslim alınmadığını, icra takibiyle ilgili fatura içeriğine dair davacı ile herhangi bir sözleşme yapılmadığını, faturada geçen malzemenin hiçbir şekilde müvekkiline teslim edilmediğini, davacı ile 16/01/2014 tarihinde bir adet sözleşme yapıldığını, iş bedelinin 20.580-TL belirlendiğini, sözleşme uyarınca davacıya 10.000-TL bedelli çekin avans olarak teslim edilip ödendiğini,davacının sözleşme kapsamındaki işi tamamlamadığını, montaj işinin başka firma tarafından tamamlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflar arasında inşaat malzemesi satışı ve montajına ilişkin olarak 15/11/2013, 16/12/2013, 17/01/2014 12/02/2014, tarihli sözleşmelerin düzenlendiği, tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda faturalar ve ödemelerin tarafların ticari defter kayıtlarında eksik gösterildiği veya hiç gösterilmediği,uyuşmazlığın tarafların ticari defter kayıtları üzerinden çözümünün mümkün olmadığı, uyuşmazlığın davacı tarafından düzenlenen 03/06/2014 tarihli ve 44.604-TL bedelli faturadan kaynaklandığı, faturanın ise taraflar arasında düzenlenmiş olan 12/02/2014 tarihli sözleşmeye dayalı olarak tanzim edildiği, söz konusu sözleşmede 1.780 metre tülün 18-TL birim fiyat üzerinden satış ve montajının, bedelin ise 37.807-TL olarak kararlaştırıldığı, davalı şirket yetkilisinin huzurda alınan beyanında 1.900 metre tül malzemenin teslim edildiğini kabul ettiği,ayrıca teslim hususunda 19/02/2014 tarihli teslim tutanağı düzelendiği, davalı tarafça teslim tutanaklarında imzası bulunan ...
tarafından sahte belge düzenlendiği iddia edilmiş ise de, o dönem şantiye şefi olarak çalışan ...'ın imzaladığı teslim tutanaklarına dayalı olarak davalı şirket tarafından yapılan çek ödemesinin davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı tarafça birim fiyatların fahiş olduğu iddia edilmiş ise de, dayanak sözleşmede yazılı birim fiyatın sözleşmede 18-TL olarak belirlendiği, teslim edilip montajının yapıldığı davalı tarafça da kabul edilen 1.900 metre tül köşebentin sözleşmede geçen 18-TL birim fiyat üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının alacağının 34.200-TL olduğu ve davalı tarafından yasal süresinde ayıp iddia ve ihbarının yapılmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, Bakırköy ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibe vaki davalı itirazının 34.200-TL asıl alacak üzerinden itirazın kısmen iptaline ,fazla istemin reddine alacak likit olmadığından, miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; taraflar arasında 16.01.2014 tarihli sözleşme imzalandığını, bundan başka bir sözleşme olmadığını, çalışanı ...'ı İş Kanunu 29.madde gereği işten çıkardıklarını, bu kişinin imzaladığı sözleşmelerin kendilerini bağlamayacağını, faturanın 28.08.2014 tarihinde müvekkilinin kendi adresine değil de şirket şantiyesindeki bekçiye tebliğ edildiğini, faturaya itiraz haklarından men ettirmeye çalıştıklarını, taraflar arasında bu zamana kadar yapılan tüm ticari işlemlerin şirket merkezine tebliğ edildiğini, karşı tarafın ilgili fatura alacağını hileli şekilde kesinleştirmeye çalıştığını, bankadan inşaat kredisi kullanılarak tamamlanmaya çalışılan inşaatın, davacının sözleşmeye aykırı tutumu nedeni ile kredi ödeme ve daire satışlarının engellendiğini, müvekkilinin başka şirketle anlaşarak montaj tamamlama işlemlerine devam etmeye çalıştığını ancak yine de ayıplı montaj nedeni ile büyük zarara uğradığını,davacının başkası tarafından tamamlanan işlemleri kendi yapmış gibi göstererek sahte fatura düzenlediğini, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar ile mahkemenin karar verdiği bedel arasında uyum olmadığını, taraflar arasında en son 16.01.2014 tarihinde sözleşme akdedildiğini,...'la 12.02.2014 tarihli yeni bir sözleşme imzalanmasının izahı olmadığını, birim fiyatın KDV dahil 10,50-TL/mtül olduğunu, 1.960 mtül malzemenin fiyatının da 20.850-TL olarak hesaplandığını,12.02.2014 tarihli sözleşmenin esas alınamayacağını, bilirkişi raporunun 16.01.2014 tarihli sözleşmenin esas alınması gerektiğini ortaya koyduğunu, davacının yaptığı imalatın hatalı olduğunun ilk bakışta anlaşılmasının mümkün olmayacağını, zamanla ortaya çıkan gizli ayıp olduğunu, bilirkişi tarafından bunun tespitinin yapıldığını, sözleşmede işin bedeli "KDV dahil" olarak kararlaştırılmasına rağmen kararda KDV'nin dahil mi yoksa hariç mi olduğunun belirtilmediğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacı- alacaklının, davalı- borçluya L köşebent satış, montaj işleri için düzenlediği fatura bedelinin tahsili amacıyla başlattığı ilamsız takibine vaki davalı itirazının iptali istemine ilişkindir. Davalı, 17.01.2014 tarihli sözleşmeyi kabul etmektedir. Davalı, diğer sözleşmelerin davacı ile dava dışı kendi çalışanlarından şantiye şefi ... arasında imzalandığını, ...'ı 28.03.2014 tarihinde işten çıkardıklarını, diğer sözleşmelerin kendilerini bağlamayacağını savunmaktadır. Ayrıca, davalı şirket temsilcisi 08/12/2015 tarihli celsedeki beyanında, davacı tarafça düzenlenen 03/06/2014 tarihli faturadaki ürünün 1.900 metre tüllük kısmının şantiyede teslim alındığı, kalınlığının 2,5 mm altında olduğu, anlaştıkları birim fiyatın 10-TL olduğu, aldıkları ürünlerin tahminen %60 veya %70'inin montajının davacı tarafından yapıldığını, montajın kusurlu olduğunu, kalan kısmın montajının dava dışı bir firmaya yaptırıldığı savunulmuştur.
Eldeki davada uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya düzenlenen 03/06/2014 tarihli ve kdv dahil 44.604-TL bedelli faturadan kaynaklanmakta olup faturanın dayanağı taraflar arasında düzenlenmiş olan 12/02/2014 tarihli sözleşme olduğu davacı tarafça ileri sürülmektedir. TBK'nın 551. maddesine göre ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir. Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez.
Davalı tarafça 2013-2014 yıllarında imzalanan 4 adet sözleşmenin tamamı davalı adına ... tarafından imzalanmıştır.Bu sözleşmelerden davalı tarafın kabulünde olan 17.1.2014 tarihli sürgülü doğrama işi için davalı 10.000-TL tutarlı çek vermiş bu çekin ödendiği davalı tarafça beyan edilmiştir.Yine davalı tarafından kabul edilmeyen sözleşmede ise elden 10.000-TL ödendiği belirtilmektedir.Daha sonraki bir tarihde ticari vekilin işine son verilmesi davalıya daha evvel imzalanan sözleşmelerin geçersizliğinin ileri sürülmesi hakkı vermemektedir.Dosya kapsamı itibariyle ...'in davacı ile imzalanan ihtilafsız sözleşmeleri de imzaladığı anlaşılmaktadır.İnşaatta taşeronlar ile yapılan sözleşmeleri imzalayan ve beyanına göre şirket adına çek düzenleyen ticari vekilin teslim tutanağı ile mal teslim almasında ,sözleşme tanzimine ,fatura teslim almaya yetkili olduğunun kabulü gerekir.Davacının ,ticari vekili ile işbirliği yaparak davalıya zarara uğrattığı iddiaları ise kanıtlanamamıştır.Eğer davalı çalışanının davalıya zararlandırıcı işlemi var ise bu husus adı geçenin sorumluluğunu gerektirir.
Davalı şirket vekili köşebentlerin ebatlarına ve emtianın montajının yapılmasında kullanılan yapıştırıcı malzemeye ilişkin gizli ayıp iddiasında bulunmuş ise de, ileri sürdüğü ayıplara karşı süresinde ayıp ihbarinda bulunduğunu iddia ve ispat etmemiştir.Sözleşmede, 37.807-TL bedel ile 1.780 metre tül köşebentin 18-TL kdv dahil birim fiyat üzerinden davacı tarafından davalıya satışı ve montajı yapılacağı kararlaştırıldığı,dava dilekçesinde ihtilaflı işe ait bedel kdv dahil olmak üzere düzenlenen fatura bedelinin tahsili talep edilmiş,ancak mahkemece sözleşmede yazılı birim fiyata kdv dahil edilmeden hesaplama yapılarak fazla istem red edilmiş ,davacı aleyhine olan bu kısım bakımından hüküm istinaf edilmemiştir.
KDV istemi red edilmiş ve bu kısım kesinleşmiştir.Davalı şirket tarafından teslim alındığı kabul edilen 1.900 metre tül köşebendin sözleşmede yazılı birim fiyattan hesaplanarak hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle İİK m. 67 gereği davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.336,20-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 585-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.751,20-TL daha harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 17,60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230942 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi