6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Vekille itirazda dahi asile tebligat gerekliliği ve süresiz delil

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1941 E. 2022/421 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davası icra takibinden bağımsız bir dava olduğundan, icra takibine vekil aracılığıyla itiraz edilmiş olsa bile itirazın iptali davasının dava dilekçesi davalı asile tebliğ edilmelidir; asile usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra davalı cevap vermez ve süresinde delil bildirmezse, HMK 140/5 ve 145. maddeleri gereğince sonradan sunulmaya çalışılan savunma ve deliller (örn. ayıp/sözleşmeye aykırı ifa iddiası) incelenemez ve bu savunmaya dayalı itiraz kanıtlanmamış sayılır.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasında dava dilekçesinin tebliğ usulü → ret

İddia: Davalı vekili, icra dosyasında vekil olmalarına rağmen kendilerine tebligat yapılmadığını, davalının ev adresine tebligat yapılmasını kabul etmediklerini ileri sürerek usulsüz tebligat itirazında bulunmuştur.

Gerekçe: İtirazın iptali davası açılması icra dosyasından bağımsız bir dava olduğundan, icra takibine vekil aracılığıyla itiraz edilmiş olsa da itirazın iptali davasında dava dilekçesinin davalı asile tebliği gerekir; zira davalının bu davada henüz vekilinin bulunup bulunmadığı bilinmediğinden doğrudan vekile tebligat yapılması mümkün değildir. Davalı gerçek kişi olup, yerleşim yeri adresinde birlikte yaşayan eş ve çocuklarına tebligat yapılmış, bilirkişi incelemesi için çıkartılan tebligat uyarınca davalı ticari defterlerini de ibraz etmiştir. Bu nedenle usulsüz tebligat yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Cevap dilekçesi vermeyen davalının sonradan delil bildirememesi → ret

İddia: Davalı vekili, davacının yaptığı işle ilgili olarak müvekkili ile İBB arasında çıkan sorunlar nedeniyle oluşan zararın fatura edildiğini, bu hususun dikkate alınmadan eksik inceleme sonucunda karar verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'nın 140/5. maddesi, ön inceleme duruşmasında dahi, dava ve cevap dilekçesinde gösterilmiş olmayan belgenin ikamesine izin vermemektedir. Dava ve cevap dilekçelerinde gösterilmemiş bulunan delillerin, ön inceleme duruşması da dâhil olmak üzere sonradan ikame edilmesi, ancak HMK 145. maddede belirtilen şartlarla mümkündür. Davalıya dava dilekçesi, ticari defter incelemesine ilişkin ara karar ve bilirkişi raporu usulüne uygun olarak aynı konutta oturan eş ve çocuklarına tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı cevap vermemiş ve süresinde delil bildirme hakkını kullanmamıştır. Bu nedenle yargılama sırasında süresinde delil sunulmadığından, davalının ayıp veya sözleşmeye uygun teslim yapılmadığından zarara uğradığına ilişkin savunma ve delilleri incelenemeyecektir. Sözleşmeye aykırı (aliud) ifa nedeniyle zarara uğradığı hususu davalı tarafça kanıtlanamadığından, kanıtlanan takip konusu alacak bakımından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İcra takibine vekil aracılığıyla itiraz edilmiş olsa da, itirazın iptali davasının icra takibinden bağımsız bir dava olduğu ve bu davada dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edilmesi gerektiği yönündeki tespit ile cevap vermeyen ve süresinde delil bildirmeyen davalının HMK 140/5 ve 145. maddeleri gereğince sonradan delil ikame edemeyeceği yönündeki tespit, benzer usul sorunları bakımından emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali usulsüz tebligat ticari satım cari hesap alacağı sözleşmeye aykırı (aliud) ifa ön inceleme duruşması delil bildirme süresi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 122HMK 140/5HMK 145

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1941

KARAR NO 2022/421

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/06/2019

NUMARASI 2018/781 Esas - 2019/689 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/03/2022

İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; borçlu ile müvekkili arasında iş ilişki bulunduğunu, bu iş ilişkisi çerçevesinde davalı tarafın belirli tarihlerde faturalandırılmış borcu için müvekkiline çeklerle ödemeler yaptığını, ancak davalının bakiye 45.749,01-TL borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla cari hesap alacağı üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe hasız olarak itiraz edildiğini, borçlunun itirazının yerinde olmadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; takip konusu 5 adet faturanın mal satışına ilişkin olduğu, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı oldukları ve yine tarafların defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 45.749,01-TL alacaklı olduğu,davalı tarafça takip tarihi sonrasında davacı adına 375.638,63 TL'lik "İstanbul Anadolu Yakası 1. etap cadde düzenleme orta altyapı inşaatı (... caddesi yolu... basınç dayanım 30 olması gerekirken 25.1 26.1) 2 (iki) adet test raporu sonucuna göre kesinleşmiştir." açıklaması ile fatura tanzim edildiği, dosyaya 25.10.2017 tarih ve 03.11.2017 tarihli test raporlarının sunulduğu, işbu ayıp ile ilgili davacı tarafa süresi içerisinde yazılı bildirimde bulunulduğuna dair herhangi bir vesaikin dosya kapsamında bulunmadığı, söz konusu mal ve/veya hizmet alımları ile ilgili iade ve/veya bedelleri 13.06.2018 takip tarihi öncesinde ödediğini ispatlayıcı mahiyette herhangi bir belge ibraz etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; icra dosyasında vekil olmalarına rağmen taraflarına tebligat yapılmadığını, şahıs ticari işletme sahibi olan müvekkilinin ev adresine tebligat yapılmasının kabul etmediklerini, davacının yaptığı işle ilgili olarak müvekkili ile İBB arasında çıkan sorunlar nedeniyle oluşan zararın fatura edildiğini, bu husus dikkate alınmadan eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sonucu oluşan cari hesap alacağının tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 122. maddesinde dava dilekçesinin davalıya tebliğ edileceği düzenlenmiştir.Davalı tarafından icra dosyasına vekili aracılığıyla itiraz dilekçesi ibraz edilmiştir. Ancak itirazın iptali davası açılması icra dosyasından bağımsız olduğundan, icra takibine vekil aracılığıyla itiraz edildikten sonra itirazın iptali istemli davada dava dilekçesinin davalı asile tebliği gerekmektedir.Zira davalının henüz vekilinin bulunup bulunmadığının bilinmediği bir dönemde doğrudan vekile tebligat yapılması mümkün değildir. Diğer yandan davalı gerçek kişi olup, davalının yerleşim yeri adresinde birlikte yaşayan eş ve çocuklarına tebligat yapılmış olup, bilirkişi incelemesi için çıkartılan tebligat uyarınca inceleme sırasında ticari defterlerini de ibraz ettiği anlaşılmasına göre, davalının bu nedenle usulsüz tebligat yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Ancak davalıya dava dilekçesi 25.07.2018 tarihinde, ticari defter incelemesine ilişkin ihtarı içeren ara kararı 12.03.2019 tarihinde, bilirkişi raporu ise 08.05.2019 tarihinde usulüne uygun olarak aynı konutta birlikte oturan eş ve çocuklarına tebliğ edilmesine rağmen, davalı tarafından davaya cevap verilmeyerek süresinde delil bildirme hakkı da kullanılmamıştır.

HMK’nun 140/5. maddesi, ön inceleme duruşmasında dahi, dava ve cevap dilekçesinde gösterilmiş olmayan belgenin ikamesine izin vermemiştir. Dava ve cevap dilekçelerinde gösterilmemiş bulunan delillerinin, ön inceleme duruşması da dâhil olmak üzere, sonradan ikame edilmesi, ancak 145. maddede belirtilen şartlarla mümkündür.Yargılama sırasında süresinde delil sunulmadığından davalının ayıp veya sözleşmeye uygun teslim yapılmadığından zarara uğradığına ilişkin savunma ve delilleri incelenemeyecektir.Sözleşmeye aykırı(aluid) ifa nedeniyle zarara uğradığı hususu davalı tarafça kanıtlanamadığından,kanıtlanan takip konusu alacak bakımından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle,istinaf nedeni yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.125,11-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 781,20‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.343,91-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 29,70-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 17/03/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230925 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.