6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Organik bağ nedeniyle tüzel kişilik perdesinin aralanması ve müteselsil sorumluluk

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2068 E. 2022/468 K. ·

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir alacaklının, borçlu tüzel kişiden alacağını tahsil edememesi ve borçlu ile üçüncü kişiler (gerçek veya tüzel kişiler) arasında ortaklık yapısı, ortak yönetici/yetkili ilişkisi, mal satışına dayanmayan yoğun para trafiği, borcun ödenmesi/yapılandırılması konusunda üçüncü kişilerce yürütülen yazışmalar ve garanti taahhütleri gibi olgularla organik bağ bulunduğunun ispatlanması halinde, tüzel kişilik ve mal ayrılığı ilkesinin istisnası olarak tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle bu üçüncü kişilerin de alacaktan sorumlu tutulabileceği kabul edilir. Bu teori istisnai nitelikte olup dar yorumlanmalı ve ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, başka bir yasal sorumluluk nedenine dayanmanın mümkün olmadığı durumlarda uygulanmalıdır.

Ele alınan sorunlar

Tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalıların sorumluluğu → ret

İddia: Davalı vekili, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkili ile diğer davalılar arasında somut bir organik bağın ortaya konulamadığını, müvekkili ile dava dışı borçlu şirket arasında tek bir ticari ilişkinin bulunmadığını, organik bağın varlığını tespit için gereken kriterlerin hiçbirinin mevcut olmadığını, bu nedenle dayanaktan yoksun bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Öğreti ve uygulamada kabul edilen tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi, bazı şartların varlığı halinde, tüzel kişilik ve mal ayrılığı ilkesi dikkate alınmadan mevcut tüzel kişiliğin arkasına saklanan gerçek veya tüzel kişinin borçtan sorumlu tutulmasını ifade eder. Mal varlığının bağımsızlığı ve sınırlı sorumluluk ilkelerinin istisnası olan bu teori, ancak istisnai ve sınırlı durumlarda titizlikle uygulanmalı, mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, başka bir yasal nedene dayanmanın mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır. Somut olayda; asıl borçlu şirketin eski ortağının davalı gerçek kişinin kardeşi olması, davalı şirketlerin aynı adreste faaliyet göstermiş olması, davalı gerçek kişinin diğer davalı şirketlerde de ortak/yetkili olması, borçlu şirket ile davalı şirket arasında mal satışına dayanmayan yüksek hacimli ve sürekli çek alışverişi şeklinde para trafiği bulunması, borcun yapılandırılması ve ödenmesi konusunda davalı şirket çalışanları ile davalı gerçek kişinin borçlu şirket adına yazışmalar yapmış olması, davalılarca imzalanmamış olsa da garanti sözleşmesinde davalı gerçek kişinin kardeşi ile eski ortağının ve kendisine ait olduğunu belirttiği şirketin garantör olarak yer alması ve bir kimsenin ilgisi olmadığını iddia ettiği başka bir şirketin borcunu üstlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı oluşu birlikte değerlendirildiğinde, borçlu şirket ile davalılar arasında organik bağ bulunduğu, davacının alacağının hiçbir mal varlığı bulunmayan borçlu şirketten tahsil olanağının bulunmadığı, davalıların tüzel kişilik kavramının arkasına saklanarak dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla davacının alacağının tahsilini engelleyip alacaklıyı zarara uğrattıkları sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacının dava dışı şirketten olan alacağını tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalılardan isteyebileceği kabul edilmiş ve ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararında isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin hangi somut olgusal kriterlerle (ortaklık/akrabalık bağı, mal satışına dayanmayan yoğun para trafiği, borç yapılandırma yazışmaları, garanti sözleşmesindeki dolaylı taraf ilişkileri) uygulanabileceği konusunda dairenin kendi değerlendirmesi bulunmaktadır; bu yönüyle benzer organik bağ iddialı alacak davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişilik perdesinin aralanması organik bağ mal varlığı ayrılığı ilkesi dürüstlük kuralı müteselsil sorumluluk garanti sözleşmesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA N 2019/2068

KARAR NO 2022/468

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİH 24/03/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı .. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı ...Ecza Deposu hakim ortağı ve yetkilisi olan davalı ...'in müvekkili ile 2005 yılından beri ilaç alım- satım ilişkisi bulunduğunu, davalının 2011 yılında dava dışı ... Ecza Deposunun kendi şirketler grubuna dahil olduğunu belirterek bir kısım mal alımını bu şirket üzerinden yapmak istediğini, müvekkilinin de kabulü ile bu firma ile mal alım satımı yapıldığını, ancak bir süre sonra ... Ecza Deposunun ödeme yapmamaya başladığını, adına ...Ecza Deposu tarafından bir kısım ödeme yapıldığını, kalan alacak için müvekkili tarafından ... Ecza Deposu hakkında icra takipleri başlattıklarını, ancak haciz aşamasında şirketin hiçbir mal varlığının bulunmadığının anlaşıldığını, bu şirketin ortakları davalının kardeşi ...'ın ortağı oldukları şirketin gerçekte davalının kontrolünde olduğunu, ...'in de sonradan hisselerini diğer ortağa devrettiğini, davalının ...

firmasının finansman sıkıntısını haksız kazanç sağlayarak aşmaya çalıştığını, müvekkilinin alacak tutarının 16.949.924,72-TL olduğunu, ... Ecza Deposu ile...Ecza Deposu'nun fiilen davalının kontrolünde olduğunu, tüm ticari kararların davalı ... tarafından veya onun onayı ile alındığını, ...Ecza Deposuna ve borcun yapılandırılmasına ilişkin yazışmaların .. Eczanesi çalışanları tarafından bu firmanın e-posta adresi üzerinden yapıldığını, taraflar arasındaki görüşmeler sonucunda garanti sözleşmesi imzalanması konusunda anlaşıldığını, bu sözleşme ile garantörlerin borçtan müteselsilen sorumlu kılındıklarını, ancak imza günü davalı ...'in imza atmaktan vazgeçtiğini, bu sözleşmenin davalının kardeşi ile mutemetleri, ...

Ecza Deposu ve dava dışı ...şirketi tarafından imzalandığını, bu sözleşmenin de davalılar arasındaki bağı doğruladığını, müvekkili tarafından ... Ecza Deposuna satılan ilaçların... Ecza Deposu adına kayıtlı olmasının da bu ilişkiyi ve organik bağı doğruladığını, şirketlerin stok ve envanter kayıtlarının birbirine karışmış olduğu, bu nedenle tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle müvekkilinin alacağının tahsilinin mümkün kılınmasının gerektiğini, davalının Teraspark firmasının da hakim hissedarı olup paravan şirket yoluyla elde ettiği kazancı bu şirkete aktardığını belirterek, 500.000-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı ... Ecza Deposu ... Ltd. Şti. ve ... vekili; davacı vekilinin aynı iddialarla yaptığı suç duyurusu üzerine İstanbul CBS'nin 2015/121803 Soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ticaret sicil kayıtlarından görüleceği üzere ... Ecza Deposu ile ... Ecza Deposu farklı zamanlarda kurulmuş tüzel kişilikler olup aralarında fikri ve muvazaalı birliktelik durumunun söz konusu olmadığını, uzun yıllar sorunsuz işleyen ticari ilişkiye rağmen müvekkili ile hiç bir bağı olmayan şirketle davacı arasındaki ilişki bahane edilerek şahsi menfaatlerin korunmaya çalışıldığını, şirketin sermayesinin borçlu olduğu iddia edilen miktarı karşılamadığından bahisle müvekkillerine dava açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı . .. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; tüzel kişiliklerde mal ayrılığı ilkesi geçerli olup, tüzel kişinin malvarlığının, onun ortaklarının ve yönetiminde bulunan organları oluşturan kişilerin ve kardeş ortaklıkların malvarlığından bağımsız ve ayrı olduğu, eğer kişilik ve mal varlığı ayrılığı ilkesi uygulanmıyorsa, yani malvarlıkları birbirine karışmışsa ve bu durumdan 3. kişiler zarar görüyorsa, art niyetle ve hesabi davranışlarla sırf sorumluluktan kurtulmak amacıyla tüzel kişilik perdesi ardına sığınılmış ise, bu durumda TMK'nın 2. maddesi gereği şahıs ve mal ayrılığı ilkesinin istisnaen uygulanmadığını, somut olayda davacının, alacağını dava dışı borçlu şirketten alamadığını ve borçlu şirket ile davalıların organizasyonları ile malvarlıklarının birbirine karıştığını iddia etmesine göre, tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi gereğince davalı tarafa ait ticari defterlerin de incelenmesi suretiyle borçlu ile davalıların malvarlıklarının karışıp karışmadığı, tüzel kişiliğin perdesinin kaldırılması koşullarının var olup olmadığının tespiti yoluna gidildiği, bilirkişi raporunda dava dışı borçlu şirket ile davalı şirketler arasında gerçekleştirilen iş ve işlemlerin kapsam ve mahiyeti dikkate alınarak dava dışı şirket ile davalı şirketler arasında kimin finansman ihtiyacı var ise diğer şirketin onun finansmanını sağladığına ilişkin tespit ile organik bağın varlığının kabul edildiğini, bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla belirlenen hususlar dikkate alındığında, davalı şirketler ve davalı şirketin hakim ortağı olan davalı ...

arasında organik bağ olduğu ve dava dışı borçlu şirketin mal varlığının davalıların mal varlığı ile karıştığı, davacının dava dışı şirketten olan alacağından sorumlu tutulmaları gerektiği sonucuna varıldığı, hal böyle oluncatüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmiş bulunmasına göre, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... Gayrimenkul vekili; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin diğer davalılar ile somut bir organik bağının ortaya konulamadığını, müvekkili şirket ile dava dışı ... Ecza Deposu arasında tek bir ticari ilişki bulunmadığını, bilirkişi raporunda ... Ecza deposunun kestiği otel faturasına raporda yer verildiğini, fakat müvekkilinin banka yolu ile gönderdiği havaleye yer verilmediğini, müvekkili ile şirketin müdürü ... arasındaki hangi işlemlerin organik bağ anlamına geldiğinin açıklanmadığını, müvekkili ile dava dışı ... Ecza Deposu arasında organik bağın varlığını tespit için gereken kriterlerin hiç birinin mevcut olmadığını, bu nedenle dayanaktan yoksun bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı ile davalı ... Ecza Deposu arasındaki ticari ilişki sonucu oluşan alacağın tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle, borçlu ile organik bağ bulunduğu iddia edilen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Öğreti ve uygulamada kabul edilen tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi; bazı şartların varlığı halinde, tüzel kişilik ve mal ayrılığı ilkesi dikkate alınmadan mevcut tüzel kişiliğin arkasına saklanan gerçek veya tüzel kişinin borçtan sorumlu tutulmasını ifade etmektedir. Mal varlığının bağımsızlığı ve sınırlı sorumluluk ilkelerinin istisnası olan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi, ancak istisnai ve sınırlı durumlarda titizlikle uygulanması gereken bir teoridir.

Bu teoriye ihtiyatlı bir biçimde yaklaşılmalı, istisnai olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır (Yargıtay 11 HD 23.02.2021 tarih ve 2020/2970 esas, 2021/1603 karar sayılı ilamı).Somut olayda; davacı ile dava dışı...Ecza Deposu arasında gerçekleşen ticari alım satım ilişkisi kapsamında oluşan alacağın ödenmemesi üzerine davacı tarafından bu şirket aleyhine İstanbul 3.

İcra Dairesinin ...ve...esas sayılı dosyalarında icra takibi başlatıldığı, ancak haciz aşamasında borçlu şirket adına kayıtlı mal varlığının bulunmaması nedeniyle alacağın tahsil edilemediği, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacı alacağının 16.949.924,72-TL olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından; asıl borçlu ... Ecza Deposu'nun eski ortaklarından...'in davalı ...'in kardeşi olduğu, ...Ecza Deposu şirketinin davalı ...Ecza Deposu şirketi ile 11.11.2009- 03.03.2010 tarihleri arasında aynı adreste faaliyet gösterdikleri, davalı... Ecza Deposu'nun münferiden yetkilisinin davalı ... olduğu, dava dışı ...Ecza Deposu'nun ortağı olan ...'in davalı ...'ın kardeşi olup sonradan hisselerini devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, davalı ...şirketinin ise davalı ...

ile dava dışı ... tarafından kurulduğu, ...ın hisselerini dava dışı kişiye devrettiği, ...'in halen ortak ve şirketin yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır.25.03.2015 tarihli garanti sözleşmesinde; alacaklı davacı, borçlular ise ...ve...Ecza Deposu firmaları olup, sözleşmenin konusunun borçluların alacaklı nezdinde doğmuş ve doğacak olan tüm borçlarının ödenmesinin garanti edilmesi olduğunun belirtildiği, garantör olarak davalılar ... ve ... ile birlikte dava dışı şirket ve kişilerin de adının geçtiği, sözleşmenin davacı ile birlikte garantör sıfatıyla ...Ecza Deposu, ...l ve ... firmaları tarafından imzalandığı, davalıların ise sözleşmeyi imzalamadıkları görülmüştür.

Taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından; davacı ile olan ticari ilişkide dava dışı asıl borçlu ... Ecza Deposu'nun davacıya olan borcunun ödenmesi, yapılandırılması gibi konularda davalı ... Ecza Deposu'nun çalışanları tarafından bu şirketin e-posta adresinden davacıya mesajlar yazıldığı, bu e-postalar arasında davalı ...'in de ödeme taahhüdünü içeren yazışmalarının bulunduğu tespit edilmiştir.

Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre dava dışı ... Ecza Deposu'ndan 2015 yıl sonu itibariyle 16.949.924,72-TL alacaklı, davalı ... Ecza Deposundan ise 4.322.551,78-TL alacaklı olduğu, davalı ... Ecza Deposu'nun davalı ... şirketinden 2.603.658,34-TL alacaklı olduğu, davalı ... şirketi ile dava dışı ...şirketi arasında 2011 yılından itibaren yoğun bir ticari ilişki bulunduğu, ... şirketi yüklü miktarda alacaklı iken bile ... şirketine ödemeler yaptığı, şirketler arasında mal alışverişi haricinde sürekli çek alış verişi bulunduğu tespit edilmiştir. Dava dışı ...şirketinin borcunun yapılandırılması ve ödenmesi konusunda davalı ... şirketi çalışanları ve davalı ...'in ...

şirketi adına davalı ile yaptıkları yazışmalar, borçlu şirket ile davalı şirketlerin ortaklık yapısı itibariyle ...şirketinin önceki ortağı olan ...'in davalı ...'ın kardeşi oluşu, davalı ...'ın diğer davalılar...şirketlerinde de ortak oluşu, borçlu ...şirketi ile davalı ...şirketi arasındaki yüksek hacimli ve bir mal satışına dayanmayan ticari ilişki, yine ...şirketi ile ...k arasındaki yüksek hacimli işlemler, ayrıca davalılar tarafından imzalanmamış olsa da garanti sözleşmesinde davalı ...'ın kardeşi ...ile yine davalı ...'ın eski ortağı olduğu ve e-posta yazışmasında kendisine ait olduğunu belirttiği ...şirketinin imzasının bulunması, bir kimsenin ilgisinin olmadığını iddia ettiği başka bir şirketin borcunu üstlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı oluşu hususları da birlikte değerlendirildiğinde;

borçlu ...şirketi ile davalılar ... şirketi arasında organik bağ bulunduğu, davacının alacağının hiçbir mal varlığı bulunmayan borçlu şirketten tahsil olanağının bulunmadığı, borçlu şirket ile davalılar arasında genellikle mal alışverişine dayanmayan yoğun bir para trafiği bulunduğu, bu suretle davalıların tüzel kişilik kavramının arkasına saklanarak dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla davacının alacağının tahsilini engelleyerek alacaklıyı zarara uğrattıkları, bu nedenle davacının dava dışı şirketten olan alacağını, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalılardan isteyebileceği kabul edilmelidir. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 34.155-TL istinaf karar harcından davalı ... Ltd. Şti. tarafından peşin yatırılan 8.538,75‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.616,25-TL bakiye harcın davalı .. Ltd. Şti.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı ... Ltd. Şti. tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından sarf edilen 50-TL istinaf yargı giderinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/03/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230827 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4720 E. 2023/6770 K. · Onandı

Organik bağ nedeniyle tüzel kişilik perdesinin aralanması

Gerekçe özeti

Borçlu şirket ile üçüncü kişiler arasında mal alışverişine dayanmayan yoğun para ve çek trafiği, ortaklık ve akrabalık bağları, borcun yapılandırılmasına ilişkin ortak yazışmalar ve borcun üstlenilmesini gösteren belgeler birlikte organik bağı ortaya koyuyorsa ve borçlu şirketin malvarlığı bulunmadığından alacak ondan tahsil edilemiyorsa, tüzel kişilik kavramının arkasına saklanarak dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla alacaklıyı zarara uğratan kişilerden, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle alacağın tahsili istenebilir.

Emsal değeri

Organik bağın hangi somut olgu kalıbından (mal alışverişine dayanmayan para trafiği, ortaklık/akrabalık bağı, borcun üstlenilmesi) çıkarılacağı ve perdenin aralanması için borçlu şirketten tahsil imkânsızlığının aranması yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: tüzel kişilik perdesinin aralanması organik bağ malvarlıklarının karışması dürüstlük kuralı müteselsil sorumluluk alacaklıdan mal kaçırma

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/4720 E.  ,  2023/6770 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2068 Esas, 2022/468 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/950 E., 2019/83 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalılar ... Ecza Deposu ... Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı şirketten alacağı olduğunu, davalıların bu şirket ile organik bağının bulunduğunu, müvekkilinin alacağını ödememe amacıyla ileri sürerek 500.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dışı şirket ile aralarında organik bağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... ... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı borçlu şirket ile davalı şirketler arasında gerçekleştirilen iş ve işlemlerin kapsam ve mahiyeti dikkate alınarak dava dışı şirket ile davalı şirketler arasında kimin finansman ihtiyacı var ise diğer şirketin onun finansmanını sağladığına ilişkin tespit ile organik bağın varlığının kabul edildiğini, bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla belirlenen hususlar dikkate alındığında, davalı şirketler ve davalı şirketin hakim ortağı olan davalı ... arasında organik bağ olduğu ve dava dışı borçlu şirketin mal varlığının davalıların mal varlığı ile karıştığı, davacının dava dışı şirketten olan alacağından sorumlu tutulmaları gerektiği sonucuna varıldığı, hal böyle olunca tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmiş olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin diğer davalılar ile somut bir organik bağının ortaya konulamadığını, müvekkili şirket ile dava dışı ... Ecza Deposu arasında tek bir ticari ilişki bulunmadığını, bilirkişi raporunda ... Ecza deposunun kestiği otel faturasına raporda yer verildiğini, fakat müvekkilinin banka yolu ile gönderdiği havaleye yer verilmediğini, müvekkili ile şirketin müdürü ... arasındaki hangi işlemlerin organik bağ anlamına geldiğinin açıklanmadığını, müvekkili ile dava dışı ... Ecza Deposu arasında organik bağın varlığını tespit için gereken kriterlerin hiç birinin mevcut olmadığını, bu nedenle dayanaktan yoksun bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı ... Ecza Deposu arasında gerçekleşen ticari alım satım ilişkisi kapsamında oluşan alacağın ödenmemesi üzerine davacı tarafından bu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, ancak haciz aşamasında borçlu şirket adına kayıtlı mal varlığının bulunmaması nedeniyle alacağın tahsil edilemediği, davalı ... şirketi ile dava dışı ... şirketi arasında 2011 yılından itibaren yoğun bir ticari ilişki bulunduğu, ... şirketi yüklü miktarda alacaklı iken bile ... şirketine ödemeler yaptığı, şirketler arasında mal alışverişi haricinde sürekli çek alış verişi bulunduğu, dava dışı ... şirketinin borcunun yapılandırılması ve ödenmesi konusunda davalı ...

şirketi çalışanları ve davalı ...'in ... şirketi adına davalı ile yaptıkları yazışmalar, borçlu şirket ile davalı şirketlerin ortaklık yapısı itibariyle ... şirketinin önceki ortağı olan Sedat Gülmez'in davalı ...'ın kardeşi oluşu, davalı ...'ın diğer davalılar ... ve ... şirketlerinde de ortak oluşu, borçlu ... şirketi ile davalı ... şirketi arasındaki yüksek hacimli ve bir mal satışına dayanmayan ticari ilişki, yine ... şirketi ile ... arasındaki yüksek hacimli işlemler, ayrıca davalılar tarafından imzalanmamış olsa da garanti sözleşmesinde davalı ...'ın kardeşi Sedat ile yine davalı ...'ın eski ortağı olduğu ve e-posta yazışmasında kendisine ait olduğunu belirttiği Alfafarma şirketinin imzasının bulunması, bir kimsenin ilgisinin olmadığını iddia ettiği başka bir şirketin borcunu üstlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı oluşu hususları birlikte değerlendirildiğinde;

borçlu ... şirketi ile davalılar ... şirketi arasında organik bağ bulunduğu, davacının alacağının hiçbir mal varlığı bulunmayan borçlu şirketten tahsil olanağının bulunmadığı, borçlu şirket ile davalılar arasında genellikle mal alışverişine dayanmayan yoğun bir para trafiği bulunduğu, bu suretle davalıların tüzel kişilik kavramının arkasına saklanarak dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla davacının alacağının tahsilini engelleyerek alacaklıyı zarara uğrattıkları, bu nedenle davacının dava dışı şirketten olan alacağını, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalılardan isteyebileceği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... Ecza Deposu, dava dışı ... Ecza Deposu ile müvekkili arasında, müvekkilinin sorumlu tutulmasını gerektirecek bir organik bağ bulunmadığı, salt ortaklarının aynı olmasının tek başına şirketler arasında organik bağ ilişkisinin kurulması veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli olmadığını, garanti sözleşmesinin davalı ...'in kardeşi tarafından imzalanmış olması nedeniyle davalıların da bu sözleşmeden haberdar oldukları yönündeki değerlendirmenin kabul edilemeyeceği, kaldı ki, kanunen üçüncü kişilerin borcunun garanti edilmesine ya da üstlenilmesine cevaz verildiğini, müvekkili ile davacı ve davacının alacaklı olduğu dava dışı ...

Ecza Deposu arasında ticari tek bir temasın dahi bulunmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı ... Ecza Deposu ile davalı ... şirketi arasında organik bağ bulunduğu kabul edilse dahi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ortaya konulması gerektiği, böyle bir durumun söz konusu olmadığı, organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkelerinin çok istisnai olarak uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacı ile dava dışı şirket arasındaki ticari alım satım sözleşmesi gereğince tahsil edilemeyen alacağın tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi çerçevesinde davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ... Gayrimenkul Yat. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... Gayrimenkul Yat. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.