6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Usulsüz tebliğ, süresiz yetki itirazı ve süresiz savunma iddiaları reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2223 E. 2022/592 K. ·

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Gerekçe özeti

Dava dilekçesi ve diğer tebligatlar davalının işyerinden geçici olarak ayrılması sırasında daimi çalışanına yapılmışsa ve davalı sonraki dilekçelerinde de aynı adresi kullanmışsa, tebligat usulsüzlüğü iddiası kabul görmez. Yetki itirazı, cevap dilekçesi ile süresinde ileri sürülmediği takdirde sonradan ileri sürülemez. Süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen taraf, davanın iddialarını inkâr etmekle birlikte savunmasına dayanak bir vakıaya dayanmamış sayılır; kanunda belirtilen iki haftalık süreden sonra bildirilen ve dayanağı delili ibraz edilmeyen savunma (örn. ayıp savunması) değerlendirmeye alınamaz. Ticari ilişkinin varlığı tartışmasız olan, malların teslim alındığı BA bildirim formuyla teyit edilen bir satım ilişkisinde, alacaklının ticari defter, sevk irsaliyesi ve BA formu gibi delillerle alacağını ispatlaması halinde davanın kabulü doğru bulunur.

Ele alınan sorunlar

Dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiği ve savunma hakkının kısıtlandığı iddiası → ret

İddia: Davalı, dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini veya usulsüz tebliğ edildiğini, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığını ve delil sunmasının engellendiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava dilekçesi, ekleri ve tensip zaptının, davalının işyerinden geçici olarak ayrılmış olması nedeniyle daimi çalışanına tebliğ edildiği; davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de aynı adresi göstermiş olması, yargılama boyunca ticari defterlerinin ibrazına ve bilirkişi raporuna ilişkin tebligatların da aynı şekilde aynı adreste daimi çalışana yapılmış olması nedeniyle tebligatın usule uygun yapıldığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yetkisiz mahkemede dava açıldığı iddiası → ret

İddia: Davalı, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Zonguldak mahkemeleri olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı süresinde cevap dilekçesi vererek yetki itirazında bulunmamış, yetki itirazını ancak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesiyle ileri sürmüştür. Cevap süresi içinde yapılmayan yetki itirazının kabulü mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Süresinden sonra ileri sürülen ayıp savunması ve analiz raporunun değerlendirmeye alınması talebi → ret

İddia: Davalı, sunduğu laboratuvar analiz raporunun incelenmediğini, faturaya konu kömürün gerekli nitelikleri taşımaması nedeniyle iade edildiğini, bu nedenle davacıya borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'da delil gösterilmesi dilekçelerin teatisi aşamasına (dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap) hasredilmiştir. Bu süreden sonra delil gösterilmesi ancak iddia ve savunmanın genişletilmesi/değiştirilmesine ilişkin 141. madde ile sonradan delil gösterilmesine ilişkin 145. maddedeki hâllerle sınırlıdır. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, böylece davanın iddialarını inkâr etmekle birlikte savunmasına dayanak hiçbir vakıaya dayanmamıştır. Davalının kanunla kesin olarak belirlenen iki haftalık süreden sonra bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ayıp savunmasında bulunması ve analiz raporuna dayanması, ancak bu raporu dosyaya ibraz etmemiş olması karşısında, süresinden sonra bildirilen ve dayanağı delili de ibraz edilmeyen bu savunmanın değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın ispatına ve davanın kabulüne yönelik esasa ilişkin istinaf sebebi → ret

İddia: Davalı, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Davalının ticari ilişkinin varlığına yönelik bir itirazı bulunmamakta, fatura içeriği malların teslim alındığı ve davalı tarafından vergi dairesine BA formuyla bildirildiği anlaşılmaktadır. Davalı analiz raporuyla kömürlerin toz halinde olduğunu ve iade edildiğini ileri sürmüş ise de bu savunmanın ispatına yarar bir delil ibraz etmemiştir. Davacı, kendi lehine delil olan ticari defterleri, sevk irsaliyeleri ve davalının BA bildirim formları ile alacağının varlığını ispatlamış olup davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Cevap süresi içinde ileri sürülmeyen yetki itirazının kabul edilemeyeceği ve HMK'da dilekçelerin teatisi aşamasından sonra ileri sürülen savunmaların (141 ve 145. madde istisnaları dışında) dayanağı delil ibraz edilmediği takdirde değerlendirilemeyeceği hususlarında emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Cevap dilekçesi verilirken süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı, sonradan (örneğin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesiyle) ileri sürülemez; kabulü mümkün değildir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tebliğ daimi çalışana tebliğ yetki itirazı cevap süresi iddia ve savunmanın genişletilmesi/değiştirilmesi yasağı ticari defter sevk irsaliyesi BA bildirim formu ayıp savunması ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 128HMK 141HMK 145

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2223

KARAR NO 2022/592

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/04/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalıya 457.600-kg taş kömürü sattığını ve sevk irsaliyeleri ile teslim ettiğini, buna karşılık fatura düzenlendiğini, müvekkil firmanın davalıdan 26.326,78-TL alacağının bulunduğunu, alacaklarının şimdilik 10.000-TL ana para kısmının dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili 25/06/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 16.326,78-TL arttırarak ıslh tarihinden itibaren 26.326,78-TL alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

davalıya, dava dilekçesi ile ekleri ve tensip zaptı duruşma gün ve saatini ve yasal ihtaratları içerir biçimde tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiş, 6100 sayılı HMK m.128 kapsamında iddia olunan vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının incelenen usule uygun ticari defter ve kayıtları, dava konusu kömürlerin davalıya teslimine ilişkin sevk irsaliyelerine göre, davalının BA bildirim formlarına göre, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı nazara alınarak davacının iddiasını ispat ettiği gerekçesi ile davalıdan 26.326,78- TL alacaklı olduğu tespit edilerek davanın kabulüne, 10.000- TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 16.326,78- TL alacağın 25/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı, dava dilekçesini tarafına tebliğ edilmediğini, edildi ise de usulsüz olduğunu, savunma hakkının kısıtlandığını, dosyaya delil sunmasının engellendiğini, sunduğu laboratuvar analiz raporunun ise incelenmediğini, kararın haksız ve hukuka aykırı verildiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Zonguldak mahkemeleri olduğunu, faturalara konu kömürün şirkete iade edildiğini, davacı yanca tarafına gönderilen kömür gerekli nitelikleri taşımadığından iade edildiğinin dosyaya sunulan laboratuvar analiz raporundan anlaşılacağını, davacının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmemesi nedeniyle davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını,ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; ticari satımdan kaynaklanan davalıdan tahsiline ilişkin alacak davasıdır.

Davalıya, dava dilekçesinin, eklerinin ve tensip zaptının, duruşma gün ve saati bildirir ve yasal ihtaratları içerir biçimde 21.01.2019 tarihinde davalının işyerinden geçici olarak ayrılarak çarşıya gittiği açıklanarak daimi çalışanına tebliğ edildiği ,davalı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de aynı adresi gösterdiği ,yargılamanın her aşamasında ticari defterlerinin ibrazı ,bilirkişi raporunun da aynı adrese gönderilerek aynı şekilde davalı adresinden geçici ayrıldığından daimi çalışana tebliğlerin yapıldığı anlaşılmakla davalının dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiği ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Davalının, süresinde cevap dilekçesi vererek yetki itirazında bulunmadığı, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile mahkemenin yetkisine itirazda bulunduğu anlaşılmakla,cevap süresi içinde yapılmayan yetki itirazının kabulü mümkün olmadığından mahkemenin yetkisine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.AİHS'nin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılamanın etkin ve makul bir süre içinde bitirilmesi için 6100 sayılı HMK’da düzenlemelere yer verilmiş olup, bu bağlamda delil gösterilmesi dilekçelerin teatisi (dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap) aşamasına hasredilmiştir. Tarafların, kanunda belirtilen bu sürelerden sonra delil gösterebilmeleri ancak iki yasa maddesinde belirtilen hâllerle sınırlıdır.

Onlar da; iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesini düzenleyen 141. madde ile sonradan delil gösterilmesinin hüküm altına alındığı 145. maddedeki durumlardır.(HGK nun 2017/2710 esas -2021/34 karar sayılı ilamı ) Somut olay incelendiğinde; dava dilekçesinin davalıya 16.10.2019 tarihinde usule uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesinin sunulmadığı, böylece davalının dava dilekçesinde yer alan tüm iddialarını inkâr etmekle birlikte savunmasına yönelik herhangi bir vakıaya dayanmadığı, davalının kanunla kesin şekilde belirlenen iki haftalık süreden sonra bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ayıp savunmasında bulunduğu ve analiz raporu bulunduğunu ileri sürmüş ise de ibraz etmemiştir.

Bu durumda; süresi içerisinde cevap dilekçesi vermemekle inkâr savunmasına dayanak vakıa ve delile dayanmayan davalının süresinden sonra bildirdiği savunmasının değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır.

Davalının esasen ticari ilişkinin varlığına yönelik bir itirazı bulunmadığı,fatura içeriği malların teslim alınarak davalı tarafından vergi dairesine BA ile bildirdiği ,analiz raporu ile kömürlerin toz halinde olduğunu iade ettiklerini ileri sürdüğü .,ancak savunmanın ispatına yarar bir delil ibraz etmediği anlaşılmaktadır. Davacı kendi lehine delil olan ticari defterleri, sevk irsaliyesi, davalının BA formları ile davacı alacağının varlığını ispatlamış olup ,davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalının hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalının istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 683,10-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 170,77-TL harcın mahsubu ile bakiye 512,33- TLnin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı yan gider avansından karşılanan 42,4‬0-TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/04/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230687 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.