6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpotekte eş rızası aranmaz; ipotek ayni teminattır, TBK 603 uygulanmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2167 E. 2022/343 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İpoteğin fekki mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İpotek ayni bir teminat türü olduğundan, TBK m.603'te düzenlenen kefaletin şekline, ehliyete ve eş rızasına ilişkin hükümler ipotek işlemlerine uygulanmaz; dolayısıyla ipotek tesisinde eşin rızasının alınması zorunlu değildir. Eş rızası şartı (TMK m.194), ancak ipotek edilen taşınmazın aile konutu niteliğinde olması ve bu niteliğin tapuda şerh edilmiş olması veya somut olarak ileri sürülüp ispatlanması hâlinde aranır; aksi hâlde ipotek tesisi geçerlidir.

Ele alınan sorunlar

İpotek tesisinde eş rızasının (TMK 194) gerekli olup olmadığı → ret

İddia: Davacılar, ipotek tesis edilirken eş rızasının alınmadığını veya usulüne uygun alınmadığını, bu nedenle ipoteklerin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TMK m.194'teki eş rızası şartı, ancak ipotek edilen taşınmazın aile konutu olması hâlinde uygulanır. Dosyadaki tapu kaydında ipoteğe konu taşınmazlar üzerinde aile konutu şerhi bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı taraf bu davada taşınmazların aile konutu olarak kullanıldığını ileri sürmemekte, yalnızca ipotek tesis aşamasında eş rızasının alınmaması veya usulüne uygun alınmaması nedeniyle ipoteğin geçersiz olduğunu iddia etmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İpoteğin TBK 603 kapsamında kişisel güvence sayılıp sayılmayacağı ve bu nedenle eş rızasının gerekip gerekmediği → ret

İddia: Davacılar, ipotek akit tablosundaki bazı hükümlerin TBK m.603 kapsamında kişisel güvence niteliğinde olduğunu, bu nedenle eş rızasının alınmasının zorunlu olduğunu ve TBK m.603'teki 'kişisel' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TMK m.881 uyarınca mevcut veya doğması kesin/olası bir alacak ipotekle güvence altına alınabilir. TBK m.603, kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümlerin, gerçek kişilerce kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan sözleşmelere de uygulanacağını düzenlemektedir. İpotek ile verilen teminat kişisel bir teminat olmayıp ayni bir teminattır; bu nedenle ipotek TBK m.603 kapsamında değildir ve eş rızasının alınmasına gerek yoktur. Davalı bankanın tapuya güven ilkesi uyarınca davacı eşin muvafakatini alma zorunluluğu bulunmadığından dava konusu ipotek sözleşmesi geçerlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İpoteğin ayni teminat niteliği taşıması nedeniyle TBK m.603'teki kişisel güvencelere ilişkin eş rızası hükümlerinin ipotek işlemlerine uygulanmayacağı ve TMK m.194'teki eş rızası şartının ancak aile konutu niteliğindeki taşınmazlar için geçerli olduğu yönündeki değerlendirme, benzer ipotek-eş rızası ihtilaflarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipotek eş rızası aile konutu kişisel güvence ayni teminat kefalet TBK 603 TMK 194

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 194TMK 881 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 603TBK 584

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2167

KARAR NO 2022/343

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/07/2019

NUMARASI 2018/111 Esas - 2019/732 Karar

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/03/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinden ... ile ...'nun, ...'nun evli olduğu, müvekkili ...'nun maliki bulunduğu taşınmaz üzerine kredi borçlusu ... lehine 700.000-TL bedelle, müvekkili ...'nun maliki bulunduğu konutlar üzerine kredi borçlusu ... lehine 680.000-TL bedelle ipotek tesis edildiğini, bu üç adet ipotek işleminin yasanın aradığı şartları taşımadığı için geçersiz olduğunu ve bu nedenle müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığını, bankanın bunu bile bile müvekkilleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, ipoteğin şekil şartlarının kanunda düzenlendiğini,...'nun eşi ...'dan eş rızasının alınmadığını, ...'nun eşi ...'dan bir rıza alınmış gibi gözükse de içeriği itibari ile geçersiz olduğunu, eşlerden birinin aile birliği içinde diğer eşin zararına olarak yaptığı hukuki işlemlerin geçerli olabilmesi için eşin rızasının gerektiğini, taşınmazın aile konutu olması halinde eş rızasına ihtiyaç duyulduğunu, ...'nun eşi ...'dan TMK uyarınca eş rızası alınmış ise de ayrıca TMK'nun 584 maddesi uyarınca da eş rızası alınmadığı için ipotek tesisi işleminin geçersiz olduğunu, ipotek resmi senetlerine bakıldığında borçlunun "doğmuş, doğacak" borçlarını karşılamak üzere verildiğini, her üç ipoteğin de limit ipoteği olduğunu, bir an için müvekkillerin sorumlu olduğu düşünülse bile azami sorumluluklarının 1.380.000-TL ile sınırlı olduğunu belirterek müvekkillerin borçlu bulunmadığının tespitine ve ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkil bankanın Gaziosmanpaşa Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu ... arasında 03/09/2014 tarihinde 950.000-TL'lik genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, ancak dava dışı kredi borçlusunun sözleşmesel taahhütlerini yerine getirmediği için ipotekli taşınmazların paraya çevrilmesi için İstanbul ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davacı ...'nun maliki bulunduğu taşınmaz üzerine 1. Derecede 700.000-TL, ...'nun maliki bulunduğu 2 adet taşınmaz üzerinde ise ayrı ayrı 340.000-TL ipotek tesis edildiğini, söz konusu ipotek işlemleri TBK ve TMK hükümlerine uygun olarak tesis edildiğini, yani eş rızalarının alındığını, ... adına kayıtlı taşınmazın mesken olması nedeniyle eşi ...'dan 05/09/2014 tarihinde eş muvaffakatinin alındığını, kaldı ki anılan konutun aile konutu olmadığını, çünkü davacıların başka adreslerdeki konutlarda ikamet ettiklerini, dava konusu taşınmazların Bakırköy ...

İcra Dairesi'nin... Talimat dosyası ile yapılan ihalede...'nu maliki bulunduğu taşınmazların 210.000'er TL ve ...'ya ait taşınmazın ise 453.000-TL bedelle alacağa mahsuben alındığını ve banka adına tescillerinin yapıldığını, ...a ait taşınmazın işyeri niteliğinde olduğu için TMK 194.md uyarınca eş rızasına gerek bulunmadığını, ...'ya ait taşınmaz konut niteliğinde bulunduğu için eş ...'dan eş rızasının alındığını, davacı ... şahsi güvence değil, ayni güvence verdiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalı banka ile dava dışı borçlu ... arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davacıların akdedilen bu kredi sözleşmesine kefil olmadıkları, ancak davaya konu 4 ve 6 nolu dairelerin davacı ... tarafından, 1 nolu dükkanın ise davacı... tarafından kredi borcuna karşılık ipotek verilmiş oldukları, davacı tarafın eş muvaffakati bulunmaması sebebi ile ipoteklerin geçersizliğini talep ettikleri, davacı .... adına kayıtlı olan dava konusu 4 ve 6 nolu daireye ilişkin olarak TMK'nın 194. Maddesi uyarınca eş muvafakatinin alındığı, davacı ...ya ait 1 nolu dükkan yönünden ise eş muvafakatinin alınmadığı, ancak bu taşınmazın TMK m.194 anlamında aile konutu olmadığı, dava konusu ipotek tesisinin ayni bir güvence olması nedeniyle TBK m.603 uyarınca kefalet hükümlerinin uygulanamayacağı, dolayısıyla eş rızasının aranmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; muvafakatnamedeki 05/04/2014 tarihinin müvekkili ... tarafından yazılmadığını, bu nedenle eş rızasının verildiği tarihin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belgeye yansıtılmadığını, ipotek işleminin yasal şekil şartı yoksunluğu nedeniyle geçersiz olduğunu, ipotek akit tablosu içinde TBK m.603 kapsamında kişisel güvence niteliğinde hükümler bulunduğunu, ipotek akit tablosunun 3 ila 12 maddeleri arasındaki hükümlerde karşı tarafça şahsi güvence de alındığını, bu nedenle eş rızasının şart olduğunu, kaldı ki Anayasa Mahkemecesince de TBK m584 ve m.603 hükmünün üçüncü kişiler lehine güvence verilen tüm sözleşmelerde uygulandığının belirtildiğini, TBK'nın 603 maddesinin sevk gerekçesi de dikkate alındığında üçüncü kişiler lehine verilen tüm güvencelerde eş rızasının alınmasının zorunlu olduğunu, bunun dışında TBK m.603'de yer alan "kişisel" ifadesinin Anayasa'nın 41.

Maddesine aykırı olduğunu, bu ibarenin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacılardan ...'nun eşi olan davacı..., eşi ... adına kayıtlı Bağcılar- ... Köyü,...nolu bağımsız bölümle ilgili davalı banka lehine ipotek tesis edilirken kendisinden muvafakat alınmadığını; davacılardan ...nun eşi olan davacı.. . ise eşi ...'nın adına kayıtlı Bağcılar-... Köyü,...parselde bulunan ... ve ... nolu bağımsız bölümlerle ilgili davalı banka lehine ipotek tesis edilirken muvafakatnamedeki tarihin kendi el yazısı ile yazılmadığını, şekil şartlarına uyulmadan yapılan ipotek tesisi işleminin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.Davalı banka ise ipotekli taşınmazların aile konutu olmadığını, 1 nolu taşınmazın dükkan vasfında olduğunu, konut niteliğinde olan ... ve ... nolu taşınmazlarla ilgili ise davacı ...'dan muvafakat alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davacı .... adına kayıtlı İstanbul İli Bağcılar-... Köyü,... parselde bulunan 1 nolu dükkan vasıflı taşınmaz üzerinde 05/09/2014 tarihinde davalı banka lehine dava dışı...'ın borçlarının teminatını oluşturmak üzere 700.000-TL limit ile ipotek tesis edildiği, ipotek akit tablosunda eş rızasının bulunmadığı dosya içeriğiyle sabittir. Yine, davacı .. .adına kayıtlı Bağcılar-... Köyü, ... parselde bulunan ... ve ... nolu konut vasıflı taşınmaz üzerinde 05/09/2014 tarihinde davalı banka lehine dava dışı ...'ın borçlarının teminatını oluşturmak üzere ayrı ayrı 340.000-TL limit ile ipotek tesis edildiği, ipotek akit tablosunda eş rızasının bulunmadığı dosya içeriğiyle sabittir. Öncelikle TMK'nun 194.

maddesindeki özel düzenleme uyarınca eşin rızasının alınması şartının ancak ipotek edilen taşınmazın aile konutu olması haline mahsus olduğunu belirtmek gerekir. Dosya içerisinde yer alan tapu kaydından ipoteğe konu taşınmazlar üzerinde aile konutu şerhi bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı yan iş bu davada dava konusu ipotekli taşınmazların aile konutu olarak kullanıldığını ileri sürmemekte, ipotek tesis aşamasında eş rızasının alınmaması ya da usulüne uygun alınmaması nedeniyle ipoteğin geçersiz olduğu iddiasına dayanmaktadır.4721 sayılı TMK. madde 881; "Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir." hükmünü amirdir.

TBK'nun 603. Maddesi "Kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır." hükmünü içermektedir. İpotek ile verilen teminat ise kişisel bir teminat olmayıp ayni bir teminattır. Bir başka anlatımla ipotek TBK'nun 603. Maddesi kapsamında olmadığından eş rızasının alınmasına gerek yoktur. Davalı bankanın tapuya güven ilkesi uyarınca davacı eşin muvafakatını alma zorunluluğu söz konusu olmadığından dava konusu ipotek sözleşmesi geçerlidir. (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 28/11/2016 tarih ve 2016/8173 Esas 2016/15194 Karar,12/10/2017 tarih ve 2017/869 Esas 2017/6870 Karar sayılı ilamları).

Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacılar tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davalı gider avansından karşılanan 57,50-TL istinaf yargı giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

03/03/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230555 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3762 E. 2023/7723 K. · Onandı

Ayni teminat olan ipotekte eş rızasının aranmaması

Gerekçe özeti

Üçüncü kişinin borcu için taşınmaz üzerinde kurulan ipotek ayni bir teminattır; kişisel güvenceye ilişkin eş rızası kuralı ipoteğe uygulanmaz. Eşin rızası yalnızca ipotek edilen taşınmazın aile konutu olması hâlinde aranır; tapuda aile konutu şerhi bulunmuyor ve taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığı da ileri sürülmüyorsa, eş rızasının alınmamış ya da usulüne uygun alınmamış olması ipoteği geçersiz kılmaz.

Emsal değeri

İpoteğin ayni teminat niteliği gereği kişisel güvencelerde aranan eş rızası kuralına tabi olmadığı, eş rızasının yalnızca aile konutu ipoteğinde arandığı yönünden Yargıtay içtihadı niteliğindedir.

Kavramlar: aile konutu eş rızası (muvafakati) ayni teminat kişisel güvence ipoteğin fekki

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/3762 E.  ,  2023/7723 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2167 Esas, 2022/343 Karar

DAVACILAR 1....

2....

3....

4.... vekilleri Avukat ...

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/111 E., 2019/732 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ... ile ...'nun, ... ile ...'nun evli olduğu, müvekkili ...'nun maliki bulunduğu taşınmaz üzerine kredi borçlusu ... ... lehine 700.000,00 TL bedelle, müvekkili ...'nun maliki bulunduğu konutlar üzerine kredi borçlusu ... ... lehine 680.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiğini, bu üç adet ipotek işleminin yasanın aradığı şartları taşımadığı için geçersiz olduğunu ve bu nedenle müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığını, bankanın bunu bile bile müvekkilleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, ipoteğin şekil şartlarının kanunda düzenlendiğini, ...'nun eşi ...'dan eş rızasının alınmadığını, ...'nun eşi ...'dan bir ...

alınmış gibi gözükse de içeriği itibari ile geçersiz olduğunu, eşlerden birinin aile birliği içinde diğer eşin zararına olarak yaptığı hukuki işlemlerin geçerli olabilmesi için eşin rızasının gerektiğini, taşınmazın aile konutu olması halinde eş rızasına ihtiyaç duyulduğunu, ...'nun eşi ...'dan eş rızası alınmış ise de ayrıca ipotek tesisi işlemi için eş rızası alınmadığından geçersiz olduğunu, ipotek resmi senetlerine bakıldığında borçlunun "doğmuş, doğacak" borçlarını karşılamak üzere verildiğini, her üç ipoteğin de limit ipoteği olduğunu, bir an için müvekkillerin sorumlu olduğu düşünülse bile azami sorumluluklarının 1.380.000,00 TL ile sınırlı olduğunu belirterek müvekkillerinin borçlu bulunmadığının tespitine ve ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka ile dava dışı borçlu ... ... arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davacıların akdedilen bu kredi sözleşmesine kefil olmadıkları, ancak davaya konu 4 ve 6 no.lu dairelerin davacı ... tarafından, 1 no.lu dükkanın ise davacı ... tarafından kredi borcuna karşılık ipotek verilmiş oldukları, davacı tarafın eş muvaffakati bulunmaması sebebi ile ipoteklerin geçersizliğini talep ettikleri, davacı ... adına kayıtlı olan dava konusu 4 ve 6 no.lu daireye ilişkin olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi uyarınca eş muvafakatinin alındığı, davacı ...'ya ait 1 nolu dükkan yönünden ise eş muvafakatinin alınmadığı, ancak bu taşınmazın 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi anlamında aile konutu olmadığı, dava konusu ipotek tesisinin ayni bir güvence olması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 603 üncü maddesi uyarınca kefalet hükümlerinin uygulanamayacağı, dolayısıyla eş rızasının aranmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; muvafakatnamedeki 05.04.2014 tarihinin müvekkili ... tarafından yazılmadığını, bu nedenle eş rızasının verildiği tarihin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belgeye yansıtılmadığını, ipotek işleminin yasal şekil şartı yoksunluğu nedeniyle geçersiz olduğunu, ipotek akit tablosu içinde 6098 sayılı Kanun'un 603 üncü maddesi kapsamında kişisel güvence niteliğinde hükümler bulunduğunu, ipotek akit tablosunun 3 ila 12 maddeleri arasındaki hükümlerde karşı tarafça şahsi güvence de alındığını, bu nedenle eş rızasının şart olduğunu, kaldı ki Anayasa Mahkemecesince de 6098 sayılı Kanun'un 84 ve 603 üncü maddeleri hükmünün üçüncü kişiler lehine güvence verilen tüm sözleşmelerde uygulandığının belirtildiğini, 6098 sayılı Kanun'un 603 üncü maddesinin sevk gerekçesi de dikkate alındığında üçüncü kişiler lehine verilen tüm güvencelerde eş rızasının alınmasının zorunlu olduğunu, bunun dışında 6098 sayılı Kanun'un 603 üncü maddesinde yer ...

"kişisel" ifadesinin Anayasa'nın 41 ... maddesine aykırı olduğunu, bu ibarenin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesindeki ... düzenleme uyarınca eşin rızasının alınması şartının ancak ipotek edilen taşınmazın aile konutu olması haline mahsus olduğunu, dosya içerisinde yer ... tapu kaydından ipoteğe konu taşınmazlar üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığı, keza davacılar işbu davada dava konusu ipotekli taşınmazların aile konutu olarak kullanıldığını ileri sürmemekte, ipotek tesis aşamasında eş rızasının alınmaması ya da usulüne uygun alınmaması nedeniyle ipoteğin geçersiz olduğu iddiasına dayandığı, 4721 sayılı Kanun'un 881 ... maddesi ve 6098 sayılı Kanun'un 603 üncü maddesi hükmü uyarınca ipotek ile verilen teminatın kişisel bir teminat olmadığı ayni bir teminat olduğundan eş rızasının alınmasına gerek olmadığı, davalı bankanın tapuya ...

ilkesi uyarınca davacı eşin muvafakatını alma zorunluluğu söz konusu olmadığından dava konusu ipotek sözleşmesi geçerli olduğu, (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 28.11.2016 tarih ve 2016/8173 E. ve 2016/15194 K., 12.10.2017 tarih, 2017/869 E. ve 2017/6870 K. sayılı ilamları) gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu taşınmazlara ilişkin ipotek sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve ipoteklerin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun'un 84 ve 603 üncü maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 194 ve 881 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.