Yabancı para faturaya dayalı navlun alacağında kur farkı hesabı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2158 E. 2022/347 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari ilişkide navlun bedeli yabancı para (Euro) cinsinden faturalandırılmış ve bu faturalar borçlu tarafça ihtirazi kayıt konulmadan defterlerine işlenmişse, taraflar arasında dövize endeksli bir ilişki kurulduğu kabul edilir; borçlunun sonradan Türk Lirası ile yaptığı ödemelerin yeterli olup olmadığı, ödeme tarihindeki döviz kuru esas alınarak hesaplanır ve bakiye borç bu şekilde belirlenir.
Ele alınan sorunlar
Faturaların Euro cinsinden düzenlenmesinin dövize endeksli ilişkiyi ispatlaması → ret
İddia: Davalı vekili, taraflar arasında ödemelerin döviz cinsinden ya da ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılacağına dair bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen herhangi bir kur faturası bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir. Bahse konu faturaların davalı tarafından defterlerine ihtirazi kayıt gösterilmeden işlenmesi nedeniyle, alacağın Euro üzerinden talep edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bakiye alacağın ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanması → ret
İddia: Davalı vekili, Euro'nun ekonomik krize sebep olabilecek boyutta yükselmesi karşısında ödemelerin döviz üzerinden yapılması şeklinde bir sözleşme bulunsa dahi uygulanamayacağını ve bilirkişi raporunda itirazların değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Navlun bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmıştır. Bu durumda bakiye alacağın bulunup bulunmadığının, ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak hesaplanması gerekir. Fatura bedellerinin ödendiği tarihlerdeki kur dikkate alınarak yapılan bilirkişi hesaplamasında davalının davacıya eksik ödeme yaptığı, davacının davalıdan 5.545,78-Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının talep miktarı da dikkate alınarak mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, yabancı para cinsinden düzenlenen faturaların ihtirazi kayıtsız defterlere işlenmesinin dövize endeksli ticari ilişkiyi ispata yeterli sayılması ve bakiye alacağın ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkin tespiti, benzer navlun/ticari alacak uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ dövize endeksli borç↗ ihtirazi kayıt↗ navlun alacağı↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2158
KARAR NO 2022/347
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/09/2019
NUMARASI 2018/338 Esas - 2019/363 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/03/2022
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilininyurt içinde,yrt dışında taşıma yapan lojistik şirketi olduğunu, davalıya ait ... numaralı yüklerin İzmir’den alınarak boşaltma yeri olan Brescia/İtalya'ya taşınması işleminin gerçekleştirilmesi için müvekkil şirket ile anlaştığını ve müvekkil şirketin lojistik hizmetini sağladığını, müvekkili şirketin işbu taşıma işi ile ilgili tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve süresinde yerine getirdiğini, akabinde müvekkili tarafından faturalar düzenlendiğini, davalı/borçlunun işbu taşımadan kaynaklı navlun borcunu ödemediğini, yapılan uyarılara rağmen davalının bakiye 5.272,72-Euro borcu kaldığından davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili;davacı vekilinin dava dilekçesinde atıfta bulunduğu üzere 14.08.2018 tarihli ihtarnamede iddia ettiği gibi taraflar arasında ödemenin yabancı para cinsinden yapılacağını, şayet Türk Lirası cinsinden yapılacaksa davacının teyidinin alınması gerektiğini ve davacının teyidi alınmak kaydı ile Türk lirası cinsinden yapılacak ödemede ödeme tarihindeki kurun esas alınacağı şeklinde herhangi bir sözleşme olmadığını,ayrıca Türk Lirası cinsinden yapılacak ödemelerde, ödeme tarihindeki kurun esas alınacağı şeklinde taraflar arasında bir sözleşme yapılmış olsaydı dahi dolar kurunu öngörülemez şekilde ekonomik krize sebep olabilecek boyutta yükselmesi karşısında böyle bir sözleşmenin uygulanması yönündeki taleplerinin hukuken himaye edilemez olduğunu, dava konusu taşıma hizmetine ilişkin ödemelerde tarafların mutabık kaldıklarını ve fatura üzerinden belirtilen kura göre faturada yazılı Türk Lirası tutarı üzerinden ödeme yapıldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;düzenlenen navlun fatura bedellerinin Euro para birimi cinsinden olduğu, Türk Lirası değerlerinin de faturalarda yazılı olduğu, davalının fatura bedellerini Euro para birimi ile öderken sonraki süreçte TL Para birimi cinsinden ödediği, davalı tarafından yapılan bu ödemelerin davacı kayıtlarında Euro döviz para birimine çevrilerek takip edildiği, bu sebeple davacının ticari defter ve kayıtlarında davalının 31/12/2018 tarihi itibariyle 5.272,72-Euro karşılığı 31.783,16-TL borçlu gözüktüğü, bedeli yabancı para olarak gösterilen faturalar yönünden akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğunun kabulü gerektiği, ticari ilişkinin yabancı para ile gerçekleştiğinin faturalardan anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takip öncesi temerrüde düşürüldüğü sabit olmadığından işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; taraflar arasında ödemelerin döviz cinsinden ya da ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılacağına dair bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen herhangi bir kur faturası bulunmadığını, bunun dışında Euro'nun ekonomik krize sebep olabilecek boyutta yükselmesi karşısında ödemelerin döviz üzerinden yapılması şeklinde bir sözleşme bulunsa dahi uygulanamayacağını, bilirkişi raporunda itirazların değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; icra takibine itirazın İİK nun 67.maddesi gereğince iptaline ilişkindir. Dosyaya sunulan belgelere göre davacı tarafça davalıya ait emtiaların İzmir-Brescia/İtalya taşımasında hizmet verildiği sabit olup bu husus davalı tarafça da kabul edilmektedir. Uyuşmazlık ise faturaların Euro cinsinden düzenlenmesine rağmen ödemelerin bir kısmının Türk Lirası olarak yapılması nedeniyle, bakiye alacak bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir. (Yarg. 19 HD 05/12/2019 2018/965 Esas 2019/5447 Karar) Bahse konu faturaların davalı tarafından defterlerine ihtirazi kayıt gösterilmeden işlenmesi nedeniyle alacağın Euro üzerinden talep edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu durumda bakiye alacağın bulunup bulunmadığının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması gerekir.Somut olayda davacı tarafından euro üzerinden düzenlenen faturalar davalı tarafın da kabulündedir. Navlun bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmıştır.Bu durumda fatura bedellerinin ödendiği tarihlerdeki kur dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalının davacıya eksik ödeme yaptığı, davacının davalıdan 5.545,78-Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla davacının talep miktarı da dikkate alınarak mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.597,32-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 649,35-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.947,97-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 37,90-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/03/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230550 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi