6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bayilik sözleşmesinin haklı fesih incelemesi eksik kalırsa kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2193 E. 2022/525 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Bir bayilik/dağıtım sözleşmesinde kar marjı paylaşımı protokolle düzenlenmiş ancak nakliye maliyetinin kime ait olacağı açıkça belirlenmemişse, mal ve nakliye bedeli her zaman maliyet teşkil ettiğinden kar paylaşımından önce maliyete dahil edilmesi gerekir; sözleşmenin fiilen ne şekilde uygulandığı (protokolün pratikte nasıl işletildiği) tarafların ona verdiği anlamı gösterir ve sözleşme yorumunda esas alınmalıdır. Bu husus bilirkişi raporunda net olarak ortaya konulmadan feshin haklı olup olmadığına karar verilemez; eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılması gerekir.

Ele alınan sorunlar

Bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediğinin belirlenmesi → tartışılmadı

İddia: Davacı vekili, sözleşmenin davalı tarafça 2 yıla yakın süre çekince konulmadan devam ettirildiğini, LPG piyasası düzenlemeleri gereği nakliyenin dağıtıcı tarafından yapılmasının zorunlu olduğunu ve nakliye maliyetinin davalıdan alınması gerektiğini, bu nedenle davalının nakliye maliyetleri gerekçesiyle yaptığı tek taraflı feshin haksız olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki protokolde toplam karın %90'ının bayiye, %10'unun dağıtıcıya ait olacağı kararlaştırılmış, ancak nakliye maliyetinin kime ait olacağı belirlenmemiştir. Nakliye maliyetli olan LPG'nin nakliyesinin dağıtıcı tarafından yapılmasının sektör gereği zorunlu olduğu ve nakliye bedelinin davacı (dağıtıcı) tarafça karşılandığı bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Taraflar protokol ile kar marjını paylaştığına göre, mal bedeli ile nakliye bedeli her zaman maliyet teşkil ettiğinden, bunların kar paylaşımından önce maliyete ilave edilmesi gerektiği açıktır. Tarafların bir protokol yaptıktan sonra ona ne anlam yükledikleri ve uygulamada ne şekilde davrandıkları, sözleşmenin yorumunda hakime ışık tutar; iki yıllık süreçte protokolün fiilen ne şekilde uygulandığı, özellikle nakliye bedelinin kar paylaşımından önce maliyete katılıp katılmadığı net biçimde ortaya konulmalıdır. Bilirkişi raporundan bu husus anlaşılamadığından, protokolün fesihten önce ne şekilde uygulandığı belirlenerek sözleşmenin süresinden önce yapılan feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, sözleşmede açıkça düzenlenmemiş bir maliyet unsurunun (nakliye bedeli) kar paylaşımına etkisinin, tarafların protokolü fiilen nasıl uyguladıklarına bakılarak belirlenmesi gerektiğine ilişkin usuli/ispata dair bir yol gösterir; bu yönüyle bayilik/dağıtım sözleşmelerinde maliyet-kar paylaşımı ihtilaflarında bölgesel ikna edici emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi haklı fesih cezai şart kar mahrumiyeti protokol yorumu sözleşmenin fiili uygulanışı bilirkişi raporu kar marjı paylaşımı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2193

KARAR NO 2022/525

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/05/2019

NUMARASI 2017/1149 Esas 2019/448 Karar

DAVA

Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/04/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; müvekkili ile davalı arasında 01/12/2015 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının ayrı ayrı gönderdiği ihtarnamelerle bayilik sözleşmesini feshettiğini, davalının sözleşme fesih sebeplerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, davalının uyarıda bulunmadığını, sözleşme feshi sebepleri bulunmadığını, 5 yıl süreli sözleşmenin süresinden önce feshinin haksız olduğunu, müvekkilinin zararına sebep olduğunu, uğradığı zarara karşılık sözleşme hükümleri çerçevesinde cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kar mahrumiyeti için şimdilik 10.000-TL, cezai şart olarak ise şimdilik 10.000-TL olmak üzere toplamda 20.000-TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;müvekkilinin sözleşmede üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşmenin kar marjı başlıklı 3. maddesinin davacı tarafından ihlal edildiğini, kar marjı olarak %90'a %10'a göre anlaşma yapılmasına rağmen çalışılan süre zarfında kar marjına uyulmadığını,müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı tarafından davacıya, sözleşmede belirtilmeyen ek maliyetlerin kendisine fatura edilmesi sebebi ile sözleşmenin feshedildiğine ilişkin ihtarname keşide edildiği, davacı tarafından ihtara karşılık olarak cezai şart ve mahrum kalınan kâr ödenmesini içerir ihtarname keşide edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eki niteliğindeki protokolün 3. maddesinde tarafların kar marjının hangi oranda olacağının kararlaştırıldığı ve protokolde ve sözleşmede davalıya 3. maddedeki ek vergiler veya mevcut vergilerdeki artış dışında maliyet yükleneceğinin kararlaştırılmadığı, davalıdan sözleşme ve protokolde kararlaştırılmayan maliyetlere katlanmasının beklenemeyeceği ve davalının sözleşmeyi ek maliyetler nedeniyle feshetmekte haklı olduğu gerekçesi ile sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshi sebebi ile davacının cezai şart ve yoksun kalınan kâr bedeli taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; sözleşmenin davalı tarafından herhangi bir çekince veya ihtirazı kayıt konulmadan fesih tarihine kadar devam ettirildiğini, 2 yıla yakın süren bayilik ilişkisi sırasında söz konusu dava konusu olan talepte bahsi geçen aykırılığın iddia edilmediğini, LPG piyasa kanunu gereği ... LPG'nin nakliyesini dağıtıcı şirketlerin yapmasının zorunlu olduğunu, nakliye maliyetinin giderinin davalıdan alınması gerektiğini, bu nedenle davalının nakliye maliyetleri sebebiyle sözleşmeyi tek taraflı derhal fesih ihtarı ile fesih etmesinin haksız fesih olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; bayilik sözleşmesinin süresinden önce davalı- bayi tarafından tek taraflı feshi nedeniyle, kar mahrumiyeti ve cezai şart istemine ilişkindir. Taraflar arasında 01.12.2015 yılında imzalanan ''LPG ile çalışan kara yolu taşıtları için ikmal istasyonu bayilik sözleşmesi'' ile 5 yıl süre boyunca davacı dağıtıcıya taahhütte bulunmuş, Trabzon ... Noterliği'nin 23.10.2017 tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarname ve Kadıköy ... Noterliği'nin 08.11.2017 tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarname ile sözleşme dışında ek maliyetler yüklendiği ve zarara uğranıldığından bahisle davalı, tek taraflı olarak sözleşmenin feshini davacıya bildirmiştir. Bilirkişi raporunda; sektör uygulamasının LPG nin tehlikeli bir yakıt türü olması nedeniyle dağıtıcı tarafından yapılmak durumunda olduğu ,nakliye bedelinin davacı tarafından karşılandığı , raporun devamında nakliye maliyeti düşüldükten sonra protokolde belirlenen belirlenen %90 oranına uygun olduğu ,nakliye maliyetinin davacı kar marjından düşülmesi halinde ,davacı kar marjının nakliye maliyetini karşılamayacağı beyan edilmiştir.

1. 12.2015 tarihli protokol ile toplam karın %90'ı bayiye, % 10'u ise dağıtıcıya ait olacağı kararlaştırılmıştır. Nakliye maliyetinin kime ait olacağı ise belirlenmemiştir. Ancak taraflar protokol ile kar marjını paylaştığına göre mal bedeli+nakliye bedeli her zaman maliyet teşkil ettiğinden kar paylaşımından evvel maliyete ilave edileceği açıktır. Bilirkişi raporunda sözleşmenin devam ettiği süre içinde davalı bayiinin bulunduğu Trabzon'a yapılan nakliye maliyetinin davacı tarafından karşılandığı,faturalarda nakliye maliyeti düşüldükten sonra kalanın %90 ının davalı bayiye ait olacak şekilde düzenlendiği beyan edilmiştir. Tarafların bir protokol yaptıktan sonra protokole ne anlam yüklediği, uygulanmasında ne şekilde davrandıkları sözleşmenin yorumunda hakime ışık tutabilir.

İki yıllık süreçde protokolün ne şekilde uygulandığı net bir biçimde ortaya konulmalıdır. Bilirkişi raporundan bu husus anlaşılamamaktadır. Protokolün fesihden evvel ne şekilde uygulandığı; nakliye bedelinin kar paylaşımından evvel maliyete katılıp katılmadığı belirlenerek sözleşmenin süresinden evvel tek taraflı yapılan davalı feshinin haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden sözleşmenin davalı tarafından süresinden evvel feshinin haklı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1149 Esas- 2019/448 Karar sayılı 22/05/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/04/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230403 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.