6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ayıplı mal iddiasında satılan malın davalıya ait olduğunun ispatlanamaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2368 E. 2022/865 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

Ayıplı mal iddiasına dayalı alacak/menfi tespit davasında, dava konusu edilen malların gerçekten davalı tarafından satılan mallar olduğunun ispatı davacıya aittir. Satış faturalarında malın özel adı, rengi, kod/lot numarası veya barkod gibi ayırt edici bilgiler yer almıyor ve laboratuvar test raporunda da incelenen numunelerin bu şekilde tanımlanmamışsa, depoda/mahallinde bulunan malların faturayla satılan mallarla aynı olduğu tespit edilemez; bu durumda ayıp iddiası ispatlanamamış sayılır ve dava reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Ayıplı mal iddiasının ispatı - dava konusu malın satılan mal olduğunun tespiti → ret

İddia: Davacı vekili, davalılardan alınan suni derilerin analiz sonucuna göre kabul edilemez seviyede kanserojen fitalat maddesi içerdiğini, bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunu, BK 223 vd. maddelerinin uygulanması gerektiğini, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını ve sözleşmeden dönme hakkının bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında suni derilerin özelliklerinin belirtildiği yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup, davalılar tarafından davacıya 2014, 2015 ve 2016 yıllarında 5 ayrı fatura ile suni deri satılıp teslim edildiği, ancak faturalarda suni derilerin özel adı, rengi, kod numarası, lot numarası veya barkod kodu gibi ayırt edici bir kayıt bulunmadığı görülmüştür. Davacının müşterisinin talebiyle yaptırdığı laboratuvar test raporunda da sadece test edilen 6 adet suni deri parçasının renkleri yazılı olup, bu parçaların özel adı, kod numarası, lot numarası gibi ayırt edici özellikleri raporda bulunmamaktadır; bu nedenle testi geçemeyen deri parçalarının davalılar tarafından fatura ile satılan deri parçaları olup olmadığı açıkça belirlenememektedir. Dava konusu suni deri parçaları üzerinde mahallinde yapılan teknik incelemede, davacının deposunda düzgün sarılı olmayan 7 ayrı renkte yaklaşık 2500 metre suni deri topunun bulunduğu, bunların az bir kısmında bir firma etiketi bulunduğu, çoğunluğunda ise herhangi bir tanıtıcı/ayırt edici işaret bulunmadığı tespit edilmiş; bu nedenle depodaki ürünlerin davalı şirketlerden satın alınan suni deriler olup olmadığı açıkça belirlenememiştir. Dosyaya sunulu somut deliller, incelenen ürünler ile fatura içerikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, faturalarda ürünlerin ayırt edici özelliğinin bulunmadığı, incelenen ürünlerin satılan ürünler olup olmadığının açık ve net biçimde tespit edilemediği, test raporundaki suni derilerin satılan suni derilerle aynı olup olmadığının belirlenemediği saptanmakla davacının davasının ispat edilemediği anlaşılmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bilirkişi incelemesine itirazlar ve ek tahkikat taleplerinin (tanık dinlenmesi, uzman bilirkişi, İTO'dan fire oranı sorulması) değerlendirilmesi → ret

İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, tanıkların dinlenmediğini, ek raporda itirazların karşılanmadığını, kâr kaybı zararının hesaplanması için konusunun uzmanı bir bilirkişi seçilmesini, fire oranının İTO Başkanlığından sorulmasını ve teknik bilirkişi tarafından alınan numunelerin laboratuvarda tetkik edilmesini talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İlk derece mahkemesi tarafından başkaca yapılması gereken eksik tahkikat bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Faturalarda malın ayırt edici özelliklerinin (kod, lot no, barkod vb.) bulunmaması halinde, dava konusu edilen malın satıcıdan alınan mal olduğunun ispatının mümkün olmayacağına ve bu durumda ayıp iddiasının ispatlanamayacağına ilişkin değerlendirme, benzer ayıplı mal/gizli ayıp davalarında ispat yükü açısından yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp ispat yükü ayıplı mal bilirkişi incelemesi menfi tespit

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2368

KARAR NO 2022/865

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/09/2019

NUMARASI 2016/1158 Esas 2019/730 Karar

DAVA

Alacak, Menfi Tespit (Alım- Satım)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/06/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin fason çanta imalatı yapmak için 15.01.2016 tarihli ... ve .. sayılı faturalarda yazılı suni deriyi davalı ... şirketinden ve yine davalı ... şirketi tarafından üretilen bir kısım suni deriyi de 23.04.2014 tarihli ..., 12.09.2014 tarihli ..., 15.06.2015 tarihli ... sayılı faturalarla bayisi davalı ... şirketinden satın aldığını,bedellerinin bir kısmını nakit, bir kısmını çek ile ödediğini,satın aldığı suni derileri çanta üretimi için sipariş veren firmanın talebi üzerine üretim yapmadan evvel UL VS laboratuvarında analiz ettirdiğini, 24.11.2016 tarihli deney raporunda ürünlerin kamu otoritelerinin izin verdiği oranların fevkalade üzerinde kabul edilemez seviyede ve oranda kanserojen FİTALAT maddesi içerdiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 28.11.2016 tarihli ...

yevmiye sayılı ihtarnamenin keşide edilerek satın alınan ürünlerin (gizli) ayıplı olduğunun davalılara bildirildiğini, alım-satım sözleşmesinden dönme hakkının kullanılarak ayıplı mallarını derhal iade almalarını, 141.000-TL mal bedelini ödeme gününden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte iade etmelerini, mal bedelinin ifası kapsamında verilen ve halen vadesi gelmeyen ...sının 31.11.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 15.000-TL meblağlı,30.01.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 100.000-TL meblağlı çekleri iade etmelerini ,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000-TL zarar ile kâr kaybı ve ihtarname masrafı olan 290,23-TL’yi ödemelerini istediğini, ihtarnamenin davalı ...'e 29.11.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, diğer davalıya tebligat yapılamadığını, bu arada davalı ...

şirketinin 31.11.2016 keşide tarihli 15.000-TL bedelli çeki bankaya ibraz ettiğini, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, 31.11.2016 keşide tarihli 15.000-TL meblağlı çekin davalı ... şirketi tarafından bankaya ibraz edildiğini, 30.01.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 100.000-TL meblağlı çekin ise davalı hem satıcı hem de üretici olan ... şirketinde olduğunu, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla davalıların tahsil ettikleri satış bedeli 141.000-TL'nin şimdilik 14.000-TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsilini, 2 adet çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitini, şimdilik 1.000-TL zarar ve kâr kaybı (500-TL üretim yapılamaması+100-TL ticari itibar kaybı+400-TL muhafaza masrafı) ve ihtarname masrafı olan 290,23-TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... şirketi vekili,müvekkili şirketin hiçbir şekilde üretim yapmadığını, üretici firmalardan aldığı ürünlerin satışını yaptığını, davalı müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında hiçbir hukuki yada fiili bağın bulunmadığını, davacının iddia ettiği bayilik ilişkisi dahil hiçbir ilişkinin olmadığını, iki farklı kişiden iki farklı ürün için açılan iki farklı davanın mevcut olduğunu,davacıya 15/01/2016 tarih ... sıra nolu ve 15/01/2016 tarih ... sıra nolu faturalara konu "suni deri" satışının yapılarak aynı tarihte davacı tarafa teslim edilerek karşılığında ... Bahçelievler Şubesine ait 30/01/2017 keşide tarihli çekin alındığını, davacıya satılan suni derilerin de Fitalat içermediğini, davacı tarafın test ettirdiğini ve içerisinde yüksek oranda Fitalat içerdiğini iddia ettiği ürünlerinin müvekkili şirkete ait olmadığını, kötü niyetli olarak huzurdaki davanın ikame edildiğini, davaların ayrılmasına,davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının deposundaki malların davalıdan alınan mallar olup olmadığının tespiti yapılamadığı, malların depolama sorumluluğunun davacıda bulunduğu,davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği malların davalıdan alınan mallar olduğu konusunda ispat yükümlülüğünün bulunduğu, dosya kapsamına ve laboratuar sonuçlarına göre fitalat içeriği taşıyan suni deri parçalarının davalılar tarafından davacıya satılan mallar olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, yerinde yapılan incelemede de ayıplı mal olduğu iddia edilen malların net olarak davacı tarafından dosyaya sunulamadığı, her ne kadar bazı az deri kumaşların ayırt ecici özelliği var ise de bu malın da fitalatı yüksek olduğu iddia edilen ve davaya konu edilen mal olup olmadığının belirlenemediği, bu itibarla ayıplı mal yönünden iddia ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davalılardan çanta üretimi için alınan suni derilerde yapılan analizde kabul edilemez seviyede kanserojen fitalat maddesi içerdiğinin tespit edildiğini, gizli ayıp niteliğinde olduğundan BK'nın 223 vd. maddelerinin uygulanması gerektiğini, ayıp ihbarının süresinde olduğunu, davacının sözleşmeden dönme hakkının olduğunu, malların ayıplı çıkması nedeniyle üretim yapılamadığından zarara uğradıklarını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, tanıkların dinlenmediği gibi ek raporda da itirazların karşılanmadığını, konunun uzmanı bir bilirkişi seçilerek kâr kaybı zararının hesaplanmasını talep ettiklerini, davacının aldığı mal miktarının dosyaya sunulan belgeler ile yaptığı işin belli olduğunu, ek rapordaki depolama zararının davalıdan talep edilemeyeceği varsayımına dayalı olarak depolama zararı olmadığına dair çıkarımın hatalı değerlendirmeye dayandığını, suni deri çanta üretiminde fire oranının İTO Başkanlığından sorulması,teknik bilirkişi tarafından alınan numunelerin laboratuvarda tetkikine karar verilmesi talep edilmiş ise de, taleplerinin dikkate alınmadığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacı tarafından çanta imalatı için davalılardan satın alınan suni derilerin ayıplı olduğu iddiası ile, davacı tarafından davalılara ödenen 141.000-TL bedelin 14.000-TL'lik kısmının iadesi, vadesi gelmeyen ancak mal bedeli olmak üzere davalılara verilen çeklerin aynen iadesi ile çekler nedeni ile toplam 115.000-TL borçlu olunmadığının tespiti, üretim yapılamaması nedeniyle 500-TL kar kaybı tazminatı, çeklerin ibrazı ... vb. nedeniyle ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle uğranılan 100-TL zararın tazmini ile malların iade alınmaması nedeniyle muhafaza gideri olarak sarf edilen 400-TL zararın tazmini istemine ilişkindir. Eldeki davada; davacı, 15.01.2016 tarihli ... ve ... sayılı faturalarda yazılı suni deriyi davalı ...

şirketinden, davalı ... şirketi tarafından üretilen bir kısım suni deriyi de 23.04.2014 tarihli 219957, 12.09.2014 tarihli ..., 15.06.2015 tarihli ... sayılı faturalarla diğer davalı ... şirketinden aldığını, satın alınan emtiaların 24.11.2016 tarihli laboratuvar analiz sonucuna göre ayıplı çıktığını, ayıp ihbarının İstanbul ... Noterliği'nin 28.11.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı ... firmasına 29.11.2016 tarihinde ihtar edildiğini, diğer davalıya ise adresi değiştiğinden bahisle tebligat yapılamadığını ancak ihtarnamede yazılı adresin ... şirketinin tescilli adresinin olduğunu, emtiaların depoda muhafaza edildiğini beyan etmiştir. Taraflar arasında, suni derilerin özelliklerinin belirtildiği her hangi yazılı bir sözleşme mevcut olmamakla;

davacıya, davalılar tarafından 2014,2015,2016 yıllarında 5 ayrı fatura ile suni deri satılıp teslim edildiği, faturalar içeriğinde suni derilerin özel adı, rengi, kod numarası, lot numarası veya barkod kodu kaydının bulunmadığı görülmüştür. Davacının müşterisinin isteği ile UL VS Laboratuvarında yaptırdığı azo boyar maddeler ve fitalatlar içeriği test raporunda sadece laboratuvara teslim edilen 6 adet suni deri parçalarının renkleri yazmakta olup derilerin özel adı, rengi, kod numarası, lot numarası ve/ veya barkod kodu vb. gibi özellikleri raporda bulunmamaktadır. Test raporu içeriğinden testi geçemeyen deri parçalarının davalılar tarafından davacıya fatura ile satılan deri parçaları olup olmadığı açıkça belirlenememektedir.

Dava konusu suni deri parçaları incelenmek üzere mahallinde yapılan teknik incelemeye göre; davacının bildirdiği adresteki iş yeri deposunda bulunan düzgün bir şekilde sarılı olmayan 7 ayrı renkte yaklaşık 2500 metre kadar olan suni deri toplarının bulunduğu, suni deri toplarının az bir kısmının üzerinde ... isimli firma etiketinin bulunduğu, topların çoğunluğunda etiket vb. tanıtıcı/ ayırt edici bir işaretin bulunmadığı bilirkişiler tarafından tespit edilmekle depodaki ürünlerin davalı şirketlerden satın alınan suni deriler olup olmadığı açıkça belirlenememiştir. Dosyaya sunulu somut deliller, incelenen ürünler ile fatura içerikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar ürün satışına dair faturalar varsa da faturalarda ürünlerin ayırt edici özelliğinin bulunmadığı, incelenen ürünlerin satılan ürünler olup olmadığının açık ve net bir biçimde tespit edilemediği, test raporu içeriğindeki suni deriler ile satılan suni derilerin aynı olup olmadığının belirlenemediği saptanmakla davacının davasının ispat edilemediği anlaşılmaktadır.

İlk derece Mahkemesi tarafından başkaca yapılması gereken eksik tahkikat bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230217 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.