6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Devir alınan şirketin borçlarından sorumluluk ve fatura alacağının ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2015 E. 2022/866 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Tedarik Sözleşmesinden Kaynaklanan Fatura Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, ürün tedarikine dayalı fatura alacağının ispat külfeti davacıya aittir ve fatura ile defter kayıtları tek başına yeterli değildir; ancak sevk irsaliyesi ve teslim fişleriyle desteklenen faturalar, teslim alan tarafın devralınan bir şirkete ait kaşesini taşısa da, devralan şirketin devraldığı şirketin alacak ve borçlarından kül halinde sorumlu olması nedeniyle alacağın ispatı için yeterli kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Fatura alacağının ispat yükü ve delillerle ispatı → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, davacının usulüne uygun tutulmayan defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil etmeyeceğini, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak alacak tespiti yapıldığını, davacının yeni ibraz ettiği fatura ve sevk irsaliyelerine dayalı raporun hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlıdır ve ürün tedarik işinin yapıldığını ispat külfeti davacıya aittir; fatura ve davacı defter kayıtları, yasal delillerle desteklenmediği sürece tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Takibe dayanak faturalar ile birlikte sevk irsaliyeleri ve teslim fişleri bulunmaktadır. Davalı defter kayıtlarına göre takibe dayanak faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirlenmiş olmakla birlikte, fatura ve sevk irsaliyeleri üzerindeki teslim alan kaşelerinin davalı tarafça devir alınan şirkete ait olduğu ve balıkları teslim alanın bu şirket olduğu hususunda davalının inkarı bulunmamaktadır. Devir alınan şirketin alacakları ve borçlarıyla birlikte kül halinde davalı tarafından satın alındığı ve davalının bu şirketin borçlarından sorumlu olduğu gözetildiğinde alacağın varlığının ispatlandığı sonucuna varılmıştır. Bilirkişi, teslim fişleri kaşeli ve imzalı olanları hesaplamaya dahil etmiş, kaşe ve imza bulunmayanları dahil etmemiştir. Fatura, sevk irsaliyesi ve teslim fişleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının alacağı hesaplanmış olup davacının balık tedarik işini yaptığını ve hesaplanan miktarda alacağını ispat ettiğinin kabulü gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bir işletmenin (alacak ve borçlarıyla) kül halinde devralınması durumunda, devralan şirketin devreden şirketin borçlarından sorumlu tutulabileceği ve bu durumun, teslim belgelerinde devredilen şirketin kaşesinin bulunmasına rağmen fatura alacağının ispatını sağladığı yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat külfeti sevk irsaliyesi ticari defter kül halinde devir borçlardan sorumluluk

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2015

KARAR NO 2022/866

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/07/2019

NUMARASI 2017/838 Esas - 2019/667 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Tedarik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/06/2022

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme kapsamında 2015 yılından bu yana ticari bir ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketin marketlerinde satılmak üzere balık tedarik ettiğini, davalının da belirlenen dönemlerde ödeme yaptığını ancak davalının faturaya dayalı borçlarını ödememesi üzerine alacaklarının tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine başladıklarını, davalının ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili şirketin cari hesap kayıtlarında davalıya bir borcunun bulunmadığını, davacının alacak iddiasının ispata muhtaç olduğunu, davaya konu icra takibinin fatura ve cari hesap alacağına dayandığını, bu durumun bilirkişi incelemesi ve yargılamayı gerektirdiğini, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek davanın reddine karar verilmesini aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunun tespiti ile davacı alacağının davalıya fatura edildiği ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı, davalının yapılan bilirkişi incelemesinde sunulan sevk irsaliyelerinin de denetimi ile ilk ek raporda da tespit edilen miktar kadar davacıya borçlu olduğunun belirlendiği ve ikinci ek raporda hesap edilen miktar kadar davacının işlemiş faiz talep edebileceği, davalının itirazında kısmen haksız olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile takibin 26.135,45-TL asıl alacak ve 3.443,05-TL işlemiş faiz üzerinden devamına ve davacı lehine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin şirket defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, usulüne uygun tutulmayan davacı ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil etmeyeceğini, hatalı düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak davacının müvekkili şirketten alacağı olduğu yönündeki kararın hukuka uygun olmadığını, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre müvekkili şirketten 1.527.894,86-TL alacaklı gözükmesinin davacı defter ve kayıtlarına itibar edilmeyeceğini ortaya koyduğunu, davacının müvekkili şirketten alacaklı olmasının davacı tarafından kayıtlara alınmayan faturalara ilişkin olduğunu, bu hususun bilirkişi raporuyla ortaya çıktığını, davacı tarafın yeni ibraz ettiği fatura ve sevk irsaliyelerine dayalı düzenlenen raporun hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;davacı- alacaklının sevk irsaliyeleri ile davalı- borçluya tedarik ettiği balık cinsi ürünün 24.03.2015- 21.11.2015 tarihleri arasında düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediği iddiasından kaynaklanan ''28.082,15-TL toplam faturalar alacağı + 4.197,75-TL işlemiş yıllık %10,5 faiz " alacağının tahsili için davacı- alacaklının 16.05.2017 tarihinde başlattığı ilamsız takibe karşı davalı- borçlunun ödeme emrine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. Kural olarak ürün tedarik işinin yapıldığını ispat külfeti davacıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, iş bu eldeki itirazın iptali davasında, davalıya balık cinsi ürünler teslim ettiğini, ve davalıdan alacaklı olduğunu ispatlamak durumundadır.

İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olmakla takibin fatura alacağına dayandığı ve takibe ekli faturalar ile birlikte sevk irsaliyelerinin, teslim fişlerinin de bulunduğu tespit edilmektedir.Davacı,takibe dayanak faturalar ile sevk irsaliyelerini ve ticari defter ve kayıtlarını delil olarak ibraz etmiş olup incelenen davalı defter kayıtlarına göre davacı tarafça takibe dayanak faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirlenmiştir. Davacı tarafından takibe dayanak olarak sunulu fatura ve sevk irsaliyeleri üzerinde bulunan teslim alan kaşelerinde(davalı tarafça devir alınan ...)nin bulunduğu, balıkları teslim alan davalı (...'e halefen) olmadığı hususunda davalının inkarının bulunmadığı, ...

şirketinin davalı tarafından alacakları ve borçları ile birlikte bir kül halinde satın alındığı, davalının ... şirketinin borçlarından sorumlu bulunduğu gözetildiğinde alacağın varlığının ispatının sağlandığı sonucuna varılmaktadır. Bilirkişi tarafından teslim fişleri kaşeli ve imzalı olanlar hesaplamaya dahil edilmiş,teslim fişlerinde kaşe ve imza bulunmayanlar hesaplamaya dahil edilmemiştir.Sunulan faturalar , sevk irsaliyeleri, teslim fişleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının alacak miktarı bilirkişi tarafından 26.135,45-TL hesaplanmıştır.Bu durumda davacının faturalara, sevk irsaliyelerine, teslim fişlerine konu balık tedarik işini yaptığını ve 26.135,45-TL davalıdan olan alacağını ispat ettiğinin kabulü gerektiğinden davanın kısmen kabulüne yönelik hükümde isabetsizlik görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.020,50-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 608-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.412,5‬‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından sarf edilen istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230207 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.