6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ayıplı mal iddiasında ispat yükünün davalıya geçmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1553 E. 2022/884 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Davacının nitelemesi: Alacak (asıl dava-birleşen dava) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Sözleşme ile teslim edilen malın niteliği taraflar arasında proforma fatura veya benzeri belgeyle belirlenmiş ve davacı tarafından iade edilen/ayıplı bulunan malın bu sözleşme konusu maldan farklı olduğuna ilişkin süresinde bir itiraz ileri sürülmemişse, iade edilen malın sözleşme konusu maldan farklı bir mal olduğunu ispat yükü, bu iddiayı ileri süren tarafa (satıcıya) aittir; bu ispat gerçekleştirilemediği takdirde malın ayıplı teslim edildiği kabul edilmeli ve zararın kapsamı, kusur oranı ile zarar miktarı gerekli bilirkişi incelemesiyle araştırılmalıdır.

Ele alınan sorunlar

İade edilen malzemenin sözleşme konusu malzemeden farklı olduğunun ispatı → kabul

İddia: Davacı, hammaddenin davalıdan teslim tarihi ile kendisinin ilgili kuruma devir tarihi göz önüne alındığında malzemenin davalıdan temin edildiğinin ispatlandığını, ilk derece mahkemesinin bu hususu gerekçesiz şekilde ve araştırma yapmadan reddettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında sözleşme haline gelen proforma faturada malzemenin niteliği (yoğunluk) belirlenmiştir. Davacının üçüncü kuruma malzemeyi, o kurumun iade/çıkış tarihinden önce teslim ettiğine dair delil bulunmadığı; davalı tarafından düzenlenen teslim faturası ile davacının üçüncü kuruma yaptığı iade faturasındaki ürün ve miktarın uyuştuğu; ayrıca davacının davalıya düzenlediği iade faturasının davacı defterlerine işlenmiş olup davacının iade ettiği ürünlerin sözleşme konusu ürünler olmadığına dair süresinde bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği tespit edilmiştir. Bu durumda iade edilen malzemenin, davacıya sözleşmeyle teslim edilen malzemeden farklı bir malzeme olduğunu ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı bu farklılığı ispat edemediğinden, mahkemenin aksi gerekçeyle (malzemenin davalıdan temin edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle) davayı reddetmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zararın kapsamı ve kusur oranının araştırılması gerekliliği → kabul

İddia: Davacı, ihalelerden yasaklanması nedeniyle uğradığı zarar ile bu zararın tespiti talebinin gerekçesiz biçimde ve araştırma yapılmadan reddedildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İhale mevzuatına vakıf bilirkişi de dahil edilerek oluşturulacak bilirkişi kurulundan; ihale konusu maddenin kalan sürede temin edilebilecek nitelikte bir madde olup olmadığı, zararın meydana gelmesinde hangi tarafın ne oranda kusurlu olduğu ve davacının uğradığı maddi zarar miktarının araştırılması suretiyle rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Birleşen davaya yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesi → tartışılmadı

İddia: Davacı-birleşen davada davalı, birleşen davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, kur farkı talebinin ticari örfe aykırı olduğunu ve bilirkişi raporunda hesaplanan borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verildiğinden, birleşen davaya yönelik istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşme konusu malın niteliğinin belgeyle (proforma fatura) belirlendiği ve iade edilen malın bu maldan farklı olduğuna dair süresinde ihtirazi kayıt ileri sürülmediği hallerde, farklılığı ispat yükünün satıcıya ait olduğuna ilişkin tespiti nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı mal ispat yükü sözleşme şartnamesi proforma fatura ihalelerden yasaklanma menfi ve müspet zarar bilirkişi incelemesi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1553

KARAR NO 2022/884

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/05/2019

NUMARASI 2015/46 Esas - 2019/549 Karar

DAVA

Tazminat

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/06/2022

Asıl davanın reddine ,birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın,asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı ... vekili; ihale sonucunda müvekkili ile dava dışı ... arasında imzalanan 11.03.2013 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin şartnameye uygun olarak 95.000-TL bedelle 500 kg volfram granulat malzemesi satım işini üstlendiğini, bunun üzerine davalı tedarikçi ve ithalatçı firma ile 21.06.2013 tarihinde mal temini için anlaşıldığını, malların dava dışı ...'ye teslim edildiğinde ayıplı olduğu, şartnamedeki şartları taşımadığının tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ürünlerin ayıp nedeni ile davalıya iade edildiğini, ayıplı ürünlerin ayıpsız misli ile değişmesini talep ettiklerini, ancak ayıpsız ürün teslim edilmediğini, bunun sonucunda müvekkilinin bir yıl süre ile ihalelere katılmaktan yasaklı hale geldiğini ve dava dışı ...

tarafından 5.700-TL kesin teminatın irat kaydedildiğini belirterek irat kaydedilen 5.700-TL'nin, ürünlerin iadesi ile ilgili yapılan masraf bedelinden şimdilik 10-TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, müvekkilinin ihalelerden yasaklanması nedeniyle uğradığı menfi ve müspet zararlarının tespitini ve şimdilik 10-TL'nin sözleşme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA DAVA

Davacı ...Ltd. Şti vekili; davalıya satılan mal nedeniyle müvekkili şirket tarafından düzenlenen 02.10.2013 tarihli 21.964,52-TL bedelli faturadan tahsil edilen 10.616,77-TL’nin mahsubu ile bakiye 11.347,75-TL asıl alacağın ödenmediğini, bu nedenle alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı ... tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek Ankara ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasındaki itirazının asıl alacak yönünden iptali ile % 20 oranından icra- inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

ASIL DAVAYA CEVAP

Davalı ...Ltd. Şti vekili; davacı şirketin müvekkilinden alacağı bulunmadığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı hakkında alacaklarının tahsili için icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine davalı tarafından müvekkiline ihtarname keşide edilerek dava konusu alacağı yaratmaya çalıştığını, icra takibinden önce davacı tarafından bu yönde bir talep gelmediğini, davacı ile ticari ilişkilerinin malların iadesinden sonra da devam ettiğini, 27.08.2013 tarihinde davacıya teslim edilen ürünlerin 17.09.2013 tarihinde fatura ile iade edildiğini, davacın haksız kazanç talebinde olduğunu, talep ettiği kar marjının makul bulunmadığını, davanın taleplerinin yasal koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

Davalı ... vekili; müvekkilinin 131.122,15-TL bedelli mal aldığını ve bunun 80.000-TL'sini ödediğini, Merkez Bankasının döviz kuruna göre 30.07.2013 tarihinde ödediği miktarın 31.311-euro olduğunu, ancak alınan malzemelerin ... tarafından uygun görülmemesi üzerine iade edildiğini, bu malzemelerin yerine 19.09.2013 tarihinde tarihinde 005676 Fatura ile 89.383,23-TL malzeme aldığını, davacının alınan malzemenin bedelini daha önceki tarihteki kur üzerinden değil, sonraki fatura tarihindeki kur üzerinden kestiğini, davacının kur farkını kendi lehine kullanarak kar etmeye çalıştığını, davacı şirket tarafından teslim edilen malın ayıplı olması nedeniyle müvekkili tarafından davacı aleyhinde İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde zararının tazmini için dava açıldığını, bu davanın halen devam ettiğini, müvekkilinin sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle uğradığı zararlar karşılandıktan sonra davacının bir alacağının bulunması halinde ancak ödeme talep edebileceğini, bu nedenle takibin haksız olduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Asıl dava yönünden; davacı, 11.02.2013 tarihli ihale sözleşmesi ile dava dışı ... Kurumu'na karşı alım işini üstlendiği, davacının bazı ürünleri tedariki için davalı firma ile anlaştığı ve anlaşma gereğince belirlenen ürünlerin davalı tarafından davacıya 27.08.2013 tarihinde teslim edildiği, davacının söz konusu ürünleri 17.09.2013 tarihinde davalıya fatura ile iade ettiği, davacının davalıdan aldığı ürünlerin ayıplı olması nedeni ile zarara uğradığını iddia ettiği, dosyaya sunulan belgeler uyarınca davacının davalıya ürünleri 17.09.2013 tarihinde iade etmesine karşın dava dışı ...'nin davalıdan tedarik ettiği ürünleri 27.09.2013 tarihli iade yazısı ile davacıya iade ettiği, buna göre davacıya iade edilen ürünlerin ayıplı olduğu kabul edilse dahi belirtilen tarihler dikkate alındığında bu ürünlerin davalıdan alındığının ispatlanamadığı, ayrıca davacı ile dava dışı ...

arasındaki şartnamenin sadece bu tarafları bağlayacağı, davacı ile davalı arasında verilen ürün siparişinin niteliğinin belirlenmediği ve bu konuda dosyaya somut bir belgenin sunulmadığı, davacının dava dışı ... ile arasında oluşan sözleşmeye aykırılığa dayalı zararının oluşumunda davalının kusuru ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden; davacı ... şirketi ile davalı ...'in incelenen defter ve belgelerine göre takip tarihinde bu davacının davalıdan 11.347,75-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı birleşen davada davalı ... vekili; müvekkilinin davalıdan 500 kg volfram granulat sipariş verdiğini, davalının malzemeyi müvekkilinden onay almadan 77 kg fazla gönderdiğini, malzemenin ... kurumuna teslim edildiğini, malzemelerin uygun olmadığının şifahen öğrenilmesi üzerine davalı şirkete sözlü olarak bildirilerek ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini, 22/10/2013 tarihli yazılı dilekçe ile talebin tekrar edildiğini, ... kurumu ilgili hammaddeyi 27/08/2013 tarihinde reddetmiş olsa da; malzemenin iadesinin 27/09/2013 tarihinde gerçekleştirmediğini, bu tarihte iade faturası tanzim edildiğini, fiziki olarak iade edildiğine dair herhangi bir şerh/ibare bulunmadığını, malzemenin temini güç bir malzeme olup, ürünü başkaca tedarikçiden temin edebilme imkanının mevcut olmadığını, hammaddenin davalıdan müvekkiline teslim tarihi ile müvekkilinin ...

kurumuna devir tarihi göz önüne alındığında mezkur hammaddelerin davalı şirketten temin edildiği hususunun ispatlandığını, müvekkilinin ihale yasaklısı duruma düştüğünü, 5.700-TL tutarındaki teminat mektubunun nakde çevrildiğini, müvekkilinin hangi ihalelere giremediği hususları ile zararın tespiti talebinin gerekçesiz şekilde araştırma yapılmadan reddedildiğini; birleşen dava yönünden ise, karşı davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, ticari örfe aykırı şekilde kur farkı talep edildiğini, müvekkilinin bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi bir borcunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl davada davacı ..., ... tarafından yapılan ihale sonucunda ... ile aralarında düzenlenen 11/03/2013 tarihli sözleşme kapsamında üstlendiği edimin ifası ile ilgili olarak davalıdan tedarik edilen maddenin ... tarafından ayıplı olduğunun tespiti üzerine müvekkiline iade edildiğini belirterek ... tarafından irat olarak kaydedilen 5.700-TL teminat, malların iadesi için ödenen şehir içi ve dışı nakliye ücretleri ile ihale ile ilgili diğer masraflar ve ihalelerden yasaklanmış olması nedeniyle oluşan menfi ve müspet zararın tazminini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Ltd.Şti ise; davaya konu ürünlerin 27.08.2013 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının 17.09.2013 tarihinde ürünleri sebepsiz olarak iade ettiğini, ...'nin iadesinin 27.09.2013 tarihinde olduğunu, bu nedenle o malların kendilerinin verdiği mallar olamayacağını belirterek asıl davanın reddini talep etmiş;

birleşen davası ile ise davalı ...'den faturadan kaynaklı bakiye alacağının tahsilini talep etmiştir. ... Fabrikası Müdürlüğü'nün 500 kg wolfram granül malzemesi alım ihalesinin, ihale kurulunun 27/02/2013 tarihli kararıyla en uygun teklifi veren davacı ... üzerinde bırakılması üzerine davacı ... ile dava dışı ... arasında 11/04/2013 tarihli alım sözleşmesi imzalanmıştır. Bahse konu sözleşmenin eki niteliğinde olan ve 14/02/2013 tarihli Wolfram Granül Malzemesi Teknik Şartnamesinde malzeme yoğunluğu minimum 11,4 gr/cm3 olarak belirlenmiştir. Davalı şirket tarafından düzenlenen ve her iki tarafın da imzasını taşıyan, bu nedenle sözleşme haline gelen 21/06/2013 tarihli proforma faturada da davacının davalıdan satın aldığı malzemenin yoğunluğu mininum 11.4 gr/cm3 olarak kararlaştırılmış, dolayısıyla taraflar arasında malın niteliği ile ilgili ihale şartnamesi doğrultusunda belirleme yapılmıştır.

Davacı tarafından ürünlerle ilgili 17/09/2013 tarihli iade faturası düzenlenmiştir. 18/09/2013 tarihli hata bildirimi formu ile davacı tarafından dava dışı ...'e teslim edilen malzemenin istenilen yoğunlukta olmadığı tespit edilmiş; bunun üzerine ... tarafından davacı adına düzenlenen 25/09/2013 tarihli iade faturası ile ürünlerin 27/09/2013 tarihinde çıkışı yapılmıştır. Her ne kadar ürünlerin ... çıkış tarihinin ürünlerin iade alındığı tarihten sonra olduğu, bu nedenle ürünlerin müvekkilinden alınan ürünler olmadığını ileri sürmüş ise de davacı ...'in ürünleri davalıya ... çıkış tarihinden önce teslim ettiğine dair bir delil bulunmadığı gibi ürünlerle ilgili davalı tarafından düzenlenen 27/08/2013 tarihli fatura ile iade faturasında yazılı ürün ve miktar uyuşmaktadır.

Ayrıca davacı ... tarafından davalı adına düzenlenen 17/09/2013 tarihli iade faturası davacının defterlerine işlenmiş olup, davacı ...'in iade ettiği ürünlerin sözleşme konusu ürünler olmadığına dair süresinde bir ihtirazi kayıt ileri sürmemiştir. Bu durumda iade edilen malzemenin davacıya sözleşme ile teslim edilen malzemeden farklı bir malzeme olduğunu ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu kabul etmek gerekir. Taraflar arasında sözleşme halinde gelen 21/06/2013 tarihli proforma faturada davacı ... tarafından davalı şirketten satın alınan malzemenin niteliği belirlendiği gibi davalı şirkete iade edilen malzemenin, davacıya sözleşme ile teslim edilen malzemeden farklı bir malzeme olduğu hususu ispat edilemediğinden mahkemece aksi gerekçe ile davanın reddi doğru olmamıştır.

Bu durumda ihale mevzuatına vakıf bilirkişi de dahil edilerek oluşturulacak bilirkişi kurulundan, ihale konusu maddenin, kalan sürede temin edilebilecek nitelikte bir madde olup olmadığı, zararın meydana gelmesinde hangi tarafın ne oranda kusurlu olduğu, davacının uğradığı maddi zarar miktarı da araştırılmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı-birleşen dosyada davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik istinaf nedenleri haklı bulunarak istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, birleşen davaya yönelik istinaf nedenlerinin ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/46 Esas - 2019/549 Karar sayılı 16/05/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE Davacı-birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına" Davacı-birleşen davada davalı tarafından yatırılan 238,19‬-TL peşin istinaf karar harclarının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

09/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230206 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.