İade faturası bedelinin ispatında mal teslimi ispat yükü satıcıya aittir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2415 E. 2022/781 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
İade faturasına dayalı alacak davalarında, fatura konusu malın/ürünün karşı tarafa (iadeye konu ürün) teslim edildiğini ispat külfeti, faturayı düzenleyen alacaklı tarafa aittir. Fatura ve ticari defter kayıtları, yasal delillerle desteklenmedikçe tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz; karşı tarafın faturaya yasal süresinde itiraz etmemiş olması da bu ispat yükünü ortadan kaldırmaz. Teslime ilişkin belge sunulmaması ve yemin teklif hakkının kullanılmaması halinde, o kısım alacağın ispatlanamadığı kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
İade faturasına dayalı alacağın ispatı ve mal teslimi ispat yükü → ret
İddia: Davacı vekili, davalının faturalara yasal süresinde itiraz etmediğini, sözleşme gereği mal teslimiyle yükümlü tarafın davalı olduğunu, bu nedenle malların teslim edildiğini davalının kanıtlaması gerektiğini, faturalara itiraz edilmemesinin içeriğin kabulü anlamına geldiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve ticari defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Somut olayda iade faturalarına konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir. 2014 yılına ait iade faturaları davalının ticari kayıtlarında yer aldığından bu kısım yönünden borç ilişkisi sabittir; ancak 2015 yılına ait iade faturaları davalının kayıtlarına alınmamıştır ve cari hesap farkı bundan kaynaklanmaktadır. Davalının faturalara yasal süresinde itiraz etmemiş olması, tek başına davacının alacağının varlığını kabule yeterli değildir; davalı fatura muhteviyatı ürünlerin iade edilmediğini ileri sürdüğünden, bu ürünlerin davalıya iade edildiğinin de davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Davacı 2015 yılına ait iade faturası içeriği ürünlerin teslimine ilişkin herhangi bir belge sunmamış, ayrıca yemin teklif etme hakkını da kullanmamıştır. Bu nedenle bu miktar alacak yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın taşıyıcı gerekçesi, iade faturasına dayalı alacak iddialarında fatura konusu ürünün karşı tarafa teslim/iade edildiğinin ispat yükünün satıcı/alacaklıya ait olduğunu ve faturaya süresinde itiraz edilmemesinin bu ispat yükünü ortadan kaldırmadığını vurgulaması nedeniyle, benzer ticari satım ve cari hesap uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ cari hesap alacağı↗ iade faturası↗ ispat yükü↗ ticari defter kayıtları↗ fatura içeriğine itiraz edilmemesi↗ yemin teklifi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2415
KARAR NO 2022/781
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/11/2019
NUMARASI 2018/109 Esas - 2019/1090 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/05/2022
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından üretici veya tedarikçi firmalardan temin edilen malların müvekkiline ait internet sitesinde satışının yapıldığını, davalı şirket ile de internet sitesinde yer alan mal ve hizmetlerin tedariki için 05/02/2011 tarihinden 09/06/2014 tarihine kadar süren bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki neticesinde müvekkilinin davalıdan 48.946,41-TL tutarında alacağı bulunmakta olup davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalıya gönderildiğini ve davalının faturalara yasal süresinde itiraz etmediğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davacının ticari ilişkinin gereklerini yerine getirmediğini, salt faturalara itiraz edilmemiş olmasının faturalara dayalı olarak hak talep edilebileceği anlamına gelmediğini, davacının kötü niyetli takip başlatması nedeniyle kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı ve davalı taraf ticari defter kayıtlarının farklılık gösterdiği,alacağın davacı tarafça düzenlenen iade faturalarından doğduğu, 2014 yılında düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup bu nedenle davalının defterlerinde davacıya 20.315,87-TL borç göründüğünü, davacının 2015 yılı iade faturalarının ise davalı kayıtlarında yer almadığı,iade faturası içeriklerinin davalıya teslimini ispatlayan davalının imzasını taşıyan bir belge sunulmadığı, davacının ibraz ettiği sevk irsaliyelerinin teslim alan kısımlarının boş, imzasız olduğu, faturanın tebliği ve süresinde itiraz edilmemiş olmasının mal teslimini kabul anlamına gelmeyeceği, davacının takipte talep ettiği bakiye tutar yönünden davasını ispat edemediği, davacı vekilinin yemin teklif etme hakkını kullanmayacaklarını bildirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 20.315,87-TL için itirazın iptaline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya teslim edilen faturalara davalının yasal süresinde itiraz etmediğini, sözleşme gereğince mal teslimi ile yükümlü olan taraf davalı olduğundan, malların teslim edildiğini de davalının kanıtlaması gerektiğini, faturalara itiraz edilmediğinden içeriğinin de kabul edildiğinin kabulünün gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, iade faturalarından kaynaklanan cari hesap alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve ticari defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Eldeki davada iade faturalarına konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir. Taraflar arasında akdedilen 17.01.2012 tarihli satın alma sözleşmesi kapsamında, davacıya ait internet sitesinde satılan ürünlerin davalıdan tedarik edildiği, davacı tarafça, alıcılar tarafından iade edilen ürünlerin bedeli alıcıya ödenerek ödenen bedelin davalıya yansıtıldığı, alacağın da bu nedenle düzenlenen iade faturalarından kaynaklandığı, davacının ticari defterlerinde 48.465,99-TL alacak kaydı bulunduğu,2014 yılında düzenlenen iade faturalarının davalıda kayıtlı olup, bu faturalar nedeniyle davalının kayıtlarında davacıya 20.315,87-TL borçlu olduğu,2015 yılında düzenlenen iade faturalarının davalının ticari kayıtlarına alınmadığı,cari hesaplar arasındaki farkın da bu nedenle oluştuğu, faturalara davalının yasal süresinde itiraz etmediği anlaşılmaktadır.
Ancak salt faturaya itiraz edilmemesi davacının alacağının varlığını kabule yeterli değildir.Davalı tarafından fatura muhteviyatı ürünlerin iade edilmediği ileri sürülmekle fatura konusu ürünlerin davalıya iade edildiğinin de davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Davacı tarafça 2015 yılına ait iade faturası içeriği ürünlerin teslimine ilişkin belge sunulmamış,yemin hakkı da kullanılmamış olmakla bu miktar alacak için davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/05/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230106 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi