6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Üçüncü kişinin istinaf hakkı ve dava dışı kişinin taraf sıfatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2100 E. 2022/934 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: 3. Şahsın İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Ek Karar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İstinaf yoluna ancak davanın tarafları başvurabilir; davada taraf olmayan, müdahale talebinde bulunmamış ve usul hukuku bakımından herhangi bir sıfat kazanmamış üçüncü kişiler, salt menfaatlerinin ihlal edildiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvuramaz. Bu kuralın tek istisnası, o kişi aleyhine doğrudan bir hüküm kurulmuş olmasıdır; böyle bir hüküm yoksa üçüncü kişinin istinaf başvurusu esastan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Dava dışı üçüncü kişilerin (ortağın mirasçılarının) istinaf başvurusu hakkı → ret

İddia: Davalı şirket ortağının mirasçıları vekili, şirketin organsız kaldığı halde TMK 427 gereği kayyım atanmaksızın ve mirasçılara tebligat çıkarılmaksızın davanın sonlandırılmasının savunma hakkını kısıtladığını, ayrıca tasfiyesi istenen şirketin tek yöneticisinin mirasçıları ve yasal ortakları olmaları nedeniyle istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, davada taraf olarak yer almamalarının kendi kusurlarından kaynaklanmadığını ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İstinaf yoluna ancak davanın tarafları başvurabilir; taraflar dışındaki üçüncü kişiler istinaf yoluna başvuramaz. Bunun tek istisnası, o kişi aleyhine bir hüküm kurulmuş olması halidir. Somut olayda, istinaf eden kişiler davada taraf olmadığı gibi yargılama sürecinde müdahale talepleri de bulunmamış ve usul hukuku bakımından herhangi bir sıfat kazanmamışlardır. Şirket ortağı olarak menfaatin ihlal edildiğinden söz edilmesi tek başına yeterli değildir; adı geçen üçüncü kişiler hakkında verilmiş bir hüküm de bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Davada taraf olmayan, müdahale talebinde bulunmamış üçüncü kişilerin -aleyhlerine hüküm kurulmadıkça- istinaf yoluna başvuramayacağına ilişkin genel usul kuralını somutlaştırması nedeniyle emsal niteliktedir; karar bu hususta Yargıtay HGK içtihadına da atıf yapmaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
taraf sıfatı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf hakkı taraf sıfatı üçüncü kişi hukuki yarar organ eksikliği şirketin feshi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2100

KARAR NO 2022/934

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/09/2018 (Gerekçeli Karar) - 08/03/2019 (Ek Karar)

NUMARASI 2018/33 Esas 2018/900 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Fesih İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/06/2022

İstinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararın 3.şahıs vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul Ticaret Sicilinin ... sicil nosu ile kayıtlı olan davalı şirketin % 25 hissedarı olduğunu, diğer hissedarın ise % 75 hisseye sahip ... olduğunu, ...'ın şirketi 02.05.2016 tarihine kadar temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, kendisi hakkında eşi tarafından İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/1442 esas sayılı dosyasında vesayet altına alınması talepli dava açıldığını, ...'ın ise vefat ettiğini, genel kurul toplantısı yapılamadığından şirketin organlarından yoksun kaldığını, yönetimin sağlanamadığını ayrıca şirketin tescilini takip eden yirmi dört ay içinde ödenmesi gereken sermaye paylarının ödenmediğini,yerine getirilmeyen sermaye taahhüdü dolayısıyla şirket idaresinde sorunlar yaşandığını, müvekkilinin devamlı olarak şirkete ortaklar hesabından borç verdiğini ancak bu borcun da kendisine ödenmediğini belirterek, uzun süredir organları eksik olan ve sermayesi tamamlanmayan davalı şirketin tüzel kişiliğinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, TTK 530.maddesine göre yönetim kurulu organı bulunmayan şirkete bu organı oluşturmak üzere yani yasaya uygun hale getirilmek üzere süre verilmesi gerekmekte ise de, henüz şirketin % 75'lik sermaye payı bedelini ödemeyen ortağın vefatı ve şirketin kuruluşundan beri hiçbir işlem ve karar alınmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde TTK 529. maddeye göre şirketin işletme konusunu gerçekleştiremeyeceği açık bir durumda iken TTK 530.maddeye göre süre vermenin davanın esasına etkili olmayacağı gerekçesi ile mevcut delil durumuna göre şirketin fesih ve tasfiyesine ,tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

EK KARAR

Mahkemece 08/03/2019 tarihli ek karar ile; davalı şirket kurucu ortağı %75 pay sahibi ... 'ın 24/11/2017 tarihinde vefat ettiği ve mirasçıları vekilinin kayyım tayin edilmesi amacıyla açtıkları davada dosyadan haberdar olunduğundan bahisle istinaf talebinde bulunmuş ise de, dosyada taraf olarak sıfatları bulunmadığından istinaf etme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle istinaf yasa yolu açık olmak üzere istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı şirket ortağı ... mirasçıları vekili; şirketin %25 ortağı ... tarafından açılan fesih ve tasfiye davasının, organsız kaldığı tespit edilen davalı şirketi temsil için TMK 427. Maddesi gereği kayyım atanmaksızın, şirketin büyük ortağının öldüğünün tespitine rağmen mirasçılarına tebligat çıkarılmaksızın sonlandırılıp davanın kabulüne karar verilmesinin Anayasal bir hak olan savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte, hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını, şirkete kayyım tayin edilerek yargılamaya devam edilmesi ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Ek karara karşı;müvekkillerinin, tasfiyesi istenen şirketin tek yöneticisi olan ...'ın mirasçıları olması ve tasfiyesi istenen şirketin yasal ortakları olmaları nedeniyle davada verilen kararla ilgili istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararı olduğunu, davada taraf olarak eklenmemiş olmaları müvekkillerinin kusuru olmadığını, mahkeme tarafından %75 hissedar ...'ın veraset ilamı istenip devamındaki işlemler yapılması gerekirken yasaya aykırı bir şekilde karar verildiğini ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davalı anonim şirketin %75 pay sahibi yönetici ortağının şirketin kuruluşundan itibaren genel kurul toplantısı yapmadığı,İstanbul Anadolu 2. SHM'nin 2015/1442 esas sayılı dosyasında vesayet altına alındığı, 24.11.2017 tarihinde vefat ettiği,fiilen organsız kalma nedeniyle çalışamayan şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği ileri sürülerek organ eksikliği nedeniyle TTK m. 530 gereğince davalı anonim şirketin feshi davasıdır. ... ve ... A.Ş.'nin ortağı müteveffa ...'ın mirasçıları ..., ..., ...; davalı şirket ortağının mirasçıları olduğunu ve verilen karardan dolayı menfaatlerinin ihlal edildiğini ileri sürerek kararı istinaf etmişlerdir. İstinaf yoluna ancak davanın tarafları başvurabilir.

Taraflar dışındaki (üçüncü) kişiler, istinaf yoluna başvuramaz. Bunun tek istisnası o kişi aleyhine bir hüküm kurulmuş olması halidir (Kuru, B: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.V, İstanbul 2001, s.4566-4567). Somut davada, adı geçenlerin davada taraf olmadığı gibi yargılama sürecinde müdahale taleplerinin de bulunmadığı ve usul hukuku bakımından herhangi bir sıfat kazanmadıkları anlaşılmıştır. Şirket ortağı olarak menfaatin ihlal edildiğinden söz edilmesi yeterli değildir. Adı geçen üçüncü kişiler hakkında verilmiş bir hüküm de bulunmamaktadır (somut olaya emsal mahiyette Yargıtay HGK'nun 2017/11-160 Esas- 2017/1370 Karar sayılı 15.11.2017 tarihli ilamı). Açıklanan nedenlerle; üçüncü kişilerin istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararına karşı üçüncü kişilerin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

3. Şahıslar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın 3. şahıslardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3. şahıslar tarafından sarf edilen yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/228584 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozularak gönderildi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6199 E. 2024/2486 K. · Bozularak gönderildi

Usulünce temsil edilmeyen şirketin feshinde ortak mirasçılarının istinaf yararı

Gerekçe özeti

Kural olarak kanun yoluna davanın tarafları başvurabilirse de, anonim şirketin feshine ilişkin davada şirketin usulüne uygun temsil edilmediği anlaşılıyorsa, davadan önce ölen ve şirketin tek temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olan pay sahibinin, hissesine iştirak hâlinde malik olan mirasçılarının fesih kararını istinaf etmekte hukuki yararları bulunduğu kabul edilir; bu kişilerin istinaf dilekçesinin taraf sıfatı yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilemez.

Emsal değeri

Davada taraf olmayan pay sahibi mirasçılarının, usulüne uygun temsil edilmeyen şirketin feshi kararını istinaf etmekte hukuki yararlarının bulunduğu yönündeki tespit, kanun yoluna başvuru yetkisinin sınırları bakımından emsal değeri taşır; Yargıtay'ın bozma kararı olduğundan bağlayıcı içtihat ağırlığı doğurur.

Kavramlar: anonim şirketin feshi kanun yoluna başvuru yetkisi hukuki yarar taraf sıfatı üçüncü kişinin istinaf hakkı şirketin organsız kalması iştirak hâlinde mülkiyet (mirasçılar) istinaf dilekçesinin reddine dair ek karar

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/6199 E.  ,  2024/2486 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2100 Esas, 2022/934 Karar

3. ŞAHISLAR : ... Mirasçıları;

1. ...

2....

3. ... vekilleri Avukat ...

HÜKÜM/KARAR Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/33 E., 2018/900 K.

Taraflar arasındaki anonim şirketin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 08.03.2019 tarihli ek kararıyla üçüncü kişiler vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Ek kararın üçüncü kişiler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Ticaret Sicilinin 865919 sicil nosu ile kayıtlı olan davalı şirketin % 25 hissedarı olduğunu, diğer hissedarın ise % 75 hisseye sahip ... olduğunu, ...'ın şirketi 02.05.2016 tarihine kadar temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, ... hakkında eşi tarafından İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/1442 E. sayılı dosyasında vesayet altına alınması talepli dava açıldığını ancak ...'ın 24.11.2017 tarihinde vefat ettiğini, genel kurul toplantısı yapılamadığından şirketin organlarından yoksun kaldığını, yönetimin sağlanamadığını, ayrıca şirketin tescilini takip eden yirmi dört ay içinde ödenmesi gereken sermaye paylarının da ödenmediğini, yerine getirilmeyen sermaye taahhüdü dolayısıyla şirket idaresinde sorunlar yaşandığını, müvekkilinin devamlı olarak şirkete ortaklar hesabından borç verdiğini ancak bu borcun da kendisine ödenmediğini belirterek, uzun süredir organları eksik olan ve sermayesi tamamlanmayan davalı şirketin tüzel kişiliğinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 530 uncu maddesine göre yönetim kurulu organı bulunmayan şirkete bu organı oluşturmak üzere yani yasaya uygun hale getirilmek üzere süre verilmesi gerekmekte ise de, henüz şirketin % 75'lik sermaye payı bedelini ödemeyen ortağın vefatı ve şirketin kuruluşundan beri hiçbir işlem ve karar alınmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde 6102 sayılı Kanun'un 529 uncu maddesine göre şirketin işletme konusunu gerçekleştiremeyeceğinin açık olduğu, bu nedenle aynı Kanun'un 530 uncu maddesine göre süre vermenin davanın esasına etkili olmayacağı gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

Mahkemece 08.03.2019 tarihli ek karar ile; davalı şirket kurucu ortağı %75 pay sahibi ...'ın 24.11.2017 tarihinde vefat ettiği ve mirasçıları vekili kayyım tayin edilmesi amacıyla açtıkları davada dosyadan haberdar olduklarından bahisle istinaf talebinde bulunmuş ise de, dosyada taraf olarak sıfatları bulunmadığından istinaf etme yetkisi de bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde üçüncü kişiler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Üçüncü kişiler vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle ek karara karşı; müvekkillerinin, tasfiyesi istenen şirketin tek yöneticisi olan ...'ın mirasçıları olması ve tasfiyesi istenen şirketin yasal ortakları olmaları nedeniyle davada verilen kararla ilgili istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararları olduğunu, davada taraf olarak eklenmemiş olmalarının müvekkillerinin kusuru olmadığını, Mahkeme tarafından %75 hissedar ...'ın veraset ilamı istenip devamındaki işlemler yapılması gerekirken yasaya aykırı bir şekilde karar verildiğini ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını; öte yandan asıl karara yönelik olarak, şirketin %25 ortağı ... tarafından açılan fesih ve tasfiye davasında, organsız kaldığı tespit edilen davalı şirketi temsil için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci maddesi gereği kayyım atanmadan, şirketin büyük ortağının vefat ettiği tespit edilmesine rağmen mirasçılarına dahi tebligat çıkarılmaksızın sonlandırılıp davanın kabulüne karar verilmesinin Anayasal savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğunu, şirkete kayyım tayin edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ortağı müteveffa ...'ın mirasçıları ..., ..., ...'ın verilen karardan dolayı menfaatlerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerse de istinaf yoluna ancak davanın taraflarının başvurabileceği, taraflar dışındaki üçüncü kişilerin, istinaf yoluna başvuramayacağı, bunun tek istisnasının o kişi aleyhine bir hüküm kurulmuş olması hali olduğu ki somut davada, adı geçenler davada taraf olmadığı gibi yargılama sürecinde müdahale taleplerinin de bulunmadığı, ayrıca usul hukuku bakımından herhangi bir sıfat da kazanmadıkları, şirket ortağı olarak menfaatin ihlal edildiğinden söz edilmesinin yeterli olmadığı, adı geçen üçüncü kişiler hakkında verilmiş bir hüküm de bulunmadığı gerekçesiyle, üçüncü kişilerin istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek karara karşı üçüncü kişilerin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi üçüncü kişiler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla ve bunlara ek olarak müvekkillerinin tasfiyesi istenen şirketin tek yönetim kurulu üyesinin mirasçıları olduğunu, murisin vefatıyla şirketin yasal temsilciden yoksun kaldığını ve tebligatların usulsüz şekilde yapıldığını, murisin ve doğal olarak müvekkillerinin davada taraf olması gerektiğini, davacının birçok kez davet edilmesine rağmen müvekkilleriyle toplantıya katılmadığını, benzer unvanlı bir şirket kurup davalı şirketin içini boşaltarak faaliyetlerine bu yeni şirketi üzerinden devam ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, anonim şirketin fesih ve tasfiyesi istemli olup şirkete açılan davada şirketin son temsilcisi ve hakim ortağının mirasçılarının taraf olmamalarına rağmen kararı istinaf edip edemeyeceklerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 66 ve 68 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

Davalı şirket ortağı davacı ...'ın davalı şirketin feshini istediği davada, Mahkemece davanın kabulüyle şirketin feshine karar verilmiş, bu karar şirket adına ticaret sicili adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesi uyarınca tebliğe çıkarılmıştır. Daha sonra anılan kararı davalı şirketin son temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi ve ortağı olan, aynı zamanda davadan önce vefat ettiği de anlaşılan ... mirasçılarının istinaf etmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 08.03.2019 tarihli ek kararla ... mirasçılarının mezkur davada taraf sıfatları bulunmadığından istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş; anılan ek kararla birlikte asıl kararın istinaf edilmesi üzerine bu defa Bölge Adliye Mahkemesince ek kararın yerinde olduğu belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

İki ortaklı bir anonim şirket olarak kurulmuş olan davalı şirketin kuruluşundan itibaren üç yıl süreyle ... tek yönetim kurulu üyesi olarak şirketi temsil etmek üzere seçilmiş, daha sonra tescil ve ilan edilen bir genel kurul toplantısı olmamış, ... da davadan önce 24.11.2017 tarihinde vefat etmiştir. Eş anlatımla iki ortaklı davalı şirketin ortaklarından ... eldeki davada davacı; diğer ortak ... ise şirketin tek temsilcisi iken dava tarihi itibariyle vefat etmiştir.

Şu halde, davalı şirketin davadaki temsili hususu önem arz etmekte olup, davadan önce ölen şirket ortağı ...'ın hissesine iştirak halinde malik olan mirasçılarının şirketin feshi istemli davada usulüne uygun temsil edilmeyen davalı şirketin feshi kararını istinaf etmekte hukuki yararları olduğunun kabulü gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesince anılan şekilde istinaf dilekçesinin reddine dair ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla bu ek kararın esas kararla birlikte istinaf edilmesi üzerine ek karar yerinde görülerek verilen işin esasına girilmeksizin verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve ek kararın bozulmasıyla, esasa ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi ek kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesinin ek kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın esasa ilişkin istinaf sebepleri değerlendirilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.