İş sahibi-yüklenici ilişkisinde adam çalıştıran sorumluluğu ve eksik inceleme
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2435 E. 2022/1003 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Rücuen tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Sigorta Halefiyeti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İş sahibi ile yüklenici arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinde, yüklenicinin iş sahibinin gözetim ve denetimi altında ve talimatına uyarak çalıştığı belirlenirse, TBK 66. madde anlamında iş sahibi 'adam çalıştıran', yüklenici 'çalıştırılan' sayılır ve üçüncü kişilere verilen zarardan iş sahibi ile yüklenici zincirleme sorumlu olur. Bu nedenle, iş sahibine husumet düşüp düşmediği belirlenmeden önce taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri incelenmeli, işin yüklenicinin bağımsız kontrolüne bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir; sözleşme dosyaya getirtilmeden ve bu inceleme yapılmadan husumet yokluğundan ret kararı verilmesi hatalıdır. Ayrıca birden fazla zarar konusu bulunan davalarda her bir zarar unsurunun (burada: her iki makinenin) ayrı ayrı değerlendirilmesi, kusur durumu ve hasar miktarının teknik bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerekir; eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması bozma/kaldırma sebebidir.
Ele alınan sorunlar
İşveren Bakanlığa husumet düşüp düşmediği (adam çalıştıran sorumluluğu) → kabul
İddia: Davacı vekili, Gençlik ve Spor Bakanlığı hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesinin kanuna ve içtihatlara aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı Bakanlık ile yüklenici davalı şirket arasında asıl iş sahibi-yüklenici ilişkisi (eser sözleşmesi) bulunmaktadır. Eser sözleşmelerinde yüklenici kendi hesabına ve sorumluluğu altında çalışır, iş sahibine bağımlı değildir; ancak yüklenici iş sahibinin gözetimi altında ve onun talimatına uyarak çalışıyorsa, TBK 66. madde anlamında iş sahibi 'adam çalıştıran', yüklenici de 'çalıştırılan' niteliğini taşır. Bu durumda işverenin yükleniciyi denetim ve kontrol yetkisi devam ettiğinden, yüklenicinin veya adamlarının haksız eylemi sonucu üçüncü kişilere verdikleri zarardan yüklenici ile birlikte işveren de zincirleme sorumludur. Adam çalıştıranın sorumluluğunda temel unsur bağımlılık ilişkisidir; çalıştırılan, adam çalıştıranın buyruğu altında olmalı, onun gözetim ve denetiminde iş yapmalıdır. İlk derece mahkemesi, davalı Bakanlık ile yüklenici arasındaki sözleşme kapsamında bu hususları incelemeden davayı pasif husumet yokluğundan reddetmiştir; oysa Bakanlığın sorumluluğu, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında belirlenmelidir. Dosyada bu sözleşme bulunmamaktadır. Sözleşme hükümlerine göre, işin salt yüklenicinin kontrolüne bırakılmayıp davalı işverenin kontrol ve sorumluluğunun devam ettiği belirlenirse, iş sahibi sıfatıyla zincirleme sorumluluğu bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu itibarla, sözleşme ve ekleri şartnameler celbedilip incelenerek, yüklenici kendi hesabına ve iş sahibinden bağımsız olarak işi üstlenmişse yalnızca yüklenicinin sorumlu olacağı, bağımlılık ilişkisi varsa işveren Bakanlığın da sorumlu tutulması gerektiği belirlenmeden, eksik incelemeyle davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesi hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zarar miktarının hesaplanmasında eksik inceleme (iki makinenin ayrı ayrı değerlendirilmemesi) → kabul
İddia: Davacı vekili, iki aracın sovtaj ve muafiyet tenzili sonrası sigortalıya ödenen bedelin talep edildiğini, ancak ilk derece mahkemesinin gerekçede sadece bir araca ilişkin değerlendirme yaparak diğer aracı gözardı ettiğini, zarar miktarının her iki makine için ayrı ayrı toplam değer gözetilerek belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İlk derece mahkemesi tarafından gerekçede sadece bir araca ilişkin değerlendirme yapıldığı, diğer araca dair değerlendirme yapılmadığı belirlenmiştir. Kaza olayında tarafların kusurlarının ne olabileceği incelenmemiştir. Yüklenici sözleşmesi getirtilip Bakanlığın sorumluluğu belirlendikten sonra, aralarında sigortacı bilirkişi bulunan bir bilirkişi kurulundan kaza olayında tarafların varsa kusuru, hasar miktarı ve makinelerin sovtaj değerini inceleyebilecek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir; kusur durumu ve hasar miktarı, davalıların sorumluluğu var ise belirlenmesi gerekirken, yeterli inceleme yapılmadan ve kararın gerekçesi de yazılmadan hüküm verilmesi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İş sahibi ile yüklenici arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinde, yüklenicinin iş sahibinin denetim ve kontrolü altında çalışması halinde iş sahibinin de TBK 66 uyarınca 'adam çalıştıran' sıfatıyla zincirleme sorumlu tutulabileceği ve bu hususun sözleşme incelenmeden husumet reddine karar verilemeyeceği yönündeki tespit, benzer iş sahibi-yüklenici-üçüncü kişi zarar ilişkilerinde emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- husumet (pasif husumet - iş sahibi Bakanlık aleyhine açılan davada, eser sözleşmesi kapsamında iş sahibinin yüklenici üzerindeki denetim ve kontrol yetkisinin devam etmesi halinde husumetin düşeceği)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adam çalıştıran sorumluluğu↗ eser sözleşmesi↗ pasif husumet↗ zincirleme sorumluluk↗ rücuen tazminat↗ sovtaj↗ bilirkişi incelemesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2435
KARAR NO 2022/1003
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/05/2018
NUMARASI 2014/647 Esas 2018/496 Karar
DAVA
Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/06/2022
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı, davalı ... Ltd. Şti. ve . .. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde ... -...-... poliçe numaralı 23/10/2012-23/10/2013 arası dönemde makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalıya ait ... Marka ... model ... şasi nolu personel yükseltici platform makinesi ile ... model ... şasi seri nolu kaldırım personel yükseltici makinesinin, Mersin-Yenişehir kapalı spor salonu inşaat sahası içinde kullanılırken 22/03/2013 tarihinde operatörün molası sırasında ve çalışır durumda değil iken makinelerin üzerinde bulunduğu aksın (platformun) çökmesi sonucu ağır şekilde hasarlandığını, zarar gören makinelerin sigortalı şirket tarafından davalılardan ... Ltd. Şti.'ne11/01/2013 ve 05/02/2013 tarihli kiralama sözleşmeleri ile kiralandığı, her iki makinenin de kiracı tarafından tarafından inşaatta kullanıldığı esnada hasarlandığını, davalı ....
AŞ'nin Kapalı Spor Salonu inşaatı yapım işini yüklenen ana yüklenici şirket olduğunu, ... Ltd. Şti.'nin de bu inşaatta görev üstlenen ve zarar gören makineleri sigortalıdan kiralayan kiracı şirket olduğunu, davalı Gençlik ve Spor Bakanlığının ise asıl inşaat işinin sahibi işveren olduğunu, bu durumda meydana gelen tüm zararlardan her üç davalının da müteselsilen sorumlu olduklarını iddia ile toplam zarar tutarı olan ve sigortalıya ödenen 123.135-TL nin ödeme tarihi olan 28/06/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... Ltd. Şti. vekili, hasar gören her iki makineyi müvekkili şirketin dava dışı sigortalı ... A.Ş.'den sözleşmelerle kiraladığını, Mersin Yenişehir Kapalı Spor Salonu inşaatında kullanılmaya başlandığını, 22/03/2013 tarihinde makinelerin çalışmadığı sırada teknik şartnameye aykırı olarak inşaa edilen platformun çökmesi sonucu her iki makinenin de hasar gördüğünü beyanla, açılan davada müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2- Davalı Gençlik ve Spor Bakanlığı vekili, olayın meydana geldiği yerin Mersin Mahkemeleri olması nedeniyle Mersin Mahkemelerinin olduğunu, müvekkili bakanlığın olayda taraf sıfatı bulunmadığını beyanla davanın pasif husumet yönünden reddine, usulü itirazları kabul edilmediği taktirde meydana gelen zarardan sorumlulukları bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
3- Davalı ... İnş. ve Tic. AŞ vekili, zararın meydana gelmesine sebep olan olay nedeniyle bütün risklerin davalı Gençlik Spor Bakanlığı lehine 08/01/2012-02/04/2013 tarihlerini kapsayacak şekilde sigortalandığını, sigorta poliçesinin zeyilname ile 10/04/2013 tarihine kadar uzatıldığını, bu davada müvekkili aleyhine karar çıkması halinde dava dışı sigortacı ... Sigorta AŞ'den ödenen miktarın tahsilini talep edebileceğini, davacı şirketin sigortalısına ödediği zararın meydana gelmesinde müvekkilinin üstlendiği işin bir kısmının yapımı için alt yüklenici olarak sözleşmeyi imzaladığını, ... İnş. San. Tic. A.Ş. (yeni unvan:... Yapı ve İnş. AŞ) ticaret unvanlı yüklenicinin ayıplı malzeme ve ayıplı işçilikle yaptığı iş sonucu tavan çökmesine sebebiyet verdiğini, bu davada müvekkili aleyhine karar verilmesi ve müvekkili tarafından ödeme yapılması halinde zarara sebebiyet veren ...
Yapı ve İnş. AŞ'den ödenen zararın tahsili için dava açılacağını beyanla davanın bu nedenle ... AŞ ye ve ... Yapı ve İnş. AŞ ye ihbarını, neticeten davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalılardan Gençlik ve Spor Bakanlığı aleyhine açılmış davada, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın iş sahibi olduğu, ana yüklenici ile davalı ... arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle bakanlığa husumetin düşmeyeceği gerekçesi ile Gençlik ve Spor Bakanlığı aleyhine açılmış davanın husumet nedeniyle reddine; davacı sigorta şirketi tarafından hasar gören makinelerin ekspertiz raporuna göre 48.902-euro olarak hesaplanan hasar bedelini 1 EURO=2,5180-TL üzerinden olmak üzere 123.135-TL olarak ödediği, oysa ödenmesi gereken hasar bedelinin poliçeye göre 38.782-EURO olduğu, bu nedenle fazla ödemeden dolayı davalıların bir sorumluluğunun bulunmadığı, ödeme tarihi olan 28/06/2013 tarihi itibarı ile 1 EURO=2,5183-TL üzerinden karşılığının 97.665,64-TL nin davalılar ...
ve ... AŞ'den müteselsilen tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı ... Sigorta A.Ş. vekili; Gençlik Ve Spor Bakanlığı hakkında açılmış olan davanın husumetten reddine karar verilmesinin kanuna ve içtihatlara aykırı olduğunu, davanın diğer davalılar açısından 97.665,64-TL bakımından kısmen kabulüne karar verilmesinin davaya konu zararın anlaşılamamasından kaynaklandığını, mahkemece ... model makinenin sigorta bedeli olan 38.782-EURO toplam ödenmesi gereken miktar olarak anlaşılarak sadece tek bir makinanın hasarı dikkate alınarak bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, zarar miktarının iki makine açısından ayrı ayrı toplam değer gözetilerek belirlenmesi gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı ...Ltd. Şti. vekili; mahkeme tarafından eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, delillerin takdirinde hataya düştüğünü, usule aykırı olarak aleyhe hüküm kurulmasının gerekçe ve dayanakları gösterilmediğini, kusurunun bulunmadığını ve bunun neticesinde sorumluluğunun olmadığını savunarak bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3- Davalı ... Tic. A.Ş. vekili; bilirkişi raporu alınmak suretiyle inceleme yapılmadan, eksik inceleme suretiyle müvekkili aleyhine daha fazla alacağa hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, iş makinalarının hasarlı haldeki gerçek değeri çok fazlayken, bunun ortadan kaybolmasına davacı sebep olduğunu, iş makinalarının değerleri ve davacı tarafından ödenmesi gereken sigorta bedellerinden fazla hesaplandığını, yapılan itirazların mahkemece nazara alınmayarak eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle fazla miktarda bedele hükmedildiğini, iş makinasının hasar tarihindeki değerinin, sigorta bedeli tutarından fazla belirlenmesi yönündeki ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı ve sigortalı arasında ticari bir ilişki ve sözleşme olmadığını, davacının hasar bedeli ödemesinden, dava dışı sigortalının tahsil ettiği hurda değerlerinin de düşülmesi gerekirken bu da düşülmeden, fazla miktarda alacağa hükmedilmesinin yanlış olduğunu, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; makine kırılması sigortası kapsamında, personel yükseltici platform makinesi ile kaldırım personel yükseltici makinesinin hasarı nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen bedelin, davalılara rücu istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalıya ait olan iki adet iş makinesi, davacı sigorta şirketi tarafından makine kırılması sigortası ile sigortalanmıştır. Davalı Gençlik ve Spor Bakanlığı'na ait Mersin/ Yenişehir spor salonu yapımı işini davalı ... şirketinin yüklenici olarak üstlendiği, ihbar olunan ... (eski unvanı ...) şirketinin inşaat işini alt taşeron olarak üstlendiği, ihbar olunan ... Sigorta AŞ tarafından inşaata dair bütün risklerin sigorta edildiği, iş makinelerinin sigortalı tarafından davalı Tür Mekanik şirketine kiralandığı, işveren davalı Bakanlığa ait spor salonu inşaatında kullanılmakta iken, 27.03.2013 tarihinde iş makinelerinin üzerinde bulunduğu spor salonu bina aksının-zemin kısmının çökmesi sonucu her iki iş makinesinin ağır derecede hasarlandığı, alınan eksper raporu doğrultusunda davacı tarafından araçların bedeli olarak toplam 48.902-euronun ödeme tarihindeki TL karşılığı olan 123.135-TL'nin 28.06.2013 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiği anlaşılmaktadır.
Davalı Bakanlık ile davalı ... şirketi arasında asıl iş sahibi-yüklenici ilişkisi bulunduğu(eser sözleşmesi) anlaşılmaktadır. Eser sözleşmelerinde, yüklenici kendi hesabına ve kendi sorumluluğu altında çalışır; iş sahibine bağımlı durumda değildir. Ne var ki yüklenici, iş sahibinin gözetimi altında ve onun talimatına uyarak çalışıyorsa, bu durumda TBK nun 66. maddesi anlamında davalı işverenin “adam çalıştıran” ,yüklenicinin de “çalıştırılan” niteliğini taşıdığının kabulü gerekir.Bir başka ifadeyle; işverenin yükleniciyi denetim ve kontrol yetkisi devam ettiğinden, yüklenicinin veya kullandığı adamların haksız eylemi sonucu üçüncü kişilere verdikleri zarardan, yüklenici ile birlikte işveren de zincirleme sorumludur.
Adam çalıştıranın sorumluluğunda temel unsur, bağımlılık ilişkisidir. Bu anlamda çalıştırılan, adam çalıştıranın buyruğu altında olmalı, onun gözetim ve denetiminde iş yapılmalıdır. Sorumluluğun nedeni de, bağımlılıktan kaynaklanan özen gösterme ödevine aykırılıktır. İlk derece mahkemesi ,davalı işveren bakanlık hakkındaki davayı pasif husumet yokluğundan reddetmiş ise de, belirtilen hususlarda bir inceleme yapılmamıştır. Davalı Bakanlığın sorumluluğu bulunup bulunmadığı ,davalı Bakanlık ile davalı ... şirketi arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında belirlenmelidir. Dosya kapsamında anılan sözleşme bulunmamaktadır.Sözleşme hükümlerine göre; işin salt yüklenicinin kontrolüne bırakılmayıp, davalı işverenin kontrol ve sorumluluğunun devam ettiği , davalı Bakanlığın işle olan bağlantısının kesilmediği belirlenir ise ;iş nedeniyle meydana gelen zararlardan da iş sahibi sıfatıyla zincirleme sorumluluğu bulunduğu gözetilerek;
adı geçen davalıya husumet düşeceği kabul edilmek suretiyle, işin esasına girilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu itibarla mahkemece, davalı Bakanlık ile yüklenici davalı ... şirketi arasındaki sözleşme ve ekleri şartnameler celbedilip incelenerek, eğer yüklenici kendi hesabına ve iş sahibinden bağımsız olarak sözleşmeye konu işin yapımını üstlenmiş ise, iş sırasında başkalarına verilen zararlardan yüklenici bizzat sorumlu olacağı,eğer davalı ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi var ise, ancak bu halde davalı işveren Bakanlığın da sorumlu tutulması gerekirken eksik incelemeyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı tarafından, sigortalanan iki aracın sovtaj ve muafiyet tenzili sonrası, sigortalıya ödenen bedeli (ödeme tarihi itibarı ile belirlenen kur üzerinden TL karşılığı değeri) talep edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından gerekçede sadece bir araca ilişkin değerlendirme yapıldığı, diğer araca dair değerlendirme yapılmadığı belirlenmektedir.
İlk derece mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak hüküm verilmiştir. Kaza olayında tarafların kusurlarının ne olabileceği incelenmemiştir. Yüklenici sözleşmesi dosyaya getirtilip ,davalı Bakanlığın sorumlu olup olmadığı belirlendikten sonra aralarında bir sigortacı bilirkişi bulunan bilirkişi kurulundan kaza olayında tarafların varsa kusuru ,hasar miktarı ,makinelerin sovtaj değerini inceleyebilecek bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. Kusur durumu,hasar miktarı sonuç itibariyle davalıların sorumluluğu var ise belirlenmesi gerekirken ,yeterli inceleme yapılmadan ,verilen kararın gerekçesi de yazılmadan hüküm verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı, davalılar ... Ltd. Şti. ve ... İnş. .. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/647 Esas-2018/496 Karar sayılı 29/05/2018 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı ... İnş. .. A.Ş. tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davacı 44,40-TL davalı İnş. .. A.Ş.
1. 668-TL) istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/06/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/228446 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi