İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5709 E. 2016/6631 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı↗ çekişmesiz yargı↗ re'sen gözetilme↗ kayyım↗ ticari dava niteliği↗ ara karar↗ görevsizlik kararı↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kayyımlık ücretinden davalının sorumlu olduğu, 6 aylık ücretin mahkeme ara kararı çerçevesinde 18.000,00 TL olup, davalının bu devre kapsamında yaptığı ödemeye ilişkin herhangi bir makbuz bulunmadığı gerekçesiyle, 18.000,00 TL'nin tahsili hususunda yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, alacağın yargılama konusu olması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava dışı şirkete yönetim kayyımı olarak atanan davacının, kayyım ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. Aynı Yasa'nın 5. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, 5/3 maddesinde de, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2078 E. 2019/3616 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · re'sen gözetilme · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAynı Yasa'nın 5. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, 5/3 maddesinde de, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda gö …
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 5. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, 5/3. maddesinde de, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda g …
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit davası · tespit davası · alacak davası · iflas · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın, davacının dilekçede yazılı şirkete % 5 oranında hisseder olmasından kaynaklı «menfi tespit davası» olduğunu, davanın ticaret hukuku çerçevesinde görülmesi gerektiğini, davacı hakkında yapılmış bir takip veya istenen bir para da olmadığı bu nedenle açılan menfi tespit davasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davacı şirket ortağının, «iflas» eden dava dışı şirketin borçlarını ödemiş olması dolayısıyla diğer ortağa açmış olduğu «alacak davası» olup, Mahkemece davanın ticaret hukuku çerçevesinde görülmesi gerketiği belirtilmiş olmasına rağmen gerekçe ile çelişik olarak işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «kayyımlık» ücretinden davalının sorumlu olduğu, 6 aylık ücretin mahkeme «ara» kararı çerçevesinde 18.000,00 TL olup, davalının bu devre kapsamında yaptığı ödemeye ilişkin herhangi bir makbuz bulunmadığı gerekçesiyle, 18.000,00 TL'nin tahsili hususunda yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, alacağın yargılama konusu olması sebebiyle «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, dava dışı şirkete «yönetim kayyımı» olarak atanan davacının, kayyım ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2078 E. 2022/7771 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «kayyımlık» ücretinden davalının sorumlu olduğu, 6 aylık ücretin mahkeme «ara» kararı çerçevesinde 18.000,00 TL olup, davalının bu devre kapsamında yaptığı ödemeye ilişkin herhangi bir makbuz bulunmadığı gerekçesiyle, 18.000,00 TL'nin tahsili hususunda yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, alacağın yargılama konusu olması sebebiyle «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, dava dışı şirkete «yönetim kayyımı» olarak atanan davacının, kayyım ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5709 E. , 2016/6631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 tarih ve 2013/643-2014/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/1176 Esas 2012/486 Karar sayılı dosyasındaki kayyım ücreti alacağına ilişkin olarak davalı aleyhine icra takibi başlattığını zira, anılan dosyada davalının talebi üzerine müvekkilinin kayyım olarak atandığını, kayyımlık ücretinin tamamından davalının sorumlu olduğunun mahkeme ara kararları ile açıkça belirtilmesine rağmen davalının ücretin tamamını ödemediğini ve haksız itirazı ile de takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kayyımlık ücretinden davalının sorumlu olduğu, 6 aylık ücretin mahkeme ara kararı çerçevesinde 18.000,00 TL olup, davalının bu devre kapsamında yaptığı ödemeye ilişkin herhangi bir makbuz bulunmadığı gerekçesiyle, 18.000,00 TL'nin tahsili hususunda yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, alacağın yargılama konusu olması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava dışı şirkete yönetim kayyımı olarak atanan davacının, kayyım ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. Aynı Yasa'nın 5. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, 5/3 maddesinde de, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/227456500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz