6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çelişkili bilirkişi raporları giderilmeden imza incelemesine dayalı hüküm kurulamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1074 E. 2025/1270 K. · · İlk derece: Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesi

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İmza incelemesine dayalı davalarda, dosyada birbiriyle çelişen bilirkişi raporları bulunuyor ve bu çelişkiye taraflarca gerekçeli itiraz ediliyorsa, mahkeme Adli Tıp Kurumu'nun incelemede son merci olmadığını da gözeterek yeni bir bilirkişi (grafolog) heyetinden çelişkiyi giderecek, denetime elverişli bir rapor almadan ve tüm delilleri birlikte değerlendirmeden hüküm kuramaz; çelişki giderilmeden verilen karar kaldırılır.

Ele alınan sorunlar

272.600-TL bedelli çekteki imza incelemesi raporları arasındaki çelişkinin giderilmemesi → kabul

İddia: Davalılar vekilleri, 24/01/2022 tarihli grafoloji bilirkişi raporunda imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu tespit edilmişken, dosyanın yeniden ATK Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi sonucu alınan 30/12/2024 tarihli raporda tam tersi sonuca varıldığını, iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden ve gerekirse ATK dışında uzman bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilerek rapor alınmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 24/01/2022 tarihli grafoloji uzmanı raporunda inceleme konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın el ürünü olduğu tespit edilmiş, buna karşılık mahkemece bu rapor yeterli görülmeyerek dosya ATK Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş ve 30/12/2024 tarihli ATK raporunda imzanın ...'a ait olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece ATK raporu hükme esas alınmış olsa da bu rapor ilk bilirkişi raporuyla çelişkilidir. Alınan ATK raporuna davalılar vekillerince gerekçeli itirazda bulunulmuştur. Adli Tıp Kurumu incelemede son merci değildir; bu nedenle raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde grafolog bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan denetime elverişli yeni bir rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

148.080-TL bedelli çek yönünden imza incelemesi (İcra Hukuk Mahkemesi raporuna itibar edilmesi) → tartışılmadı

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Çekteki imza aidiyeti konusunda alınan grafoloji bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması ve bu çelişkiye itiraz edilmesi halinde, ATK'nın son merci olmadığı gözetilerek yeni bir bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek rapor alınması gerektiği yönündeki tespit, imza incelemesine dayalı benzer uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası imza incelemesi grafoloji bilirkişi raporu Adli Tıp Kurumu raporu bilirkişi raporları arasında çelişki denetime elverişlilik

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1074

KARAR NO 2025/1270

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİİSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/03/2025

NUMARASI 2018/1270 Esas - 2025/230 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 26/10/2018

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... A.Ş ve ... Müt.. AŞ vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile 1 numaralı davalı ... şirketi arasında daha önce bir ticari ilişki olmamakla birlikte taraflar ticari ilişki kurmaya çalıştıklarını, davalının ''boş ve imzasız bir çekin taraflarına verilmesini ve bu şekilde müvekkil şirket yönünden bir kredibilite araştırması yapmalarının mümkün olacağını'' söyleyerek müvekkil şirketten ürünlerin ilk bölümü teslim edildiğinde müvekkil şirket yetkilisi tarafından imzalanması kararlaştırılan ''boş ve imzasız'' iki adet çek müvekkil şirket yetkilisinin genç ve tecrübesiz olmasından faydalanılarak teslim alındığını, bunun üzerine davalı ... AŞ malları teslim etmediği gibi kredibilite araştırması yapmak için talep ettikleri boş ve imzasız çekleri kötü niyetli şekilde doldurup sahte imza atarak tedavüle soktuğunu, bahsi geçen davalı tarafından doldurulan çeklerin ...

Tuzla Şubesi'ne ait 272.600-TL bedelli ... seri numkaralı, 148.080-TL bedelli ... seri numaralı olmak üzere iki adet çek olduğunu, 1 numaralı davalı tarafından kötü niyetle doldurulan çekler daha sonrasında 2 numaralı davalı ...e, ...den de 3 numaralı davalı ... AŞ.'ye verildiğini, huzurdaki dava ile müvekkilin imzasının kendi eli ürünü olmadığının tespitini istediklerini, davalı ... İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2018/1027 Esas sayılı dosya ile konkordato talebinde bulunduğunu anılan çeklerdeki imzalar müvekkile ait olmadığından borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili; davaya konu çekin teminat çeki olarak verildiği iddiası gerçek dışı olup ayrıca çeklerin teminat olduğunu gösteren bir ibare bulunmadığını, müvekkil şirket iyiniyetli 3. kişi olup davacının çeki verdiği kişilerle yapacağı anlaşmanın müvekkil şirketi bağlayıcılığı bulunmadığını,dava konusu çeklerde davacı şirketler adına sahte imza atılarak çeklerin doldurulduğunu kabul etsek bile iyiniyetli 3. kişi olan müvekkil şirketin bu hususu bilmesinin mümkün olmadığını, davacının iddialarının yersiz ve alacaklıların alacaklarını sürüncemede bırakmak ve yine alacaklıları zarara uğratmak maksadı ile ortaya atıldığı ortada olup söz konusu iddiaların kanun ve içtihatlar çerçevesinde herhangi bir yerinin olmadığını beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava tarihinden sonra davaya konu çeklerin ... tarafından davalı ...'e teslim edildiğini, davalı ... tarafından 272.600-TL bedelli çek Bursa ... İcra Dairesi'nin ... Esas, 148.080-TL bedelli çek ise Bursa ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyaları ile takibe konulduğunu, imza incelemesi için her iki çekin dosya arasına alınmış ancak davaya konu 148.080-TL bedelli çekin mahkemede kaybolduğu ve bütün aramalara rağmen bulunamadığını, Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1072 Esas sayılı dosyası ile Bursa ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe konu 148.080-TL çek bakımından bilirkişi incelemesi yapılamayacağını, Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından alınan 12.04.2019 tarihli raporun hükme esas alınabilir ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla rapordaki saptamalara itibar edilerek davaya konu 148.080-TL bedelli çekin keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı kanaatine varıldığını, davaya konu 272.600-TL bedelli çek üzerinde inceleme için dosyanın grafolog bilirkişi ...'e tevdii edilmiş, 24.01.2022 tarihli raporunda davaya konu 272.600-TL bedelli çekin keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...'a ait olduğu yönünde görüş bildirdiği, işbu rapor yeterli görülmediğinden dosya ATK Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, hükme esas alınabilir ve denetime elverişli olduğu anlaşılan 30.12.2024 tarihli rapora itibar edilerek davaya konu 272.600-TL bedelli çekin keşidecisi imzasının davacının şirket yetkilisi olan ...'a ait olmadığı kanaatine varıldığından her iki çek bakımından davanın kabulüne, davalı ...

yönünden konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davalı ... AŞ vekili; Yargılama sürecinde alınan 24/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edildiğini,ancak mahkemece dosya tekrardan bilirkişiye tevdi edilerek bu sefer davacının eli ürünü olmadığı tespitinde bulunulduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden karar verilemeyeceğini, uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğini ve Adli Tıp Kurumu dışında grafoloji dalında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek yeniden bilirkişi raporu alınması gerekirken Mahkeme tarafından işbu raporun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davalı ...AŞ vekili;

alınan 24.01.2022 tarihli Bilirkişi Raporu'nda açık bir şekilde ; ''İnceleme konusu çekteki davacı şirkete atfen atılmış imza ile ...'a ait mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde ve bitiş hareketlerinde, ara gramalarda benzerlik görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız, baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde, inceleme konusu çekteki imzanın ...'ın el ürünü olduğunun'' belirlendiğini,ATK raporunda ise imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı yolunda rapor verildiğini, son bilirkişi raporu ile daha önce alınan bilirkişi raporun çeliştiğini,son raporun hükme esas alınanamayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3- Davalı ...AŞ vekili kararı istinaf etmiş ise de çıkartılan muhtıraya rağmen harç ve masrafları ikmal etmemiş, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin kararı tebliğine rağmen ek kararı istinaf etmemiştir.

GEREKÇE

Dava İİK nın 72/2 maddesi uyarınca açılan menfi tesbit davasıdır. Davacı tarafça dava konusu davacı, keşideci ... Tuzla Şubesi'ne ait 272.600,00 TL bedelli ... seri numaralı ,148.080-TL bedelli ... seri numaralı çeklerde ki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürülmüştür. Mahkemece 148.080-TL bedelli çek kaybedildiğinden imza incelemesi yaptırılamadığı, bu çek yönünden İcra Hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir. 272.600-TL bedelli çekteki imzanın aidiyeti yönünden 24.1.2022 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan raporda;''İnceleme konusu çekteki ... İnş.AŞne atfen atılmış imza ile ...a ait mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada;

başlangıç hareketlerinde ve bitiş hareketlerinde, ara gramalarda benzerlik görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız, baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde, inceleme konusu çekteki imzanın ...'ın el ürünü olduğu " tesbiti yapılmıştır.Mahkemece işbu raporun yeterli görülmediğinden dosya ATK Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, 30.12.2024 tarihli ATK raporunda 272.600- TL bedelli çekin keşidecisi imzasının davacının şirket yetkilisi olan ...'a ait olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece; hükme esas alınabilir ve denetime elverişli olduğu belirtilerek ATK nın Fizik İhtisas dairesi raporu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir."Mahkemece, hükme esas alınan Adli Tıp Raporunda, dava konusu bonodaki borçlu imzasının davacı ..eli ürünü olmadığı belirtilmesine karşın, Nazilli C Başsavcılığınca alınan Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Raporunda, bonodaki borçlu imzasının davacının eli mahsülü olduğu belirtilmiştir.

Bu durumda, iki rapor arasında çelişki doğduğundan ve davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz edilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edildiğinden, uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyeleri arasından seçilecek uzman bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik heyet vasıtasıyla yeniden imza incelemesi yaptırılıp ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra diğer raporlar arasındaki çelişki giderilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 19.HD'nin 24/04/2018 tarih, 2016/17847 esas, 2018/2247 karar sayılı ilamı )denilmiştir.Alınan Adli Tıp Kurumu raporuna davalılar vekilleri tarafından gerekçeleri de belirtilerek itiraz edilmiştir.Mahkemece ATK raporu hükme esas alınmış ise de, anılan rapor 1.

bilirkişi raporu ile çelişkilidir. Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş, adli tıp kurumunun incelemede son merci olmadığı da gözetilerek, grafolog bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde denetime elverişli yeni bir rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken çelişki giderilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davalılar ... ve ... vekillerinin bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... A.Ş ve ... San. Tic. A.Ş vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2025 Tarih 2018/1270 Esas - 2025/230 Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davalı ... A.Ş tarafından yatırılan 7.184,25-TL ve davalı ... San. Tic. A.Ş tarafından yatırılan 7.184,25-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/2272 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.