6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İmzaya İtiraz ve İmza İncelemesinin Yeterliliği - Menfi Tespit

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1102 E. 2025/1267 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Çeke Dayalı İcra Takibi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Çeke dayalı icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davasında, imza inkarına dayalı olarak imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü alacaklıya aittir; imzanın sahte olması senedin hükümsüzlüğüne yönelik mutlak defi niteliğindedir. Mahkemece çeklerin keşide tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ait yeterli sayıda imza örneği toplanarak yaptırılan bilirkişi incelemesinde, mukayese imzalarının çoğunlukla ıslak imza olması ve bir kısım karbon nüsha ile desteklenmesi, incelemenin güvenilirliğini etkilemez; imza incelemelerinde bilirkişi raporunun 'kuvvetle muhtemel' şeklinde kanaat belirtmesi, kesin kanaat içermemesi tek başına raporun hükme esas alınmasına engel değildir.

Ele alınan sorunlar

İmza incelemesinde ispat yükü ve mutlak defi niteliği → kabul

Gerekçe: Dava, İİK'nın 72. maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler (imzanın sahte olması dahil), kanunda açıkça düzenlenmemiş olsa da doktrin ve uygulamada her hamile karşı ileri sürülebilen mutlak defi olarak kabul edilmektedir. İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Mukayese imzalarının çek basım tarihine yakınlığı yönünden yeterliliği → ret

İddia: Davalı vekili, Adli Tıp Raporunda mukayeseye esas alınan imzaların çek basım tarihinden uzak ve eski tarihli olmasının hatalı rapor hazırlanmasına sebep olduğunu, çek basım tarihine yakın imzalarla inceleme yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Mahkemece çeklerin keşide tarihinden önceki ve sonraki tarihleri taşıyan yeterli sayıda imza aslı toplanarak inceleme yaptırılmıştır. Çekte davacı yetkilisine atfedilen imza ile şirket yetkilisinin mukayese imzaları arasında genel görünüm, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik bulunmadığı saptanmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Karbon nüsha imzalarla inceleme yapılmasının güvenilirliği → ret

İddia: Davalı vekili, mukayeseye esas alınan karbon nüshaların imza incelemesinin güvenilirliğini azalttığını, bu durumun Yargıtay içtihatlarına göre hukuka aykırı olduğunu ve kesin kanaate varılmasına engel olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Mukayese imzaların 9 kalem teşkil ettiği, bunlardan bir kaleminin karbon fatura nüshaları olduğu, bunun yanında çok sayıda mukayese ıslak imza ile de inceleme yaptırıldığı anlaşıldığından bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Raporda 'kuvvetle muhtemel' ifadesiyle kesin kanaat belirtilmemesinin hükme esas alınabilirliği → ret

İddia: Davalı vekili, raporda kesin kanaat içermeyen, 'kuvvetle muhtemel' şeklinde kanaat belirtildiğinden bu raporun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İmza incelemelerinde kesin kanaat belirtilemediği dikkate alındığında istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İmza inkarına dayalı menfi tespit davalarında ispat yükünün alacaklıya ait olduğu, mukayese imzalarının çoğunlukla ıslak imza olması halinde kısmen karbon nüsha kullanılmasının incelemenin geçerliliğini etkilemeyeceği ve bilirkişi raporunun 'kuvvetle muhtemel' ifadesiyle kesin olmayan kanaat belirtmesinin tek başına hükme esas alınmasına engel olmadığı yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit mutlak defi imza inkarı ispat yükü bilirkişi incelemesi çek İİK 72

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1102

KARAR NO 2025/1267

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/10/2020

NUMARASI 2017/535 Esas 2020/593 Karar

DAVA

Menfi Tespit

DAVA TARİHİ 20/03/2017

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı alacaklı bankanın İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlattıklarını,müvekkiline çıkartılan tebligatın iade edildiğini, tebligatın geri dönmesinden bu yana aynı adrese TK'nın 35.mad gereği ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinin hiçbir şekilde taraflarına tebliğ edilmediğini, TK'nın 35.mad göre yapılan tebliğden sonra takibin kesinleştiğini, çekin arkasındaki imza ve kaşenin şirkete ait olmadığını, bu nedenle alacaklı tarafa hiçbir borçları olmadığını, dosya borçluları ve çekteki cirosu olanların hiçbirisini tanımadıklarını ve hiçbir şekilde ticari ilişkileri olmadığını, çekteki kaşenin sahte olduğunu, kullanmadıkları ve imzalamadıkları çekten dolayı başlatılan icra takibine davacının hiçbir borcu olmadığını beyanla, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunulmamış ise de, aşamalarda davalı vekili Adli Tıp raporuna karşı beyan dilekçesi sunarak, incelenmek üzere Adli Tıp'na gönderilen belgelerin eski tarihli olup imza incelemesi yapmaya elverişli olmadığını, davacı tarafından yeni tarihli ve yakın zamanlı imza örnekleri sunulması ve bunlar üzerinden imza incelemesi yapılması gerektiğini, eksikliklerin giderilmesinden sonra dosyada ek rapor alınmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dosya imza incelemesi yapılarak rapor tanzimi için ATK Belge Adli İnceleme Şubesine gönderilmiş olup, tanzim olunan 17/09/2019 tarihli adli tıp raporunda; inceleme konusu çekin arka yüzde ... şirketine ait kaşe izi üzerine atılı basit tersimli 2.ciranta imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı hususları tespit edildiği, başlatılan icra takibinde davacının davalı takip alacaklısı ... Bankası AŞ'ye borcu bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne takibe konu çek dolayısı ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının çeki davacıdan sonra gelen ciranta ...Ltd.

Şti.'den iktisap ettiği davalının takipte kötü niyetinin dosya kapsamına göre sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı vekili; Adli Tıp Raporunda 10.02.2015 basımlı çekteki imzaya mukayese alınan imzaların tarihleri çek basım tarihinden uzak ve eski tarihli olmasının hatalı rapor hazırlanmasına sebep olduğunu, çek basım tarihine yakın zamana ait imzalar ile imza incelemesi yapılması gerektiğini,rapora karşı itiraz dilekçelerinde, dosyada ATK Üst Kurulu'ndan rapor alınmasını istediklerini,mukayeseye esas ''karbon'' nüshaların imza incelemesinin güvenilirliğini azalttığını, Yargıtay içtihatlarına göre hukuka aykırı olduğunu, raporda ''..farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir...'' şeklinde kanaat belirtildiğini, karbon nüsha üzerinden inceleme yapılmasının kesin kanaate varılmasına engel olduğunu,kesin kanaat içermeyen rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı aleyhine çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle İİK'nın 72. maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler, senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün veya bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb.

defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir (Yargıtay HGK'nın 2013/1746 Esas, 2015/896 Karar sayılı ve 04/03/2015 tarihli ilamı). İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından çeklerdeki davacının yetkilisine atfedilen imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının kuvvetle muhtemel olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de mahkemece çeklerin keşide tarihinden önceki ve sonra ki tarihleri taşıyan yeterli sayıda imza aslı toplanarak inceleme yaptırılmıştır.

çekte davacı yetkilisine atfedilen imza ile şirket yetkilisinin mukayese imzaları arasında; genel görünümleri, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler olmadığı saptanmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekili karbon nüshalarla imza incelemesi yapıldığını ileri sürülmüş ise de mukayese imzaların 9 kalem teşkil ettiği bir kalemde ki karbon fatura nüshaları yanında çok sayıda mukayese ıslak imza ile inceleme yaptırıldığından bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş, imza incelemelerinde kesin kanaat belirtilemediği dikkate alındığında istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 1.683,10-TL başvurma, 615,40-TL peşin olmak üzere toplam 2.298,50-TL harcın istek halinde davacıya iadesine Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 310,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/2266 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.