Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6482 E. 2016/512 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vade farkı faturası↗ yetkili servis sözleşmesi↗ servis sözleşmesi↗ vade farkı↗ ba/bs formları↗ ba formu↗ vade↗ bilirkişi incelemesi↗ taşıyan↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iddiasını senetle ispatlaması gerektiği, her ne kadar davacı, dava dilekçesi ekinde servis sertifikası ve servis formları sunmuş ise de, davacı ile davalı arasındaki servis ilişkisine dair herhangi bir sözleşme sunulmadığı, servis formlarının karşılığının ne miktarda olduğunun tanıkla ispatlanamayacağı, tek başına servis formlarının dava konusu alacağı ispata yetmeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yetkili servis sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de dosya içerisinde yer alan "..." ambleminin yer aldığı davacının 23/05/2005 tarihinde düzenlenen kombi-teknik donanım konulu eğitime katılarak eğitimi başarıyla tamamladığı belirtilen yetkili servis eğitim sertifikası, ... ibaresini taşıyan davalının grup şirketlerinden olduğu anlaşılan.....tarafından davacı adına düzenlenen 03/03/2010 tarihli vade farkı faturası, servis bilgileri bölmünde davacının ya da çalışanının isminin yer aldığı davaya konu yapılan işlerin gösterildiği "..." servis formları nazara alındığında davacının yetkili servis olduğunun ispatlandığı kabul edilmelidir. Yine ...ye ilişkin internet sitesinde yer alan servisler içerisinde....-...'nın gösterildiği anlaşıldığından dava konusu edilen ve davacı tarafından ibraz edilen her bir servis formunda gösterilen işlerin yapılması sebebiyle davacıya ödenmesi gereken bedelin bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle emsal işletme ve işlem bedelleri de gözetilerek tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16124 E. 2013/13083 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · görevsizlik kararı · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı vekilince «haksız rekabetin» tespit ve men'i talep edilmiş ise de, bu davada markaya yönelik bir tecavüzün varlığının da tartışılmasının gerektiği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname'nin 71. maddesine göre de 556 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname'den kaynaklanan uyuşmazlıkların Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle HMK'nın 115/2. maddesine göre dava şartı noksanlığı halinde davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık markasal kullanıma dayalı olmayıp, teknik servis ve alan adına yönelik reklam nedeniyle TTK hükümlerine dayalı «haksız rekabetin» önlenmesine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemece davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6482 E. , 2016/512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2015 tarih ve 2013/12-2015/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 2005 yılından 2011 yılına kadar davalı şirketin yetkili servisi olarak görev yaptığını, 2010-2011 tarihlerinde şirket adına yaptığı işlerden dolayı düzenlediği 179 adet servis formlarına dayalı alacağının ödenmesi için davalı şirkete başvurduğunu, ancak davalı şirketin ödemede bulunmaması üzerine müvekilinin 2011 yılında yetkili servis işini bıraktığını, davalı şirketin yetkili servislerine bir servis formu için ödedikleri asgari ücretin 25,00 olduğunu ileri sürerek; 179 adet servis formu için 4.475,00 TL'nin yasal faizi ile beraber tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iddiasını senetle ispatlaması gerektiği, her ne kadar davacı, dava dilekçesi ekinde servis sertifikası ve servis formları sunmuş ise de, davacı ile davalı arasındaki servis ilişkisine dair herhangi bir sözleşme sunulmadığı, servis formlarının karşılığının ne miktarda olduğunun tanıkla ispatlanamayacağı, tek başına servis formlarının dava konusu alacağı ispata yetmeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yetkili servis sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de dosya içerisinde yer alan "..." ambleminin yer aldığı davacının 23/05/2005 tarihinde düzenlenen kombi-teknik donanım konulu eğitime katılarak eğitimi başarıyla tamamladığı belirtilen yetkili servis eğitim sertifikası, ... ibaresini taşıyan davalının grup şirketlerinden olduğu anlaşılan.....tarafından davacı adına düzenlenen 03/03/2010 tarihli vade farkı faturası, servis bilgileri bölmünde davacının ya da çalışanının isminin yer aldığı davaya konu yapılan işlerin gösterildiği "..." servis formları nazara alındığında davacının yetkili servis olduğunun ispatlandığı kabul edilmelidir.
Yine ...ye ilişkin internet sitesinde yer alan servisler içerisinde....-...'nın gösterildiği anlaşıldığından dava konusu edilen ve davacı tarafından ibraz edilen her bir servis formunda gösterilen işlerin yapılması sebebiyle davacıya ödenmesi gereken bedelin bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle emsal işletme ve işlem bedelleri de gözetilerek tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/225423400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz