Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15659 E. 2016/4269 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 445↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ karar nisabı↗ esas sözleşme↗ sermaye artırımı↗ dürüstlük kuralı↗ iptal davası↗ bilirkişi incelemesi↗ kâr payı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kararların oy çokluğu ile alındığı, TTK'nın 620'nci maddesinde kararların salt çoğunluk ile, 621'inci maddesinde ise önemli kararlar için 2/3 oy çokluğuyla alınacağının belirtildiğini, somut uyuşmazlıkta davacının 72.000 adet, olumlu oy kullanan diğer hissedarların 168.000 adet hisseye sahip oldukları, kararlarda gerekli nisabın sağlandığı gibi ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı Şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkin olup davacı, toplantıda alınan sermaye artırımı kararının salt kendi payının düşürülmesini amaçladığını iddia etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 445'inci maddesi uyarınca kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilir. Davacı da sermaye artırımı kararının dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını iddia ettiğine göre, mahkemece, davacının bu iddiası üzerinde durulup karar tarihinde davalı Şirketin sermaye artırımına ihtiyacı bulunup bulunmadığı, kararda, davacının iddiası gibi hisse oranının düşürülmesinin amaçlanıp amaçlanmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir araştırma yapılmadan sermaye artırımı kararının şirket sermayesini korumasını amaçladığı şeklindeki soyut gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4147 E. 2019/3608 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 19.621,29 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16032 E. 2014/5097 K.
Ortak:karar nisabı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ınacağının belirtildiğini, somut uyuşmazlıkta davacının 72.000 adet, olumlu oy kullanan diğer hissedarların 168.000 adet hisseye sahip oldukları, kararlarda gerekli «nisabın» sağlandığı gibi ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece evvelemirde alınan kararların yeterli oy çokluğu ile alınıp alınmadığı, karar «nisabının» bulunup bulunmadığı hususu incelenerek karar nisabı olmadığı takdirde alınan kararların süreye bağlı olmaksızın her zaman yokluğunun tespitinin istenebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan «hak düşürücü süre» nedeni ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · hak düşürücü süre · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf 17/08/2012 tarihli ve 29/08/2012 tarihinde «ilan» edilen «genel kurul kararının iptali» istemi ile dava açtığı, 6102 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, genel kurul kararları aleyhine açılacak davalar itibariyle ön görülen yasal şartlar yanında, karar tarihinden itibaren 3 aylık «hak düşürücü süre» öngörüldüğü ve bu sürenin karar tarihinden itibaren başlayacağı, genel kurul kararı 17/08/2012 tarihindeki toplantıda alınmış olmakla; karar tarihi olan 17/08/2012 …
2- Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece 3 aylık «hak düşürücü sürede» dava açılmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece evvelemirde alınan kararların yeterli oy çokluğu ile alınıp alınmadığı, karar «nisabının» bulunup bulunmadığı hususu incelenerek karar nisabı olmadığı takdirde alınan kararların süreye bağlı olmaksızın her zaman yokluğunun tespitinin istenebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan «hak düşürücü süre» nedeni ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15659 E. , 2016/4269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2015 tarih ve 2014/834-2015/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, kendisinin olağan genel kurulda ibra edildiği halde davalı Şirketin 25.09.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında "şirket aktifinde yurt dışı alacakları olarak kayıtlı 4.426.011,11 TL alacağın mevcudiyeti hakkında alacağın doğumu tarihindeki şirket müdüründen izahat istenmesine" ve "ana sözleşmenin değiştirilerek 6.000.000 TL olan şirket sermayesinin 13.000.000 TL'ye yükseltilmesi ve ... hissesinin 8.112.500 TL, ... hissesinin 3.687.500 TL, davacı hissesinin 1.200.000 TL olarak tespitine" karar verildiğini, ancak davetiyede belirtilen gümdemin dışında karar alındığı gibi davalı şirket hakkındaki fesih davası devam ederken ve şirketin borca batık olmadığı yönünde tespit varken davacının hissesinin düşümünü sağlamak için sermaye artırımı kararının haksız ve gerekli yasal çoğunluğu sağlamadan alındığını ileri sürerek anılan toplantıda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sermaye artırımını kabul eden ortakların şirketin %80 hissesine sahip olduklarını, tüm ortakların katıldığı toplantıda karar yeter sayısının sağlandığını, sermaye artırımına gidilmesine ait nedenlerin başında mevcut sermayenin yaklaşık %75'ine denk gelecek kısmın donuk vaziyette olmasının geldiğini, şirketin borçlarının zamanında ödenmemesinin şirketi yine borca batık hale getireceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kararların oy çokluğu ile alındığı, TTK'nın 620'nci maddesinde kararların salt çoğunluk ile, 621'inci maddesinde ise önemli kararlar için 2/3 oy çokluğuyla alınacağının belirtildiğini, somut uyuşmazlıkta davacının 72.000 adet, olumlu oy kullanan diğer hissedarların 168.000 adet hisseye sahip oldukları, kararlarda gerekli nisabın sağlandığı gibi ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı Şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkin olup davacı, toplantıda alınan sermaye artırımı kararının salt kendi payının düşürülmesini amaçladığını iddia etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 445'inci maddesi uyarınca kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilir. Davacı da sermaye artırımı kararının dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını iddia ettiğine göre, mahkemece, davacının bu iddiası üzerinde durulup karar tarihinde davalı Şirketin sermaye artırımına ihtiyacı bulunup bulunmadığı, kararda, davacının iddiası gibi hisse oranının düşürülmesinin amaçlanıp amaçlanmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir araştırma yapılmadan sermaye artırımı kararının şirket sermayesini korumasını amaçladığı şeklindeki soyut gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221050900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz