Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8545 E. 2016/4030 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
huzur hakkı↗ iç yönerge↗ derdestlik↗ dolandırıcılık↗ kâr dağıtımı↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ...'nun 05.11.2014 tarihli kararı ile üyelikten ihraç edildiği, davacı hakkında meslek birliği yöneticileri aleyhindeki söz ve açıklamaları, ... raporu, ceza dosyasına konu suistimal iddiaları yönünden birlikte soruşturma başlatıldığı, bu iddialarla ilgili olarak savunmasının alındığı, meslek birliği yöneticileri ve kurulları hakkındaki sözleri yönünden kınama cezası verildiği, diğer konularla ilgili olarak disiplin soruşturmasının devam ettirildiği, hukuki sürecin netleşmesinin beklendiği, davacı hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla açılan kamu davasında iddianamenin kabul edildiği, ...'nun disiplin cezası vermesi için ceza davasının sonucunun beklenmesinin zorunlu olmadığı, davacı hakkında usulsüz ödemeleri nedeniyle meslek birliği üyeleri tarafından hukuk davaları açıldığı, kasıtlı eylem, tutum ve davranışları ile ...'in çalışmalarına ve amaçlarına engel olmak eyleminden dolayı davacı hakkında verilen çıkarma cezasının mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı meslek birliğinin üyelik ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri ile Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri ve Federasyonları Hakkındaki Tüzüğün 19/a maddesi uyarınca, kasıtlı eylem ve davranışlarıyla birliğin çalışmasına, amaçlarını gerçekleşmesine engel olmak fiilinin üye için ihraç gerekçesi olduğu, Haysiyet ve Disiplin Kurulu Yönergesi'nin 18.2.1 maddesinde aynı eylemin üyelik ihraç nedenleri arasında sayıldığı, 26.4. maddeye göre ... kararlarına karşı hukuk yollarına başvurulabileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının, davalı meslek birliğinde yönetim kurulu başkanı olduğu, .... ... inceleme raporu ile davacının dağıtımları yönergeye aykırı yaptığı, murahhas üye olması nedeniyle maaş alamayacağı, kendisine ancak huzur hakkı ödenebileceği, davacının mesleki deneyimi bulunmayan yeğenini .... olarak işe aldığı, bağlanan 7.000 TL maaşın 5.000 TL kısmını kendi uhdesine geçirdiği belirtilmiş, ... tarafından yukarıda anılan rapor gereğince davacı hakkında disiplin soruşturması yapılmış, 07.08.2014 tarihli karar ile hukuki süreç netleştikten sonra tekrar soruşturmanın değerlendirilmesine karar verilmiş, yönetim kurulunun itirazı üzerine 05.11.2014 tarihli kararla davacının üyelikten ihracına karar verilmiştir. Oysa, dava konusu ihraç kararında geçen davacının basın, yayın ve sosyal medyadaki beyanlarının içeriği itibariyle, ne şekilde tüzüğün 19/a ve yönergenin 18/2.1 maddesinde geçen “ Kasıtlı eylem, tutum ve davranışları ile ...'in çalışmalarına ve amaçlarını gerçekleşmesine engel olmak" eylemine neden olduğu değerlendirilmediği gibi, teftiş raporundaki saptamalarla ilgili olarak açılan ceza ve hukuk davalarının derdest olduğu, davacının adeletsiz dağıtım yapıp yapmadığına ilişkin olarak davalı kayıtları incelenmeden karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece davacının basın, yayın ve sosyal medyadaki beyanlarının içeriği itibariyle ne şekilde tüzüğün 19/a ve yönergenin 18.2.1 maddesine aykırılık oluşturduğu değerlendirilerek, davacının adaletsiz dağıtım yapıp yapmadığı konusunda davalı kayıtları incelenerek, gerektiğinde teftiş raporuna konu iddialar ile ilgili açılan ceza ve hukuk davalarının sonucu beklenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2883 E. 2022/7339 K.
Ortak:iç yönerge · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacının, davalı meslek birliğinde «yönetim kurulu» başkanı olduğu, .... ... inceleme raporu ile davacının «dağıtımları» «yönergeye» aykırı yaptığı, murahhas üye olması nedeniyle maaş alamayacağı, kendisine ancak «huzur hakkı» ödenebileceği, davacının mesleki deneyimi bulunmayan yeğenini .... olarak işe aldığı, bağlanan 7.000 TL maaşın 5.000 TL kısmını kendi uhdesine geçirdiği belirtilmi …
Oysa, dava konusu ihraç kararında geçen davacının basın, yayın ve sosyal medyadaki beyanlarının içeriği itibariyle, ne şekilde tüzüğün 19/a ve «yönergenin» 18/2.1 maddesinde geçen “ Kasıtlı eylem, tutum ve davranışları ile ...'in çalışmalarına ve amaçlarını gerçekleşmesine engel olmak" eylemine neden olduğu değerlendirilmediği gibi, teftiş raporundaki saptamalarla ilgili olarak açılan ceza ve hukuk davalarının «derdest» olduğu, davacının adeletsiz «dağıtım» yapıp yapmadığına ilişkin olarak davalı kayıtları incelenmeden karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece davacının basın, yayın ve sosyal medyadaki beyanlarının içeriği itibariyle ne şekilde tüzüğün 19/a ve «yönergenin» 18.2.1 maddesine aykırılık oluşturduğu değerlendirilerek, davacının adaletsiz «dağıtım» yapıp yapmadığı konusunda davalı kayıtları incelenerek, gerektiğinde teftiş raporuna konu iddialar ile ilgili açılan ceza ve hukuk davalarının sonucu beklenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAyıp size yazıklar olsun." şeklinde MESAM aleyhine hakaret ve «kişilik haklarına saldırı» niteliğini «taşıyan» beyanlarda bulunduğundan bahisle Yönetim Kurulu'nun 12.05.2015 tarihli ve 847 kararıyla "MESAM üyelerinden ...'ün sosyal medyadaki hakaret içerikli yazıları sebebiyle MESAM Haysiyet Kuruluna sevkine" karar verildiği, yürütülen soruşturma neticesinde uyarı, kınama, hak «mahrumiyeti» ve üyelikten çıkarma yaptırımları uygulandığı, davacının yaşanan süreç ile ilgili ve yaşanan olaylar ile ilgili eleştirel yaklaşımda bulunurken eleştiri hudutlarını aştığı, ancak bu eyleme ilişkin disiplin yönetmeliğinin bütün yaptırımlarının uygulandığı, verilen cezaların orantılı ve ölçülü olması gerektiği, üye disiplin «yönergesi» tetkik edildiğinde uyarı cezası verilmesi için MESAM yararlarını zedeleyici söz ve davranışlarda bulunulması gerektiği, davaya konu eleştirinin davalı MESAM'ın içinde yaşadığı durumun toplum ve diğer üyelere bildirilmesi ve eleştiri amacıyla söylenmiş beyanlar olduğu, davalı «tüzel kişiliğini» ve haklarını ihlal etme amacının bulunmadığı, hak mahrumiyeti cezası verilmesi için; " ... b) basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twitter, facebook vb.) aracılığıyla MESAM yararlarını zedeleyici, MESAM Divan Kurulu Yönetim Kurulu ve diğer üst kurul üyeleri hakkında «olumsuz», tahkir edici beyanlarda ve hakarette bulunmak eyleminde bulunulması şartının olduğu, Disiplin Yönergesinin 8/a maddesine aykırı bir eylemi mevcut olmadığı, Yönerg …
… erektirdiği, buna göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği; davacının beyanları nedeniyle, üyelikten çıkarma cezası yanında, uyarı, kınama ve hak «mahrumiyeti» cezası da verildiği, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde, "dosyadaki üye disiplin «yönergesi» tetkik edildiğinde uyarı cezası verilmesi için MESAM yararlarını zedeleyici söz ve davranışlarda bulunulması gerektiği, davaya konu eleştirinin davalı MESAM'ın içinde yaşadığı durumun toplum ve diğer üyelere bildirilmesi ve eleştiri amacıyla söylenmiş beyanlar olduğu, davalı «tüzel kişiliğini» ve haklarını ihlal etme amacının bulunmadığı anlaşıldığı" denilmesine rağmen, hükümde uyarı cezasının iptali talebinin reddine karar verilmesinin çelişki yarattığı, davacının sözlerinin Yönergenin 5/c maddesinde düzenlenen "MESAM yararlarını zedeleyici ifadeler kullanmak", 6/b maddesinde düzenlenen "MESAM çalışanları veya diğer üyeler hakkında yüze karşı veya «gıyapta» tahkir edici sözler sarfetmek, genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak", 7/b maddesinde düzenlenen "Basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twit …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gıyapta karar · kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · hırsızlık · kâr mahrumiyeti · olumsuz oy · tüzel kişilik · taşıyan
Benzer bu karardaAyıp size yazıklar olsun." şeklinde MESAM aleyhine hakaret ve «kişilik haklarına saldırı» niteliğini «taşıyan» beyanlarda bulunduğundan bahisle Yönetim Kurulu'nun 12.05.2015 tarihli ve 847 kararıyla "MESAM üyelerinden ...'ün sosyal medyadaki hakaret içerikli yazıları sebebiyle MESAM Haysiyet Kuruluna sevkine" karar verildiği, yürütülen soruşturma neticesinde uyarı, kınama, hak «mahrumiyeti» ve üyelikten çıkarma yaptırımları uygulandığı, davacının yaşanan süreç ile ilgili ve yaşanan olaylar ile ilgili eleştirel yaklaşımda bulunurken eleştiri hudutlarını aştığı, ancak bu eyleme ilişkin disiplin yönetmeliğinin bütün yaptırımlarının uygulandığı, verilen cezaların orantılı ve ölçülü olması gerektiği, üye disiplin «yönergesi» tetkik edildiğinde uyarı cezası verilmesi için MESAM yararlarını zedeleyici söz ve davranışlarda bulunulması gerektiği, davaya konu eleştirinin davalı MESAM'ın içinde yaşadığı durumun toplum ve diğer üyelere bildirilmesi ve eleştiri amacıyla söylenmiş beyanlar olduğu, davalı «tüzel kişiliğini» ve haklarını ihlal etme amacının bulunmadığı, hak mahrumiyeti cezası verilmesi için; " ... b) basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twitter, facebook vb.) aracılığıyla MESAM yararlarını zedeleyici, MESAM Divan Kurulu Yönetim Kurulu ve diğer üst kurul üyeleri hakkında «olumsuz», tahkir edici beyanlarda ve hakarette bulunmak eyleminde bulunulması şartının olduğu, Disiplin Yönergesinin 8/a maddesine aykırı bir eylemi mevcut olmadığı, Yönerg …
… erektirdiği, buna göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği; davacının beyanları nedeniyle, üyelikten çıkarma cezası yanında, uyarı, kınama ve hak «mahrumiyeti» cezası da verildiği, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde, "dosyadaki üye disiplin «yönergesi» tetkik edildiğinde uyarı cezası verilmesi için MESAM yararlarını zedeleyici söz ve davranışlarda bulunulması gerektiği, davaya konu eleştirinin davalı MESAM'ın içinde yaşadığı durumun toplum ve diğer üyelere bildirilmesi ve eleştiri amacıyla söylenmiş beyanlar olduğu, davalı «tüzel kişiliğini» ve haklarını ihlal etme amacının bulunmadığı anlaşıldığı" denilmesine rağmen, hükümde uyarı cezasının iptali talebinin reddine karar verilmesinin çelişki yarattığı, davacının sözlerinin Yönergenin 5/c maddesinde düzenlenen "MESAM yararlarını zedeleyici ifadeler kullanmak", 6/b maddesinde düzenlenen "MESAM çalışanları veya diğer üyeler hakkında yüze karşı veya «gıyapta» tahkir edici sözler sarfetmek, genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak", 7/b maddesinde düzenlenen "Basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twit …
İlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, davacının 01.05.2015 tarihinde Beyaz TV'de katılmış olduğu, “Söylemezsem Olmaz" isimli programda, "MÜYORBİR'de MESAM'da «hırsızlar» var.
İlk derece mahkemesince, davacı beyanlarının uyarı, kınama ve hak «mahrumiyeti» cezalarına uygun olduğu ancak ihraç kararının yerinde olmadğı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın tarafların vekilleri tarafından istinafı ü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8545 E. , 2016/4030 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2015 tarih ve 2014/248-2015/54 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.04.2016 günü hazır bulunan davacı asil ..., davacı vekili Av. .... ve davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı birliğin yönetim kurulu başkanı olduğunu, hakkındaki iki ayrı suçlama ile ilgili olarak disiplin kuruluna sevkedildiğini, sosyal medyada yaptığı açıklamalar nedeniyle 22.09.2014 tarihinde kınama cezası verildiğini, ... teftiş raporuna ilişkin olarak 07.08.2014 tarihli kararla yargılama sonucunun beklenmesinin kararlaştırıldığını, yönetim kurulunun bu karara itirazı üzerine disiplin kurulunun 05.11.2014 tarihli kararı ile davacıyı üyelikten ihraç ettiğini, bu şekilde kurulun üç ay önce verdiği karardan döndüğünü, ihraç kararında yedi tane göstermelik gerekçe gösterildiğini, kararın haksız olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini, davacının üyelige iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkında teftiş raporu düzenlendiğini, hakkında dolandırıcılık eyleminden dolayı ceza davası açıldığını, yönergeye aykırı dağıtım yaptığını, üyelikten haklı nedenlerle ihraç edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ...'nun 05.11.2014 tarihli kararı ile üyelikten ihraç edildiği, davacı hakkında meslek birliği yöneticileri aleyhindeki söz ve açıklamaları, ... raporu, ceza dosyasına konu suistimal iddiaları yönünden birlikte soruşturma başlatıldığı, bu iddialarla ilgili olarak savunmasının alındığı, meslek birliği yöneticileri ve kurulları hakkındaki sözleri yönünden kınama cezası verildiği, diğer konularla ilgili olarak disiplin soruşturmasının devam ettirildiği, hukuki sürecin netleşmesinin beklendiği, davacı hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla açılan kamu davasında iddianamenin kabul edildiği, ...'nun disiplin cezası vermesi için ceza davasının sonucunun beklenmesinin zorunlu olmadığı, davacı hakkında usulsüz ödemeleri nedeniyle meslek birliği üyeleri tarafından hukuk davaları açıldığı, kasıtlı eylem, tutum ve davranışları ile ...'in çalışmalarına ve amaçlarına engel olmak eyleminden dolayı davacı hakkında verilen çıkarma cezasının mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı meslek birliğinin üyelik ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri ile Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri ve Federasyonları Hakkındaki Tüzüğün 19/a maddesi uyarınca, kasıtlı eylem ve davranışlarıyla birliğin çalışmasına, amaçlarını gerçekleşmesine engel olmak fiilinin üye için ihraç gerekçesi olduğu, Haysiyet ve Disiplin Kurulu Yönergesi'nin 18.2.1 maddesinde aynı eylemin üyelik ihraç nedenleri arasında sayıldığı, 26.4. maddeye göre ... kararlarına karşı hukuk yollarına başvurulabileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının, davalı meslek birliğinde yönetim kurulu başkanı olduğu, .... ... inceleme raporu ile davacının dağıtımları yönergeye aykırı yaptığı, murahhas üye olması nedeniyle maaş alamayacağı, kendisine ancak huzur hakkı ödenebileceği, davacının mesleki deneyimi bulunmayan yeğenini .... olarak işe aldığı, bağlanan 7.000 TL maaşın 5.000 TL kısmını kendi uhdesine geçirdiği belirtilmiş, ... tarafından yukarıda anılan rapor gereğince davacı hakkında disiplin soruşturması yapılmış, 07.08.2014 tarihli karar ile hukuki süreç netleştikten sonra tekrar soruşturmanın değerlendirilmesine karar verilmiş, yönetim kurulunun itirazı üzerine 05.11.2014 tarihli kararla davacının üyelikten ihracına karar verilmiştir.
Oysa, dava konusu ihraç kararında geçen davacının basın, yayın ve sosyal medyadaki beyanlarının içeriği itibariyle, ne şekilde tüzüğün 19/a ve yönergenin 18/2.1 maddesinde geçen “ Kasıtlı eylem, tutum ve davranışları ile ...'in çalışmalarına ve amaçlarını gerçekleşmesine engel olmak" eylemine neden olduğu değerlendirilmediği gibi, teftiş raporundaki saptamalarla ilgili olarak açılan ceza ve hukuk davalarının derdest olduğu, davacının adeletsiz dağıtım yapıp yapmadığına ilişkin olarak davalı kayıtları incelenmeden karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece davacının basın, yayın ve sosyal medyadaki beyanlarının içeriği itibariyle ne şekilde tüzüğün 19/a ve yönergenin 18.2.1 maddesine aykırılık oluşturduğu değerlendirilerek, davacının adaletsiz dağıtım yapıp yapmadığı konusunda davalı kayıtları incelenerek, gerektiğinde teftiş raporuna konu iddialar ile ilgili açılan ceza ve hukuk davalarının sonucu beklenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/220564900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz