Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14405 E. 2016/6410 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 555↗ sermaye taahhüdü↗ doğrudan zarar↗ dolaylı zarar↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ delillerin toplanmaması↗ pay sahipliği↗ sermaye artırımı↗ olağanüstü genel kurul↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin yönetim kurulunun sermaye artırım talebiyle yapılan olağanüstü genel kurulda sermaye artırımının pay sahiplerini doğrudan zararlandırıcı işlem niteliğinde olduğunu iddia ederek uğramış olduğu zararın tazminini talep ettiği, davacıların pay sahibi olarak hem doğrudan hem de dolayısıyla zararın varlığı halinde bunun tazminini isteyebilecekleri, pay sahiplerinin zarara uğraması halinde 6102 sayılı TTK.nın 555/1 maddesi gereğince tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, davacıların ise tazminatın doğrudan kendilerine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacıların ortağı bulunduğu dava dışı anonim şirket yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış sorumluluk davasıdır. Dava dilekçesiyle davacıların ortağı bulunduğu ... Holding A.Ş.'nin esas sermayesinin 31.10.2013 tarihli olağanüstü genel kurulunda yükseltildiği, yükseltilen sermaye tutarının 300 milyon TL'sinin enflasyon düzeltmesi farklarından karşılandığı, 300 milyon TL'sinin ise yeni nakdi sermaye taahhüdü olarak pay sahiplerinden talep edildiği, iç kaynakların tamamı sermayeye eklenmeden dış kaynaklardan artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğu, nakdi sermayenin 1/4 ünün iştirak taahhütnamelerinin imzalanması sırasında nakden ödendiği, bakiye kısmın ödenmesi için davalı yönetim kurulu üyelerinin 15 günlük süre tanımalarının hukuka aykırı bulunduğu iddiasıyla tazminat talebinde bulunulmuş; işbu iddia dışında ileri sürülen davacıların zarara uğradığı bildirilen hususlar dolaylı zarar olduğundan pay sahiplerinin zarara uğraması halinde 6102 sayılı TTK.'nın 555/1 maddesi gereğince tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, davacıların ise tazminatın doğrudan kendilerine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de açıklanan esas sermayenin arttırılması sonrasında nakdi sermayenin 1/4 ünün nakden ödenmek durumunda kalınması, bakiye kısmın ödenmesi için de davalı yönetim kurulu üyelerinin 15 günlük gibi kısa bir süre tanımaları sebebiyle davacıların zarar gördüğü iddiası, doğrudan zarar niteliğinde bulunup, davacılar tarafından varsa belirlenen zararın tazminini talep edilebilecektir. Bu suretle, ileri sürülen işbu iddia hakkında gösterilen delillerin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacıların tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, doğrudan kendilerine ödenmesini isteyemeyecekleri gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8523 E. 2023/2532 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · doğrudan zarar · anonim şirket yönetim kurulu · delillerin toplanmaması · pay sahipliği · sermaye artırımı · olağanüstü genel kurul · anonim şirket
İncelediğiniz kararda… genel kurulunda yükseltildiği, yükseltilen sermaye tutarının 300 milyon TL'sinin enflasyon düzeltmesi farklarından karşılandığı, 300 milyon TL'sinin ise yeni nakdi «sermaye taahhüdü» olarak «pay sahiplerinden» talep edildiği, iç kaynakların tamamı sermayeye eklenmeden dış kaynaklardan artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğu, nakdi sermayenin 1/4 ünün iştirak taahhütnamelerinin imzalanması sırasında nakden ödendiği, bakiye kısmın ödenmesi için davalı «yönetim kurulu» üyelerinin 15 günlük süre tanımalarının hukuka aykırı bulunduğu iddiasıyla tazminat talebinde bulunulmuş; işbu iddia dışında ileri sürülen davacıların zarara uğradığı bildirilen hususlar «dolaylı zarar» olduğundan pay sahiplerinin zarara uğraması halinde 6102 sayılı TTK.'nın 555/1 maddesi gereğince tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, davacıların ise tazminatın doğrudan kendilerine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de açıklanan esas sermayenin arttırılması sonrasında nakdi sermayenin 1/4 ünün nakden ödenmek durumunda kalınması, bakiye kısmın ödenmesi için de davalı yönetim kurulu üyelerinin 15 günlük gibi kısa bir süre tanımaları sebebiyle davacıların zarar gördüğü iddiası, «doğrudan zarar» niteliğinde bulunup, davacılar tarafından varsa belirlenen zararın tazminini talep edilebilecektir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin yönetim kurulunun «sermaye artırım» talebiyle yapılan «olağanüstü genel kurulda» sermaye artırımının pay sahiplerini doğrudan zararlandırıcı işlem niteliğinde olduğunu iddia ederek uğramış olduğu zararın tazminini talep ettiği, davacıların pay …
2- Dava, davacıların ortağı bulunduğu dava dışı «anonim şirket yönetim kurulu» üyelerine karşı açılmış sorumluluk davasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece 24.03.2015 tarihli ve 2014/296 E., 2015/203 K. sayılı kararı ile davacılar vekilinin; yönetim kurulunun «sermaye artırım» talebiyle «olağanüstü genel kurulda» sermaye artırımının pay sahiplerini doğrudan zararlandırıcı işlem niteliğinde olduğunu iddia ederek uğramış olduğu zararın tespit edilmek suretiyle tarafına verilm …
… 6410 K. sayılı ilamıyla, esas sermayenin arttırılması sonrasında nakdi sermayenin 1/4'ünün nakden ödenmek durumunda kalınması, bakiye kısmın ödenmesi için de davalı «yönetim kurulu» üyelerinin 15 günlük gibi kısa bir süre tanımaları sebebiyle davacıların zarar gördüğü iddiası, «doğrudan zarar» niteliğinde bulunup, davacılar tarafından varsa belirlenen zararın tazminini talep edilebileceği, bu suretle, ileri sürülen işbu iddia hakkında gösterilen «delillerin toplanarak» sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların ortağı bulunduğu dava dışı «anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumlulukları» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme değişikliği · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · komisyon bedeli · hakim ortak · esas sözleşme · müktesep hak · genel kurul kararının iptali · teminat mektubu
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «sermaye artırımına» ilişkin «genel kurul kararının iptal» edildiğini, iptal sonucunda davacıların şirkete ödediği miktarın iade edildiğini, ödenen miktarın iki yıl boyunca davacılar tarafından kullanılamadığını, bu nedenle davacıların zararının bulunduğunu, zararın bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, davacıların rüçhan haklarını kullanabilmek için tedbir kararı aldığını, tedbir kararı için «teminat mektubu» sunulduğunu, teminat mektubunun 18.12.2013 tarihinde alındığını ve 22.02.2016'da bankaya «teslim» edildiğini, bu süreçte bankaya «komisyon bedeli» ödendiğini, bozma ilamının davacılar lehine usulü «müktesep hak» oluşturduğu, şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin genel kurulda «hakim ortak» olduğunu, yönetim kurulunun gerektiğinde genel kurul kararını uygulamama «yetkisinin» olduğunu, mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 06.04.2021 tarihli ve 2018/1069 E., 2021/290 K. sayılı kararı ile; «yönetim kurulu» tarafından alınan 31.10.2013 tarihli kararın «esas sözleşme değişikliğine» yönelik genel kurul kararının icrası amacıyla alındığı, genel kurul kararının tekrarından ibaret olduğu, arttırılan sermayenin ödenme biçimine yönelik kararın da esas sözleşme değişikliği ile ve genel kurul tarafından alındığından genel kurul kararı öncesi ve davalılara herhangi bir yükümlülük yüklemeyen işlemlerin, davacıları zarara uğrattığından bahsedilemeyeceği, davacıların iddia ettikleri «doğrudan zararlarına» sebep olan işlemin, esasen 31.10.2013 tarihli genel kurul kararı olduğu, bu kararın icrası kapsamındaki yönetim kurulu kararı nedeniyle, davalıların kusurlu oldukl …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların ortağı bulunduğu dava dışı «anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumlulukları» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14405 E. , 2016/6410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/03/2015
NUMARASI 2014/296-2015/203
Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2015 tarih ve 2014/...296-2015/203 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.06.2016 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ... ile davalılar vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalıların yönetim kurulu üyeleri bulundukları ... Holding A.Ş.'nin ortakları olduklarını, ... Holding A.Ş.'nin 13.097.521,12 TL olan esas sermayesinin 31.10.2013 tarihli olağanüstü genel kurulunda 613.097.531,12 TL'ye yükseltildiğini, yükseltilen sermaye tutarının 300 milyon TL'sinin enflasyon düzeltmesi farklarından karşılandığını, 300 milyon TL'sinin ise yeni nakdi sermaye taahhüdü olarak pay sahiplerinden talep edildiğini, 881.962.147,97 TL tutarındaki iç kaynakların tamamının sermayeye eklenmeden dış kaynaklardan artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, nakdi sermayenin 1/4 ünün iştirak taahhütnamelerinin imzalanması sırasında nakden ödendiğini, bakiye kısmın ödenmesi için davalı yönetim kurulu üyelerinin 15 günlük süre tanımalarının da hukuka aykrı bulunduğunu, davalılara ...
Holding A.Ş. ve bağlı iştirakleri bünyesinde ek menfaatler sağlandığını, 31.08.2013 tarihli bilançonun gerçeği yansıtmadığı gibi genel kurula da ibraz edilmediğini, bağlı iştiraklerin olağan genel kurul toplantılarının zamanında yapılmadığını, ... Holding A.Ş. ve bağlı iştiraklerin 2014 yılında yapılan 2013 yılına ait genel kurullarında davacıların temsil edilme haklarının kısıtlandığını, yine bu genel kurullarda davacıların temsilcilerinin konuşma sürelerinin sınrlandırılarak müzakere hakkı tanınmadığını ileri sürerek; geçici talep sonucu olarak ve belirsiz alacak kuralları çerçevesinde talep edilen zarar miktarının davacı pay sahipleri yönünden 100.000,00 TL alınmak suretiyle tazmini gereken zarar miktarının tespitiyle, zarar miktarının tespitinden sonra taraflarınca bildirilecek kesin talep sonucuna göre talep edilen miktarın payları oranında ayrı ayrı davacı pay sahiplerine ödenmek üzere avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların sermaye artırım kararına katılmak gibi bir hukuki zorunluklarının olmadığını, genel kurul toplantısında alınan hukuka uygun sermaye artırımına istinaden davacıların hiç bir baskı altında olmaksızın tamamen kendi hür iradeleri ile bu sermaye artırım kararına katılıp taahhütte bulunduklarını ve paylarına düşen nakdi sermaye kısmını hiç bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin ödediklerini, iddiaların yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin yönetim kurulunun sermaye artırım talebiyle yapılan olağanüstü genel kurulda sermaye artırımının pay sahiplerini doğrudan zararlandırıcı işlem niteliğinde olduğunu iddia ederek uğramış olduğu zararın tazminini talep ettiği, davacıların pay sahibi olarak hem doğrudan hem de dolayısıyla zararın varlığı halinde bunun tazminini isteyebilecekleri, pay sahiplerinin zarara uğraması halinde 6102 sayılı TTK.nın 555/1 maddesi gereğince tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, davacıların ise tazminatın doğrudan kendilerine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacıların ortağı bulunduğu dava dışı anonim şirket yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış sorumluluk davasıdır. Dava dilekçesiyle davacıların ortağı bulunduğu ... Holding A.Ş.'nin esas sermayesinin 31.10.2013 tarihli olağanüstü genel kurulunda yükseltildiği, yükseltilen sermaye tutarının 300 milyon TL'sinin enflasyon düzeltmesi farklarından karşılandığı, 300 milyon TL'sinin ise yeni nakdi sermaye taahhüdü olarak pay sahiplerinden talep edildiği, iç kaynakların tamamı sermayeye eklenmeden dış kaynaklardan artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğu, nakdi sermayenin 1/4 ünün iştirak taahhütnamelerinin imzalanması sırasında nakden ödendiği, bakiye kısmın ödenmesi için davalı yönetim kurulu üyelerinin 15 günlük süre tanımalarının hukuka aykırı bulunduğu iddiasıyla tazminat talebinde bulunulmuş;
işbu iddia dışında ileri sürülen davacıların zarara uğradığı bildirilen hususlar dolaylı zarar olduğundan pay sahiplerinin zarara uğraması halinde 6102 sayılı TTK.'nın 555/1 maddesi gereğince tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, davacıların ise tazminatın doğrudan kendilerine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de açıklanan esas sermayenin arttırılması sonrasında nakdi sermayenin 1/4 ünün nakden ödenmek durumunda kalınması, bakiye kısmın ödenmesi için de davalı yönetim kurulu üyelerinin 15 günlük gibi kısa bir süre tanımaları sebebiyle davacıların zarar gördüğü iddiası, doğrudan zarar niteliğinde bulunup, davacılar tarafından varsa belirlenen zararın tazminini talep edilebilecektir.
Bu suretle, ileri sürülen işbu iddia hakkında gösterilen delillerin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacıların tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, doğrudan kendilerine ödenmesini isteyemeyecekleri gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219076600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz