Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15001 E. 2016/6467 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zapta karşı tekeffül↗ rücu hakkı↗ satış sözleşmesi↗ basiretli tacir↗ rücuen tazminat↗ hisse devir sözleşmesi↗ rücu↗ sebepsiz zenginleşme↗ tüzel kişilik↗ kâr dağıtımı↗ harç↗ tacir↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı tarafın talep ettiği rücuen tazminat miktarının davalı ...'ın sorumlu olduğu 2001 yılında meydana gelen kazadan kaynaklandığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre bu tarihte meydana gelen kazalardan ve ödenen tazminatların tamamından davalı ...'ın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne,dava konusu 342.098,50 TL 'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/06/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
03/05/200 tarihinde, ... -.... -.... köyünde, ...'a ait tesisin neden olduğu, ... ... ve ... ... isimli çocukların yaralanması sonucunda açılan davada hükmolunan tazminatı fer'ileriyle 06/04/2009 tarihinde ödeyen davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından, 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi hükümlerine istinaden ... aleyhine eldeki dava açılmıştır.
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiyedeki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28.06.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... ... Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 28.06.2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce 06/04/2009 tarihinde yapılmıştır. Özelleştirme aşamasında 31.05.2013 tarihinde ... EDAŞ tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle Aras EDAŞ'ın özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ........ şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .......” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28.06.2013 tarihi öncesi, 06/04/2009 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28.06.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13743 E. 2018/6225 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3726 E. 2016/6468 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı · Alacak
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar
Benzer bu karardaMaddelerine göre davacının ödediği tutarları davalıya rucu edebileceği, dayanak davanın davalısının ... olması nedeniyle ayrıca «ihbara» gerek olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 85.297,20 TL 'nin 19/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4290 E. 2019/1338 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, sözleşmeden kaynaklanan alacak talebinin ... yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki işletme devir hakkı sözleşmesi hükümleri uyarınca sözleşmeden önceki «dağıtım» faaliyetinden kaynaklanan zararlardan davalının sorumlu olduğu, «rücu alacağına» konu işçilik hakkına ilişkin davanın işletme hakkı devir sözleşmesinden önce açıldığını, mülkiyete ilişkin bir dava olmadığını, bu nedenle davalının davayı «ihbar yükümlülüğü» bulunmadığını, davacı tarafından yapılan «yargılama giderleri» ile birlikte toplam 109.282,49 TL'nın rücuen davalıdan talep edilebileceği, ödeme tarihi daha önce ise de, taleple bağlı kalınacağı gerekçesiyle davanın kabulüne k …
… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 29/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücu alacağı · ihbar yükümlülüğü · yargılama giderleri · zamanaşımı def'i · def'i · ihbar · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, sözleşmeden kaynaklanan alacak talebinin ... yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki işletme devir hakkı sözleşmesi hükümleri uyarınca sözleşmeden önceki «dağıtım» faaliyetinden kaynaklanan zararlardan davalının sorumlu olduğu, «rücu alacağına» konu işçilik hakkına ilişkin davanın işletme hakkı devir sözleşmesinden önce açıldığını, mülkiyete ilişkin bir dava olmadığını, bu nedenle davalının davayı «ihbar yükümlülüğü» bulunmadığını, davacı tarafından yapılan «yargılama giderleri» ile birlikte toplam 109.282,49 TL'nın rücuen davalıdan talep edilebileceği, ödeme tarihi daha önce ise de, taleple bağlı kalınacağı gerekçesiyle davanın kabulüne k …
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekili tarafların temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.598,09 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20/02/2019 tarihinde «kesin» olarak oyçokluğuyla karar verildi.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12419 E. 2018/5503 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 102.850,00 TL'nin davalıdan «ticari faizi» ile birlikte tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4154 E. 2017/5553 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 31/08/2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 31/08/2010 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı Uluğ Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri devredilerek 31/08/2010 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15315 E. 2016/6471 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 29/12/2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 29/12/2010 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ...Elektrik Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri devredilerek 29/12/2010 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1575 E. 2017/1775 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 29/12/2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri devredilerek 29/12/2010 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3700 E. 2016/6470 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Mahkemece, iş akdinin haksız feshine dayalı olarak dava dışı işçi lehine hükmedilen kıdem ve «ihbar tazminatları» ve fer'ilerinden davalının sorumlu olduğu, İHDS'nin 7.2 maddesine göre «dağıtım» tesislerinin mülkiyetine ilişkin idari ve hukuki ihtilafların derhal ihbarı gerektiği ancak eldeki davanın dayanağı ihtilafın mülkiyetten kaynaklanmadığı, bu nedenle de davacının ayrıca ihbar yapılmasına gerek bulunmadığından davacı tarafça ödenen tüm tutardan davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 87.362,17 TL'nin 10/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, iş akdinin haksız feshine dayalı olarak dava dışı işçi lehine hükmedilen kıdem ve «ihbar tazminatları» ve fer'ilerinden davalının sorumlu olduğu, İHDS'nin 7.2 maddesine göre «dağıtım» tesislerinin mülkiyetine ilişkin idari ve hukuki ihtilafların derhal ihbarı gerektiği ancak eldeki davanın dayanağı ihtilafın mülkiyetten kaynaklanmadığı, bu nedenle de davacının ayrıca ihbar yapılmasına gerek bulunmadığından davacı tarafça ödenen tüm tutardan davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 87.362,17 TL'nin 10/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15001 E. , 2016/6467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/09/2015
NUMARASI 2014/1082-2015/482
Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/09/2015 tarih ve 2014/1082-2015/482 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/06/2016 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. .. ..., Av.... ... ..., davalı vekilleri Av. ... ..., Av. ... ..., Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulunun Kararı ile Elektrik Dağıtım Şirketlerinin özelleştirilme kapsamına alındığını, 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu 20. maddesi uyarınca Özelleştirme İdaresine devredilen Elektrik Dağıtım Şirketlerinin anonim şirkete dönüştürüldüğünü, bu kapsamda ... bünyesinde 20 ayrı dağıtım bölgesi oluşturulduğunu, hisselerin tamamı ...'a ait olmak üzere 20 ayrı dağıtım bölgesi oluşturulduğunu, ..., ..., ..., ...., ..., ..., ve ... illerini kapsayan bölgenin işletme hakkının 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ile müvekkiline verildiğini, bilhare özelleştirme idaresi tarafından yapılan özelleştirme kapsamında şirket hisselerinin 31/08/2010 tarihli hisse satış sözleşmesi ile müvekkiline devredildiğini, sözleşme hükümlerine göre ...'ın kendi döneminde meydana gelen kazalardan ve tazminatlardan sorumlu olduğunu, bu kapsamda olmak üzere 03/05/2000 tarihinde ...
... ve ... ... isimli çocukların ... İli .... İlçesi ....Köyü yakınlarında bulunan ...'a ait kesici ölçme kabininde bulunan kırıktan içeriye uzattıkları iletkenden dolayı yaralanmaları nedeniyle kesinleşene mahkeme kararı uyarınca müvekkilinin 342.098,50 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, yapılan bu ödemenin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın rücu talebine ilişkin olması nedeniyle BK 73. madde uyarınca iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, özelleştirme kapsamında ... Elektrik Dağıtım Bölgesinin öncelikle işletme hakkının devredildiğini bilhare özelleştirme idaresi tarafından dağıtım bölgeleri için ayrı ayrı anonim şirketler kurulduğu, şirket hisselerinin blok satış yöntemi ile özelleştirildiğini, elektrik dağıtım şirketinin tüzel kişiliği hakları, borçları ve yükümlülükte herhangi bir değişiklik olmaksızın sadece hisselerin el değiştirdiğini, davacının imzaladığı 24/07/2006 tarihli sözleşmenin 18.6. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca davacı şirketin bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve kamu kuruluşlarından talepte bulunamayacağını, masraf ve zarar talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, açılan davanın haksız olduğunu, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın talep ettiği rücuen tazminat miktarının davalı ...'ın sorumlu olduğu 2001 yılında meydana gelen kazadan kaynaklandığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre bu tarihte meydana gelen kazalardan ve ödenen tazminatların tamamından davalı ...'ın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne,dava konusu 342.098,50 TL 'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/06/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
03/05/200 tarihinde, ... -.... -.... köyünde, ...'a ait tesisin neden olduğu, ... ... ve ... ... isimli çocukların yaralanması sonucunda açılan davada hükmolunan tazminatı fer'ileriyle 06/04/2009 tarihinde ödeyen davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından, 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi hükümlerine istinaden ... aleyhine eldeki dava açılmıştır.
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiyedeki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28.06.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... ... Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 28.06.2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce 06/04/2009 tarihinde yapılmıştır. Özelleştirme aşamasında 31.05.2013 tarihinde ... EDAŞ tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle Aras EDAŞ'ın özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ........ şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .......” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28.06.2013 tarihi öncesi, 06/04/2009 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28.06.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Sonuç olarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında bulunmaması nedeniyle 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, 28.06.2013 günlü sözleşmeden önce gerçekleşen 06/04/2009 günlü dava konusu ödemeden dolayı, 28.06.2013 sözleşmenin 9.3 ve 9.4 maddeleri gereğince davalının sorumluluğu bulunmadığından dava reddedilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddi ile yazılı gerekçe ile kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/218734200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz