İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14303 E. 2016/5001 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
3095 sayılı kanun↗ tüzel kişilik↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 3.762.64 TL üzerinden devamına, takip tarihi olan 11/06/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un (madde 2'ye göre) değişen oranlarda avans faizinin uygulanmasına, takip miktarı üzerinden şartları oluşan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava, taşıma bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı ... 'ne ait düzenlenen faturaların davacı yan tarafından dava dışı ... 'ne teslim edilmiş olduğu ve bu faturaların da davalı cari hesabına kaydedildiği belirtilmiş, buna göre bir hesaplama yapılmıştır. Ancak, dava dışı ...'nin davalı üniversiteden ayrı bir tüzel kişiliği bulunmakta olup, davacı ancak davalıya verdiği hizmet nedeniyle alacak iddiasında bulunabilir. Bu durumda mahkemece, davacı cari hesabına borç olarak kaydedilen faturalar ve davalı tarafça yapılan ödemeler incelenerek ve karşılaştırılarak, gerektiği takdirde hizmetin verilip verilmediği üzerinde durularak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir akrar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3495 E. 2015/10093 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · teamül · dosya masrafı
Benzer bu karardaDavalı banka tarafından tahsil edilen bu kalemin neden alındığı davalıya açıklattırılmadan, ticari «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, kredinin iş yeri için kullanıldığı, sözleşme hükümleri de nazara alındığında KKDF, BSMV ve «masraf» tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine akrar verilmiştir.
2- Ancak, davacı kredinin kullandırımı sırasında kendisinden «masraf» adı altında para tahsil edildiğini ileri sürerek, bu tutarın da davalıdan tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15828 E. 2015/2964 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 3.762.64 TL üzerinden devamına, takip tarihi olan 11/06/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un (madde 2'ye göre) değişen oranlarda «avans faizinin» uygulanmasına, takip miktarı üzerinden şartları oluşan %20 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davacı tarafça davalıya karşı icra takibi başlatıldığı, davalının takipteki «borca itiraz» etmesi nedeni ile davacı tarafça yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı, alınan bilirkişi raporunda davalının davacıya olan borcunun 14.762,35 TL olarak tespit edilmesi karşısında davacının davasında kısmen haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Keşan İcra Müdürlüğü'nün 2011/2 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen kaldırılarak, 14.762,35 TL «asıl alacak» üzerinden ve buna ilişkin hesaplanan «yasal faizi» üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının itirazında haksız olduğundan % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · borca itiraz · infazda tereddüt · navlun · icra takibine itiraz · infaz · işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu kararda2 – Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan «icra takibine itiraz» istemine ilişkin olup, davacı tarafça yapılan icra takibinde «işlemiş faiz» isteminde bulunulmuş olmasına göre, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildikten sonra, işlemiş faiz talebinin kabul edilip edilmediği hususunda «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde, “buna ilişkin hesaplanan «yasal faizi» üzerinden” ibaresi kullanılmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davacı tarafça davalıya karşı icra takibi başlatıldığı, davalının takipteki «borca itiraz» etmesi nedeni ile davacı tarafça yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı, alınan bilirkişi raporunda davalının davacıya olan borcunun 14.762,35 TL olarak tespit edilmesi karşısında davacının davasında kısmen haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Keşan İcra Müdürlüğü'nün 2011/2 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen kaldırılarak, 14.762,35 TL «asıl alacak» üzerinden ve buna ilişkin hesaplanan «yasal faizi» üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının itirazında haksız olduğundan % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14303 E. , 2016/5001 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2014 tarih ve 2013/216-2014/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya verilen taşıma hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 3.762.64 TL üzerinden devamına, takip tarihi olan 11/06/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un (madde 2'ye göre) değişen oranlarda avans faizinin uygulanmasına, takip miktarı üzerinden şartları oluşan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava, taşıma bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı ... 'ne ait düzenlenen faturaların davacı yan tarafından dava dışı ... 'ne teslim edilmiş olduğu ve bu faturaların da davalı cari hesabına kaydedildiği belirtilmiş, buna göre bir hesaplama yapılmıştır. Ancak, dava dışı ...'nin davalı üniversiteden ayrı bir tüzel kişiliği bulunmakta olup, davacı ancak davalıya verdiği hizmet nedeniyle alacak iddiasında bulunabilir. Bu durumda mahkemece, davacı cari hesabına borç olarak kaydedilen faturalar ve davalı tarafça yapılan ödemeler incelenerek ve karşılaştırılarak, gerektiği takdirde hizmetin verilip verilmediği üzerinde durularak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir akrar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217160600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz