Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7430 E. 2016/1462 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap mutabakatı↗ borç ikrarı↗ acentelik sözleşmesi↗ menfi tespit davası↗ mutabakat↗ itirazın iptali davası↗ ikrar↗ acentelik↗ tespit davası↗ icra takibine itiraz↗ def'i↗ iptal davası↗ ticari defter↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında imza altına alınan acentelik sözleşmenin 18/j maddesinde, "Bu sözleşmenin yürürlüğü esnasında veya daha sonra acentenin şirket defter ve muhasebe kayıtlarına göre çıkacak borçlarından ve ihtilaflarından dolayı her hangi bir borç ikrarına veya hesap mutabakatına yahut sair her hangi bir delil ve belge ibrazına gerek olmaksızın sadece şirketin defter ve kayıtları delil teşkil edecektir." düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenleme göz önüne alınarak usulüne uygun tutulan davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davalının davacıdan 21.230,98 TL tutarında alacağı olduğunun belirlendiği, yalnızca zaman aşımı iddiası ileri sürülerek menfi tespit davası açılamayacağı, zaman aşımının alacaklı tarafından açılacak bir dava veya takipte def-i olarak ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Görülmekte olan davanın açılmasından sonra, bu davanın davalısı tarafından davacı aleyhine yapılan icra takibine itiraz edilmiş ve açılan itirazın iptali davası sonucu, itirazın iptali davası zamanaşımı nedeniyle red edilmiş, karar Dairemizce onanmıştır. Görülmekte olan dava ile sonuçlanıp Dairemizce onanan itirazın iptali davasının konusu, sebebi yer değiştirmekle beraber tarafları aynı olduğundan, itirazın iptali davası sonucu verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak bu davaya etkisi değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken aksi yönde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3566 E. 2018/6979 K.
Ortak:menfi tespit davası · tespit davası · def'i · ticari defter · menfi tespit · zamanaşımı · e-defter · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece,iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında imza altına alınan «acentelik sözleşmenin» 18/j maddesinde, "Bu sözleşmenin yürürlüğü esnasında veya daha sonra acentenin şirket «defter» ve muhasebe kayıtlarına göre çıkacak borçlarından ve ihtilaflarından dolayı her hangi bir «borç ikrarına» veya «hesap mutabakatına» yahut sair her hangi bir delil ve belge «ibrazına» gerek olmaksızın sadece şirketin defter ve kayıtları delil teşkil edecektir." düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenleme göz önüne alınarak usulüne uygun tutulan davalı «ticari defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davalının davacıdan 21.230,98 TL tutarında alacağı olduğunun belirlendiği, yalnızca zaman aşımı iddiası ileri sürülerek «menfi tespit davası» açılamayacağı, zaman aşımının alacaklı tarafından açılacak bir dava veya takipte «def»-i olarak ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Görülmekte olan davanın açılmasından sonra, bu davanın davalısı tarafından davacı aleyhine yapılan «icra takibine itiraz» edilmiş ve açılan «itirazın iptali davası» sonucu, itirazın iptali davası «zamanaşımı» nedeniyle red edilmiş, karar Dairemizce onanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun tutulan davalı «ticari defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davalının davacıdan 21.230,98 TL alacağı olduğunun belirlendiği, yalnızca «zamanaşımı» iddiası ileri sürülerek «menfi tespit davası» açılamayacağı, zamanaşımının alacaklı tarafından açılacak bir dava veya takipte «def»-i olarak ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2989 E. 2012/4476 K.
Ortak:mutabakat
İncelediğiniz karardaMahkemece,iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında imza altına alınan «acentelik sözleşmenin» 18/j maddesinde, "Bu sözleşmenin yürürlüğü esnasında veya daha sonra acentenin şirket «defter» ve muhasebe kayıtlarına göre çıkacak borçlarından ve ihtilaflarından dolayı her hangi bir «borç ikrarına» veya «hesap mutabakatına» yahut sair her hangi bir delil ve belge «ibrazına» gerek olmaksızın sadece şirketin defter ve kayıtları delil teşkil edecektir." düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenleme göz önüne alınarak usulüne uygun tutulan davalı «ticari defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davalının davacıdan 21.230,98 TL tutarında alacağı olduğunun belirlendiği, yalnızca zaman aşımı iddiası ileri sürülerek «menfi tespit davası» açılamayacağı, zaman aşımının alacaklı tarafından açılacak bir dava veya takipte «def»-i olarak ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki 18.11.2009 tarihli «mutabakat» ve «taahhütname» belgesine göre davanın konusuz kaldığı, mutabakatın «yargılama giderlerini» ve «vekalet ücretini» de kapsadığı gerekçesiyle konusuz kalan davada esasa ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacı taraf lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 23.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama gideri · taahhütname · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki 18.11.2009 tarihli «mutabakat» ve «taahhütname» belgesine göre davanın konusuz kaldığı, mutabakatın «yargılama giderlerini» ve «vekalet ücretini» de kapsadığı gerekçesiyle konusuz kalan davada esasa ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacı taraf lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 23.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7430 E. , 2016/1462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2015 tarih ve 2011/419-2015/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Davalı tarafça, müvekkilinden ... Noterliği'nin 20/06/2011 tarih 9631 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile talep edilen bedelin TTK'nun 99 maddesi gereğince zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin 27/03/2000 tarihinde davalı tarafın B tipi acentesi olarak çalıştığını, sözleşmenin davalı tarafça...Noterliği'nin 06/07/2006 tarih 07941 yevmiye no'lu fesihnamesi ile feshedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin TTK'nın 131/2. maddesi gereğince davalı şirkete 31/12/2006 tarihi itibariyle borcunun olup olmadığı konusunda iadeli taahhütlü ihtar keşide ettiğini, davalı tarafça gönderilen 06/02/2007 tarihli cevabi yazıda 250,00 TL borç olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin kalan bakiye borcu 28/02/2007 keşide tarihi ...'ya ait 9124996 seri no'lu çek ile ödediğini, müvekkilinin teminatın fekki için davalı tarafa başvurduğunu, bunun üzerine davalının müvekkilinin babası ...'a ...
Noterliği'nin 21/03/2008 tarih 3364 yevmiye no'lu vekaletnamesini vererek ipoteğin fekkini sağladığını, bu durumun 31/12/2005 - 31/12/2006 tarihleri arasında müvekkilinin borcunun kalmadığının ispatı olduğunu, davalı şirketçe borcu olmadığı halde borç çıkartıldığını, müvekkilinin davalı tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davacı tarafça talep edilen 20.845,41 TL'lik borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine ve %40 kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece,iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında imza altına alınan acentelik sözleşmenin 18/j maddesinde, "Bu sözleşmenin yürürlüğü esnasında veya daha sonra acentenin şirket defter ve muhasebe kayıtlarına göre çıkacak borçlarından ve ihtilaflarından dolayı her hangi bir borç ikrarına veya hesap mutabakatına yahut sair her hangi bir delil ve belge ibrazına gerek olmaksızın sadece şirketin defter ve kayıtları delil teşkil edecektir." düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenleme göz önüne alınarak usulüne uygun tutulan davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davalının davacıdan 21.230,98 TL tutarında alacağı olduğunun belirlendiği, yalnızca zaman aşımı iddiası ileri sürülerek menfi tespit davası açılamayacağı, zaman aşımının alacaklı tarafından açılacak bir dava veya takipte def-i olarak ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Görülmekte olan davanın açılmasından sonra, bu davanın davalısı tarafından davacı aleyhine yapılan icra takibine itiraz edilmiş ve açılan itirazın iptali davası sonucu, itirazın iptali davası zamanaşımı nedeniyle red edilmiş, karar Dairemizce onanmıştır. Görülmekte olan dava ile sonuçlanıp Dairemizce onanan itirazın iptali davasının konusu, sebebi yer değiştirmekle beraber tarafları aynı olduğundan, itirazın iptali davası sonucu verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak bu davaya etkisi değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken aksi yönde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/02/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Borçlunun "kendisinden istenen alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu" ileri sürerek olumsuz tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur (...
14. 03.1983; 1143/1171). Bu nedenle kararın onanması görüşünde olduğum için çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217110600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz