Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5610 E. 2016/5502 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturaya itiraz↗ navlun↗ kötü niyet tazminatı↗ işlemiş faiz↗ protokol↗ kötü niyet↗ asıl alacak↗ harç↗ dosya masrafı↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen ek protokol gereğince tahliye işlemlerinde ton başına ücretin 1,75 USD olarak belirlendiği, davacının bu faturalara itirazının haklı olduğu, ayrıca davalının düzenlediği navlun farkı faturası gereğince taşıma yaptığını ispatlayamadığı, yapılan takibin haksız olmasına karşın kötü niyetli yapıldığına dair herhangi bir delil ve emare olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının ... 34. İcra Müdürlüğü'nün 2012/22075 sayılı takip dosyasına dayanak faturalardan toplam 166.256,81 TL’sinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı, 204.342,33 TL asıl alacak, 3.699,68 TL işlemiş takip öncesi faiz ile isabet eden harç ve diğer masrafları kabul etmiş, buna karşılık 166.256,81 TL asıl alacak, 2.441,54 TL işlemiş takip öncesi faiz ile isabet eden harç ve diğer masraflar için menfi tespit isteminde bulunmuştur. Mahkemece, sadece asıl alacak miktarı ile ilgili menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiş olup, bu alacağa isabet eden takip öncesi işlemiş faizle ilgili hesaplama yapılarak faizin ne kadarlık kısmından borçlu olmadığının tespiti yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, icra müdürlüğünce dikkate alınacak olan harç ve diğer masraflar için hesaplama yapılmaması doğru ise de, davacının kabul ettiği işlemiş faiz kesimi de gözetilerek faiz miktarı yönünden de borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11240 E. 2018/6451 K.
Ortak:faturaya itiraz · navlun · kötü niyet tazminatı · protokol · kötü niyet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen ek «protokol» gereğince tahliye işlemlerinde ton başına ücretin 1,75 USD olarak belirlendiği, davacının bu «faturalara itirazının» haklı olduğu, ayrıca davalının düzenlediği «navlun» farkı faturası gereğince taşıma yaptığını ispatlayamadığı, yapılan takibin haksız olmasına karşın kötü niyetli yapıldığına dair herhangi bir delil ve emare olmadığ …
İcra Müdürlüğü'nün 2012/22075 sayılı takip dosyasına dayanak faturalardan toplam 166.256,81 TL’sinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki sözleşme ve ek «protokollerin» içerikleri, tarafların sözleşme ve ek protokollerin feshine dair iddiaları ile feshe rağmen karşılıklı iş yapılmaya devam edildiğine dair beyanları, faturaların içerikleri, «navlun» fark faturası olarak düzenlenen faturada yazılı dönemler itibariyle taraflar arasındaki sözleşmede navlun farkı alınıp alınamayacağına dair hüküm bulunup bulunmadığı, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içinde «fatura» ödemelerinin ne şekilde yapıldığı hususları saptandıktan sonra, davalı tarafça davacıya keşide edilen dava konusu faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı olup «faturalara itiraz edilmediği» olgusu da nazara alınarak gerektiğinde yeni bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.05.2016 tarih, 2016/5610 Esas-2016/5502 …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile davacının takibin dayanağı olan faturaların toplam 166.256,81 TL’sinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi kök ve ek raporunda, taraf «defterlerinin» incelenmesi neticesi her iki tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının davacı adına düzenlediği dava konusu 3 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının söz konusu faturalara ...’nın 21. maddesi uyarınca itiraz etmediği, davalı tarafça dava konusu faturalara dayalı olarak başlatılan icra takip dosyasına davacının 113634 ve 113643 nolu faturaların gemi tahliyesine ilişkin kısımlarından dolayı 1.75 UDS/ton hesabı ile ödeme yaptığı, davacının 113634 nolu faturanın 29.232,96 TL’lik, 113643 nolu faturanın 29.150,55 TL’lik kısmı ve 113653 nolu faturanın tamamına itiraz ederek ödemediği, taraflar arasındaki sözleşme ve «protokol» hükümleri uyarınca davacının dava konusu 113634 ve 113643 nolu faturaların ödenen kısımları dışında davalıya borcu bulunmadığı, 113653 nolu «navlun» fark faturasıyla ilgili olarak da davalı tarafça davacıya navlun hizmeti verildiğine dair dosyada delil bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturaya itiraz edilmemesi · hesap mutabakatı · mutabakat · fatura · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki sözleşme ve ek «protokollerin» içerikleri, tarafların sözleşme ve ek protokollerin feshine dair iddiaları ile feshe rağmen karşılıklı iş yapılmaya devam edildiğine dair beyanları, faturaların içerikleri, «navlun» fark faturası olarak düzenlenen faturada yazılı dönemler itibariyle taraflar arasındaki sözleşmede navlun farkı alınıp alınamayacağına dair hüküm bulunup bulunmadığı, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içinde «fatura» ödemelerinin ne şekilde yapıldığı hususları saptandıktan sonra, davalı tarafça davacıya keşide edilen dava konusu faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı olup «faturalara itiraz edilmediği» olgusu da nazara alınarak gerektiğinde yeni bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.05.2016 tarih, 2016/5610 Esas-2016/5502 …
… diğini, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında paket fiyat üzerinden kesilen faturaların davacı tarafça uzun süre kabul gördüğünü, bu şekilde ödemeler yapıldığını, «hesap mutabakatlarının» da bu doğrultuda yapıldığını, taraflar arasındaki ek «protokol» (1)’in sona erdiği gözetilerek sözleşmenin gübre elleçlemesi ile ilgili maddesi kapsamında yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini ileri sürerek itiraz etmişt …
Yargılama sırasında alınan bilirkişi kök ve ek raporunda, taraf «defterlerinin» incelenmesi neticesi her iki tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının davacı adına düzenlediği dava konusu 3 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının söz konusu faturalara ...’nın 21. maddesi uyarınca itiraz etmediği, davalı tarafça dava konusu faturalara dayalı olarak başlatılan icra takip dosyasına davacının 113634 ve 113643 nolu faturaların gemi tahliyesine ilişkin kısımlarından dolayı 1.75 UDS/ton hesabı ile ödeme yaptığı, davacının 113634 nolu faturanın 29.232,96 TL’lik, 113643 nolu faturanın 29.150,55 TL’lik kısmı ve 113653 nolu faturanın tamamına itiraz ederek ödemediği, taraflar arasındaki sözleşme ve «protokol» hükümleri uyarınca davacının dava konusu 113634 ve 113643 nolu faturaların ödenen kısımları dışında davalıya borcu bulunmadığı, 113653 nolu «navlun» fark faturasıyla ilgili olarak da davalı tarafça davacıya navlun hizmeti verildiğine dair dosyada delil bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4147 E. 2014/9883 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmesel sorumluluk · mevduat hesabı · dolandırıcılık
Benzer bu karardaA.Ş. ile yapmış olduğu faiz karşılığı «mevduat hesabı» «sözleşmesinden sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.256,00 TL'nin 02.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı I.Bank A.Ş'den tahsiline karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan mahkum olduklarını ve kararının kesinleştiğini, somut olayda davacının yatırmış olduğu 2.256,00 TL paranın mevduat olarak alındığı söylenmesine rağmen top …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5610 E. , 2016/5502 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/12/2014
NUMARASI 2014/618-2014/439
Taraflar arasında görülen davada ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2014 tarih ve 2014/618-2014/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 03.04.2007 tarihli […].Tesisleri İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi ve ek protokolleri imzalandığını, davalının sözleşmeye aykırı tutum ve davranışları sebebiyle müvekkil tarafından sözleşmenin haklı bir şekilde fesih edildiğini, ancak davalının fesih işleminden sonra kullandığı tesisleri tahliye ederek teslim etmediğini, müvekkil şirketin söz konusu tesislere ihtiyaç duyması karşısında bir takım iş ve işlemleri mecburen davalıya yaptırmak zorunda kaldığını, sözleşme gereğince tahliye işlemlerinde bedelin ton başına 1,75 USD belirlenmesine rağmen davalının ton başına 2,25 USD üzerinden faturalar düzenlediğini ayrıca yapmadığı taşıma işlemi için de navlun farkı faturası düzenlediğini, müvekkilinin bu faturalara itiraz ettiğini, buna rağmen davalının ...
34. İcra Müdürlüğünün 2012/22075 esas sayılı dosyasında bu faturaları takibe koyduğunu, takibe itiraz edilememesi üzerine takibin kesinleştiğini, müvekkilinin takibe konu faturalarda 166.256,81 TL’lik kısımdan borçlu olmadığını ileri sürerek müvekkilinin takibe konu faturaların 166.256,81 TL’lik kısmı ile icra dosyasında bu kısma ait icra ve vekalet masrafları ile tüm fer’ilerinden borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki asıl sözleşme gereğince fatura bedellerinin doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen ek protokol gereğince tahliye işlemlerinde ton başına ücretin 1,75 USD olarak belirlendiği, davacının bu faturalara itirazının haklı olduğu, ayrıca davalının düzenlediği navlun farkı faturası gereğince taşıma yaptığını ispatlayamadığı, yapılan takibin haksız olmasına karşın kötü niyetli yapıldığına dair herhangi bir delil ve emare olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının ...
34. İcra Müdürlüğü'nün 2012/22075 sayılı takip dosyasına dayanak faturalardan toplam 166.256,81 TL’sinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı, 204.342,33 TL asıl alacak, 3.699,68 TL işlemiş takip öncesi faiz ile isabet eden harç ve diğer masrafları kabul etmiş, buna karşılık 166.256,81 TL asıl alacak, 2.441,54 TL işlemiş takip öncesi faiz ile isabet eden harç ve diğer masraflar için menfi tespit isteminde bulunmuştur. Mahkemece, sadece asıl alacak miktarı ile ilgili menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiş olup, bu alacağa isabet eden takip öncesi işlemiş faizle ilgili hesaplama yapılarak faizin ne kadarlık kısmından borçlu olmadığının tespiti yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, icra müdürlüğünce dikkate alınacak olan harç ve diğer masraflar için hesaplama yapılmaması doğru ise de, davacının kabul ettiği işlemiş faiz kesimi de gözetilerek faiz miktarı yönünden de borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.517,69 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216902900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz