Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11180 E. 2016/5820 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrerlik↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile, 37.908,06 TL’nin 29.01.2008 tarihinden itibaren (avans faizini geçmemek koşuluyla) işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte, tahsilde mükerrerlik oluşturmayacak şekilde (davalılar ... ... ... ve ... ...’nın sorumluluğu ayrı ayrı 18.954,03 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14292 E. 2011/2038 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18220 E. 2015/4163 K.
Ortak:mükerrerlik · avans faizi
İncelediğiniz kararda… e iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile, 37.908,06 TL’nin 29.01.2008 tarihinden itibaren («avans faizini» geçmemek koşuluyla) işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte, tahsilde «mükerrerlik» oluşturmayacak şekilde (davalılar ... ... ... ve ... ...’nın sorumluluğu ayrı ayrı 18.954,03 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsiline dair verilen kararı …
Benzer bu karardaMüdürlüğü tarafından «prim» borcu nedeniyle takibe uğradığı ve 37.908,06 TL’yi 29.01.2008 tarihinde Kuruma ödediği, davalı şirketin ve takip tarihindeki ortakların bu tutar üzerinden «borçtan kurtulduğu», davacının öncelikle ödediği tutarın tamamı için davalı şirkete, öte yandan ödediği aynı tutarın yarısı için de payını yarı yarıya devrettiği diğer davalılara «rücu hakkı» bulunduğu, bu hakkın hem devir sözleşmesi hükümleri, hem de anılan tarihte yürürlükte bulunan AATUHY'nın 35. maddesi kapsamında borcu olmayan bir borcu ödemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 37.908,06 TL’nin 29.01.2008 tarihinden itibaren («avans faizini» geçmemek koşuluyla) işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte, tahsilde «mükerrerlik» oluşturmayacak şekilde (davalılar... ve ...’nın sorumluluğu ayrı ayrı 18.954,03 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amme alacağı · borçtan kurtulma · limited şirket ortaklığı · rücu hakkı · rücuen tahsil · temerrüt tarihi · ek prim · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu karardaMüdürlüğü tarafından «prim» borcu nedeniyle takibe uğradığı ve 37.908,06 TL’yi 29.01.2008 tarihinde Kuruma ödediği, davalı şirketin ve takip tarihindeki ortakların bu tutar üzerinden «borçtan kurtulduğu», davacının öncelikle ödediği tutarın tamamı için davalı şirkete, öte yandan ödediği aynı tutarın yarısı için de payını yarı yarıya devrettiği diğer davalılara «rücu hakkı» bulunduğu, bu hakkın hem devir sözleşmesi hükümleri, hem de anılan tarihte yürürlükte bulunan AATUHY'nın 35. maddesi kapsamında borcu olmayan bir borcu ödemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 37.908,06 TL’nin 29.01.2008 tarihinden itibaren («avans faizini» geçmemek koşuluyla) işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte, tahsilde «mükerrerlik» oluşturmayacak şekilde (davalılar... ve ...’nın sorumluluğu ayrı ayrı 18.954,03 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davalı «limited şirket» eski ortağının ödediği kamu borcunun «hisse devir sözleşmesi» uyarınca hissenin devredildiği davalı ortaklar ile asıl borçlu şirketten «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, kamu idaresince davacı hakkında girişilen takip ve davacının ödeme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Yasa'nın 5766 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 35. maddesi hükmü uyarınca, «limited şirket ortakları» ancak şirketten «kesin» olarak tahsili imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olabileceklerdir.
… ne göre, davacı tarafından ödenen işbu kamu borcunun, yine takip ve tahsil tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan TTK'nın 502 ve 532. maddeleri nazara alındığında, «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca yalnız şirketten talep edilebilir mahiyette olmasına ve «hisse devir sözleşmesinde» devralanların şirketin kamu borçlarından da davacıya karşı sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunmamasına göre davacı tarafından hissesi oranında ödenen ... «prim» borcundan ötürü davacıya karşı sorumluluğu bulunmayan hisse devralan davalı şirket ortaklarından da tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, kararın davalılar ... ile …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11180 E. , 2016/5820 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 21/05/2014
NUMARASI 2010/478-2014/237
Taraflar arasında görülen davada ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21/05/2014 gün ve 2010/478 - 2014/237 sayılı kararı bozan Daire'nin 25/03/2015 gün ve 2014/18220 - 2015/4163 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile gerçek kişi davalılar arasında hisse devir sözleşmesi yapıldığını ve müvekkilinin tüm hissesini aktif ve pasifiyle davalılara devrettiğini ancak devirden sonra ... SGK Müdürlüğü tarafından davalı şirketin borcu nedeniyle takibe uğradığını ve tüm mal varlığına haciz konulduğunu, müvekkilinin mallarının satışını önlemek amacıyla sözleşmeyle sorumlu olmadığı bu borcu ödemek zorunda kaldığını, davalılara ihtarname gönderilerek paranın iadesi talep edilmiş ise de, davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını oysa davalıların hisse devir sözleşmesi ile şirketin borçlarını da devraldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 37.908,06 TL'nin ödeme tarihi olan 29.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve ... ... ... vekili ve davalı ... ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile, 37.908,06 TL’nin 29.01.2008 tarihinden itibaren (avans faizini geçmemek koşuluyla) işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte, tahsilde mükerrerlik oluşturmayacak şekilde (davalılar ... ... ... ve ... ...’nın sorumluluğu ayrı ayrı 18.954,03 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216060800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz