İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2294 E. 2016/3606 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutad mesken↗ yetki sözleşmesi↗ yerleşim yeri↗ muafiyet↗ yetki itirazı↗ ilamsız icra takibi↗ möhuk 47↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ icra takibine itiraz↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen poliçenin 50. maddesinde davanın ... Yüksek Mahkemesinde görüleceğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta priminin ve muafiyet miktarının tazmini amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sigorta Sözleşmesine ilişkin davalar MÖHUK M 46'da düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, bir Türk sigortalıya karşı açılacak bütün prim ve katkı davaları için Türk Mahkemelerinin yetkili olduğu, yer itibariyle yetkili mahkemenin de sigortalının ikametgahı veya sigortalının mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca MÖHUK M. 47/2, aynı Yasanın 46. Maddesinde düzenlenen yetki kuralının tarafların anlaşması ile ortadan kaldırılamayacağını öngörmüştür. Bu durum karşısında, davanın, davalı sigortalının mutad meskeni ve yerleşim yerinin Türkiye'de olması nedeniyle, yapılan yetki Sözleşmesiyle Türk Mahkemelerinin uluslararası yetkisinin ortadan kaldırılması mümkün olmadığından, yerel mahkemece ... Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle verilen yetkisizlik kararı doğru olmadığından yetki itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken yetkisizlik sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2160 E. 2022/202 K.
Ortak:mutad mesken · yerleşim yeri · yetki itirazı · yetki · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, davanın, davalı sigortalının «mutad meskeni» ve «yerleşim yerinin» Türkiye'de olması nedeniyle, yapılan «yetki» Sözleşmesiyle Türk Mahkemelerinin uluslararası «yetkisinin» ortadan kaldırılması mümkün olmadığından, yerel mahkemece ...
Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle verilen «yetkisizlik» kararı doğru olmadığından «yetki itirazlarının» reddine karar verilmesi gerekirken yetkisizlik sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yüksek Mahkemesinde görüleceğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle, mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu karar aleyhine Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, TTK.’nın 561. maddesinde belirtilen «yetki» kuralının «kesin yetki» olmadığı, genel mahkemelerin «yetkisini» ortadan kaldırmadığı, HMK’nın 6. maddesine göre «genel yetkili» mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki «yerleşim yeri» mahkemesi olduğu, 9. maddeye göre Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkemenin davalının Türkiye’de «mutad meskeninin» bulunduğu yer mahkemesi olduğu, davalının ticaret odası kayıtlarında ve vekaletnamelerde adresinin Şişli/İstanbul olarak belirtildiği, mutad meskeninin İstanbul ol …
İlk derece mahkemesince; uyuşmazlığın şirket ortağına karşı açılmış «sorumluluk davası» olduğu, TTK.’nın 561. maddesi uyarınca «şirket merkezinin» bulunduğu yer «arabuluculuk» bürosunun yetkili olduğu, şirket merkezinin Almanya olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun yetkili olmadığı gerekçesiyle «yetki itirazının» kabulüne, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun «yetkisizliğine» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Ancak mahkemece bu husus gözetilmeyerek ...’nin «mutad meskenine» ilişkin dosyada bulunan belgeler değerlendirilmeden «yetki itirazının» kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu yönden karar yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğundan yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · kesin yetki kuralı · genel yetkili mahkeme · yabancılık unsuru · kesin yetki · arabuluculuk · sorumluluk davası
Benzer bu karardaTalep, «arabuluculuk» sürecinde ... tarafından «milletlerarası yetki itirazında» bulunulması üzerine mahkemece yetki itirazına ilişkin yapılan değerlendirme istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince; uyuşmazlığın şirket ortağına karşı açılmış «sorumluluk davası» olduğu, TTK.’nın 561. maddesi uyarınca «şirket merkezinin» bulunduğu yer «arabuluculuk» bürosunun yetkili olduğu, şirket merkezinin Almanya olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun yetkili olmadığı gerekçesiyle «yetki itirazının» kabulüne, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun «yetkisizliğine» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Bu karar aleyhine Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, TTK.’nın 561. maddesinde belirtilen «yetki» kuralının «kesin yetki» olmadığı, genel mahkemelerin «yetkisini» ortadan kaldırmadığı, HMK’nın 6. maddesine göre «genel yetkili» mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki «yerleşim yeri» mahkemesi olduğu, 9. maddeye göre Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkemenin davalının Türkiye’de «mutad meskeninin» bulunduğu yer mahkemesi olduğu, davalının ticaret odası kayıtlarında ve vekaletnamelerde adresinin Şişli/İstanbul olarak belirtildiği, mutad meskeninin İstanbul ol …
Bu kapsamda TTK.’nın 561. maddesinde belirtilen «yetki» düzenlemesi «kesin yetki kuralı» olmayıp genel mahkemelerin «yetkisini» ortadan kaldırmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2294 E. , 2016/3606 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2015 tarih ve 2015/158-2015/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...nin ...'da mukim ve gemi armatörleri olan müşterilerine yönelik olarak deniz sigortacılığı faaliyeti ile iştigal eden bir şirket olduğunu, müvekkil şirket anılan faaliyet çerçevesinde davalı firmaya ait Türk bayraklı .. isimli geminin koruma ve tanzim sigortacısı olarak 20/02/2014 kuvertür başlangıç tarihli ve davalı ...nin sigortalı sıfatını haiz olduğu bir sigorta poliçesi tanzim edildiğini sigorta poliçesinin kuvertür kapsamında olduğu dönemde ... isimli geminin yurtdışında dahil olduğu iskele hasarı nedeniyle müvekkilinin şirket poliçe şartları gereği davalı sigortalı yararına 4.000.000. Euro bedelli kulüp teminat mektubu sunmak zorunda bırakıldığını, fakat davalı sigortalı sigorta poliçesi gereği ödemekle yükümlü olduğu muafiyet miktarını ve keza muacceliyet kesbeden sigorta primlerini ödemediğini, icra takibi başlatma zaruriyeti hasıl olduğunu, icra takibine davalı tarafında süresinde sunulan itiraz sebebi ile takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini, davalının aynı zamanda alacak miktarının en az % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçesi gereği (50.madde) İngiliz Hukukunun uygulanıp davaya bakmakla yetkili mahkemenin ...'daki Yüksek Mahkeme olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen poliçenin 50. maddesinde davanın ... Yüksek Mahkemesinde görüleceğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta priminin ve muafiyet miktarının tazmini amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sigorta Sözleşmesine ilişkin davalar MÖHUK M 46'da düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, bir Türk sigortalıya karşı açılacak bütün prim ve katkı davaları için Türk Mahkemelerinin yetkili olduğu, yer itibariyle yetkili mahkemenin de sigortalının ikametgahı veya sigortalının mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca MÖHUK M. 47/2, aynı Yasanın 46. Maddesinde düzenlenen yetki kuralının tarafların anlaşması ile ortadan kaldırılamayacağını öngörmüştür. Bu durum karşısında, davanın, davalı sigortalının mutad meskeni ve yerleşim yerinin Türkiye'de olması nedeniyle, yapılan yetki Sözleşmesiyle Türk Mahkemelerinin uluslararası yetkisinin ortadan kaldırılması mümkün olmadığından, yerel mahkemece ...
Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle verilen yetkisizlik kararı doğru olmadığından yetki itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken yetkisizlik sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215994800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz