Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10540 E. 2016/3653 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 28.05.2015 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup mahkemece, "..." ibaresi üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Gerçekten de, 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesi uyarınca tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibi, tescilsiz markası ile iltibas yaratacak başka bir markanın tesciline engel olabilir. Bununla birlikte, söz konusu hak ancak tescilsiz markanın üzerinde kullanıldığı mal ve hizmetler yönünden geçerlidir. Tescilsiz markanın tanınmış marka statüsünü kazanmış olması ise bu durumun istisnasını teşkil etmektedir. Somut olayda, davacı markasının tanınmış marka olduğu hususu ispat edilemediğinden davacı ancak söz konusu markayı üzerinde kullandığı hizmetler yönünden öncelik hakkına sahiptir. Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacı, davaya konu markasını, geçici konaklama hizmetleri, sağlık ve güzellik amaçlı ... tesis hizmetleri sınıflarında kullandığından yalnızca aynı ve benzer tür hizmetler yönünden
davalı markasının hükümsüzlüğünü isteyebilir. Her ne kadar, raporda, davacının "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetleri, Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler, Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili hizmetler, Huzurevi hizmetleri" üzerinde davacının markasını kullandığı tespit edilememiş ise de ibareler arasında yüksek benzerlik nedeniyle, bu hizmetler yönünden de karıştırılma ihtimalinin düşünülebileceği açıklanmış ise de, davacının markasını üzerinde kullandığı hizmetler ile yukarıda değinilen hizmetler arasında bir benzerlik bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece davacının ancak tescilsiz markasını kullandığı hizmetlerin aynı veya benzeri hizmetler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğünü isteyebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı markasının tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.05.2015 tarih, 2015/1680-7135 E,K. sayılı ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1510 E. 2023/1332 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaGerçekten de, 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesi uyarınca tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibi, tescilsiz markası ile «iltibas» yaratacak başka bir markanın tesciline engel olabilir.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının "Bursa Kaynarca Hamamı" ibaresine emek sarf ederek tanınmış hale getirdiğini, bu marka ile «iltibas» tehlikesi oluşturacak şekilde davalının "Bursa Kaynarca Termal" ibareli markasının tescil edildiğini, davanın iltibas tehlikesi nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olduğunu, markanın tanınmış hale getirildiğini ve bütün sınıflar yönünden «sicilden terkinin» gerektiğini, davalının davacının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını, kötü niyetli olduğunu, ayrıca mahkemenin uyguladığı kanun hükmünün doğru olmadığını bel …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının "Bursa Kaynarca Hamamı" ibaresine emek sarf ederek tanınmış hale getirdiğini, bu marka ile «iltibas» tehlikesi oluşturacak şekilde davalının "Bursa Kaynarca Termal" ibareli markasının tescil edildiğini, davanın iltibas tehlikesi nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olduğunu, markanın tanınmış hale getirildiğini ve bütün sınıflar yönünden «sicilden terkinin» gerektiğini, davalının davacının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını, kötü niyetli olduğunu, ayrıca mahkemenin uyguladığı kanun hükmünün doğru olmadığını bel …
… E., 2016/189 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin iptal edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra davanın Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen kullanmama nedeniyle hükümsüzlük talebine ilişkin olduğu, ancak dayanılan düzenlemenin iptal edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak dava kullanmama nedeniyle hükümsüzlük talebine ilişkin olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olduğu halde Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2028 E. 2024/3949 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10540 E. , 2016/3653 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01/07/2014 gün ve 2012/568 - 2014/345 sayılı kararı onayan Daire'nin 27/05/2015 gün ve 2015/1680 - 2015/7135 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanı olarak kullandığı ve öncelik hakkına sahip olduğu "..." markasına uzun yıllardır sarfettiği emekle ticari itibar kazandırdığını, markayı ihdas edenin ve ona ayırdecilik kazandıranın müvekkili olduğunu, davalının 2011/36489 sayılı "... ... ..." markasını kötüniyetle adına tescil ettirdiğini ileri sürerek 2011/36489 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 28.05.2015 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup mahkemece, "..." ibaresi üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Gerçekten de, 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesi uyarınca tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibi, tescilsiz markası ile iltibas yaratacak başka bir markanın tesciline engel olabilir. Bununla birlikte, söz konusu hak ancak tescilsiz markanın üzerinde kullanıldığı mal ve hizmetler yönünden geçerlidir. Tescilsiz markanın tanınmış marka statüsünü kazanmış olması ise bu durumun istisnasını teşkil etmektedir. Somut olayda, davacı markasının tanınmış marka olduğu hususu ispat edilemediğinden davacı ancak söz konusu markayı üzerinde kullandığı hizmetler yönünden öncelik hakkına sahiptir.
Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacı, davaya konu markasını, geçici konaklama hizmetleri, sağlık ve güzellik amaçlı ... tesis hizmetleri sınıflarında kullandığından yalnızca aynı ve benzer tür hizmetler yönünden
davalı markasının hükümsüzlüğünü isteyebilir. Her ne kadar, raporda, davacının "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetleri, Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler, Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili hizmetler, Huzurevi hizmetleri" üzerinde davacının markasını kullandığı tespit edilememiş ise de ibareler arasında yüksek benzerlik nedeniyle, bu hizmetler yönünden de karıştırılma ihtimalinin düşünülebileceği açıklanmış ise de, davacının markasını üzerinde kullandığı hizmetler ile yukarıda değinilen hizmetler arasında bir benzerlik bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece davacının ancak tescilsiz markasını kullandığı hizmetlerin aynı veya benzeri hizmetler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğünü isteyebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı markasının tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.05.2015 tarih, 2015/1680-7135 E,K.
sayılı ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.05.2015 tarih, 2015/1680-7135 E,K. sayılı ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 05/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215923500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz