Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6957 E. 2016/2685 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalıların ipoteğin terkinine ilişkin olarak açtıkları davada talep ettikleri satışın durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin haksız olduğu, 17.05.2001- 22.06.2007 tarihleri arasında 3.410.299,98 TL zarar oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.410.299,98 TL'nin davalılardan tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16/01/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18384 E. 2015/469 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · harç tamamlama · ihtiyati tedbir · harç
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece dava konusunun para ile belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle «nispi harca» tabi olduğu nazara alınarak, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve 32 maddeleri gereğince «harç tamamlattırılarak», işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
1-Dava, haksız «ihtiyati tedbirden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, Harçlar Kanunu'nun 27. maddesi, harçların ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödeneceği, «harç» peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunabileceği, aynı yasanın 32. maddesi de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı hükmünü içermektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11476 E. 2018/6522 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… , davanın kısmen kabulü ile 18.410 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirket ile davacı arasındaki ilişkinin hükümsüzlüğüne yönelik istemin reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalı şirket vekili …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6957 E. , 2016/2685 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29/11/2012 gün ve 2012/188 - 2012/303 sayılı kararı bozan Daire'nin 16/01/2015 gün ve 2014/18384 - 2015/469 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından ..... firmasına kredi kullandırıldığını, kredinin teminatını teşkil etmek üzere....'de bulunan taşınmaza ipotek konulduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 1998 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, bu sırada davalıların....aleyhin...Asliye Hukuk Mahkemesi'nde taşınmaz satış parasının ödenmediğinden bahisle tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, davanın kabulüne karar verildiğini, kararın temyiz edilmeden kesinleştiğini, davalıların bu seferde ipoteğin terkini için banka aleyhine dava açtıklarını, açılan davada taşınmazın satışının dava sonuna kadar durdurulması için tedbir kararı verildiğini, mahkemenin 05.05.2004 tarihli kararı ile ipoteğin terkinine karar verdiğini, temyiz üzerine hükmün bozulduğunu, mahkemece bozmaya uyularak 12.06.2007 tarihli karar ile davanın reddedildiğini, kararın deracattan geçerek kesinleştiğini, tedbirin kaldırılması üzerine taşınmazın satışı işlemine kaldığı yerden devam edildiğini, icra takibinde taşınmazın değerinin 1.500.000 TL olarak belirlendiğini, ipotek limitlerinin ise 1.200.000 olduğunu, taşınmazın satışının haksız tedbir nedeniyle 8,5 sene geciktiğini, bu nedenle alacağın geç tahsil edilmesine, zamanında kapatılmayan kredi riskinin büyümesine ve alacağın tahsil edilmesinin imkansız hale gelmesine sebebiyet verildiğini, 13.082.024,17 TL'ye tekabül eden banka riskinin kapatılamadığını, ihtiyati tedbir talep edenin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, 4.177.075 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıların ipoteğin terkinine ilişkin olarak açtıkları davada talep ettikleri satışın durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin haksız olduğu, 17.05.2001- 22.06.2007 tarihleri arasında 3.410.299,98 TL zarar oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.410.299,98 TL'nin davalılardan tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16/01/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215739400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz