Muaccel alacağın yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlanamaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1177 E. 2025/1315 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Davalının, davacıdan satın alınan mal/hizmete ilişkin ayıp savunması bulunuyor ve tahkikat aşamasına henüz geçilmemişse, davalının borcu inkar etmemiş olması veya bir kısım ödeme yapmış olması tek başına alacağın muaccel olduğunun ve miktarının ikrar edildiğinin yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlandığı anlamına gelmez; böyle bir durumda muaccel alacağın varlığı ve miktarı ancak esas yargılama sonucunda belirlenebileceğinden ihtiyati haciz talebinin reddi hukuka uygundur.
Ele alınan sorunlar
Muaccel alacağın yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlanıp kanıtlanmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, bakiye alacak miktarının fatura, cari hesap dökümü, e-postalar, nakliye belgeleri ve davalının cevap dilekçelerindeki beyanlarla kabul ve ikrar edildiğini, bu nedenle mevcut ve muaccel alacağın ispatlandığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Davalı, davacıdan bir adet fatura ile ürün aldığını inkar etmemiş, ancak cevap dilekçesinde ürünlerin ayıplı çıktığını, bu nedenle zarara uğradığını ve iade faturası düzenlediğini, buna itiraz edildiğini belirterek ayıp savunmasına ilişkin delillerini (yazışmalar, analiz raporu vb.) ibraz etmiştir. Davalının bu beyanları, davacı tarafın alacağının ikrar edildiği şeklinde değerlendirilemez; yapılacak yargılamada davalının ayıp savunmasının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacının iddiaları esas alınıp davalının savunmasının dikkate alınmaması mümkün değildir. Tahkikat aşamasına geçilmediği anlaşıldığından, muaccel alacağın varlığı ve miktarı ancak yargılama sonucunda tespit edilebilecektir. Taraflarca sunulan karşılıklı e-postalar da bu belirsizliği ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle davacının muaccel alacağın ikrar edildiğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiş, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Davalının borcu inkar etmeyip ayıp savunması ileri sürdüğü ve tahkikat aşamasına geçilmediği hallerde, kısmi ödeme ve borç inkar edilmemesinin muaccel alacağın yaklaşık ispat düzeyinde ikrar edildiği sonucunu doğurmayacağı yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ yaklaşık ispat↗ muacceliyet↗ ikrar↗ ayıp savunması↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1177
KARAR NO 2025/1315
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/07/2025 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/859Esas
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/09/2025
İhtiyati haciz talebin reddine ilişkin 22/07/2025 tarihli ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP VE DAVA
Davacı vekili, müvekkili alacaklı şirket tarafından, davalı borçlu şirket aleyhinde 13.08.2024 tarihinde, Beykoz İcra Dairesi'nde ... esas sayılı dosyasında 80.130-Euro bakiye alacak için ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı borçlu şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında, davalı şirketin ürün sipariş talepleri doğrultusunda çeşitli anlaşmalar yapıldığını, ürünlerin tamamının teslim edildiğini ve ödemelerin kısmen tahsil edildiğini, müvekkil şirketin son satış ilişkisinden kalan bakiye alacağının ödenmediğini, davalı şirket tarafından, ürünlerin ayıplı olduğu, üretim hatası olduğunun iddia edildiğini, ancak ürünlerin ayıplı olmadığı, üretim hatası olmadığının ve ürünlerde yaşanan sorunun üretimden değil tamamen davalı şirketin hatalı uygulamasından kaynaklandığının tespit edildiğini, ihtara rağmen bakiye borcun ödenmediğini, davalının ekonomik sorunlar yaşadığı görüldüğünden, rehinle teminat altına alınmamış bakiye alacağın tahsil kabiliyetinin yok olamaması için borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede menkul, gayrimenkul ve 3.
Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 19/06/2025 tarihli dilekçesinde; müvekkili olan davacı şirketin rehinle teminat altına alınmamış ve muaccel olan mevcut 80.130- euro bakiye alacağının tahsil kabiliyetinin yok olmaması için, davalı tarafça kabul edildiğini, fatura ve yazılı borç ikrarları doğrultusunda, ayrıca mevcut deliller, dosyanın geldiği düzey nedeniyle borçlu şirketin menkul, gayrimenkul malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine bütün yasal şartları mevcut olan ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 26.11.2024 tarihli ara kararı ile talep edenin alacağının varlığının, varsa da miktarının tespitinin ancak yargılama sonucu gerçekleşebileceği, buna bağlı olarak alacağının muacceliyetin yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlanamadığı, öte yandan vadesi gelmemiş borca ilişkin şartların varlığına dair bu aşamada dosyada yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle İİKnın 257 ve 258 maddesinde düzenlenen yasal şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.İstinaf incelemesine konu ara kararı ile bu aşamada alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarında mahkeme nezdinde sunulan deliller ve taraf iddia-savunmaları yaklaşık ispat koşullarını sağlamaya yeterli bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla aşama itibariyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; müvekkili şirketin, 80.130,00-EURO bakiye kalan alacağı miktarı, 13.03.2024 tarihli, 93.640-euro miktarlı faturadan ve 04.04.2024 tarihli cari hesap dökümünden açıkça görüldüğünü ve tespit edilebildiğini, proforma faturada siparişe ilişkin bedelin en geç şubat 2024 ayı içinde ödeneceği belirtilmiş, davalı şirketçe kabul edilmiş ve kısmen ödeme de yapılmış olması mevcut ve muaccel bakiye alacağın ispatı olduğunu, müvekkili şirket tarafından, anlaşmalara uygun bir şekilde davalı şirketin sipariş ettiği ürünlerin tamamının teslim edildiğinin dosya içeriğinden açıkça tespit edilebildiğini, müvekkili şirket ve davalı şirket arasında karşılıklı gönderilmiş olan e-postaların içeriğinden, nakliye belgelerinden bakiye kalan alacağın varlığı, miktarı ve ödenmediğinin açıkça anlaşıldığını, davalı borçlu şirket tarafından verilen cevabi ihtarnameden, cevap dilekçesinden ve ikinci cevap dilekçesinden müvekkili şirketin 80.130-EURO bakiye kalan alacak miktarının bilinmekte, kabul ve ikrar edilmekte olması, mevcut ve muaccel bakiye alacağın ispatı olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı vekili, davalı aleyhinde bir adet fatura bakiyesi nedeniyle alacaklı olduklarını, davalının başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek alacak miktarı kadar ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılması için istinaf başvurusunda bulunmuş, Dairemizin 2025/30/89 esas karar sayılı 08.01.2025 tarihli ilam ile "İhtiyati haciz talebinin dava dilekçesi ile birlikte yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalının başlatılan icra takibine itiraz ettiği, itirazında sebep bildirmemesi, itirazın iptali davası açıldığında delil bildirmesine engel değildir.Davacının sunduğu delillere karşı karşı yanın beyanının alınmadığı bir evrede muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir.
İcra takibine itirazda delil gösterilmemesi halinde de davalı açılacak davada verilecek cevap ile birlikte delillerini ve savunmalarını sunulabilecektir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğu da nazara alındığında sonuç olarak ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları bulunmadığından, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik ara kararda isabetsizlik bulunmamıştır." denilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bu karardan sonra davalı taraf 17.01.2025 tarihli davaya cevap dilekçesi ile "davalıdan satın alınan ürünlerin ayıplı çıktığını, ayıplı ürünler nedeniyle zarara uğradığını, bu sebeple iade faturası düzenlediğini, ancak karşı tarafça itiraz edildiğini belirterek ürünler ile ilgili olarak yapılan yazışmaları, bir adet analiz raporu, işin yapıldığı makam ile yazışmalar yapılmasını talep ederek delillerini ibraz etmiştir.
Davalı davacıdan bir adet fatura ile ürün aldığını inkar etmemiştir. Davalı vekili bu beyanları ikrar sayarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmekte ise de; yapılacak yargılamada davalının ayıp savunmasının da değerlendirilmesi gerekmekte olup; davacının muaccel alacağının varlığı ancak yargılama sonucunda tesbit edilebilecektir. Davacının iddialarını dikkate alıp, davalının savunmasının dikkate alınmaması mümkün olmadığı, yargılamada tahkikat aşamasına geçilmediği anlaşılmakla , davacı vekilinin muaccel alacağın varlığı ve miktarının ikrar edildiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalı vekili tarafından dilekçe ekinde karşı yan tarafından gönderilen e-postalar sunulmuş ise de, davacı tarafın da satılan ürünler konusunda sunduğu e-mailler bulunmaktadır.
Muaccel alacağın varlığı ve miktarı ancak yargılama sonucunda belirleneceğinden davacı ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, istinaf sebebi yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/09/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/2154 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi