Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2486 E. 2016/935 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi↗ munzam zarar↗ i̇i̇k 167↗ müterafik kusur↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ kusur oranı↗ yetki itirazı↗ temerrüt tarihi↗ basiretli tacir↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ yetki↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ tacir↗ kusur↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gerek davada birden fazla davalının olması ve bunlardan birisinin yerleşim yerinde davanın açılabilmesi, gerekse haksız fiilin meydana geldiği yer itibariyle .... Mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle davalı Banka vekilinin yetki itirazının kabul edilmediği, davanın BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davalı ...'ın ele geçirdiği boş mevduat hesap cüzdanlarını kullanarak davacının da dahil olduğu çok sayıda kişiden yetkisi ve görevi olmadığı halde para topladığı, davalı Banka'nın kullanılmayacak mevduat cüzdanlarının gereği gibi korunmamasından kaynaklanan zarardan ....bank ...'nun hukuki halefi sıfatıyla sorumlu bulunduğu, mevduat cüzdanlarının fiziken Holding bünyesinde iken personeli tarafından ele geçirilerek kullanıldığı gerçeği karşısında herhalde .... Bank ...'nun basiretli bir tacir gibi vadeli mevduat cüzdanlarını devredilme veya imha aşamasına kadar muhafaza etmekle yükümlü bulunduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının 18/11/2009 ihtarname tarihi itibariyle 33.000 TL yatırılan para ve 167.044,75 TL munzam zarar tutarında alacaklı olduğu, davalı ...'ın zararın tamamından, davalı ...nin ise kusurun %50 olması nedeni ile zararın yarısından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ... yönünden 200.044,75 TL'nin 18/11/2009 tarihinden, davalı .... yönünden ise 100.022,37 TL'nin 27/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece davalı Banka vekilinin yetki itirazının reddedilmesinde bir isabetsizliğin olmamasına, yine davalı Banka'nın müterafik kusurunun bulunduğu sabit olduğundan davacı tarafça davalı Banka'ya husumet yöneltilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili ve munzam zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davalı Banka vekilinin zamanaşımı savunması, davanın BK.'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Oysa davacı, davalı Banka çalışanı dahi olmayan diğer davalı ...'a, madencilik fonunda değerlendirilmesi için elden para vermiş, davalı ... tarafından da davacıya, önceden ele geçirilmiş, diğer davalı Banka'ya devredilen .... Bank'ya ait ve o tarih itibariyle artık kullanılmayan mevduat cüzdanı teslim edilmiştir. Bu şekilde gerçekleşen maddi olayda, davacı ile davalı Banka arasında bir mevduat sözleşmesi ilişkisinin kurulduğundan söz edilemez.
Dolayısıyla mahkemece, davanın haksız fiilden kaynaklanan zamanaşımı süresine tabi bulunduğu kabul edilerek, davalı Banka'nın zamanaşımı savunmasının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu noktada, davada asıl alacağın yanında munzam zararın da talep edilmiş olması nedeniyle bir başka hukuki sorun daha ortaya çıkmaktadır. Zira yukarıda açıklanan şekilde yapılacak inceleme neticesinde, asıl alacağın zamanaşımına uğradığı sonucuna varılacak olursa, bu kez de asıl alacağın böylece eksik borç haline gelmesi durumunda, bundan munzam zarar talebinin nasıl etkileneceğinin, diğer bir deyişle munzam zarar tazminatının da eksik borç haline gelip gelmeyeceğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının asıl alacak ve munzam zarar talebinin, davalı Banka'nın zamanaşımı savunmasından nasıl etkileneceğinin, yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabul şekli bakımından da mahkemece davacı yararına hesaplanan munzam zarar miktarından davacının alacağını tahsil ederken alması gereken temerrüt faizi miktarının düşülmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre, davalı Banka vekilinin mahkemece müvekkiline izafe edilen müterafik kusur oranına, munzam zarar miktarının tespiti yöntemine ve mahkemece tespit edilen temerrüt tarihi ile uygulanan temerrüt faizi oranına ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/744 E. 2015/12648 K.
Ortak:mevduat sözleşmesi · munzam zarar · müterafik kusur · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · kusur oranı · yetki itirazı · temerrüt tarihi · dava şartı · yetki/yetkisizlik · zamanaşımı 10 yıllık · Tazminat
İncelediğiniz kararda4- Bozma neden ve şekline göre, davalı Banka vekilinin mahkemece müvekkiline izafe edilen «müterafik kusur oranına», «munzam zarar» miktarının tespiti yöntemine ve mahkemece tespit edilen «temerrüt tarihi» ile uygulanan «temerrüt faizi» oranına ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Bank ...'nun basiretli bir «tacir» gibi vadeli mevduat cüzdanlarını devredilme veya imha aşamasına kadar muhafaza etmekle yükümlü bulunduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının 18/11/2009 «ihtarname» tarihi itibariyle 33.000 TL yatırılan para ve «167».044,75 TL «munzam zarar» tutarında alacaklı olduğu, davalı ...'ın zararın tamamından, davalı ...nin ise «kusurun» %50 olması nedeni ile zararın yarısından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalı ... yönünden 200.044,75 TL'nin 18/11/2009 tarihinden, davalı .... yönünden ise 100.022,37 TL'nin 27/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle davalı Banka vekilinin «yetki itirazının» kabul edilmediği, davanın BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davalı ...'ın ele geçirdiği boş mevduat hesap cüzdanlarını kullanarak davacının da «dahil» olduğu çok sayıda kişiden yetkisi ve görevi olmadığı halde para topladığı, davalı Banka'nın kullanılmayacak mevduat cüzdanlarının gereği gibi korunmamasından kayna …
Benzer bu kararda4- Bozma neden ve şekline göre, davalı Banka vekilinin mahkemece müvekkiline izafe edilen «müterafik kusur oranına», «munzam zarar» miktarının tespiti yöntemine ve mahkemece tespit edilen «temerrüt tarihi» ile uygulanan «temerrüt faizi» oranına ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/122 E. sayılı karar tarihi de gözetilerek «zamanaşımı» itirazının da reddedildiği, davalı ...'ın ele geçirdiği boş mevduat hesap cüzdanlarını kullanarak, davacının da «dahil» olduğu çok sayıda kişiden, yetkisi ve görevi olmadığı halde para topladığı, davalı Banka'nın kullanılmayacak mevduat cüzdanlarının gereği gibi korunmamasından kaynaklanan zarardan, ....'nun hukuki halefi sıfatıyla sorumlu bulunduğu, mevduat cüzdanlarının fiziken Holding bünyesinde iken personeli tarafından ele geçirilerek kullanıldığı gerçeği karşısında, herhalde ....'nun basiretli bir «tacir» gibi vadeli mevduat cüzdanlarını devredilme veya imha aşamasına kadar muhafaza etmekle yükümlü bulunduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının 18/11/2009 «ihtarname» tarihi itibariyle 12.000 TL yatırılan para ve 85.037,33 TL «munzam zarar» tutarında alacaklı olduğu, davalı ...'ın zararın tamamından, davalı ....'nin ise «kusurun» %50 olması nedeni ile zararın yarısından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalı ... yönünden 97.037,33 TL'nin 18/11/2009 tarihinden, davalı .... yönünden ise 48.518,66 TL'nin 27/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… unulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, gerek davada birden fazla davalının olması ve bunlardan birisinin yerleşim yerinde davanın açılabilmesi, gerekse «haksız fiilin» meydana geldiği yer itibariyle Ankara mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle, davalı Banka vekilinin «yetki itirazının» kabul edilmediği, davanın BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, yine BK'nın 60/2 (TBK.72.). maddesi uyarınca ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/497 E. 2010/4157 K.
Ortak:munzam zarar
İncelediğiniz karardaBank ...'nun basiretli bir «tacir» gibi vadeli mevduat cüzdanlarını devredilme veya imha aşamasına kadar muhafaza etmekle yükümlü bulunduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının 18/11/2009 «ihtarname» tarihi itibariyle 33.000 TL yatırılan para ve «167».044,75 TL «munzam zarar» tutarında alacaklı olduğu, davalı ...'ın zararın tamamından, davalı ...nin ise «kusurun» %50 olması nedeni ile zararın yarısından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalı ... yönünden 200.044,75 TL'nin 18/11/2009 tarihinden, davalı .... yönünden ise 100.022,37 TL'nin 27/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili ve «munzam zararın» tazmini istemlerine ilişkindir.
Bu noktada, davada asıl alacağın yanında «munzam zararın» da talep edilmiş olması nedeniyle bir başka hukuki sorun daha ortaya çıkmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «munzam zararını ispat» edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «munzam zararını ispat» edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2486 E. , 2016/935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2010/472-2013/737 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/01/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... , davalı .... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılı Temmuz ayında tanıştığı davalı ...'ın .... Holding çalışanı olduğunu, müvekkilin de Holding'e katılımını sağlayabileceğini piyasa koşullarına göre oldukça yüksek faiz veren bir madencilik fonu olduğunu söylemesi üzerine 17.07.2000 tarihinde toplam 33.000 TL'yi ...'a teslim ettiğini, ....bank'a el konulması ile müvekkilinin ortada bir dolandırıcılık olayı olduğunu anlayıp suç duyurusunda bulunduğunu, anılan davalı hakkında kamu davası açılıp mahkum olduğunu, müvekkilinin dolandırılmasına etkili olan unsurun olayda diğer davalı Banka'ya ait vadeli mevduat cüzdanının kullanılması olduğunu, bankaların mevduat cüzdanlarının korunması ve kullanılması bakımından özenle davranmalarının gerektiğini, davalıların kusurlu ve sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, şimdilik müvekkilinin yatırdığı 33.000 TL ve uğradığı 396.000 TL munzam zarar olmak üzere toplam 429.000 TL'nin 18.11.2009 ihtar tarihinden itibaren itibaren icari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, yetki, zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı ..., savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gerek davada birden fazla davalının olması ve bunlardan birisinin yerleşim yerinde davanın açılabilmesi, gerekse haksız fiilin meydana geldiği yer itibariyle .... Mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle davalı Banka vekilinin yetki itirazının kabul edilmediği, davanın BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davalı ...'ın ele geçirdiği boş mevduat hesap cüzdanlarını kullanarak davacının da dahil olduğu çok sayıda kişiden yetkisi ve görevi olmadığı halde para topladığı, davalı Banka'nın kullanılmayacak mevduat cüzdanlarının gereği gibi korunmamasından kaynaklanan zarardan ....bank ...'nun hukuki halefi sıfatıyla sorumlu bulunduğu, mevduat cüzdanlarının fiziken Holding bünyesinde iken personeli tarafından ele geçirilerek kullanıldığı gerçeği karşısında herhalde ....
Bank ...'nun basiretli bir tacir gibi vadeli mevduat cüzdanlarını devredilme veya imha aşamasına kadar muhafaza etmekle yükümlü bulunduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının 18/11/2009 ihtarname tarihi itibariyle 33.000 TL yatırılan para ve 167.044,75 TL munzam zarar tutarında alacaklı olduğu, davalı ...'ın zararın tamamından, davalı ...nin ise kusurun %50 olması nedeni ile zararın yarısından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ... yönünden 200.044,75 TL'nin 18/11/2009 tarihinden, davalı .... yönünden ise 100.022,37 TL'nin 27/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece davalı Banka vekilinin yetki itirazının reddedilmesinde bir isabetsizliğin olmamasına, yine davalı Banka'nın müterafik kusurunun bulunduğu sabit olduğundan davacı tarafça davalı Banka'ya husumet yöneltilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili ve munzam zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davalı Banka vekilinin zamanaşımı savunması, davanın BK.'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Oysa davacı, davalı Banka çalışanı dahi olmayan diğer davalı ...'a, madencilik fonunda değerlendirilmesi için elden para vermiş, davalı ... tarafından da davacıya, önceden ele geçirilmiş, diğer davalı Banka'ya devredilen .... Bank'ya ait ve o tarih itibariyle artık kullanılmayan mevduat cüzdanı teslim edilmiştir. Bu şekilde gerçekleşen maddi olayda, davacı ile davalı Banka arasında bir mevduat sözleşmesi ilişkisinin kurulduğundan söz edilemez.
Dolayısıyla mahkemece, davanın haksız fiilden kaynaklanan zamanaşımı süresine tabi bulunduğu kabul edilerek, davalı Banka'nın zamanaşımı savunmasının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu noktada, davada asıl alacağın yanında munzam zararın da talep edilmiş olması nedeniyle bir başka hukuki sorun daha ortaya çıkmaktadır. Zira yukarıda açıklanan şekilde yapılacak inceleme neticesinde, asıl alacağın zamanaşımına uğradığı sonucuna varılacak olursa, bu kez de asıl alacağın böylece eksik borç haline gelmesi durumunda, bundan munzam zarar talebinin nasıl etkileneceğinin, diğer bir deyişle munzam zarar tazminatının da eksik borç haline gelip gelmeyeceğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının asıl alacak ve munzam zarar talebinin, davalı Banka'nın zamanaşımı savunmasından nasıl etkileneceğinin, yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabul şekli bakımından da mahkemece davacı yararına hesaplanan munzam zarar miktarından davacının alacağını tahsil ederken alması gereken temerrüt faizi miktarının düşülmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre, davalı Banka vekilinin mahkemece müvekkiline izafe edilen müterafik kusur oranına, munzam zarar miktarının tespiti yöntemine ve mahkemece tespit edilen temerrüt tarihi ile uygulanan temerrüt faizi oranına ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Banka yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin, mahkemece müvekkiline izafe edilen kusur oranına, munzam zarar miktarının tespiti yöntemine ve mahkemece tespit edilen temerrüt tarihi ile uygulanan temerrüt faizi oranına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı Banka'ya verilmesine, 28/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215269100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz