Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10464 E. 2016/5210 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemi↗ tüketici işlemi↗ tanıma↗ ihbar olunan↗ kamu düzeni↗ tüzel kişilik↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ görevsizlik kararı↗ havale↗ avans faizi↗ husumet↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Yurtbank personelinin mudilerin hesaplarını off shore hesaba yönlendirdiği, güven içinde faiz alınacağı yönünde kanaat uyandırdığı, ceza mahkemesinin maddi olaya ilişkin tespitlerinin dikkate alındığı, olayın hukuki tanımının havale görünümlü mevduat toplamak olduğu,......bank A.Ş. tüzel kişiliğinin .......Bank Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.250 TL'nin 13.08.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, fer'i müdahil T.. T.. vekili ve ihbar olunan O.. O.. vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan O.. O.. vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ihbar olunan O.. O..'a karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, mahkemece verilen kararda da O.. O.. ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. O halde, ihbar olunan O.. O..'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan O.. O..'ın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da bulunmadığından ihbar olunan O.. O.. vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekili ve fer'i müdahil T.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 02.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu bankacılık işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekili ile fer'i müdahil T.. T.. vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6835 E. 2018/741 K.
Ortak:bankacılık işlemi · tüketici işlemi · tanıma · kamu düzeni · tüzel kişilik · görevsizlik kararı · havale · e-defter · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… re hesaba yönlendirdiği, güven içinde faiz alınacağı yönünde kanaat uyandırdığı, ceza mahkemesinin maddi olaya ilişkin tespitlerinin dikkate alındığı, olayın hukuki «tanımının» «havale» görünümlü mevduat toplamak olduğu,......bank A.Ş. «tüzel kişiliğinin» .......Bank Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.250 TL'nin 13.08.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… 02.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
O.. vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» O..
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi kararı ve Yargıtay’ın bu konudaki onama kararlarında belirtilmiş olduğu, taraflar arasında ihtilaf konusu olan olayın hukuki «tanımının» «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak .../... değerlendirilmesi gerektiği, ...A.Ş. «tüzel kişiliğinin» ...
… 06/02/2015 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1- Feri müdahil ... vekilinin 11/05/2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı, bu nedenle usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığından «feri müdahil» ... vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaKararı davalı vekili, «feri müdahiller» ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- Feri müdahil ... vekilinin 11/05/2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı, bu nedenle usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığından «feri müdahil» ... vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bank vekili ile «feri müdahil» ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4209 E. 2017/6796 K.
Ortak:bankacılık işlemi · tüketici işlemi · ihbar olunan · kamu düzeni · ihbar · hukuki yarar · görevsizlik kararı · havale · dava şartı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaO..'ın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından «ihbar olunan» O..
… 02.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
T.. vekili ve «ihbar olunan» O..
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan» ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan ...’ın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… 13/05/2015 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bank vekili, İhbar olunan ... ve ... vekili temyiz etmiştir 1- İhbar olunan ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, mahkemece verilen kararda da «ihbar olunan» sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, ihbar olunanlar aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15793 E. 2016/9616 K.
Ortak:bankacılık işlemi · tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · husumet · e-defter · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… 02.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
O.. vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» O..
Benzer bu karardaSomut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «temliknamelere» göre davacının temlik aldığı alacağının aslında temlik eden tarafından davadan önce bankaya temlik edildiği anlaşıldığından davacının davada aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · alacağın temliki · aktif husumet · temlik · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «temliknamelere» göre davacının temlik aldığı alacağının aslında temlik eden tarafından davadan önce bankaya temlik edildiği anlaşıldığından davacının davada aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11160 E. 2016/5902 K.
Ortak:bankacılık işlemi · tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… 02.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Benzer bu kararda… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12816 E. 2016/6671 K.
Ortak:bankacılık işlemi · tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… 02.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Benzer bu kararda… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaKararı, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5023 E. 2017/6684 K.
Ortak:bankacılık işlemi · tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… 02.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Benzer bu kararda… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… le tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma simsarlık, sigorta, vekâlet bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10238 E. 2016/4889 K.
Ortak:bankacılık işlemi · tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · havale · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… 02.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
… re hesaba yönlendirdiği, güven içinde faiz alınacağı yönünde kanaat uyandırdığı, ceza mahkemesinin maddi olaya ilişkin tespitlerinin dikkate alındığı, olayın hukuki «tanımının» «havale» görünümlü mevduat toplamak olduğu,......bank A.Ş. «tüzel kişiliğinin» .......Bank Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.250 TL'nin 13.08.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 16.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
A.Ş. tarafından «havale» görünümlü mevduat toplanıldığı, banka çalışan ve yöneticilerince off shore şirketinin paravan şirket olduğunun bilindiği, alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı alacağının sabit bulunduğu gerekçesiyle 12.300,00 TL'nin 10.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2177 E. 2017/1814 K.
Ortak:bankacılık işlemi · tüketici işlemi · tanıma · kamu düzeni · tüzel kişilik · görevsizlik kararı · avans faizi · e-defter · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… re hesaba yönlendirdiği, güven içinde faiz alınacağı yönünde kanaat uyandırdığı, ceza mahkemesinin maddi olaya ilişkin tespitlerinin dikkate alındığı, olayın hukuki «tanımının» «havale» görünümlü mevduat toplamak olduğu,......bank A.Ş. «tüzel kişiliğinin» .......Bank Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.250 TL'nin 13.08.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… 02.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
O.. vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» O..
Benzer bu karardaŞubesi'nden 04/11/1999 tarihi itibari ile 22.000,00 TL tutarında parası ile ... bankası nezdinde bir «mevduat hesabı» açtırdığı, davacıların alacağının ... adlı bankadan tahsil edilemediği, taraflar arasında ihtilaf konusu olan olayın «tanımının» .../... bir başka «tüzel kişiliği» bulunan ... bankası adına toplanan mevduatın yurt dışına gönderilmeyerek aynı banka içerisinde tutulması şekli ile mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, .... tüzel kişiliğinin ayrı bir tüzel kişilik olan ... adlı bankanın yurtdışında olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak sureti ile davacıların zararına sebep olduğu, bu nedenle davacının açmış olduğu davasında haklı olduğu gerekçesiyle 22.000,00 TL davacı alacağına 04/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.
… 0/08/2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı
Benzer bu karardaŞubesi'nden 04/11/1999 tarihi itibari ile 22.000,00 TL tutarında parası ile ... bankası nezdinde bir «mevduat hesabı» açtırdığı, davacıların alacağının ... adlı bankadan tahsil edilemediği, taraflar arasında ihtilaf konusu olan olayın «tanımının» .../... bir başka «tüzel kişiliği» bulunan ... bankası adına toplanan mevduatın yurt dışına gönderilmeyerek aynı banka içerisinde tutulması şekli ile mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, .... tüzel kişiliğinin ayrı bir tüzel kişilik olan ... adlı bankanın yurtdışında olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak sureti ile davacıların zararına sebep olduğu, bu nedenle davacının açmış olduğu davasında haklı olduğu gerekçesiyle 22.000,00 TL davacı alacağına 04/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10464 E. , 2016/5210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/05/2015
NUMARASI 2014/178-2015/355
Taraflar arasında görülen davada ....... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/05/2015 tarih ve 2014/178-2015/355 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, fer'i müdahil T.. T.. vekili ve ihbar olunan O.. O.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ......tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.08.1999 tarihinde ......bank A.Ş.'nin Ç........ Şubesi'ne 8.250 TL yatırdığını, bu paranın .......... Bank Ltd. unvanlı paravan bankaya aktarıldığını, bir miktar para çekildiğini, mevduatın vade sonu itibariyle 9.800 TL'ye ulaştığını, ......bank A.Ş.'ye el konulması üzerine müvekkilinin mevduatının iade edilmediğini ileri sürerek 9.800 TL'nin paranın yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunanlar T.. T.. vekili ile O.. O.. vekili, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Yurtbank personelinin mudilerin hesaplarını off shore hesaba yönlendirdiği, güven içinde faiz alınacağı yönünde kanaat uyandırdığı, ceza mahkemesinin maddi olaya ilişkin tespitlerinin dikkate alındığı, olayın hukuki tanımının havale görünümlü mevduat toplamak olduğu,......bank A.Ş. tüzel kişiliğinin .......Bank Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.250 TL'nin 13.08.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, fer'i müdahil T.. T.. vekili ve ihbar olunan O.. O.. vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan O.. O.. vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ihbar olunan O.. O..'a karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, mahkemece verilen kararda da O.. O.. ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. O halde, ihbar olunan O.. O..'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan O.. O..'ın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da bulunmadığından ihbar olunan O.. O.. vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekili ve fer'i müdahil T.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2.
maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 02.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu bankacılık işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekili ile fer'i müdahil T.. T.. vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan O.. O.. vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil T.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil T.. T.. vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215137600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz