İstirdat | İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1977 E. 2016/161 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
finansal kiralama↗ istirdat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Bankacılık ve Sigorta Muamelesi Vergisi'nin mükellefinin davalı ... olduğu, bu verginin dolaylı vergiler grubuna girdiği, Bankacılık Kanu'nun 140. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Gider Vergisi Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca, banka ve sigorta şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir. Aynı Kanun'un 30. maddesinde de, banka ve sigorta muameleleri vergisini banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği belirtilmiştir. Bu hükümlere göre, dava konusu olan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi'nin mükellefinin davalı .... olduğu anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece verginin mükellefi olan davalının, bu vergiyi işlem yaptıran davacıya ne sebeple yüklediği gerekçeli kararda açıklanmamış ve tartışılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, gerekirse, somut olay da açıkça belirtilmek suretiyle, ... Başkanlığı'ndan sorulmak ve vergi uzmanı bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12098 E. 2014/20147 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kefalet limiti · bozma sonrası karar · kefalet · işlemiş faiz · protokol · temerrüt faizi · ıslah · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalılardan M....'nın 01.02.2002 tarihinde, diğer davalıların 30.01.2002 tarihinde «temerrüde» düştükleri, «kefalet limitlerinin» farklı bulunduğu, 03.03.2004 tarihine kadar sözleşmede yazılı düzenlemeye göre ... için yıllık %21 oranı üzerinden, diğer davalılar için yıllık %27 oranı üzerinden, 03.03.2004 tarihinden «ıslah» tarihine kadar ise talep gibi yıllık %4.7385 «temerrüt faizi» oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, faize gider vergisinin de «dahil» olduğu gerekçesiyle M.... yönünden 1.920.917,57 EURO «asıl alacak» ve 1.008.614,50 EURO «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 2.929.532,07 EURO'nun tahsiline, diğer davalılar yönünden ise 1.890.525,98 EURO asıl alacak ve 1.232.341,33 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam …
Öte yandan, davacı-birleşen davanın davalısı vekili gerek dava gerekse «ıslah» dilekçesinde «temerrüt faizi» ve fer'ileriyle birlikte alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2- Asıl dava, banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bozma ilamında da belirtildiği üzere, borcun ödenmesine ilişkin olarak davacı-birleşen davanın davalısı ile asıl borçlu arasındaki «protokole» uyulmadığı sabit olup, davacı-birleşen davanın davalısının sözleşme hükümlerine göre alacağını talep etmesine engel bir hal bulunmamaktadır.
-
Ticaret Sicili Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11994 E. 2018/3622 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1977 E. , 2016/161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/11/2013 tarih ve 2012/750-2013/756 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/01/2016 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. .... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi kapsamında işlemlerinde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olmasına rağmen davalının müvekkilini BSMV'yi ödemekle sorumlu tutulmasının doğru bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin hesaplarından kesilen miktarların iadesinin gerektiğini ileri sürerek asıl ve birleşen davada belirtilen miktarların müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili Banka'nın .... Şubesi nezdinde yaptığı işlemler nedeniyle kesinti yapıldığını, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere muafiyetin ....'nin fon bankalarının ve tasfiyeleri fon eliyle yürütülen bankaların kendilerinin mükellef olduğu vergi, resim ve harçlarla ilgili bulunduğunu, söz konusu hükmün davacıya mal ve hizmet sağlayanlar tarafından yansıtılan dolaylı vergilere etkisi bulunmadığını, bir başka deyişle verginin yansıtılmasını yasaklamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Bankacılık ve Sigorta Muamelesi Vergisi'nin mükellefinin davalı ... olduğu, bu verginin dolaylı vergiler grubuna girdiği, Bankacılık Kanu'nun 140. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Gider Vergisi Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca, banka ve sigorta şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir. Aynı Kanun'un 30. maddesinde de, banka ve sigorta muameleleri vergisini banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği belirtilmiştir. Bu hükümlere göre, dava konusu olan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi'nin mükellefinin davalı .... olduğu anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece verginin mükellefi olan davalının, bu vergiyi işlem yaptıran davacıya ne sebeple yüklediği gerekçeli kararda açıklanmamış ve tartışılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, gerekirse, somut olay da açıkça belirtilmek suretiyle, ... Başkanlığı'ndan sorulmak ve vergi uzmanı bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 12/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/214720200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz