6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Organ eksikliği bulunmayan şirkete kayyım atanması reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1176 E. 2025/1316 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Hissedarlığın Tespiti ve Tescili mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir şirkette yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin dolmuş olması, tek başına organ yokluğu/organ boşluğu hâlini oluşturmaz ve temsil yetkisinin kendiliğinden sona ermesine yol açmaz; tüzel kişilik ve temsil yetkisi devam eder. Bu nedenle, davacının şirkette paydaş olduğu ve organ eksikliği bulunduğu yönündeki iddiaları yargılamayı gerektiren hususlar olup, ihtiyati tedbir yoluyla yönetim/temsil kayyımı atanabilmesi için aranan yaklaşık ispat şartının bu aşamada dosyadaki delillerle sağlanamaması halinde tedbir talebinin reddi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Davalı şirketlere yönetim/temsil kayyımı atanması talebi → ret

İddia: Davacı, davalı şirketlerde yıllarca genel kurul yapılamadığını, yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin on yıl ve daha öncesinde dolduğunu, ticari defter ve belgelere ulaşılamadığını, organ yokluğu hâlinin mevcut olduğunu ve bu boşluğun başka türlü giderilemediğini, aksi halde davalıların geçmişe yönelik temlik, sözleşme, borçlandırıcı işlemler yapabileceğini ve davanın akim kalma tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek şirketlere yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Kayyım atanması istenen şirketlerde organ eksikliği bulunmamaktadır; davacının bu şirketlere ilişkin iddialarının tespiti yargılamayı gerektirmektedir. Davacının mevcut ortaklık durumu, şirketlerin yönetim yapıları, İstanbul Anadolu 39. Ağır Ceza Mahkemesi'nin eldeki dosya davalılarını da kapsayan beraat kararı ve TTK 365 ile 408/2-b maddeleri dikkate alındığında, bu aşamada dosyadaki mevcut deliller çerçevesinde ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat şartı oluşmamıştır. Ayrıca davalı şirketlerin tüzel kişiliği devam etmekte olup yönetim organlarının görev süresinin sona ermesi temsil yetkisinin kendiliğinden sona ermesine yol açmaz. Davacının talebi esasen hissedarlığın tespiti ve tescili davası niteliğinde olup, tebligatlar ticaret sicilinde kayıtlı adreslere yapılmıştır; davacının şirketlerde paydaş olduğu yönünde bu aşamada yaklaşık ispat sağlanamamıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin dolmasının, tek başına organ yokluğu/organ boşluğu teşkil etmediği ve temsil yetkisinin kendiliğinden sona ermeyeceği yönündeki tespit; benzer kayyım atanması taleplerinde yaklaşık ispat şartının değerlendirilmesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat organ boşluğu yönetim kayyımı temsil yetkisi hissedarlığın tespiti

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 365TTK 408/2-b

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1176

KARAR NO 2025/1316

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/06/2025 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/828 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/09/2025

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili; davalılar ... Tic. A.Ş, Oto ...Tic. A.Ş. ve ... Tic. A.Ş şirketlerinin aile şirketleri olup kendi hisselerinin yanında babasından, annesinden miras yolu ile kendisine kalan hisse payları da; hatta bir kısım şirketin ortağı olan davalı şirketlerin paydaşlığı da ticaret sicil gazetesi ilanlarına göre yok olduğunu, şirketlerin yıllarca genel kurulları yapılamadığını, yönetim kurulu sürelerinin dolmasına rağmen yenilerinin seçilemediğini şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunmadığını, pay defterine ulaşılamadığı ve anılan şirketlerin faaliyetinde şirketin yönetim organının bulunmadığının anlaşıldığını, tarihten bu yana genel kurulların yapılamadığı gibi 14 yılı aşkın sürede de yönetim kurulu seçilemediğini, şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin on yıl ve daha öncesinde dolduğunu, genel daha evvel atanan kayyım tarafından icra edilen genel kurullarda da pay defterlerinde usulsüzlüklerin bulunduğunun sabit olduğunu;

organ yokluğu halinin mevcut olduğu ve organ boşluğunun başka türlü yoldan sağlanamadığını, davalı şirketlerde yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar şirkete acil ve zorunlu işleri yapmak üzere yönetim kayyımı atanması gerektiği aksi durumda ise davalıların şirket defter ve kayıtları üzerinde geçmişe yönelik işlemler yapabileceği gibi geçmişe yönelik temlik, sözleşme, borçlandırıcı işlemlerde bulunma ihtimallerinin bulunması ve böyle bir durumda huzurdaki davanın akim bırakılması tehlikesi bulunduğundan taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davacı vekilinin 29.05.2025 tarihli dilekçesindeki talebi olan davalı şirketlere tedbiren temsil ve yönetim kayyımı atanmasına ilişkin olarak, kayyım atanması istenen şirketlerde organ eksikliğinin bulunmadığı, ayrıca bu şirketlere ilişkin iddialarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, davacının mevcut durumda bu şirketlerde ki ortaklık durumu ve şirketlerin yönetim yapıları, İstanbul Anadolu 39.

Ağır Ceza Mahkemesi'nin eldeki dosya davalılarını da kapsayan beraat kararı ve TTK 365., 408/2-b maddesi de dikkate alındığında, bu aşamada dosyada mevcut deliller çerçevesinde yukarıda açıklanan yaklaşık ispat şartının oluşmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiş,talep dilekçesinde ki iddialarını tekrar ederek ara kararın kaldırılarak davalı şirketlere yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacının talebi davalı şirketlerde hissedarlığın tespitine ilişkin olup, davalı şirketlerin tüzel kişiliğinin devam ettiği; yönetim organlarının görev süresinin sona ermesinin temsil yetkisinin kendiliğinden sona ermesine yol açmayacağı ,davacının talebinin hissedarlığın tespiti ve tescili davası olduğu, tebligatların ticaret sicilinde kayıtlı adreslere yapıldığı;

davacının şirketlerde paydaş olduğu yolunda bu aşamada yaklaşık ispat sağlanamadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/09/202

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/2146 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.