İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11658 E. 2016/5282 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat↗ harç↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 25.03.2010 tarihli sözleşmenin 10. maddesi uyarınca davalının ilk ihlali tespit ettikten sonra ihlalin olmaması için davacıya süre vererek uyarıda bulunması gerekirken bu yöntem uygulanmadığından davacının ödediği cezanın istirdadını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, hükmolunan meblağ üzerinden alınması gereken nispi karar ve ilam harcının yanlış hesaplanarak davalıdan fazla harç tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13024 E. 2016/6604 K.
Ortak:istirdat · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 25.03.2010 tarihli sözleşmenin 10. maddesi uyarınca davalının ilk ihlali tespit ettikten sonra ihlalin olmaması için davacıya süre vererek uyarıda bulunması gerekirken bu yöntem uygulanmadığından davacının ödediği cezanın «istirdadını» isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların özel hukuk tüzel kişisi ve «tacir» olmaları nedeniyle davalının idari yargı yerinin «görevli» olduğuna ilişkin savunmasının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sistem kullanma sözleşmelerinin 10. maddesi uyarınca davalının ilk ihlali tespit ettikten sonra ihlalin olmaması için davacıya süre vererek uyarıda bulunması gerekirken bu yöntem uygulanmadığından davacının ödediği cezanın «istirdadını» isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · tacir · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların özel hukuk tüzel kişisi ve «tacir» olmaları nedeniyle davalının idari yargı yerinin «görevli» olduğuna ilişkin savunmasının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sistem kullanma sözleşmelerinin 10. maddesi uyarınca davalının ilk ihlali tespit ettikten sonra ihlalin olmaması için davacıya süre vererek uyarıda bulunması gerekirken bu yöntem uygulanmadığından davacının ödediği cezanın «istirdadını» isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalının tahsil edilen «cezai şartın» bir kısmının iade edildiği savunması üzerinde durulup böyle bir iadenin olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasındaki sistem kullanma anlaşmasına aykırı olarak davacıdan tahsil edildiği ileri sürülen «cezai şartın» iadesi istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının sözleşmenin 10. maddesi uyarınca gerekli uyarıda bulunmadığı için davacının ödediği cezai şartın iadesini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça dava konusu edilen «cezai şart» faturasına davacının itirazı üzerine kendisine 16.245,20 TL'nin iade edildiği savunulmuş ve buna ilişkin belgeler, cevap dilekçesine ekli olarak dosyaya sunulmuş olmasına rağmen ne bilirkişi raporunda ne de mahkeme kararında, bu savunma üzerinde durulmamış, herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11613 E. 2014/1352 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece,davanın kabulüne karar verildikten sonra davacı vekili 18/04/2013 tarihli dilekçe vererek zararın karşılandığını,davanın konusuz kaldığını; fakat bu davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini beyan ederek sadece «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talep ettiğini bildirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11658 E. , 2016/5282 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .........ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/04/2015
NUMARASI 2014/88-2015/233
Taraflar arasında görülen davada ......... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/04/2015
tarih ve 2014/88-2015/233 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.05.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. B..... Ü....... ile davalı vekili Av. A...... T..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ........ tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 25.03.2010 tarihli sistem kullanma anlaşmasının imzalandığını, bu sözleşmenin 10. maddesinde davalının hangi hallerde cezai şart uygulayabileceğinin düzenlendiğini, davalı tarafından bu hükme dayanılarak müvekkiline ceza tahakkuk ettirildiğini ancak aynı maddede, müvekkilinin sözleşme hükümlerini ihlal etmesi ve ihlali davalının uyarısına rağmen sonlandırmaması halinde cezai şartın uygulanacağının hüküm altına alındığını, davalının böyle bir uyarıda bulunmadığı gibi esasen söz konusu ihlalin de gerçekleşmediğini ileri sürerek, davalıya ödenen 196.710,37 TL'nin ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise müvekkilince tahakkuk ettirilen cezanın usulüne uygun bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkilinin somut olay açısından ihtar yükümlülüğünün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 25.03.2010 tarihli sözleşmenin 10. maddesi uyarınca davalının ilk ihlali tespit ettikten sonra ihlalin olmaması için davacıya süre vererek uyarıda bulunması gerekirken bu yöntem uygulanmadığından davacının ödediği cezanın istirdadını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, hükmolunan meblağ üzerinden alınması gereken nispi karar ve ilam harcının yanlış hesaplanarak davalıdan fazla harç tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “12.920,90 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “8.707,24 TL” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/214401700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz