Rücuen alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2241 E. 2016/4049 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar yükümlülüğü↗ rücuen alacak↗ rücu hakkı↗ malvarlığına ilişkin dava↗ temerrüt tarihi↗ tazminat davası↗ rücu↗ işlemiş faiz↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ yargılama gideri↗ harç↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 7. 4 maddesi uyarınca TEDAŞ'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.623,55 TL ödemeden kaynaklı 242,00 TL karar harcı ve 463,20 TL temyiz harç ve masrafı olmak üzere toplam 11.328,75 TL'nin temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
-/-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 24.07.2006 tarihli sözleşme ile dört ilden oluşan elektrik dağıtım bölgesinde yer alan ve TEDAŞ uhdesinde bulunan dağıtım sistemi, dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesi için zorunlu taşınır ve taşınmazların, mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluyla, işletme hakkı ...EDAŞ'a devredilmiş, sözleşmenin 7. maddesi ile dağıtım faaliyetinden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırılması yoluna gidilmiştir. Anılan sözleşmenin 7.2 maddesi, "Dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak, sözleşmenin imza tarihinden sonra ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilaflar şirket tarafından derhal TEDAŞ'a bildirilir. Söz konusu dağıtım tesislerinin mülkiyetine dair bu idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bunlardan doğacak her türlü sorumluluk TEDAŞ'a aittir. Şirket, gecikmesinde tehlike olan durumlarda TEDAŞ'a bildirimde bulunmakla birlikte TEDAŞ adına ve/veya hesabına gerekli tedbirleri almak ve işlemleri yapmakla yükümlüdür. Şirket tarafından alınan tedbirler ve gerçekleştirilen işlemlere ilişkin masraflar belgelendirilmek ve makul olmak şartıyla TEDAŞ tarafından karşılanır." hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, dağıtım faaliyetinin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine tazminat davası açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 10.623,55 TL ödeme yapılmıştır. Mahkemece, davalının bu meblağın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, mahkemece gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte işlemiş faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti, icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda rücu edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde olmayıp, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücü alacağı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2242 E. 2016/4047 K.
Ortak:ihbar yükümlülüğü · rücuen alacak · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · temerrüt tarihi · tazminat davası · rücu · işlemiş faiz
İncelediğiniz kararda3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; «rücu hakkı» başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Bu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4 maddesi uyarınca TEDAŞ'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.623,55 TL ödemeden kaynaklı 242,00 TL karar harcı ve 463,20 TL temyiz «harç» ve «masrafı» olmak üzere toplam 11.328,75 TL'nin «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; «rücu hakkı» başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Bu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4 maddesi uyarınca TEDAŞ'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 75.077,10 TL ödemeden kaynaklı, 2.867,90 TL temyiz «harç» ve «masrafı» olmak üzere toplam 77.945,00 TL rücuen alacağın «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1323 E. 2020/780 K.
Ortak:ihbar yükümlülüğü · rücuen alacak · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · tazminat davası · rücu · işlemiş faiz · kâr kaybı · Rücuen alacak
İncelediğiniz kararda3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; «rücu hakkı» başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Bu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, «rücu hakkı», başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hü …
Bu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın «dağıtım» tesislerinin işletilmesinden kaynaklandığı ve İHDS’nin imza tarihinden önceki döneme ait olduğu, taşınmazın kamulaştırma nedeni ile davacı adına tescil edilmemiş olduğu, davacının «üçüncü kişinin» zararına karşılık ödediği bedel ile temyiz «harç» ve «masraflarından» davalının İHDS’nin 7.4 maddesi gereğince sorumlu olduğu, ayrıca davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.580,39 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11420 E. 2014/15102 K.
Ortak:ihbar yükümlülüğü · rücuen alacak · tazminat davası · rücu · işlemiş faiz · kâr dağıtımı · ihbar · bilirkişi incelemesi · Rücuen alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 10.623,55 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı TEDAŞ tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 3.294,82 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11448 E. 2014/14655 K.
Ortak:ihbar yükümlülüğü · rücuen alacak · tazminat davası · rücu · işlemiş faiz · kâr dağıtımı · ihbar · bilirkişi incelemesi · Rücuen alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 10.623,55 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı TEDAŞ tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 12.219,35 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11447 E. 2014/14654 K.
Ortak:ihbar yükümlülüğü · rücuen alacak · tazminat davası · rücu · işlemiş faiz · kâr dağıtımı · ihbar · bilirkişi incelemesi · Rücuen alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 10.623,55 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı TEDAŞ tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 5.670,25 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12328 E. 2014/19178 K.
Ortak:ihbar yükümlülüğü · rücuen alacak · tazminat davası · rücu · işlemiş faiz · kâr dağıtımı · ihbar · bilirkişi incelemesi · Rücuen alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 10.623,55 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı TEDAŞ tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 8.505,52 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11456 E. 2014/14653 K.
Ortak:ihbar yükümlülüğü · rücuen alacak · tazminat davası · rücu · işlemiş faiz · kâr dağıtımı · ihbar · bilirkişi incelemesi · Rücuen alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 10.623,55 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı TEDAŞ tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 2.419,41 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11449 E. 2014/15123 K.
Ortak:ihbar yükümlülüğü · rücuen alacak · tazminat davası · rücu · işlemiş faiz · kâr dağıtımı · ihbar · bilirkişi incelemesi · Rücuen alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 10.623,55 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte «işlemiş faiz», «yargılama gideri», «vekalet ücreti», icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda «rücu» edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «dağıtım» faaliyetinin davalı TEDAŞ tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine «tazminat davası» açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 8.306,53 TL ödeme yapılmıştır.
Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2241 E. , 2016/4049 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/11/2015
NUMARASI 2015/121-2015/857
Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2015 tarih ve 2015/121-2015/857 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Tedaş'ın özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" akdedildiğini, anılan sözleşmenin 7.1, 7.2, 7.3, 7.4, 7.5 ve 7.6 maddelerinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, davalının sözleşme öncesi gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/50 Esas - 2012/277 Karar sayılı kararına istinaden müvekkilinin toplam 11.328,75 TL ödediğini ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, "İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi" hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 7. 4 maddesi uyarınca TEDAŞ'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.623,55 TL ödemeden kaynaklı 242,00 TL karar harcı ve 463,20 TL temyiz harç ve masrafı olmak üzere toplam 11.328,75 TL'nin temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
-/-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 24.07.2006 tarihli sözleşme ile dört ilden oluşan elektrik dağıtım bölgesinde yer alan ve TEDAŞ uhdesinde bulunan dağıtım sistemi, dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesi için zorunlu taşınır ve taşınmazların, mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluyla, işletme hakkı ...EDAŞ'a devredilmiş, sözleşmenin 7. maddesi ile dağıtım faaliyetinden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırılması yoluna gidilmiştir. Anılan sözleşmenin 7.2 maddesi, "Dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak, sözleşmenin imza tarihinden sonra ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilaflar şirket tarafından derhal TEDAŞ'a bildirilir.
Söz konusu dağıtım tesislerinin mülkiyetine dair bu idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bunlardan doğacak her türlü sorumluluk TEDAŞ'a aittir. Şirket, gecikmesinde tehlike olan durumlarda TEDAŞ'a bildirimde bulunmakla birlikte TEDAŞ adına ve/veya hesabına gerekli tedbirleri almak ve işlemleri yapmakla yükümlüdür. Şirket tarafından alınan tedbirler ve gerçekleştirilen işlemlere ilişkin masraflar belgelendirilmek ve makul olmak şartıyla TEDAŞ tarafından karşılanır." hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, dağıtım faaliyetinin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine tazminat davası açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 10.623,55 TL ödeme yapılmıştır. Mahkemece, davalının bu meblağın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, mahkemece gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte işlemiş faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti, icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda rücu edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde olmayıp, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13.04.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı talebini, 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7. maddesine dayandırmaktadır. Bu madde, "Üçüncü Kişilerin Hak İddiaları" başlığını taşımaktadır.
24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, dosyamızda davalı olan Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. ile hisselerinin tamamı bu şirkete ait ..Elektrik Dağıtım A.Ş arasında yapılmıştır. Bir başka ifade ile, sözleşmenin imzalandığı tarihte ...Elektrik Dağıtım A.Ş'nin %100 hissesi davalı ...'a aittir.
Hisse satış sözleşmesi, alıcı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış A.Ş. ile satıcı ....arasında yapılmıştır. Hisse satış tarihine kadar, sözleşmede "Şirket" olarak adlandırılan .. Elektrik Dağıtım A.Ş'nin'nin tüm hiseleri kamuya ait olup, bu satışla özelleştirilmiştir.
Dava konusu ödeme tarihinde, davacı şirketin hisseleri özelleştirilmediğinden, davacı şirketin hisselerinin tamamı kamuya aittir. Dolayısıyla bu ödeme şirket kayıtlarında mevcuttur. Bu nedenle, özelleştirme amacıyla, hisse satışı tarihinden önce kayıt altına alındığından, davacı şirkete ait mali tablolarda yer alması gerekir. Davacı şirketin hisselerinin satıldığı tarihteki bilançosuna da yansıdığı ve bu bilançoya göre, davacı şirketin hisse değerinin belirlendiği, hisse satış sözleşmesinin imzalanması ile birlikte, Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine göre, alıcı tarafından, davacı şirketin satış tarihindeki bilançosunun bilindiğinin kabulü gerekir.
Öncelikle, bu uyuşmazlığın çözümünde, hangi sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi gerekir.
Davacı şirketin hisselerinin satışı, özelleştirme kapsamında yapıldığından, uygulanacak hükümlerin belirlenmesinde ve sözleşmelerin yorumunda, bu husus göz önünde bulundurulmalıdır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesine göre, özelleştirmenin amacı, bu madde kapsamındaki kamu kuruluşlarına ait payların, "..temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." şeklinde tarif edilmiştir. Buna göre özelleştirmenin amacı, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamaktır. Özelleştirme kapsamındaki hisse satışlarından kaynaklanan ihtilaflarda, yasada belirtilen bu amacın göz önünde bulundurulması gerekir.
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin hisselerinin özelleştirilmesinden önce yapılan bu ödeme, davalıdan ve kamudan istenemez. Bu talep, 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmenin 18.6. maddesi ile 28.05.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmenin "Alıcının Taahhütleri" başlıklı 9. maddesi hükümlerine ve özelleştirmenin amacına aykırıdır. Dolayısıyla davanın reddi gerekir.
Bu nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan şekilde bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
13. 04.2016
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/202229100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz