İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13298 E. 2015/12673 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap kat ihtarı↗ ihtar tebliği↗ kat ihtarı↗ i̇i̇k 258↗ kefalet sözleşmesi↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ ihtiyati hacze itiraz↗ vekile tebliğ↗ i̇i̇k 265↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ kefalet↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın 258/1. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hususunda kanıya ulaşmasının yeterli olduğu, bankanın alacağın muaccel hale getiren ihtarname ve alacağa dayanak hesap özetini borçlulara gönderdiği, hesap kat ihtarının tebliğinin gerekmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Alacaklı Banka vekili, borçluların, müvekkili tarafından kullandırılan kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, hesabın kat edildiğini ileri sürerek ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, itiraz eden kefiller ise talebe dayanak kredi ilişkisinde kefaletlerinin olduğuna dair imzalarını içeren bir belgenin bulunmadığını bildirerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir. Alacaklı Banka tarafından talep dilekçesine eklenen belgelerde muteriz kefillere borcun ödenmesinin istendiği ihtar ve asıl borçlu ile talep dışı kefilin muhatap gösterildiği hesap kat ihtarına yer verilmiş, ancak bu belgelerde muterizlerin imzasını ihtiva eden kefalet sözleşmesi bulunmadığı gibi itiraz dilekçesinin alacaklı banka vekiline tebliğinden sonra verilen dilekçede itiraz edenlerin kefil olarak imzaladıkları sözleşmenin sunulduğu belirtildiği halde anılan dilekçe ekinde dahi muterizlerin kredi sözleşmesinin müşterek borçluları ya da kefilleri olduğunu gösterir evrak dosyaya ibraz edilmemiştir. Bu durumda, itiraz eden borçluların ileri sürdükleri sebepler İİK'nın 265. maddesinde gösterilen sebepler arasında bulunmakta olup itirazın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12322 E. 2014/13552 K.
Ortak:i̇i̇k 265 · kefalet · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaAlacaklı Banka vekili, borçluların, müvekkili tarafından kullandırılan kredinin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduklarını, hesabın kat edildiğini ileri sürerek «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuş, itiraz eden kefiller ise talebe dayanak kredi ilişkisinde «kefaletlerinin» olduğuna dair imzalarını içeren bir belgenin bulunmadığını bildirerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın «258»/1. maddesine göre «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hususunda kanıya ulaşmasının yeterli olduğu, bankanın alacağın «muaccel» hale getiren «ihtarname» ve alacağa dayanak hesap özetini borçlulara gönderdiği, «hesap kat ihtarının tebliğinin» gerekmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece, talep gibi 63.731,55 TL üzerinden muteriz borçlular hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmiş ve bu karara yönelik itiraz yukarıda belirtilen gerekçe ile reddedilmiş ise de, talep dilekçesine ekli «kredi sözleşmesi» ve «kefalet» «taahhüdü» gözetildiğinde, muteriz borçlulardan A..
Kararı, muteriz borçlular vekili temyiz etmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, muteriz borçlular vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) İstek, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Mahkemece, muteriz borçlular vekili tarafından ileri sürülen itiraz sebeplerinin yargılamayı gerektirdiği ve İİK «265». maddesinde öngörülen sebeplerden olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taahhütname · temerrüt
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece, talep gibi 63.731,55 TL üzerinden muteriz borçlular hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmiş ve bu karara yönelik itiraz yukarıda belirtilen gerekçe ile reddedilmiş ise de, talep dilekçesine ekli «kredi sözleşmesi» ve «kefalet» «taahhüdü» gözetildiğinde, muteriz borçlulardan A..
K..'un ise 40.000 TL limitle «kefaletlerinin» bulunduğu anlaşılmış olup, kefillerin ancak limit miktarı ve kendi «temerrüdlerinin» sonuçları ile sorumlu olabilecekleri hususu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün muteriz borçlular lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9751 E. 2012/12106 K.
Ortak:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın «258»/1. maddesine göre «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hususunda kanıya ulaşmasının yeterli olduğu, bankanın alacağın «muaccel» hale getiren «ihtarname» ve alacağa dayanak hesap özetini borçlulara gönderdiği, «hesap kat ihtarının tebliğinin» gerekmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Alacaklı Banka vekili, borçluların, müvekkili tarafından kullandırılan kredinin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduklarını, hesabın kat edildiğini ileri sürerek «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuş, itiraz eden kefiller ise talebe dayanak kredi ilişkisinde «kefaletlerinin» olduğuna dair imzalarını içeren bir belgenin bulunmadığını bildirerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre ihtiyati hacze konu senetler üzerinde «muacceliyet» şartı bulunduğu, senetlerin bir kısmının bedellerinin ödenmediği «vadesi» gelmemiş senetler için de «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
1-İstek İİK'nun «265». maddesine dayalı olarak «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · vade · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBu nedenle, muteriz borçluların mahkemenin «yetkisine» yönelik itiraz nedeni ile ilgili olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi nedeniyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre ihtiyati hacze konu senetler üzerinde «muacceliyet» şartı bulunduğu, senetlerin bir kısmının bedellerinin ödenmediği «vadesi» gelmemiş senetler için de «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Muteriz borçlular vekili, itiraz dilekçesinde mahkemenin «yetkisiz» olduğunu ve alacağın henüz «muaccel» olmadığını ileri sürerek itirazda bulunmuştur.
Mahkemece, itiraz dilekçesinde ileri sürülen sair nedenlerin yerinde olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de, muteriz borçlular vekilinin mahkemenin «yetkisine» yönelik itirazı üzerinde durulmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13298 E. , 2015/12673 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/03/2015 tarih ve 2015/382-2015/384 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekili, müvekkilleri hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, bankaya alacak hakkı tanıyan ve müvekkillerince imzalanmış hiç bir belgenin bulunmadığını, hesap katı ile borcun ödenmesi ihtarının müvekkillerine tebliğ edilmediğini, asıl icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekili, ihtarnamelerin müşterek borçlu ve müteselsil kefillerce bankaya bildirilen adreslerine gönderildiğini, borcun muaccel hale geldiğini savunarak itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın 258/1. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hususunda kanıya ulaşmasının yeterli olduğu, bankanın alacağın muaccel hale getiren ihtarname ve alacağa dayanak hesap özetini borçlulara gönderdiği, hesap kat ihtarının tebliğinin gerekmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Alacaklı Banka vekili, borçluların, müvekkili tarafından kullandırılan kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, hesabın kat edildiğini ileri sürerek ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, itiraz eden kefiller ise talebe dayanak kredi ilişkisinde kefaletlerinin olduğuna dair imzalarını içeren bir belgenin bulunmadığını bildirerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir. Alacaklı Banka tarafından talep dilekçesine eklenen belgelerde muteriz kefillere borcun ödenmesinin istendiği ihtar ve asıl borçlu ile talep dışı kefilin muhatap gösterildiği hesap kat ihtarına yer verilmiş, ancak bu belgelerde muterizlerin imzasını ihtiva eden kefalet sözleşmesi bulunmadığı gibi itiraz dilekçesinin alacaklı banka vekiline tebliğinden sonra verilen dilekçede itiraz edenlerin kefil olarak imzaladıkları sözleşmenin sunulduğu belirtildiği halde anılan dilekçe ekinde dahi muterizlerin kredi sözleşmesinin müşterek borçluları ya da kefilleri olduğunu gösterir evrak dosyaya ibraz edilmemiştir.
Bu durumda, itiraz eden borçluların ileri sürdükleri sebepler İİK'nın 265. maddesinde gösterilen sebepler arasında bulunmakta olup itirazın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın muterizler yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200480400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz