6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai Şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9713 E. 2015/12399 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üretim sırları çalışma özgürlüğü müşteri çevresi rekabet yasağı sözleşmesi genel işlem şartı genel işlem koşulu rekabet yasağı sözleşmeye aykırılık hakkaniyet cezai şart oy yasağı tbk 99 taahhütname dava sebebi teminat

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 1 · BK — BK 348

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işverene karşı rekabet yasağı ile yükümlendirilmesini gerektirecek haklı bir sebebin ortaya konamadığı, cezai şartın genel işlem koşulu niteliği taşıdığı, hakkaniyet ile bağdaşmadığı, Anayasa ile teminat altına alınan çalışma özgürlüğünün anılan sözleşme şartı ile görmezden gelindiği, davacının salt ekonomik durumu nedeni ile işe alınabilmek için sözleşmeyi imzalamak zorunda olan işçi ile yapılmış sözleşmedeki hükme dayandığı, ancak gerek temel hukuk ilkeleri ve gerekse Türk Borçlar Kanun'un 444. maddesinde yazılı koşullara uygunluğun ortaya konulup kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 818 […]K.'nın 348. maddesinde (6098 […]B.K'nın 444'üncü maddesi) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen sözleşmeye aykırılık iddiasından kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece iş sözleşmesinde öngörülen cezai şartın genel işlem şartlarına aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki iş sözleşmesi 17.10.2007 tarihinde tanzim edilmiş olup, 6098 sayılı TBK 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel işlem şartlarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile düzenlenmiş olması karşısında, işbu Kanun'un yürürlük tarihinden daha önce düzenlenmiş iş sözleşmesindeki hükümlerin genel işlem şartlarına aykırılığından söz edilemeyecek olup davanın 818 sayılı BK'nın 348. vd. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Ayrıca, rekabet etmeme taahhüdü, işçinin, işverenin müşteri çevresine veya iş ve üretim sırlarına ait bilgileri kullanarak işverene önemli bir zarar verebilme ihtimalinin bulunduğu hallerde geçerlidir. İşçi, işverenin müşteri çevresi veya iş ve üretim sırlarına sahip olsa bile bu bilgilerin kullanılması işverene önemli bir zarar verebilecek nitelikte değilse yapılan rekabet yasağı sözleşmesi geçerli sayılamaz. Bu itibarla, davalının yaptığı işin mahiyeti gözetilerek işverene önemli bir zarar verebilme ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken rekabet yasağının ancak işverinin önemli bir zararına sebep olması halinde geçerli olacağı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Üretim sırları

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/9713 E.  ,  2015/12399 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2014 tarih ve 2014/1196-2014/657 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının 17.10.2007 tarihli belirsiz hizmet sözleşmesi ile davacı şirkette "Bölge Satış Sorumlusu" olarak çalışmaya başlayıp 31.12.2012 tarihinde istifa ettiğini, davalının işten ayrılmasından sonra müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren Hasel firmasında "Bölge Kiralama Müdürü" olarak çalışmaya başladığının anlaşıldığını, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesine göre personelin işten ayrılması halinde 2 yıl boyunca müvekkili ile aynı alanda iştigal eden ve çalıştığı coğrafi bölgede rekabet içinde bulunan bir müessese ile ilişki kuramayacağının, bu yasağa aykırı hareket edilirse 10.000 Euro cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının rakip firmada çalışmak suretiyle hizmet sözleşmesinde belirtilen rekabet etmeme yasağına aykırı davrandığını ileri sürerek 10.000 Euronun yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, rekabet yasağı maddesinin Kanuna aykırı olduğunu, sınırlarının netleştirilmediğini, işçinin iktisadi geleceğini tehlikeye düşüreceğini, işverene bir zarar verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işverene karşı rekabet yasağı ile yükümlendirilmesini gerektirecek haklı bir sebebin ortaya konamadığı, cezai şartın genel işlem koşulu niteliği taşıdığı, hakkaniyet ile bağdaşmadığı, Anayasa ile teminat altına alınan çalışma özgürlüğünün anılan sözleşme şartı ile görmezden gelindiği, davacının salt ekonomik durumu nedeni ile işe alınabilmek için sözleşmeyi imzalamak zorunda olan işçi ile yapılmış sözleşmedeki hükme dayandığı, ancak gerek temel hukuk ilkeleri ve gerekse Türk Borçlar Kanun'un 444. maddesinde yazılı koşullara uygunluğun ortaya konulup kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 818 […]K.'nın 348. maddesinde (6098 […]B.K'nın 444'üncü maddesi) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen sözleşmeye aykırılık iddiasından kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece iş sözleşmesinde öngörülen cezai şartın genel işlem şartlarına aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki iş sözleşmesi 17.10.2007 tarihinde tanzim edilmiş olup, 6098 sayılı TBK 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel işlem şartlarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile düzenlenmiş olması karşısında, işbu Kanun'un yürürlük tarihinden daha önce düzenlenmiş iş sözleşmesindeki hükümlerin genel işlem şartlarına aykırılığından söz edilemeyecek olup davanın 818 sayılı BK'nın 348.

vd. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Ayrıca, rekabet etmeme taahhüdü, işçinin, işverenin müşteri çevresine veya iş ve üretim sırlarına ait bilgileri kullanarak işverene önemli bir zarar verebilme ihtimalinin bulunduğu hallerde geçerlidir. İşçi, işverenin müşteri çevresi veya iş ve üretim sırlarına sahip olsa bile bu bilgilerin kullanılması işverene önemli bir zarar verebilecek nitelikte değilse yapılan rekabet yasağı sözleşmesi geçerli sayılamaz. Bu itibarla, davalının yaptığı işin mahiyeti gözetilerek işverene önemli bir zarar verebilme ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken rekabet yasağının ancak işverinin önemli bir zararına sebep olması halinde geçerli olacağı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200465300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.