Çıkma payı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15730 E. 2015/1027 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıkma payı↗ ttk 309/4↗ ortaklıktan çıkma↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket zararı↗ kâr payı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirkete zarar veren yöneticilere karşı TTK'nın 309 ve 336. maddeleri uyarınca bu davayı açabileceği, ancak davasının sonuçlandırılabilmesi için davanın sonuna kadar ortaklığının devam etmesinin zorunlu olduğu, davacının dava açıldığı sırada .....'nin ortağı iken dava sırasında sonuçlanan dava ile davacının ortaklıktan çıkarılmasına ve ortaklıktan çıkma payının ödenmesine dair verilen kararın kesinleştiği, bu nedenle de dava sırasında davacının davacı sıfatı kalmadığı, öte yandan ortaklık payı hakkında mahkeme kararı kesinleştiğine göre şirketten ve ortaklardan isteyebilecek bir miktar da kalmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7656 E. 2014/19282 K.
Ortak:şirket zararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «şirkete zarar» veren yöneticilere karşı TTK'nın 309 ve 336. maddeleri uyarınca bu davayı açabileceği, ancak davasının sonuçlandırılabilmesi için davanın sonuna kadar ortaklığının devam etmesinin zorunlu olduğu, davacının dava açıldığı sırada .....'nin ortağı iken dava sırasında sonuçlanan dava ile davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ve «ortaklıktan çıkma payının» ödenmesine dair verilen kararın kesinleştiği, bu nedenle de dava sırasında davacının davacı sıfatı kalmadığı, öte yandan ortaklık payı hakkında mahkeme kararı kesi …
Benzer bu karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Farklı:doğrudan zarar · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı
Benzer bu kararda… dia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20.07.2007 tarihine kadar yapılan eylem ve işlemler bakımından TTK’nun 309. maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğundan davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bu tarihten sonraki eylem ve işlemleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket yönetimindeki ku …
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15730 E. , 2015/1027 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2014 tarih ve 2013/73-2014/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar ile birlikte dava dışı ....'nin ortağı olduğunu, müvekkili dışındaki diğer ortakların birlikte hareket ederek şirketin yurt dışı yatırımları ve ticari faaliyetleri ile ilgili olarak müvekkiline bilgi vermemeye başladıklarını, sorunun çözümü için başvuruda bulunmasına rağmen herhangi bir sonuç alamadığını, müvekkili tarafından yapılan incelemede .........isimli firmadan herhangi bir hizmet alınmamasına rağmen bu şirkete 500.000 TL bir ödeme yaptıklarını ve bu şekilde şirketi zarara uğrattıklarını, bu zarardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek şimdilik 10.000 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile doğrudan zarar olarak değerlendirildiği takdirde kendisine, dolaylı zarar olarak değerlendirildiği takdirde .....'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirkete zarar veren yöneticilere karşı TTK'nın 309 ve 336. maddeleri uyarınca bu davayı açabileceği, ancak davasının sonuçlandırılabilmesi için davanın sonuna kadar ortaklığının devam etmesinin zorunlu olduğu, davacının dava açıldığı sırada .....'nin ortağı iken dava sırasında sonuçlanan dava ile davacının ortaklıktan çıkarılmasına ve ortaklıktan çıkma payının ödenmesine dair verilen kararın kesinleştiği, bu nedenle de dava sırasında davacının davacı sıfatı kalmadığı, öte yandan ortaklık payı hakkında mahkeme kararı kesinleştiğine göre şirketten ve ortaklardan isteyebilecek bir miktar da kalmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/188177500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz