Kesin süreye ilişkin ara kararın belirsizliği nedeniyle kararın kaldırılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1090 E. 2025/1459 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Bankacılık Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Promosyon İadesi ve Cezai Şart mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Delil avansı için verilen kesin sürenin başlangıç tarihi (celse tarihi mi, rapora karşı beyan süresinin dolması mı) açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmemişse, bu kesin süre geçersizdir ve buna bağlı olarak delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılarak davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır. Ayrıca delil avansı için kesin süre verilirken, davacının dava açılışında yatırdığı ve henüz harcanmamış gider avansının bulunup bulunmadığı ve varsa bu miktarın delil avansından mahsup edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Delil avansı için verilen kesin sürenin başlangıç tarihinin belirsiz olması → kabul
İddia: Davacı vekili, bilirkişi incelemesi gerekmemesine rağmen delil avansı yatırılmadığından davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca yatırılmadığı belirtilen delil avansının duruşmada yeterli açıklık ve detay verilmeden belirlendiğini ve ara karara ilişkin tebligat yapılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nın 324. maddesi uyarınca taraflardan her biri, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır; yatırılmaması halinde taraf o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır ve mahkeme davayı dosyadaki mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermelidir. Somut olayda mahkeme, davacı vekilinin rapora karşı beyanlarının beklenmesine ve beyanlar sunulduktan sonra yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vererek iki haftalık süre içinde delil avansının yatırılmasını istemiştir; ancak ara kararında kesin sürenin başlangıcının celse tarihinden mi yoksa rapora karşı beyan süresinin dolmasından sonra mı başlayacağı belirsizdir. Kesin sürenin anlam ve sonuçlarına uygun olacak şekilde tereddüde yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece verilen kesin süre geçerli şekilde verilmemiştir ve buna bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dava açılırken yatırılan gider avansının delil avansına mahsup edilmesi gerekliliği → kabul
Gerekçe: Delil avansı kapsamında mahkemece davacı tarafa bilirkişi ücreti yatırması için kesin süre verilmişse de, dava açılırken davacı tarafça 1.450-TL gider avansı yatırılmış olup, ara karar tarihi itibariyle bu miktar harcanmamışsa mahsup edilmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Delil avansı için verilen kesin sürenin başlangıç tarihinin belirsiz olması halinde kesin sürenin geçersiz sayılacağı ve bu geçersiz kesin süreye dayanılarak delilden vazgeçilmiş sayılıp davanın reddedilemeyeceği; ayrıca dava açılışında yatırılan gider avansının harcanmamış kısmının delil avansına mahsup edilmesi gerektiği yönündeki tespitler açısından bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı↗ kesin süre↗ gider avansı↗ bilirkişi incelemesi↗ ispat yükü↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1090
KARAR NO 2025/1459
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/06/2025
NUMARASI 2024/299 Esas - 2025/411 Karar
DAVA
İtirazın İptali(Bankacılık Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/09/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 02/06/2022-11/06/ 2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maaş ödemeleri protokolü imzalandığını, protokol gereğince, davalının maaş ödemelerini müvekkili bankadan yapması karşılığında, davalıya 1.250.000-TL kararlaştırılmış tutar üzerinden vergi düşülerek1.154.661,01-TL promosyon ödendiğini, minimum 190 personele ait maaş ödemesi yapması koşuluyla ödendiğinin hüküm altına alındığı aksi halde promosyon tutarının iade edileceğinin kararlaştırıldığını, haziran 2023 maaş dönemi itibariyle fiilen durdurulduğunu,haziran 2022'de davalı tarafın personellerine protokole uygun şekilde maaş ödemesi yaptığını, ancak takip eden aylarda taahhüdüne uygun sayıda ödeme yapmadığını ve haziran 2023 tarihi itibariyle davalı tarafından ve aylarda davacı tarafından hiç maaş ödemesi yapılmadığını, davalının kıstelyevm olarak hesaplanan 335.830,90-TL promosyon, 40.732,95-TL'lik yasal faizi, ihtar ücreti ve ayrıca 2.625.000-TL cezai şart bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkili banka tarafından Amasya 4.
Noterliğinin ... yev numaralı ve 05.09.2023 tarihli ihtarnamesi ile promosyon ve cezai şartın ödenmesi talep edilmişse de, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, akabinde İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; sözleşme tarihi 30.05.2022 olarak gösterilmekte iken, son sayfasında sözleşmenin 02.06.2022 tarihinde imzalandığının belirtildiğini, buradan açıkça davacı tarafın daha önce tek taraflı olarak hazırladığı sözleşme hükümlerini tartışma ve müzakere etmeden ve karşı tarafa hiç bir değişiklik hakkı tanımadan imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşme tarihi olan 02.06.2022 tarihinden sonra ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle bir çok işletmede olduğu gibi, müvekkilinin de ekonomik olarak sıkıntılı bir sürece girdiğini ve personel maaşlarının ödenemediğini, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın müvekkilinin mahvına sebebiyet vereceğini, karşılıklılık ilkesine riayet edilmediğini, sadece davalı tarafından sözleşme hükümlerine riayet edilmemesi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı vekilinin hazır bulunduğu 13/03/2025 tarihli celsede; "uyuşmazlıkla ilgili olarak bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ...'nun seçilmesi ile denetime elverişli rapor düzenlenmesinin istenilmesine" ve "Bilirkişiye 7.500-TL ücret takdirine, masrafın davacı delil avansından karşılanmasına; davacı vekiline eksik 7.500-TL delil avansını tamamlamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin sürede eksik delil avansını tamamlamadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına" karar verilmiş, davacı tarafça kesin süre içinde delil avansı yatırılmadığı ,sözleşmeye aykırılık iddialarına dayalı uyuşmazlığın, bankacılık ve mali bilirkişi incelemesi sonucunda aydınlatılabileceği,iddia ve savunma noktasında TMK'nın 6.
ve HMK'nın 190. maddelerine göre davayı ispat yükümlülüğünün davacı tarafta olduğu, bilirkişi raporu temin edilmesi gerektiği belirtilerek davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili, dava konusu protokol kapsamında promosyon bedelinin ödendiğini, davalı tarafın protokol kapsamındaki ödemeleri durdurduğunu ve promosyon iadesi hesaplaması yönünde herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, çözülmesi gereken uyuşmazlığın fesih halinde promosyon iadesi ve cezai şart talep edilemeyeceği olup söz konusu çözümün uzmanlık gerektirmediğini, hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesi gerekmemesine rağmen delil avansı yatırılmadığından bahisle davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, promosyon bedelinin iki katı olacak basit bir hesap ve hakimin hukuki bilgisiyle çözümlenebilecek ve dosyadaki delillerle sabit olan davanın ispat edilmediğinin kabul edilemeyeceğini, bununla birlikte yatırılmadığı belirtilen delil avansının, duruşmada yeterli açıklık ve detay açıklanmadan verildiğini, ayrıca delil avansına yönelik ara kararın tebligatının yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen maaş ödemeleri protokolü kapsamında davalıya yapılan promosyon ödemesinin akde aykırılık nedeniyle bir kısmının iadesi ve cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince 13.03.2025 tarihli oturumda; Davacı tarafın rapora karşı beyan süresinin dolmasının beklenilmesine, Davacı tarafça rapora karşı beyanda bulunulduktan sonra; -Taraflar arasında uyuşmazlıkla ilgili olarak bu konuda uzman olduğu anlaşılan SMMM ve bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ...'nun seçilmesi ile denetime elverişli rapor düzenlenmesinin istenilmesine, -Bilirkişiye 7.500-TL ücret takdirine, masrafın davacı delil avansından karşılanmasına;
davacı vekiline eksik 7.500-TL delil avansını tamamlamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin sürede eksik delil avansını tamamlamadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına(ihtarat yapıldı) denilmiştir.HMK’nın 324. maddesinde; taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, delil avansının yatırılmaması halinde, tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı dosyada mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gerekmektedir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamıyorsa, davanın esastan reddi gerekir.
Somut olayda; mahkemece verilen ara kararında davacı vekilinin rapora karşı beyanlarının beklenmesine, rapora karşı beyanlar sunulduktan sonra yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek iki haftalık süre içinde 7.500-TL delil avansının yatırılmasına ilişkin ara kararı verilmiştir.Ara kararında kesin sürenin başlangıcının hangi tarih olduğu,celse tarihi mi, rapora karşı beyan süresinin dolmasından sonra mı başlayacağı hususları belirsizdir. Kesin sürenin anlam ve sonuçlarına uygun olacak şekilde, tereddüte yer vermemesi gerekir. Kesin süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi deliline başvurmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacı vekiline ihtar edildiği, davacı vekilince bilirkişi ücretinin kesin sürede yatırılmadığı, ancak davacının dosyada mevcut gider avansı bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının ne olduğunun davacı vekiline bildirilmediği anlaşılmaktadır.Yukarıda açıklandığı üzere delil avansı kapsamında mahkemece davacı tarafa bilirkişi ücreti yatırması için kesin süre verilmişse de;
dava açılırken davacı tarafça 1.450-TL gider avansı yatırıldığı, ara karar tarihi itibariyle harcanmamış ise bu miktarın da mahsubu gerekir.Mahkemece verilen kesin süre geçerli şekilde verilmediğinden , buna bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek deliller toplanıp değerlendirilmediğinden, istinaf nedeni yerinde olan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden usulüne uygun bilirkişi incelemesi ara kararı verilmek dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/299 Esas - 2025/411 Karar sayılı 19/06/2025 tarihli kararının, HMKnın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/09/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1874 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi