Vadeli işlem sözleşmelerinde (futures) teminat açığı nedeniyle itirazın iptali
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1379 E. 2025/1469 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetki
Davacının nitelemesi: Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
sermaye piyasası
Gerekçe özeti
Aracı kurum müşterisinin, teşkilatlanmış organize bir piyasada (Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası) yaptığı standardize vadeli işlem sözleşmesi (futures) işlemleri, yüksek kayıp riski taşıyan ve ticari kar amacı güden işlemler olduğundan, müşteri tüketici sıfatını haiz olmaz ve görevli mahkeme ticaret mahkemesidir. Ayrıca bu türden vadeli işlem sözleşmeleri, kaldıraç etkisi taşısa da 'kaldıraçlı işlem' (foreks vb. tezgahüstü işlemler) kavramından farklı olup, kaldıraçlı işlemlere özgü 'teminatın üzerinde zarara uğratılamama' kuralı vadeli işlem sözleşmelerine uygulanmaz; dayanak varlığın borsa değerindeki olumsuz hareket nedeniyle oluşan teminat açığından yatırımcı sorumludur.
Ele alınan sorunlar
Görevli mahkeme (ticaret mahkemesi mi, tüketici mahkemesi mi) → ret
İddia: Davalı vekili, davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kaldıraçlı işlemleri konu alan piyasada yapılan işlemler finansal okuryazarlık gerektiren yatırım işlemleri olup, kaldıraçlı bir piyasa olan bu piyasa yüksek kazanca karşılık yüksek kayıp riski de içermektedir. Davalı bu piyasada yatırım yaparak yüksek kayıp riskini göze almak suretiyle ticari kar elde etmek gayesi gütmekte, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi gereken tüketici tanımına uymamakta, yüksek kayıp riskini içeren işlemler yapılması nedeniyle tüketici yasası ile korunmak istenen hukuksal yarar ile bağdaşmamakta ve sözleşmede genel müşteri olarak nitelendirilse dahi tüketici olarak kabulü mümkün olmamaktadır. Bu nedenle görevli mahkeme ticaret mahkemesidir ve davalı vekilinin görev itirazına yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İşlemin hukuki niteliği: kaldıraçlı işlem mi, vadeli işlem sözleşmesi (futures) mi → ret
İddia: Davalı vekili, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 19/3-d maddesi uyarınca teminat tutarının üzerinde zarara uğratılamayacağını, davaya konu işlemlerin de kaldıraçlı işlem sayılması gerektiğini, mevzuatta kaldıraçlı işlemler arasında bir ayrım yapılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının zararına sebebiyet veren işlemler, teşkilatlanmış organize bir piyasa olan Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında gerçekleştirilen, standardize edilmiş bir vadeli işlem sözleşmesi (futures) niteliğindeki kontratlar olup, sermaye piyasası mevzuatı kapsamında bir kaldıraçlı işlem değildir. Kaldıraç etkisi, teminat ile pozisyon büyüklüğü arasındaki farkı ifade etmek için kullanılan bir kavram olup, 'kaldıraçlı işlem' kavramından farklıdır; kaldıraçlı işlem ifadesi borsada işlem görmeyen ve teşkilatlanmış organize piyasalar dışında (tezgahüstü piyasalarda) gerçekleştirilen foreks gibi işlemleri ifade eder. Hem Sermaye Piyasası Kanunu hem de Yatırım Hizmetleri Tebliği bu iki işlemi birbirinden ayrı olarak düzenlemiştir; Tebliğ'in 3. maddesinin 1. fıkrasının (ö) ve (g) bentlerinde türev araçlar tanımlanmış, 3. maddenin 3. bendinde ise kaldıraçlı işlem döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıkların kaldıraçlı olarak elektronik ortamda alım satımı olarak tanımlanmıştır. Davacı tarafından gerçekleştirilen işlem bu tanıma girmemektedir. Vadeli işlem sözleşmelerindeki kaldıraç etkisi, davalının talimatı ve piyasanın çalışma şeklinin bir gereği olarak kendiliğinden ortaya çıkmakta olup bu durum vadeli işlem sözleşmelerini kaldıraçlı işlem haline getirmez. Teminatın üzerinde zarara uğratılamayacağına ilişkin düzenleme sadece kaldıraçlı alım satım işlemleriyle ilgili olup davaya konu türev araçlara uygulanmaz; bu nedenle Tebliğ'in 19. maddesi somut olaya uygulanamaz. Ayrıca vadeli işlemlerde davacı aracı kurum, davalının kontratının karşı tarafı (satıcı) olmayıp işlemin tarafı değildir; davalının karı veya zararı, dayanak varlığın borsa değerindeki değişime göre belirlenir. Somut olayda dayanak varlığın fiyatında 10 gün süreyle her gün %10 değer kaybı yaşanması nedeniyle davalı zarara uğramış ve teminatını kaybetmiştir; bu teminat açığının davacı tarafça karşılanması hukuka uygundur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sözleşmenin geçerliliği (elektronik ortamda imza/onay ve yetkisiz imza iddiası) → ret
İddia: Davalı vekili, sözleşmeyi davacı adına imzalatan kişinin yetkisiz olduğunu, müvekkilince imzalanmış dijital veya internet ortamında hazırlanmış bir sözleşme bulunmadığını, imzalatılan fiziki sözleşmenin hukuken geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşme davacı tarafından benimsendiği gibi, davalının elektronik ortamda imzalayıp onayladığı sözleşmelere dayalı olarak işlemler yaptığı gözetildiğinde sözleşmenin geçersizliğine yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Aracı kurumun teminat çağrısı/pozisyon kapatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği → ret
İddia: Davalı vekili, davacı aracı kurumun önceki dönemlerde teminatın belli bir seviyenin altına düşmesi halinde pozisyonları hemen kapattığını, ancak dava konusu dönemde depremzede olan müvekkilini uyarmayıp pozisyonu kapatmayarak teminatın erimesine seyirci kaldığını, buna ilişkin MKK kayıtlarının dosyaya kazandırılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının imzaladığı sözleşmeler kapsamında işlemler yaptığı, dayanak varlığın vade sonunda 10 gün süreyle her gün %10 değer kaybetmesi nedeniyle zarara uğradığı ve teminatını kaybettiği, incelenen telefon görüşmelerinden teminat tamamlama çağrılarını yerine getiremediğinin anlaşıldığı, aradaki farkın davacı tarafından tamamlandığı görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın 'kaldıraçlı işlem' ile teşkilatlanmış organize piyasada işlem gören 'vadeli işlem sözleşmesi (futures)' arasındaki mevzuat ve kavram farkına ilişkin tespiti ile aracı kurum müşterilerinin bu tür yatırım işlemlerinde tüketici sayılamayacağına dair değerlendirmesi, benzer sermaye piyasası kaynaklı itirazın iptali davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Sermaye piyasası aracı kurumları nezdinde teşkilatlanmış organize piyasalarda (Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası) gerçekleştirilen vadeli işlem sözleşmesi (futures) işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, işlemi yapan kişi ticari kar amacıyla yüksek kayıp riskini göze aldığından tüketici sayılamaz ve görevli mahkeme ticaret mahkemesidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ kaldıraçlı işlem↗ vadeli işlem sözleşmesi (futures)↗ teminat tamamlama çağrısı (margin call)↗ tüketici sıfatı↗ görevli mahkeme↗ Sermaye Piyasası Kanunu↗ Yatırım Hizmetleri Tebliği↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1379
KARAR NO 2025/1469
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/06/2025
NUMARASI 2024/188 Esas - 2025/472 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 13/03/2024
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin müşterilerin sermaye piyasalarında yapacağı işlemlere aracılık ettiğini,taraflar arasında ... müşteri no ile 20.05.2022 tarihinde Sermaye Piyasası İşlemleri Genel Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme esnasında SPK hükümlerine uygun olarak müvekkili tarafından bilgilendirildiğini, davalı borçlunun hesabının açılması sonrasında 20.05.2022 tarihinde elektronik ortamda Kredili Menkul Kıymet İşlemleri Sözleşmesi, Açığa Satış Çerçevesi Sözleşmesi, Menkul Kıymetlerin Ödünç Alma/Verme İşlemi Sözleşmesi, Alım-Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi, Repo ve Ters Repo Çerçeve Sözleşmesi, Yatırım Danışmanlığı Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi'ni imzalayıp onayladığını, davalı borçlunun ...'da teminat yatırarak çeşitli işlemler gerçekleştirdiği, Aralık 2023 döneminde büyük bir hız ve volaliteyle değişen ...
kontratlarındaki ani dalgalanmalar sonucu hesabında bulundurması gerekli teminatı tamamlayamadığını ve hesabın eksi bakiyeye geçtiğini, davalı borçlunun hesaplarının Sözleşme'nin 8.2. Maddesine göre "..., başka bir ihbara veya bildirime gerek olmaksızın pozisyonlarının bir kısmını veya tamamını ters işlem ile tasfiye edebilir. MÜŞTERİ, ... tarafından pozisyonun ters işlem ile kapatılması veya ters işlem yapılamaması neticesinde hesabında oluşan tüm borçları...’ya ödemekle yükümlüdür." maddesine uygun olarak tasfiye edildiğini,eksik teminatlar müvekkili tarafından 19.12.2023, 20.12.2023, 21.12.2023, 22.12.2023 ve 25.12.2023 tarihlerinde ... bank'a ödendiğini, İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2024/57 D.İş sayılı dosyasına gelen ...
bank müzekkere cevabında da davalı borçlunun hesabına yönelik teminat tamamlama çağrıları doğrulandığını,29.12.2023 itibariyle davalı borçlunun müvekkiline 309.923,76- TL borcu oluştuğu gerekçesiyle 2024/92 Karar sayılı ve 06.02.2024 tarihli ihtiyati haciz kararı verildiğini, davalı aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davada görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin adresinin Malatya İli Doğanşehir İlçesi olduğundan yetkili mahkeme Doğanşehir Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi) olduğunu, davacı şirketin özellikle depremzede müvekkilini pozisyon kapatma konusunda uyarmamasının sonuçlarından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporunda"elektronik ortamdaki sözleşmelerin davalı tarafından onaylandığını, tarafların akdettiği ve Sermaye Piyasası Mevzuatının zorunlu kıldığı tüm sözleşmeleri içerdiği,18/12/2023 tarihinde kümülatif bakiyesi sıfır olan hesaptan sonraki günler ... bank A.Ş’ye teminat tamamlama açıklaması ile ödenen tutarlar nedeniyle hesapta borç bakiyesi oluştuğunu ve neticede borcun 309.923,76-TL’ye ulaştığı, 19/12/2023-29/12/2023 tarihleri arasındaki 10 günde -8.270.56'TL‘si masraf ve giderler, 301.653,20-TL’si ise işlem zararları nedeniyle toplamda 309.923,76-TL kadar eksi bakiye oluştuğu, işlem zararları nedeniyle yatırması gereken teminatlar davacı aracı kurum tarafından ...
bank’a yatırılıp davalı hesabına borç kaydı yapıldığının belirlendiği, 20 Aralık 2023 tarihli görüşmeden anlaşıldığı üzere hesabındaki pozisyonların zararlarından ve margin call rakamından haberdar olduğunu ve “tamam halledeceğim” demesinden anlaşıldığı, davalının iddiasına dayanak yaptığı Tebliğ, “KAS” olarak ifade edilen Kaldıraçlı Alım Satım İşlemlerine, başka bir ifade ile “Tezgahüstü Türev Araçlar”a ilişkin olduğunu,dava konusu işlemlerin, organize piyasa olan ... AŞ nezdinde ki Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında yapılan Vadeli İşlem Sözleşmeleri(future) işlemleri olduğunu, bu nedenle davalı tarafça iddia edilen mevzuat hükümlerinin ... piyasada yapılan işlemler için uygulama imkanı olmadığının belirlendiği , zararlandırıcı işlemlerin Aralık 2023 tarihinde gerçekleşmiş olması nedeniyle tarihsel anlamda deprem ile illiyet bağı bulunmadığını, davalının hesabını yakınen takip edebildiği ve işlemleri bizzat kendisinin yapabildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davaya bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı ile müvekkili arasında davaya konu işlemler yönünden, müvekkili defalarca işlem yaparken teminatın yüzde 30'un altına indiği zaman bile müvekkili uyaran ve pozisyon kapatan davacı kurum 18 Aralık 2023' tarihinde piyasada yaşanan olağan dışı fiyat hareketlerinde müvekkilini uyarıp pozisyon kapatmayarak teminatın erimesine seyirci kaldığını; ''11/07/2013 tarih ve 28704 sayılı RGde Yayınlanan Yatırım Hizmetleri Ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in m. 19/3- d) Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde müşterilere işlem yaptırılamaz.
Yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar yatırımcıdan talep edilemez.'' ' davacı şirketin özellikle depremzede müvekkili pozisyon kapatma konusunda uyarmamasının sonuçlarından müvekkilinin sorumlu tutulması hukuka uygun olmadığını,... 'da kaldıraçlı işlem olup mevzuatta kaldıraçlı işlemler arasında bir ayrım yapılmadığını, teminatın yetersiz olduğu durumlarda davacı aracı kurum pozisyonu kapatarak yatırımcı eksi bakiyeye düşmekten korumakla yükümlü kılındığını, davacı aracı kurum aynı nitelikteki önceki işlemlerde pozisyonu kapatmış ancak dava konusu işlemde pozisyonu kapatmadığını dosyada, müvekkilince imzalamış dijital veya internet ortamında hazırlanmış bir sözleşme bulunmadığını ve müvekkiline imzalatılan fiziki sözleşmenin hukuken geçersiz olduğunu, aynı döneme ilişkin önceki işlemlerde teminatın belli bir seviyenin altına düşmesi ile davacının hemen pozisyonları kapattığına dair kayıtlar (MKK- Merkezi Kayıt Sistemindeki kayıtlar) dosyaya kazandırılmadan eksik inceleme ile ilk derece mahkemesince müvekkili aleyhine hükmedilen karar hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davalı tarafından davalı aracı kurum nezdinde bulunan yatırım hesabında yaptığı ... işlemleri nedeniyle oluşan teminat açığının davacı tarafından ... bank'a ödenmesi nedeniyle davalı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6502 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte bir kısım finansal işlemler bu kanunda düzenlenmiş ise de; Yargıtay HGK'nın 2017/11-22 esas 2018/1102 karar 16.05.2018 tarihli ilamından itibaren "davacının hizmeti davalı yatırım şirketinden finansal işlemler için aldığı, hizmetin alınma amacının öncelikle göz önünde bulundurulması gerektiği, davacının bu ticari amacı karşısında tüketici sayılmasının mümkün olmadığına ve görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
Gerçekten de kaldıraçlı işlemleri konu alan ... piyasasında yapılan işlemler finansal okur yazarlık gerektiren yatırım işlemleri olduğu gibi kaldıraçlı bir piyasa olan ..."nın yüksek kazanca karşılık yüksek kayıp riskine de içerdiği, giderek, davalın bu piyasada yatırım yaparak yüksek kayıp riskini göze almak suretiyle ticari kar elde etmek gayesini gütmekte, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi gereken tüketici tanımına uymamakta, yüksek kayıp riskini içeren işlemler yapılması nedeniyle tüketici yasası ile korunmak istenen hukuksal yarar ile bağdaşmamakta ve sözleşmede genel müşteri olarak nitelendirilse dahi, tüketici olarak kabulü mümkün olmamaktadır. "yönünde gelişmiş ve bu yönde verilen kararlarda istikrar sağlanmıştır.Bu nedenle davalı vekilinin mahkemenin görevine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Davalının zararına sebebiyet veren işlemler, ... AŞ Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında gerçekleştirilen işlemler olup davacının işlem yaptığı ... Kontratları ... A.Ş. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında işlem gören, standardize edilmiş bir "vadeli işlem sözleşmesi (futures)" niteliğinde olduğu ,bu işlem sermaye piyasası mevzuatı kapsamında bir kaldıraçlı işlem değildir. Kaldıraç etkisi, teminat ile pozisyon büyüklüğü arasındaki farkı ifade etmek için kullanılmaktadır. Bununla birlikte, kaldıraç etkisi ile "kaldıraçlı işlem" kavramları farklı kavramlar olup, "Kaldıraçlı işlem" ifadesi, borsada işlem görmeyen ve teşkilatlanmış organize piyasalar dışında (tezgahüstü piyasalarda) gerçekleştirilen foreks gibi işlemleri ifade etmek için kullanılmaktadır.Uyuşmazlığa konu ...
Kontratları ise teşkilatlanmış organize bir piyasa olan ve kendi düzenlemeleri uyarınca ... A.Ş.de işlem gören, "vadeli işlem sözleşmesi (futures)" niteliğinde bir türev araçtır. Hem Sermaye Piyasası Kanunu hem de Yatırım Hizmetleri Tebliği, iki farklı işlemi birbirinden ayrı olarak düzenlemiştir, bu hususta Yatırım Hizmetleri Tebliği 3. Madde 1. Fıkrasının (ö) bendi ve (g) bendi "Türev araçlar: Aşağıda sayılan veya Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer türev araçları:1) Menkul kıymetleri satın alma veya satma veya birbirleri ile değiştirme hakkı veren türev araçları, 2) Değeri, bir menkul kıymet fiyatına veya getirisine, bir döviz fiyatına veya fiyat değişikliğine, faiz oranına veya orandaki değişikliğe, bir kıymetli maden veya kıymetli taş fiyatına veya fiyat değişikliğine, bir mal fiyatına veya fiyat değişikliğine, Kurulca uygun görülen kurumlarca yayınlanan istatistiklere veya bunlardaki değişikliğe, kredi riski transferi sağlayan, enerji fiyatları ve iklim değişkenleri gibi ölçüm değerleri olan ve bu sayılanlardan oluşturulan bir endeks seviyesine veya seviyedeki değişikliğe bağlı olan türev araçları, bu araçların türevlerini ve sayılan dayanak varlıkları birbirleri ile değiştirme hakkı veren türevleri ifade etmektedir.
Tebliğin 3 maddenin 3 bendinde "Döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemler gösterilmiştir.Buna göre "Kaldıraçlı işlem: Yatırılan teminat tutarı karşılığında, döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıkların kaldıraçlı olarak elektronik ortamda oluşturulmuş bir platformda alım satımı işlemlerini,"ifade etmektedir. Davacı tarafından gerçekleştirilen ... işlemi "kaldıraçlı işlem" değildir. Vadeli işlem sözleşmelerindeki (futures) kaldıraç etkisi, Davacının talimatı ve piyasanın çalışma şeklinin bir gereği olarak kendiliğinden ortaya çıkmakta olup, kaldıraç etkisi, vadeli işlem sözleşmelerini (...), foreks işlemleri gibi kaldıraçlı işlem haline getirmemektedir.
Davacı tarafın teminatın üzerinde zarara uğratılamayacağı iddiası, sadece kaldıraçlı alım satım işlemleriyle ilgili olup, davaya konu türev araçlar için uygulanmamaktadır. Vadeli işlemler, kaldıraçlı alım satım işlemlerinden (forex) farklı düzenlemelere tabidir. Bu itibarla, Yatırım Hizmetleri Tebliğinin anılan 19'uncu maddesi kapsamında yer alan ve yalnızca kaldıraçlı işlemler bakımından uygulama alanı bulan düzenleme ... işlemlerine uygulanmamaktadır. Davacının vadeli işlem sözleşmelerinde (kontratlarda) uzun pozisyon sahibi olması, Davacının söz konusu kontratta "alıcı" olarak yükümlülük altına girmesini ifade etmektedir. Vadeli işlemler, işlemin iki tarafında bulunan "alıcı" ve "satıcı" konumundaki yatırımcılar arasında gerçekleştirilmekte olup, Davacının "alıcı" olarak pozisyon aldığı kontratın "satıcı" tarafı, aynı kontratta kısa pozisyon sahibi diğer yatırımcı veya yatırımcılardır.
Davacı Aracı Kurum bahse konu işlemlerin tarafı değildir. Ayrıca, tüm vadeli işlem sözleşmeleri gibi dava konusu ... Kontratlarının da vadeli niteliği gereği, Davacının pozisyon açarken ve açık pozisyonu portföyünde bulundurduğu süre boyunca, teminat sağlaması gerekmektedir. Davacının gerçekleştirdiği işlemden kar veya zarar etmesi, ... Kontratların dayanak varlığı olan şirketlerin paylarının Borsa değerinin artmasına veya azalmasına göre belirlenmektedir. Davacının ... Kontratları kapsamında "alıcı" olduğu paylar için ödemeyi taahhüt ettiği alım bedelinin, payların o anki cari Borsa fiyatının üzerinde olması halinde, yatırımcı zarara uğramakta, aksi halde ise kar edecektir. Somut olayda; davalı, uzun (alım) yönlü pozisyonlarda dayanak varlığın (...
paylarının) 15 Aralık 2023 tarihi ve sonrasında ... paylarının Borsa fiyatında sert bir düşüş yaşanmış olup, 10 gün süreyle her gün %10 değer kaybederek taban yapar şekilde meydana gelen fiyat hareketleri nedeniyle Davacı zarara uğramış ve teminatını kaybetmiştir. Davalının teminat açığı davacı tarafça karşılanmış olup davacının yatırdığı teminatın davalı tarafından ödenmesi gerektiğin hükmeden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Davalı vekili istinaf dilekçesinde sözleşmeyi davacı adına imzalatan kişinin yetkisiz olduğunu ileri sürmüş ise de; sözleşme davacı tarafından benimsendiği gibi; davalının elektronik ortamda imzalayıp onayladığı sözleşmelere dayalı olarak işlemler yaptığı gözetildiğinde sözleşmenin geçersizliğine yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı yatırımcının imzaladığı sözleşmeler kapsamında (... paylarında ... işlemleri yaptığı, vade sonunda payların 10 gün süreyle her gün %10 değer kaybetmesi nedeniyle zarara uğradığı teminatını kaybettiği, incelenen telefon görüşmelerinden teminat tamamlama çağrılarını yerine getiremediği, aradaki farkın davacı tarafından tamamlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 21.170,89-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 5.292,72-TL harcın mahsubu ile kalan 15.878,17-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 315-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1846 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi