6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Vekaleten yapılan pay devrinde zararlandırma kastı emaresi tedbiri gerektirir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1514 E. 2025/1622 K. ·

Diğer / sınıflanamadıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir tarafın eşine geniş yetkili vekaletname vermesi ve eşin kendisine karşı boşanma davası açmasının hemen ardından, aynı vekil tarafından vekaleten alınan bir ortaklar kurulu kararıyla vekalet verenin şirket paylarının üçüncü bir kişiye devredilmesi durumunda, vekilin vekalet vereni zararlandırma kastına ilişkin somut emareler bulunduğu kabul edilir ve bu paylar üzerine, üçüncü şahıslara devir ve temlikin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulması gerekir; tedbir talebinin tümüyle reddedilmesi hatalıdır.

Ele alınan sorunlar

Vekaleten yapılan pay devri işlemine karşı ihtiyati tedbir talebinin reddi → kabul

İddia: Devir işleminin muvazaalı ve hileli olduğu, davalının paylarını yargılama sırasında başkasına devretme ihtimalinin yüksek olduğu ileri sürülerek ilk derece kararının kaldırılıp ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.

Gerekçe: Davacı ile davadışı vekilin (payları devreden) karı koca oldukları, davacının eşine geniş yetkili vekaletname verdiği, eşin davacıya karşı boşanma davası açtığının ertesi günü ortaklar kurulu kararı ile yine davacıya vekaleten pay devrinin onandığı olgusal örgüsü karşısında, davacı vekilinin (payları devreden vekilin) davacıyı zararlandırma kastına ilişkin somut emareler bulunmaktadır. Bu emareler mevcutken paylar üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin tümüyle reddedilmesi doğru bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket araçlarına ihtiyati tedbir talebi → ret

Gerekçe: Şirket araçlarına ihtiyati tedbir talebi, işbu davanın konusunu teşkil etmemektedir; bu nedenle bu talep incelenmemiş ve payların devrine ilişkin verilen tedbir kararının yeterli koruma sağlayacağı gerekçesiyle diğer tedbir istemleri bu aşamada reddedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, aile içi güven ilişkisine dayanan geniş yetkili vekaletnamenin, boşanma davası açılmasının hemen ardından vekil tarafından vekalet vereni zararlandırıcı biçimde kullanılmasına ilişkin somut olgusal örgü (zamanlama, akrabalık, vekaletnamenin kapsamı), ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yeterli emare kabul edilmiştir; bu değerlendirme benzer vekaleten pay/malvarlığı devri uyuşmazlıklarında ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilmesi açısından ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
HMK 393(1) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir vekaleten pay devri muvazaa zararlandırma kastı ortaklar kurulu kararı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 393(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1514

KARAR NO 2025/1622

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/10/2025

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 18/09/2025 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin, eşi ...’a şirket adına işlemler yapabilmesi adına geniş yetkili vekaletname verdiğini, müvekkilinin, dava dışı ... ile uzun zamandır evli olması ve 4 müşterek çocuklarının bulunması sebebiyle kendisine güvendiğini, bu sebeple geniş yetkili vekaletname verdiğini, ancak ... tarafından müvekkilinin adına kayıt ve tescilli olan Azerbaycan'da bulunan tapunun satmasını ve parasını kendisine vermesini istediğini, müvekkilinin kabul etmediğini, bunun üzerine taraflar arasında tartışmalar çıktığını, davalı ... tarafından 16.07.2025 tarihinde davacıya karşı boşanma davası ikame edildiğini, bu işlemin hemen 1 gün sonra 17.07.2025 tarihinde vekaletname ile birlikte ...

tarafından öz kuzeni olan davalı ...'a 2025/1 Karar Numaralı 17.07.2025 tarihli pay devri kararının alındığını, beyanla davalı ...'ın vekaleten tarafından davalı ...’a yapıldığı bildirilen pay devri işleminin muvazaalı ve hileli olması, güveni ve görevi kötüye kullanıldığından sebeple iptaline, her halükarda pay devri işleminin usule ve TTK hükümlerine aykırı olması gereğince iptaline, dava süresince Şirketin pay devrinin yapılmaması, Ticaret Sicili/mersis: Ortaklık Ve Yönetim/Temsil Değişikliklerine ihtiyati tedbir şerhi işlenmesi ve tedbir konulmasını, Şirketin ticaret sicil gazetesinde tescili ve ilanının yapılamaması adına tedbir konulmasını, şirket malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasını kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece;

dosya ve ekleri incelendiğinde; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepleri uyuşmazlık konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili; devir işleminin muvazaalı ve hileli olduğu açık olduğu, hileli ve muvazaalı işlem sebebiyle şirketin payları devredildiğini, davalı ...'ın yargılama süresinde paylarını başkasına devretme ihtimali oldukça fazla olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesi ve ekli belgelerin incelenmesinde; davacı ile davadışı ortağın karı koca oldukları, davacının eşine geniş yetkili vekaletname verdiğini beyan ettiği, 16.07.2025 tarihinde davacının eşinin davacıya karşı boşanma davası açtığı ve 17.07.2025 tarihli ortaklar kurulu kararı ile yine davacıya vekaleten pay devrini onadığı anlaşılmaktadır. Somut durumda vekaleten yapılan pay devrinin iptali ve davacının paylarına tedbir konulması talep edilmiş olup, davacının vekilinin davacıyı zararlandırma kastına somut emareler bulunduğu halde paylar üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne karar verilmek gerekirken ihtiyati tedbir talebinin tümüyle reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Şirket araçlarına ihtiyati tedbir talebi ise iş bu davanın konusunu teşkil etmemektedir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekili istinaf başvurusunda haklı bulunduğundan ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, davacıya ait iken ...'a devir edilen payların üçüncü şahıslara devir ve temlik edilmemek üzere HMK nın 389 vd maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, verilen ara karar ile yeterli koruma sağlanacağından bu aşamada diğer tedbir istemlerinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/842 Esas sayılı 19.09.2025 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 KALDIRILMASINA;

"İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne; davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Dış Ticaret Ltd.Şti'de davacı ...'a ait iken davalı ...'a devir edilen 1.000-payın üçüncü şahıslara devir edilmemek; şirket hisseleri üzerine herhangi bir ayni veya şahsı hak tesis edilmemek üzere HMK nın 389 vd maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına;

Adli yardım talebi kabul edildiğinden teminat alınmasına yer olmadığına,

HMK 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekiline bildirilmesine, İhtiyati tedbir kararının infazının Bakırköy Nöbetçi İcra Müdürlüğü tarafından yerine getirilmesine (pay defterine işlenmesine dair)

İhtiyati tedbir kararının İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne de bildiriminin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına ,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1750 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.